emirhanHCL 1
emirhanHCL
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
mannaxxx 1
mannaxxx
Bvural41 1
Bvural41
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle

Tarihe Yakından Bakış: Bismarck Avı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan |herkul01|
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 357
Geçtiğimiz günlerde duyurusunu yaptığımız Bismarck Avı etkinliğinin bir parçası olarak Wargaming, gelmiş geçmiş en büyük zırhlılardan birinin avlanmasının tarihine ışık tutuyor. Bu güçlü canavarı avlamaya başlamadan önce tarihi hakkında daha fazla bilgi sahibi olun!
BISMARCK'IN PEŞİNDE

I. Dünya Savaşı sırasında, Alman İmparatorluğu savaşı kaybeden merkezi güçlerden biriydi. Yarım yüzyıl süren arazi güçlendirmesi, imparatorluğun yükselişi, Demir Şansölye'nin çabaları ve on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında yapılan sayısız savaşın sonuçları, kelimenin tam anlamıyla çöpe gitmişti. Savaş sona erdiğinde Alman İmparatorluğu ortadan kalktı. Bir dizi devrimin ardından Weimar Cumhuriyeti adı altında yeni bir Almanya doğdu. Kaybettiği tüm koloniler ve anavatanın %10'u, savaştan zaferle ayrılan altı ülke arasında paylaşıldı. Başlangıçta Alman toprakları olan Renanya bölgesi, Versay Antlaşması uyarınca on seneden uzun bir süre Müttefik birlikler tarafından işgal edildi. Alman silahlı kuvvetlerine pek çok katı sınırlama getirildi. Ülkenin ekonomisi savaşla ve devrimci hareketlerle darmadağın olmuştu, ayrıca muzaffer ülkelerin savaş zararını karşılama yükünü de çekiyordu.
9b88dada-364d-11e7-9279-ac162d8bc1e4.jpg

Bismarck'ın Hamburg iskelesindeki inşaatının son aşaması
Ancak kalifiye ve çalışkan bir nüfusa sahip olan Almanya, S.S.C.B ile beraber Avrupa kıtasının en büyük ülkesi olmayı sürdürdü. Ayrıca dünyanın en iyi eğitim sistemine sahipti; o zamanlar Almanca, bilimin uluslararası dili olarak kabul ediliyordu. Bazılarına göre Versay Antlaşması'nın şartları kabul edilebilir ya da adil değildi. Çoğu zaman, bu şartlara "pranga" gözüyle bakılıyordu. Büyük Savaş'taki yenilginin ardından, Almanların çoğu, kayıplarının intikamını almak ve yeniden bir büyük güç hâline gelmek ihtiyacı hissetti; bir ülkeyi büyük güç hâline getirmek için donanmanın güçlü olması gerektiğine dair tarihte sayısız örnek mevcuttu.
O zamanlar çoğu ülke, bir donanmanın gücünü zırhlılarından aldığını düşünüyordu; neredeyse mermi geçirmez zırh ve yıkım saçan topların birleşimi ve insanlığın ürettiği gelmiş geçmiş en büyük boyutlardaki yapılardan biri olan bu gemiler, önüne çıkan her şeyi yakıp yıkmak üzere tasarlanmıştı. Çoğu ülke, bu güçlü gemilerin hayalini kurdu ama ekonomik nedenlerden ötürü elde edemedi; bu çaptaki bir üretim, bütçelerini alt üst ederdi. Ancak daha sonra, Ulusal Sosyalist Alman İşçi Partisi iktidara geldi. 18 Mart 1935 tarihinde Almanya, Versay antlaşmasını resmi olarak geçersiz ilan etti. 1935 senesinin yaz döneminde, ilk Scharnhorst ve Gneisenau zırhlılarının iskeletleri oluşturuldu.
Bu gemiler ortalama bir tonaja sahipti ve nispeten zayıf silahlarla donatılmışlardı, ama yine de bunlar zırhlıydı; bazı uzmanlar bu gemileri daha ziyade savaş kruvazörü olarak tanımlar. Gemilerin inşaatının başlamasının hemen ardından İngiliz-Alman Donanma Antlaşması imzalandı, böylece Alman deniz kuvvetlerinin gelişimi üzerindeki kısıtlamalar topyekün elden geçirildi. O tarihten itibaren, Alman deniz kuvvetlerinin denizaltıları hariç hiçbir gemi sınıfının tonajı, aynı sınıftaki İngiliz deniz kuvvetlerinin gemilerinin tonajının %35'ini geçemeyecekti. Önceki kısıtlamaların aksine, bu antlaşmanın sayesinde Almanya'ya kendi filosunu oluşturma şansı tanındı; ekonomik nedenlerden ötürü %35 kuralının aşılması mümkün görünmüyordu.
Daha sonra, 1 Temmuz 1936 tarihinde Hamburg'daki Blohm & Voss şirketinin rıhtımlarında dünyanın en büyük zırhlılarından birinin iskeleti oluşturuldu. Bu gemiye Almanya'yı birleştiren Demir Şansölye'nin şerefine Bismarck adı verildi. Dört ay sonra, kardeş gemisi Tirpitz, Kiel'de inşa edilmeye başlandı.
Bu zırhlının son derece etkileyici özellikleri vardı: Güçlü bir zırh, 380 mm'lik toplara sahip dört adet çift namlulu ana kalibre top kulesi, 30 deniz mili hız yapma kapasitesi, toplam 251 metrelik gövde uzunluğu, toplam 150.000 beygir gücündeki üç adet buhar türbini ve 2.200 mürettebat üyesinden oluşan devasa savaş ekibi. Denize açıldığı sırada, dünyanın en güçlü zırhlısı konumundaydı. Ancak daha sonra, Japon Yamato sınıfı ve Amerikan Iowa sınıfı zırhlılara geçildi.
Bismarck, 1939 senesinin Şubat ayında suya indirildi. Adolf Hitler'in de katıldığı resmi seremoni sırasında gemi, ünlü Şansölye Otto von Bismarck'ın torunu ve Gräfin von Bismarck-Schönhausen'in kızı olan Dorothea Sibylle Katharina Von Loewenfeld tarafından vaftiz edildi. Bu zırhlı, 1940 Ağustosunda filoya dahil edildi. Bu esnada geminin komutasını Kaptan Ernst Lindemann elinde bulunduruyordu. 1941 senesinin yaz döneminde, Bismarck savaşa katılmaya hazırdı.
9b7cab52-364d-11e7-afe6-ac162d8bc1e4.jpg

Bergen'e demirleyen Bismarck'ın havadan çekilmiş fotoğrafı (resmin sağ üst köşesinde)
Alman filosunun en güçlü zırhlılardan ikisine sahip olmasına rağmen, on beş zırhlı ve savaş kruvazörüne sahip Kraliyet Donanması ile kıran kırana mücadele etmesinin mümkün olmayacağını da belirtmekte yarar var. Alman filosunun komutanı Büyük Amiral Erich Raeder bunu oldukça iyi biliyordu, o nedenle Hitler'i filonun genel stratejik önemi ve özellikle filonun zayıflıkları konusunda sürekli uyarıyordu. Açıkçası, İngiltere ile topyekün savaş durumundayken Alman filosunun yapabileceği tek şey, daha önceki savaşta da faydası görülen baskın taktiklerini sürdürmekti. Alman filosunun ana amacı, donanma üstünlüğü değildi çünkü mevcut güç dengesinde bu pek mümkün değildi; filonun amacı daha ziyade İngiltere'ye giden kritik öneme sahip ikmal hatlarını kesintiye uğratmaktı. Bismarck'ın ilk savaş görevi bir baskın olacak şekilde planlanmıştı; Atlas okyanusunda görev yapacak ve refakat gemilerine saldıracaktı. Geminin güçlü düşman zırhlılarıyla doğrudan çarpışmaya girmekten kaçınması son derece büyük bir önem arz ediyordu.
9b8675a6-364d-11e7-a468-ac162d8bc1e4.jpg

Bismarck, 1940
Yine de böylesine bir doğrudan çarpışma yaşanma şansı oldukça yüksekti ve başlangıçta, bu görev için birkaç gemiden oluşan bir konvoy gönderilmesi planlanmıştı. Kağıt üzerinde, Bismarck'a neredeyse diğer tüm Alman savaş kruvazörleri refakat edecekti: Scharnhorst, Gneisenau ve Tirpitz. Ancak, Tirpitz denizde testlerden geçiriliyordu ve savaş görevleri için henüz hazır değildi. Gneisenau, İngiliz hava saldırıları nedeniyle ağır hasar görmüştü ve uzun sürecek tamiratlardan geçmesi gerekiyordu. Scharnhorst ise motorunda yapılacak tamiratlar için havuzlanmıştı. Bazı düzeltmelerin ardından görevin gerçekleşeceği nihai tarih belirlendi. Operasyona Rheinübung adı verildi: Rhine Talimi.
18 Mayıs 1941 günü, Amiral Günther Lütjens komutasındaki Bismarck, Prinz Eugen ağır kruvazörünün refakatinde Polonya'daki Gotenhafen'den (şimdiki ismiyle Gdynia) denize açıldı. Sonraki gün, Z-23, Z-10 ve Z-16 adlı refakat gemileri, Rügen Adası'nda onlara katıldı.
Kuzey Atlantik haritasına bakıldığında, Almanya'nın herhangi bir donanma operasyonu gerçekleştirme konusunda son derece dezavantajlı bir coğrafi konuma sahip olduğu görülebilir. Direkt rota, İngiliz Kanalı'ndan geçmeyi gerektiriyordu. Ancak nispeten büyük gemileri kanaldan geçirmeyi denemek, kaçınılmaz olarak bu gemilerin tespit edilmesini ve Kraliyet Donanması'nın tüm mevcut gemilerinin anında saldırı düzenlemesini de beraberinde getirecekti. Biscay Körfezi daha mantıklı bir alternatifti, çünkü Fransa'nın teslim olmasının ardından Alman kuvvetleri tarafından işgal edilmişti ama çok uzak bir noktadaydı. Bismarck'ın rotası Norveç kıyılarını takip ederek Kuzeye yönelip İzlanda açıklarında ilerlemek şeklinde gerçekleşti.
İzlanda ve Grönland arasında bulunan (müttefik hava kuvvetlerinin menzilinin dışındaki) Danimarka Boğazı'nı geçtikten sonra, gemilerin Kuzey Atlas okyanusuna giriş yapıp o anki duruma göre davranması bekleniyordu, bu da ikmale baskın yapıp önlemekti. Varış noktası Fransa'nın Biscay Körfezi idi, burada Scharnhorst ve Gneisenau gemilere Bismarck'a Brest Limanı'nda katılacaktı. Bir sonraki baskın, ortaklaşa yapılacak bir görev olarak planlanmıştı ve tüm gemiler katılacaktı.
20 Mayıs günü, filo Kattegat Boğazı'nı geçti, ancak gemiler İsveç'in uçak da taşıyan kruvazörü Gotland tarafından 13.00 sularında tespit edildi. Gotland bu raporu Stockholm'e gönderdi, oradan da bu bilgi İngiliz ataşelerine iletildi. Akşam saatlerinde, Alman filosunun Kattegat'taki varlığına dair bilgi Londra'ya ulaştı. Ancak, Gotland'ın mesajı Bismarck'ın dinlemesine takıldı ve Amiral Lütjens, Alman Komuta kademesini bilgilendirmek için bir telsiz telgraf gönderdi. Yaşıtlarının ifadelerine göre, Amiral Lütjens kalifiye ve yetenekli bir denizciydi, ancak eski moda bir yaklaşıma sahipti; savaş görevleri sırasında telsizlerin kullanılmaması hoşuna gitmiyordu.
Filo, boğazı günbatımında terk ederken, Kristiansand yakınlarında Viggo Axelsen adlı Norveçli partizan tarafından tespit edildi, o da bu değerli bilgiyi İngiliz kuvvetlerine gönderdi. Filonun konumu ortaya çıkmıştı. 21 Mayıs günü, bir İngiliz uçağı Bergen Limanı'na demirlemiş güçlü gemilerin keşif amaçlı fotoğrafını çekti. Fotoğraflar değerlendirilince düşman gemileri doğru bir biçimde belirlenmiş oldu. Norfolk ve Suffolk kruvazörleri Danimarka Boğazında devriye görevine gönderildi, savaş kruvazörü Hood, zırhlı Prince of Wales ve altı adet torpidolu muhrip, İzlanda istikametine doğru yola çıktı.
Aynı gece, Alman filosu, ikmal gemilerini ardında bırakarak Bergen'den denize açıldı. Bekleme sırasında, Vollin tankerı Prinz Eugen'e yakıt ikmali yaptı, ancak henüz bilinemeyen nedenlerden ötürü, Bismarck yakıt deposunu doldurmadı. Çoğu tarihçi, Amiral Lütjens'in Bismarck'a yakıt ikmali yaptırmayarak büyük bir hata işlediğini kabul eder. 22 Mayıs sabahında, son muhripler de filoyu terk etti.
9ba68364-364d-11e7-8be9-ac162d8bc1e4.jpg

Suffolk ağır kruvazörü
9bbc3fec-364d-11e7-b061-ac162d8bc1e4.jpg

Bismarck ve onu takip eden gemilerin rotasını gösteren harita
Hood
ve Prince of Wales, Bismarck ile savaşa girdikten sonra, Hood batırıldı ve Prince of Wales tek başına kaldı. Toplamda yedi isabet almıştı ve hızlıca geri çekilebilmek için sis perdesi oluşturmak zorunda kalmıştı. Amiral Lütjens, Prince of Wales'i takip edip batırmayı tercih etmedi. Bir taraftan, Alman filosunun bir diğer İngiliz zırhlısını yok etmek için yüksek bir şansı vardı ki; bu oldukça büyük bir başarıydı. Ancak öte taraftan, Danimarka Boğazında daha fazla vakit geçirmek İngiliz filosundaki diğer gemilerle yüzleşme şansını artıracaktı: Bu son derece riskliydi, özellikle de Bismarck zaten hasar almıştı ve müttefik Alman üsleri çok uzaktaydı. Bismarck üç isabet almıştı ve hızı 28 deniz miline düşmüştü, yakıtın önemli bir kısmı kaybedilmişti ve gemi sürekli su alıyordu. Durumu değerlendirdikten sonra, Amiral Lütjens onarımlar için Saint-Nazaire'e yönelme kararı aldı.
9b853df8-364d-11e7-b2b0-ac162d8bc1e4.jpg

Bismarck, Hood'a ateş ederken, Prinz Eugen'den yapılan bir atış
Norfolk ve Suffolk zırhlıları Bismarck'ı takip etmeye başladı. Daha sonra, Prince of Wales gemisi de takibe katıldı. John Tovey komutasındaki ana İngiliz filo kuvvetleri, takibe batıdan katıldı: King George V zırhlısı, Victorious uçak gemisi, refakat eden kruvazörler ve altı adet torpidolu muhrip. Ark Royal uçak gemisi, Renown savaş kruvazörü ve Sheffield kruvazörü de Cebelitarık istikametinden yaklaşıyordu. Toplamda sekiz zırhlı ve savaş kruvazörü, iki uçak gemisi, on dört kruvazör ve yirmi yedi torpidolu muhrip, takibe iştirak etmişti.
23.27 sularında, Victorious uçak gemisinin Swordfish çift kanatlı torpido bombardıman uçakları Bismarck'a yalnızken saldırdı, çünkü Prinz Eugen, Wake-Walker'ın gemileriyle çatışırken kaçmayı başardı - ayrıca başarılı bir torpido isabeti sağladı, ancak çok fazla hasar veremedi. 25 Mayıs günü saat 03.10'da, Bismarck rotasını değiştirdi ve ağırlaşan hava koşullarının da sayesinde, takipçilerinin bağlantısı kesildi, gemi görüş alanlarının dışına çıkmıştı. Ancak, saat 07.00 ve 09.00'da, Lütjens iki adet telsiz telegraf gönderdi, bu da İngiliz gemilerine Bismarck'ın konumunu belirleme şansı sundu. Görsel temas ise Catalina uçağı, 26 Mayıs saat 10.30'da zırhlının yerini belirlediğinde sağlanabildi. 24 saatten uzun bir süre boyunca, Bismarck Fransa istikametinde değişen hızlarda ilerliyordu, aldığı hasarı yol üzerinde tamir etmeye çalışıyordu. Bismarck tespit edildiğinde, Saint-Nazaire'e 700 millik bir mesafe ve 35 saatlik bir yolculuk kalmıştı.
9bbee4fe-364d-11e7-b86d-ac162d8bc1e4.jpg

820 Filosunun torpido uçağı Swordfish I, Ark Royal uçak gemisinin üzerinde uçarken
Swordfish uçakları, zırhlıya saldırmaya ancak 20.47'de başlayabildi. Bu saldırı sırasında, Bismarck iki torpido isabeti aldı, bunlardan biri geminin dümenini kilitledi ve kullanılamaz hâle getirdi. Zırhlı, kontrolü kaybetti. Onarım ekipleri gecenin yarısını dümeni onarmaya çalışmakla geçirdi ama başarı elde edemedi. Lütjens son telsiz telegrafı gönderdi: Gemi kontrol edilemiyor; son mermimize kadar savaşacağız. Saat 21.15 olduğunda, Kriegsmarine şu emri verdi: Gerekli torpido mühimmatını bulunduran tüm denizaltılar derhâl maksimum süratte BE-29 koordinatlarındaki Bismarck'a doğru yola çıksın.
Müttefiklerin güçlü gemileri, son savaş için yaklaşıyor ve hazırlanıyordu. Akşamdan sabahın ilk ışıklarına kadar, İngiliz torpidolu muhripleri hasarlı zırhlıya sürekli saldırıyordu, ama başarı elde edemiyordu.
27 Mayıs günü saat 08.47'de, zırhlılar ateş açtı. Saat 10.39'da, Bismarck yakın mesafeden yapılan torpido atışıyla hasar gördü. O sırada, zırhlının karşı ateş için aktif durumda hiç topu yoktu. Bismarck iskele tarafına doğru alabora oldu ve saat 10.39'da yavaşça battı; başka seçeneği kalmayan ekip, geminin su geçirmez kapılarını açtı. Bismarck ters dönmüş vaziyette sulara gömüldü. İngiliz gemileri yaklaşık 116 mürettebat üyesini kurtarmayı başardı, ancak ne Lütjens ne de Lindemann, kurtulanların arasında bulunamadı.
9b804ad2-364d-11e7-8be9-ac162d8bc1e4.jpg

Batan zırhlının Dorsetshire kruvazöründen çekilen resmi
Bismarck
'ın baskını rastlantılar, kazalar, hatalar ve şans anları bakımından oldukça zengindir. Örneğin, 26 Mayıs akşamında, ilk torpido taşıyıcı dalgası Bismarck'a değil, yanlışlıkla İngiliz Sheffield kruvazörüne saldırdı. Şans eseri, Sheffield hiç hasar almadı ve on bir torpido hiçbir soruna neden olmadı. Birkaç saat sonra, Ark Royal uçak gemisi ve Renown zırhlısı, torpido saldırısı için mükemmel bir konumda bulunan U-556 denizaltısının önünden geçti. Maalesef, tüm torpidolar çoktan ateşlenmişti.
caa6964e-364e-11e7-aadc-ac162d8bc1e4.jpg

Kurtulan Bismarck mürettebat üyeleri, İngiliz Dorsetshire kruvazörüne binerken
Hitler, en büyük Alman zırhlısının ilk görevinde böylesine felaket bir netice alınmasından ötürü son derece üzüldü. Bu, Alman filosunun eşsiz "cep zırhlısı" sınıfına ait Alman Admiral Graf Spee kruvazöründen sonra ikinci ağır kaybıydı. Bu gemi, 1939 Aralığında Montevideo limanında sıkışmış ve mürettebat tarafından imha edilmişti; ancak Bismarck'ın kaderini diğer gemilerle kıyaslamak oldukça zordu. Su üstü gemilerini ilgilendiren tüm operasyonlar, çok uzun bir süre askıya alındı. Açıkçası, bu operasyonlar sadece Kuzeyde devam etti ama orada da pek fazla başarı elde edilemedi. Hitler, böylesine pahalı oyuncakları kaybetme korkusuna kapıldı, bu da sonraları mantığının ötesine geçti. Savaş boyunca, bu korkudan dolayı şu ünlü emri verdi: Güçlü zırhlıların savaş görevlerine katılmasına karşı çıkması.
2002 yılında, James Cameron tarafından yönetilen Expedition: Bismarck belgeseli çekildi. Film ekibi, Akademik Mstislav Keldysh araştırma gemisi tarafından taşınan küçük ve marifetli Mir denizaltılarını kullandı.
ca9375aa-364e-11e7-9533-ac162d8bc1e4.jpg

Ken Marschall'ın Bismarck'ın enkazını keşfederkenki Argo tablosu
Yakında başlayacak olan efsanevi Bismarck Avına katılmaya hazır olun!
Savaş görev yerlerine!

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst