Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Soul Reaver

BoRa{TR}

Level 7
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
26 Ocak 2009
Konular
745
Mesajlar
1,514
Beğeniler
131
MmoLira
0
DevLira
0
#1
İlk önce size bu muhteşem Action-adventure oyununun konusunu kısaca bir açıklayayım. Siz bir vampirsiniz ve Kain’in sarayında onu ziyarete gidiyorsunuz. Kapıdaki görevlilere aldırış etmeden içeri yavaşça giriyor ve Kain’in önünde tek dizinin üstüne çökerek ona olan saygınızı belirtiyorsunuz. Ve ona muhteşem güzellikteki kanatlarınızı gösteriyorsunuz. Çok az sayıda böyle vampir olduğundan Kain kalkıyor ve kanatlarınızı bir süre inceliyor ve sonra bum! İki kanadınıza da öyle bir vuruyor ki kanatlarınız paramparça oluyor ve işlevsiz hale geliyor. Sonra Kain sizi dağın tepesine çıkarıyor ve ruhların hapsolduğu bir girdabın içine sallıyor. Girdaptan aşağıya düşerken büyük değişiklikler geçiriyorsunuz ve undead bir vampire olarak oyuna başlıyorsunuz. Bu oyunun konusunu anlatan ilk demoydu. Ama izleseniz çok daha iyi olurdu, çünkü gerçekten sayılı güzel demolardan biri.

Evet undead olarak oyuna başlıyorsunuz. Hala vampirsiniz ve beslenmeniz lazım. Ama eskisi gibi değilsiniz. Açsınız ama kana karşı bir isteksizlik duyuyorsunuz. Ve işte o zaman anlıyorsunuz. Açlığınızı gidermek için kana değil, ruha ihtiyacınız var. Ve bunun arayışında düşmanlarınızı teker teker öldürüp ruhlarını alıyorsunuz. Bu işlem sizin canınızın belli bir seviye yükselmesini sağlıyor. Yani açlığınızı gidermiş oluyorsunuz.

Oyun kısaca böyle. Ne olduğunuzu ve ne yapmanız gerektiğini öğrendiniz. Gelelim oyun içi tanıtıma. Oyunda iki farklı diyarda oynuyorsunuz. Materyal dünya ve ruhlar dünyası. Ruhlar dünyasına geçtiğinizde canınız fulleniyor. Fakat itmek, kaldırmak, çekmek gibi işlemleri yapamıyorsunuz. Materyal dünyada da canınız normal düşüyor ama her türlü itme, çekme gibi işlemleri yapabiliyorsunuz. Zaten genelde Materyal dünyada oynuyorsunuz ama bazen geçmeniz lazım oluyor.Mesela savaştan yenik çıktığınızda. Ayrıca Materyal dünya'da canınız sıfırlanırsa direk ruh dünyasına geçiyorsunuz ve burada canınız doluyor. Fakat buradaki yaratıklara da yenik düşerseniz oyun bitiyor ve ebediyen dünyalar üstünden gidiyorsunuz.

Elinize geçen herşeyi kullanmanız mümkün. Duvarda asılı bir mızrağı alıp silah niyetine kullanabiliyorsunuz, yada yerden bir kaya parçası alıp onu fırlatıp düşmanı sersemletebiliyorsunuz ve sersemlemiş bir düşmanı kucaklayıp ateşe veya uçurumdan aşağıya atabiliyorsunuz. Bu oyun da çok geniş düşünülmüş. Oynarken adeta aklınız başınızdan gidiyor. Elinizdeki silahla yaratıkları sadece sersemletebiliyorsunuz. Ama onları öldürebilmek için kazıkları kalbine geçirmeniz icap ediyor. Puzzle’lar da yine insana kafayı yedirtecek biçimde. Ama oyun genel olarak Combat üzerine kurulu.

Şimdi de biraz oyununun geçtiği mekanlar hakkında konuşmak istiyorum. Açıkçası ben bayıldım desem yeridir. Muhteşem mekanlar var. Çok gotik ve korkutucu bir hava. İnsanın içinde korku uyandırıyor. İnsan oyunu oynarken gerçekten heyecanlanıyor ve oyun, çok başarılı bir şekinde insanların kalbini ağzından fırlayacak hale getiriyor. Oyunun geçtiği mekanın da payı bunda çok büyük. Bir oran vermek gerekirse yüzde seksenbeşi derim ben.
 
Üst