- Katılım
- 26 Ocak 2010
- Konular
- 1,148
- Mesajlar
- 4,158
- Online süresi
- 8h 17m
- Reaksiyon Skoru
- 399
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 4 Ay 20 Gün
- Başarım Puanı
- 254
- MmoLira
- 741
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Kimseye Etmem Şikayet !
Kimseye Etmem Şikayet, sözleri İhsan Raif Hanım'a ait nihavend makamı, curcuna usûlündeki şarkıdır.
Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime
Perde-i zûlmet çekilmiş,korkarım ikbâlime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime
Bülbülüm Altın Kafeste
Bülbülüm Altın Kafeste
Öter Aheste Aheste
Ötme Bülbül Yarim Hasta
Ah Neyleyım Şu Gönlüme
Hasret Kaldım Sevdiğime
Ben Sana Dayanamam Yarim
Ben Sana Aldanamam
Ben Sana Aldanamam Yarim
Yarim Ben Sana Dayanamam
Bülbülleri Har Ağlatır
Aşıkları Yar Ağlatır
Ben Feleğe Neylemişim
Beni Her Bahar Ağlatır
Ben Sana Dayanamam Yarim
Ben Sana Aldanamam
Ben Sana Aldanamam Yarim
Yarim Ben Sana Dayanamam
İzmir'in Kavakları
Aradılar sordular
Birg içinde buldular
İnce tuzak kurdular
Yar fidan boylum
Kamalı'yı vurdular
İzmir'in kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları
Bahçelerde kalem var
Arkamızdan gelen var
Kalkın gidelim efeler
Yar fidan boylum
İçimizde ölen var
Selvi senden uzun yok
Yaprağında düzüm yok
Kamalı da Zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcı'ya sözüm yok
A Benim Mor Çiçeğim
A benim mor çiçeğim
Sen doldur ben içeyim
Ahdettim yemin ettim
Uğruna öleceğim
Güzelim görmeyeli
Hayli zamandır seni
Canım fedâ yoluna
Üzme artık bendeni
Elmanın alına bal
Dön de bir dalına bak
Yaktın beni kül ettin
İnsafsız hâlime bak
Yemen Türküsü
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu yemen elleri ne de yamandır
Ah o yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir al fesi var
Kışlanın önünde üç ağaç incir
Kolumda kelepçe boynumda zincir
Zincirin yerleri ne yaman sancır
Kışlanın önünde sıra söğütler
Zabitler oturmuş asker ögütler
Yemen'e gidecek bu koçyigitler
Ah o yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Kışlanın ardını duman bağladı
Aanalar babalar kara bağladı
Yemen'e gidene hekes ağladı
Kışlanın ardında yüzüyor kazlar
Ayağım ağrıyor yüregim sızlar
Yemen'e gidene ağlıyor kızlar
Kışlanın ardında bir kırık testi
Askerin üstüne sam yeli esti
Gelinlik tazeler umudu kesti
Burası Muş'tur havası hoştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Cana Rakibi Handen Edersin
Çağdaş Türk müziği bestecisi Hasan Ferit Alnar'ın "Kanun Konçertosu"'nun ilk bölümünü Asım Bey'in "Rast Peşrevi"'nden etkilenerek yazdığı söylenmektedir Cana Rakibi Handan Edersin "cana rakibi handan edersin ben bî nevayi giryan edersin biganelerle unsiyyet etme bana cihani zindan edersin."
Cana rakibi handan edersin
Ben bî nevayi giryan edersin
Biganelerle unsiyyet etme
Bana cihani zindan edersin
Akıtma çeşmim gel mest-i nâzım
âfâk-ı eşki ummân edersin
Süzme kerem kıl çeşm-i siyâhım
Zirâ ki havfım berkaam edersin
Kimseye Etmem Şikayet, sözleri İhsan Raif Hanım'a ait nihavend makamı, curcuna usûlündeki şarkıdır.
Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime
Perde-i zûlmet çekilmiş,korkarım ikbâlime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime
Bülbülüm Altın Kafeste
Bülbülüm Altın Kafeste
Öter Aheste Aheste
Ötme Bülbül Yarim Hasta
Ah Neyleyım Şu Gönlüme
Hasret Kaldım Sevdiğime
Ben Sana Dayanamam Yarim
Ben Sana Aldanamam
Ben Sana Aldanamam Yarim
Yarim Ben Sana Dayanamam
Bülbülleri Har Ağlatır
Aşıkları Yar Ağlatır
Ben Feleğe Neylemişim
Beni Her Bahar Ağlatır
Ben Sana Dayanamam Yarim
Ben Sana Aldanamam
Ben Sana Aldanamam Yarim
Yarim Ben Sana Dayanamam
İzmir'in Kavakları
Aradılar sordular
Birg içinde buldular
İnce tuzak kurdular
Yar fidan boylum
Kamalı'yı vurdular
İzmir'in kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler Çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları
Bahçelerde kalem var
Arkamızdan gelen var
Kalkın gidelim efeler
Yar fidan boylum
İçimizde ölen var
Selvi senden uzun yok
Yaprağında düzüm yok
Kamalı da Zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcı'ya sözüm yok
A Benim Mor Çiçeğim
A benim mor çiçeğim
Sen doldur ben içeyim
Ahdettim yemin ettim
Uğruna öleceğim
Güzelim görmeyeli
Hayli zamandır seni
Canım fedâ yoluna
Üzme artık bendeni
Elmanın alına bal
Dön de bir dalına bak
Yaktın beni kül ettin
İnsafsız hâlime bak
Yemen Türküsü
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu yemen elleri ne de yamandır
Ah o yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir al fesi var
Kışlanın önünde üç ağaç incir
Kolumda kelepçe boynumda zincir
Zincirin yerleri ne yaman sancır
Kışlanın önünde sıra söğütler
Zabitler oturmuş asker ögütler
Yemen'e gidecek bu koçyigitler
Ah o yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Kışlanın ardını duman bağladı
Aanalar babalar kara bağladı
Yemen'e gidene hekes ağladı
Kışlanın ardında yüzüyor kazlar
Ayağım ağrıyor yüregim sızlar
Yemen'e gidene ağlıyor kızlar
Kışlanın ardında bir kırık testi
Askerin üstüne sam yeli esti
Gelinlik tazeler umudu kesti
Burası Muş'tur havası hoştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Cana Rakibi Handen Edersin
Çağdaş Türk müziği bestecisi Hasan Ferit Alnar'ın "Kanun Konçertosu"'nun ilk bölümünü Asım Bey'in "Rast Peşrevi"'nden etkilenerek yazdığı söylenmektedir Cana Rakibi Handan Edersin "cana rakibi handan edersin ben bî nevayi giryan edersin biganelerle unsiyyet etme bana cihani zindan edersin."
Cana rakibi handan edersin
Ben bî nevayi giryan edersin
Biganelerle unsiyyet etme
Bana cihani zindan edersin
Akıtma çeşmim gel mest-i nâzım
âfâk-ı eşki ummân edersin
Süzme kerem kıl çeşm-i siyâhım
Zirâ ki havfım berkaam edersin
Vardar Ovası
Maya dağdan kalkan kazlar
Al topuklu beyaz kızlar
Yarimin yüreği sızlar
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam
Vardar ovası Vardar ovası
Kazanamadım sıla parası
Maya dağın yıldızıyım
Ben annemin bir kızıyım
Efendimin sağ gözüyüm
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam
Vardar ovası Vardar ovası
Kazanamadım sıla parası
Pencere Açıldı Bilal Oğlan
Pencere açıldı Bilal Oğlan piştov patladı
Varın bakın kanlı da Bilal yine kimi hakladı
Allı yemeni Bilal Oğlan pullu yemeni
Bir bahçeden bir bahçeye salla yemeni
Ben sana varmam Bilal Oğlan ben sana varmam
Yedi yıl karşımda dursan yine sana yalvarmam
Allı yemeni Bilal Oğlan pullu yemeni
Bir bahçeden bir bahçeye salla yemeni
Maya dağdan kalkan kazlar
Al topuklu beyaz kızlar
Yarimin yüreği sızlar
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam
Vardar ovası Vardar ovası
Kazanamadım sıla parası
Maya dağın yıldızıyım
Ben annemin bir kızıyım
Efendimin sağ gözüyüm
Eğlenemem aldanamam
Ben bu yerlerde duramam
Vardar ovası Vardar ovası
Kazanamadım sıla parası
Pencere Açıldı Bilal Oğlan
Pencere açıldı Bilal Oğlan piştov patladı
Varın bakın kanlı da Bilal yine kimi hakladı
Allı yemeni Bilal Oğlan pullu yemeni
Bir bahçeden bir bahçeye salla yemeni
Ben sana varmam Bilal Oğlan ben sana varmam
Yedi yıl karşımda dursan yine sana yalvarmam
Allı yemeni Bilal Oğlan pullu yemeni
Bir bahçeden bir bahçeye salla yemeni
Güncellenecektir...
- Katılım
- 26 Ocak 2010
- Konular
- 1,148
- Mesajlar
- 4,158
- Online süresi
- 8h 17m
- Reaksiyon Skoru
- 399
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 4 Ay 20 Gün
- Başarım Puanı
- 254
- MmoLira
- 741
- DevLira
- 0
MANASTIR
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR HAVUZ
CANIM HAVUZ
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE YAVUZ
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR ÇEŞME
CANIM ÇEŞME
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE SEÇME
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR ASMA
CANIM ASMA
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE YOSMA
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
ÇANAKKALE İÇİNDE
ÇANAKKALE İÇİNDE AYNALI ÇARŞI
ANA BEN GİDİYOM DÜŞMANA KARŞI
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE BİR UZUN SERVİ
KİMİMİZ NİŞANLI, KİMİMİZ EVLİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ
ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR BENİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE BİR DOLU TESTİ
ANNELER - BABALAR ÜMİDİ KESTİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ARIBURNU'NDAN ÇIKTIK YAN BASA BASA
HEP DÜŞMANLAR KAÇIYOR KAN KUSA KUSA
OF, SAĞOLSUN ANAM.
YANIK ÖMER
YANIK ÖMER, HER SAVAŞTAN BİR YARA TAŞIYOR;
YANIK ÖMER, YİĞİT ÖMER ÖĞÜNMEDEN YAŞIYOR.
KURTULUŞ SAVAŞINDA YİRMİ SEKİZ YAŞINDA,
MANGASININ BAŞINDA, TAŞIYOR...
YANIK ÖMER, YİĞİT ÖMER SİPERLERİ AŞIYOR.
SAVAŞ BİTER. YANIK ÖMER KÖYE DÖNER;
KÖYLÜ BÜTÜN BAYRAM EDER.
YANIK ÖMER KUTLULANIR;
NİŞANLISI MUTLULANIR.
YANIK ÖMER ATTAN İNER,
PEMBEGÜL'E BAĞLAR KEMER;
KÖYLÜLERE GİDER HABER
DÜĞÜNE, DÜĞÜNE!..
ELİNE KINA YAKAR, BAŞINA TELLER TAKAR;
BELİNDE ALTIN KEMER, ÖYLE ALANA ÇIKAR.
PEMBEGÜL ALLANIR, PULLANIR;
YANIK ÖMER'İN KÖYÜNE DÜĞÜN ALAYI YOLLANIR.
KIRMIZI GÜLÜN ALI VAR
KIRMIZI GÜLÜN ALI VAR
HER GÜN AĞLASAM YERİ VAR
BUGÜN BENİM EFKARIM VAR
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
KIRMIZI GÜLÜ BUDARLAR
ALTINA MECLİS KURARLAR
GÜZELİ CANDAN SEVERLER
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
KIRMIZI GÜLÜN BÜRÇEĞİ
ÖNÜNDE OYNAR KÖÇEĞİ
NEYLEYİM YARSIZ DÖŞEĞİ
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
ALİŞİMİN KAŞLARI KARA
ALİŞİMİN KAŞLARI KARA
SEN AÇTIN SİNEME YARE
BULAMADIM DERDİME ÇARE
GÖRMEDİM HİÇ AH CİVAN ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
EVLERİ VAR HANE HANE
BENLERİ VAR TANE TANE
SARAMADIM KANE KANE
GÖRMEDİM HİÇ AH ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
EVLERİ VAR YOL BAŞINDA
BENLERİ VAR SOL KAŞINDA
SARAMADIM GENÇ YAŞINDA
GÖRMEDİM HİÇ AH ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
SİGARAMIN DUMANI
Sigaramın dumanı yoktur yârin imanı
Yoktur yârin imanı
Altından köşk yaptırdım gümüşten merdivanı
Gümüşten merdivanı
Hey Güllü Güllü Güllü
Peştemalı püsküllü peştemalı püsküllü
Peştemalı püsküllü
Hanım etme bu nazı gel bize bazı bazı
Gel bize bazı bazı
Bize Harput'lu derler biz çekmeyiz bu nazı
Biz çekmeyiz bu nazı
Harput'tan aldım bakır yosmam gözlerin çakır
Yosmam gözlerin çakır
O güzel gözlerine kurban olsun bu fakir
Kurban olsun bu fakir
Hey Güllü Güllü Güllü
Peştemalı püsküllü peştemalı püsküllü
Peştemalı püsküllü
Hanım etme bu nazı gel bize bazı bazı
Gel bize bazı bazı
Bize Harput'lu derler biz çekmeyiz bu nazı
Biz çekmeyiz bu nazı
FİKRİMİN İNCE GÜLÜ
Fikrimin ince gülü
Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
Ogünki gördüm seni...
Yaktın ah yaktın beni
Gördüğüm günden beri
Olmuşum inan deli
O günki gördüm seni...
Yaktın ah yaktın beni
Ateşli dudakların
Gamzeli yanakların
O günki gördüm seni...
Ömrünü savaş alanlarında geçirmiş, büyük
meydan muharebeleri yönetmiş, dağılmakta
olan bir imparatorluktan yeni bir
devlet yaratmış Mustafa Kemal Atatürkün sanata ve
sanatçıya verdiği değeri, Efendiler, hepiniz mebus
olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, başvekil hatta reisicumhur
olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız.
Kendilerini sanata vakfeden o insanları sevelim ve
koruyalım. sözleri açıkça anlatmaktadır.
Sanata büyük önem ve değer veren, Ulu Önder
Atatürkün hayatında musiki, ayrı bir yere sahipti.
Çankaya Sofraları her gece bir önemli konunun
teşrih masasıydı. Bu sofrada Büyük Nutuk, Harf
Devrimi ve diğer devrimlerin tartışmaları yapıldı. Bu
ciddi tartışmalarla yorulan dimağları dinlendirmek
için bir iki şarkıyı bir gazel izler ve ekseri Atatürkün
pek sevdiği gazeller söylenirdi.
Falih Rıfkı ATAY, Çankaya adlı eserinde Atatürkün
müziğe olan ilgisi ve müzik bilgisini Mustafa Kemal
yalnız Rumeli folklor türkülerini mat sesi ile güzel
ve tatlı söylemekle kalmaz, klasik alaturka musiki
makamlarını da bilirdi. şeklinde ifade etmektedir.
Ses Sanatçısı Mualla Gökçay Atatürkün müzik
bilgisine hatıralarında; Ata umumiyetle Türk musikisini
severdi. Ama Rumeli türkülerini her şeye tercih
ederdi. Rumeli türkülerini bize bizzat kendisi meşk
etmişti. Arada bir : -Konuşur gibi tane tane okuyun,
diye ihtar ederdi. En sert hocalardan daha titizdi.
Musikiden çok anlar en ufak bir falso veya hatayı
hemen yakalardı sözleriyle yer vermektedir.
Atatürkün tren yolculuğundan keyif aldığı herkesçe
bilinir. Tren yolculukları sırasında dinledikleri
arasında Münir Nurettin Selçuk, Saadettin Kaynak,
Hamiyet Yüceses, Mustafa Nafiz, Afitap, Yesari Asım
Arsoy, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Selahattin Pınar
gibi besteci ve yorumcularla birlikte Necip Celal
Andelin Seyyan (Oskay) tarafından seslendirilen
Yıllar tangosu; hüzzam, karciğar makamında şarkılar,
kantolar, gazeller de vardır.
Atatürk bir konuşmasında Hayatta musiki lazım
değildir. Çünkü hayat musikidir. Musiki ile alakası
olmayan mahlukat insan değildir. Eğer mevzuu
bahis olan hayat insan hayatı ise, musiki behemehal
vardır. Musikisiz hayat zaten mevcut olamaz. Musiki
hayatın neşesi, ruhu, süruru ve her şeyidir. Yalnız
musikinin nevi şayan-ı mütalaadır. demektedir.Hayatının ayrılmaz bir parçası müzik olan
Atatürkün sevdiği şarkılar arasında yer alan, Rumeli
Türküleri içinde, Osmanlının Üsküpü kuşatmasından
sonra İstanbula gelen genç kızın sıla özlemi üzerine
yakılan Vardar Ovası, Fikriye Hanımın söylediği
ve Atanın da büyük keyifle dinlediği Manastırın
Ortasında Var Bir Havuz, Safiye Ayladan dinlediği
Alişimin Kaşları Kara sayılabilir.
Yanık Ömerin Bestesi ve güftesi, 10 yaşında
hafız olmuş Saadettin Kaynaka aittir. Kaynak, aynı
zamanda Atatürkün huzuruna her an kabul ettiği
özellikle dini konularda görüşüne başvurduğu bir
isimdi. Yanık Ömer şarkısını, Atatürk adına düzenlenen
bir konserde Safiye Ayla söylemiştir. Konser
sonunda Mustafa Kemal Atatürk, Safiye Aylanın
yanına gelerek: Safiye çok teşekkür ederim, çok
güzel yorumladın der ve sonra ekler: Bu türküyü
bir operada söylemeni çok isterim. Bunu başarırsan,
beni gerçekten çok mutlu edersin. Ayla, her yere baş-
vuru yapar, bir operada bu türküyü icra edebilecek
tek yer bulamaz ve Atatürkün bu vasiyetini yerine
getiremeden 81 yaşında vefat eder.
Havada Bulut Yok bir Yemen Türküsüdür. Bu
türkü söylenirken Atatürkün gözyaşlarını tutamadığı
söylenir. Hacı Angı MarşlardaTürkülerde Atatürk
adlı kitabında bunu: Atatürk Yemen Türküsü söylenirken
gözyaşlarını tutamazdı. Zira Yemen Türküsü,
Atatürke bir hiç uğruna Arabistan çöllerinde
ziyan olan Türk gençlerini, geride kalanların yıkılan
umutlarını ve yakınmalarını anımsatırdı. cümleleriyle
anlatır.
İzmirin Kavakları Osmanlı İmparatorluğunun
dağılma döneminde İzmir, Aydın, Ödemiş ve çevresinde
efsaneleşen, düşmanla savaşıp cesur hareketleriyle
halkın gözüne girmiş adeta halk kahramanı
haline gelen Çakıcı adlı Efe için yazılmıştır.
Atabarı 1936-1937de Balkan Oyunları Festivaline
katılan Artvin mahalli halk oyunları ekibi, Atatürkün
huzurunda Artvin barı oynarlar. Oyun, Atatürkün çok
hoşuna gider ve tekrar oynanmasını isteyerek kendisi
de barbaşı olarak oyuna katılır, sonuna kadar oynar.
Bunun üzerine, bu anıyı yaşatmak için yazışmalar
sonucunda Atatürkün Uygundur cevaplı yazısı ile
oyunun adı Atabarı olarak değiştirilir.
Fikrimin İnce Gülü bestesi İsmail Hakkı Beye ait
olan, günümüzde de 7den 70e herkesin sevilen ve
beğenilerek dinlenen şarkı da Atatürkün sevdiği
şarkılardandır. Bu şarkıyı Müzeyyen Senar, Atatürkün
huzurunda söylemiştir.
1938 yılının Haziran ayında ekibiyle birlikte
Atatürkün gözbebeği Savarona yatına çağrılan
Müzeyyen Senar, verdiği röportajda o günü şöyle
anlatıyor:
Nubar Beyle yola çıktık; öğle saatinde Kanlıca
Koyundaki yata vardık. Atatürk, doktoru ile masada
idi. Faruk Kaptan da vardı. Yedi sekiz ay önce gördüğüm
Atatürk süzülmüştü. Masaya oturmamızı
işaret etti. Yemek yediniz mi? diye sordu. Çok heyecanlanmıştım.
Bu son karşılaşmamızda sofrada içki
yoktu ve Atatürkün sigara içmediğini hatırlıyorum.
Saat 13.00te şarkı söylemeye başladım, iki
saat sürdü. Defterim önünde idi. O istediği şarkı-
ları söylüyor, biz okuyorduk. Ancak o gün benden
istediği Cânâ rakibi handân edersin hariç, şarkılardan
birini çok iyi hatırlıyorum. Selahattin Pınarın
hüzzam şarkısı idi: Aşkınla sürünsem yine aşkınla
delirsem / Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine
girsem / Bir gölge gibi ruhunun altında belirsem
/ Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine girsem.
Selahattin Pınar bana, 1936nın Ağustos ayı başlarında
o sırada Florya Köşkünde bulunan Atatürke
çok yeni bir bestesi olan bu şarkıyı okuduğunu
ve Atatürkün de çok beğendiğini anlatmıştı. Saat
15.00te istirahata çekilmek mecburiyetinde idi. O
nedenle veda edip ayrıldık ve yine bir motor bizi karşı
sahile bıraktı. Bu benim Atatürkü son görüşüm oldu.
1925 yılının Ağustos ayının beşinci günü Latife
Hanımdan ayrıldığı zaman Bağrı Yanık Bülbüle Döndüm türküsünü çaldıran Atatürk ayrılığın
yükünü müzikle hafifletmek yolunu seçmiştir.
En çok sevdiği makamlar, rast, mahur, hüzzam,
segâh ve bestenigârdır. En çok beğendiği ve okuduğu
şarkılar arasında;
Haşin Beyin bestenigâr makamından:
Kaçma mecburundan ey ahuyi vahşi ülfet et.
Kazasker Mustafa İzzet Efendinin bestenigâr
makamından:
Gayirden bulmaz teselli sevdiğim.
Dedenin mahur makamından:
Ey gonca dihen harı elem canıma geçti.
Asım Beyin uşşak makamından:
Câna rakîbi handan edersin.
Asım Beyin rast makamından:
Habıgâhı yâre girdim arz için ahvalimi.
Faize Hanımın suzidil makamından:
Badei vuslat içilsin kâseyi fafurdan.
Mahmut Celalettin Paşanın hüseyni makamından:
Sevdiğim cemalin çünkü göremem.
Ahmet Rasimin rast makamından:
Lebi renginize bir gül konsun.
Rıza Efendinin rast makamından:
Zümrei huban içinde pek beğendim ben seni
Hacı Arif Beyin rast makamından:
Seyli ateşten emin olmaz yapılmış haneler.
sayılabilir.
Sanata ve sanatçıya verdiği önemi her fırsatta
dile getiren Atatürkün türküden gazele, alafranga
şarkılardan, milli marşlara kadar pek çok eser şarkıyı
sevdiği, bazılarını kendisinin söylediği, musikiye her
fırsatta da eşlik ettiği bilinmektedir.
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR HAVUZ
CANIM HAVUZ
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE YAVUZ
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR ÇEŞME
CANIM ÇEŞME
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE SEÇME
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
MANASTIRIN ORTASINDA VAR BİR ASMA
CANIM ASMA
BU YURDUN KIZLARI HEPSİ DE YOSMA
BİZ ÇALAR OYNARIZ.
ÇANAKKALE İÇİNDE
ÇANAKKALE İÇİNDE AYNALI ÇARŞI
ANA BEN GİDİYOM DÜŞMANA KARŞI
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE BİR UZUN SERVİ
KİMİMİZ NİŞANLI, KİMİMİZ EVLİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ
ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR BENİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ÇANAKKALE İÇİNDE BİR DOLU TESTİ
ANNELER - BABALAR ÜMİDİ KESTİ
OF, SAĞOLSUN ANAM.
ARIBURNU'NDAN ÇIKTIK YAN BASA BASA
HEP DÜŞMANLAR KAÇIYOR KAN KUSA KUSA
OF, SAĞOLSUN ANAM.
YANIK ÖMER
YANIK ÖMER, HER SAVAŞTAN BİR YARA TAŞIYOR;
YANIK ÖMER, YİĞİT ÖMER ÖĞÜNMEDEN YAŞIYOR.
KURTULUŞ SAVAŞINDA YİRMİ SEKİZ YAŞINDA,
MANGASININ BAŞINDA, TAŞIYOR...
YANIK ÖMER, YİĞİT ÖMER SİPERLERİ AŞIYOR.
SAVAŞ BİTER. YANIK ÖMER KÖYE DÖNER;
KÖYLÜ BÜTÜN BAYRAM EDER.
YANIK ÖMER KUTLULANIR;
NİŞANLISI MUTLULANIR.
YANIK ÖMER ATTAN İNER,
PEMBEGÜL'E BAĞLAR KEMER;
KÖYLÜLERE GİDER HABER
DÜĞÜNE, DÜĞÜNE!..
ELİNE KINA YAKAR, BAŞINA TELLER TAKAR;
BELİNDE ALTIN KEMER, ÖYLE ALANA ÇIKAR.
PEMBEGÜL ALLANIR, PULLANIR;
YANIK ÖMER'İN KÖYÜNE DÜĞÜN ALAYI YOLLANIR.
KIRMIZI GÜLÜN ALI VAR
KIRMIZI GÜLÜN ALI VAR
HER GÜN AĞLASAM YERİ VAR
BUGÜN BENİM EFKARIM VAR
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
KIRMIZI GÜLÜ BUDARLAR
ALTINA MECLİS KURARLAR
GÜZELİ CANDAN SEVERLER
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
KIRMIZI GÜLÜN BÜRÇEĞİ
ÖNÜNDE OYNAR KÖÇEĞİ
NEYLEYİM YARSIZ DÖŞEĞİ
BU GÖNÜL ARZ EDER SENİ SENİ
ALİŞİMİN KAŞLARI KARA
ALİŞİMİN KAŞLARI KARA
SEN AÇTIN SİNEME YARE
BULAMADIM DERDİME ÇARE
GÖRMEDİM HİÇ AH CİVAN ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
EVLERİ VAR HANE HANE
BENLERİ VAR TANE TANE
SARAMADIM KANE KANE
GÖRMEDİM HİÇ AH ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
EVLERİ VAR YOL BAŞINDA
BENLERİ VAR SOL KAŞINDA
SARAMADIM GENÇ YAŞINDA
GÖRMEDİM HİÇ AH ALİŞİMİ TUNA BOYUNDA
SİGARAMIN DUMANI
Sigaramın dumanı yoktur yârin imanı
Yoktur yârin imanı
Altından köşk yaptırdım gümüşten merdivanı
Gümüşten merdivanı
Hey Güllü Güllü Güllü
Peştemalı püsküllü peştemalı püsküllü
Peştemalı püsküllü
Hanım etme bu nazı gel bize bazı bazı
Gel bize bazı bazı
Bize Harput'lu derler biz çekmeyiz bu nazı
Biz çekmeyiz bu nazı
Harput'tan aldım bakır yosmam gözlerin çakır
Yosmam gözlerin çakır
O güzel gözlerine kurban olsun bu fakir
Kurban olsun bu fakir
Hey Güllü Güllü Güllü
Peştemalı püsküllü peştemalı püsküllü
Peştemalı püsküllü
Hanım etme bu nazı gel bize bazı bazı
Gel bize bazı bazı
Bize Harput'lu derler biz çekmeyiz bu nazı
Biz çekmeyiz bu nazı
FİKRİMİN İNCE GÜLÜ
Fikrimin ince gülü
Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
Ogünki gördüm seni...
Yaktın ah yaktın beni
Gördüğüm günden beri
Olmuşum inan deli
O günki gördüm seni...
Yaktın ah yaktın beni
Ateşli dudakların
Gamzeli yanakların
O günki gördüm seni...
Ömrünü savaş alanlarında geçirmiş, büyük
meydan muharebeleri yönetmiş, dağılmakta
olan bir imparatorluktan yeni bir
devlet yaratmış Mustafa Kemal Atatürkün sanata ve
sanatçıya verdiği değeri, Efendiler, hepiniz mebus
olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, başvekil hatta reisicumhur
olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız.
Kendilerini sanata vakfeden o insanları sevelim ve
koruyalım. sözleri açıkça anlatmaktadır.
Sanata büyük önem ve değer veren, Ulu Önder
Atatürkün hayatında musiki, ayrı bir yere sahipti.
Çankaya Sofraları her gece bir önemli konunun
teşrih masasıydı. Bu sofrada Büyük Nutuk, Harf
Devrimi ve diğer devrimlerin tartışmaları yapıldı. Bu
ciddi tartışmalarla yorulan dimağları dinlendirmek
için bir iki şarkıyı bir gazel izler ve ekseri Atatürkün
pek sevdiği gazeller söylenirdi.
Falih Rıfkı ATAY, Çankaya adlı eserinde Atatürkün
müziğe olan ilgisi ve müzik bilgisini Mustafa Kemal
yalnız Rumeli folklor türkülerini mat sesi ile güzel
ve tatlı söylemekle kalmaz, klasik alaturka musiki
makamlarını da bilirdi. şeklinde ifade etmektedir.
Ses Sanatçısı Mualla Gökçay Atatürkün müzik
bilgisine hatıralarında; Ata umumiyetle Türk musikisini
severdi. Ama Rumeli türkülerini her şeye tercih
ederdi. Rumeli türkülerini bize bizzat kendisi meşk
etmişti. Arada bir : -Konuşur gibi tane tane okuyun,
diye ihtar ederdi. En sert hocalardan daha titizdi.
Musikiden çok anlar en ufak bir falso veya hatayı
hemen yakalardı sözleriyle yer vermektedir.
Atatürkün tren yolculuğundan keyif aldığı herkesçe
bilinir. Tren yolculukları sırasında dinledikleri
arasında Münir Nurettin Selçuk, Saadettin Kaynak,
Hamiyet Yüceses, Mustafa Nafiz, Afitap, Yesari Asım
Arsoy, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Selahattin Pınar
gibi besteci ve yorumcularla birlikte Necip Celal
Andelin Seyyan (Oskay) tarafından seslendirilen
Yıllar tangosu; hüzzam, karciğar makamında şarkılar,
kantolar, gazeller de vardır.
Atatürk bir konuşmasında Hayatta musiki lazım
değildir. Çünkü hayat musikidir. Musiki ile alakası
olmayan mahlukat insan değildir. Eğer mevzuu
bahis olan hayat insan hayatı ise, musiki behemehal
vardır. Musikisiz hayat zaten mevcut olamaz. Musiki
hayatın neşesi, ruhu, süruru ve her şeyidir. Yalnız
musikinin nevi şayan-ı mütalaadır. demektedir.Hayatının ayrılmaz bir parçası müzik olan
Atatürkün sevdiği şarkılar arasında yer alan, Rumeli
Türküleri içinde, Osmanlının Üsküpü kuşatmasından
sonra İstanbula gelen genç kızın sıla özlemi üzerine
yakılan Vardar Ovası, Fikriye Hanımın söylediği
ve Atanın da büyük keyifle dinlediği Manastırın
Ortasında Var Bir Havuz, Safiye Ayladan dinlediği
Alişimin Kaşları Kara sayılabilir.
Yanık Ömerin Bestesi ve güftesi, 10 yaşında
hafız olmuş Saadettin Kaynaka aittir. Kaynak, aynı
zamanda Atatürkün huzuruna her an kabul ettiği
özellikle dini konularda görüşüne başvurduğu bir
isimdi. Yanık Ömer şarkısını, Atatürk adına düzenlenen
bir konserde Safiye Ayla söylemiştir. Konser
sonunda Mustafa Kemal Atatürk, Safiye Aylanın
yanına gelerek: Safiye çok teşekkür ederim, çok
güzel yorumladın der ve sonra ekler: Bu türküyü
bir operada söylemeni çok isterim. Bunu başarırsan,
beni gerçekten çok mutlu edersin. Ayla, her yere baş-
vuru yapar, bir operada bu türküyü icra edebilecek
tek yer bulamaz ve Atatürkün bu vasiyetini yerine
getiremeden 81 yaşında vefat eder.
Havada Bulut Yok bir Yemen Türküsüdür. Bu
türkü söylenirken Atatürkün gözyaşlarını tutamadığı
söylenir. Hacı Angı MarşlardaTürkülerde Atatürk
adlı kitabında bunu: Atatürk Yemen Türküsü söylenirken
gözyaşlarını tutamazdı. Zira Yemen Türküsü,
Atatürke bir hiç uğruna Arabistan çöllerinde
ziyan olan Türk gençlerini, geride kalanların yıkılan
umutlarını ve yakınmalarını anımsatırdı. cümleleriyle
anlatır.
İzmirin Kavakları Osmanlı İmparatorluğunun
dağılma döneminde İzmir, Aydın, Ödemiş ve çevresinde
efsaneleşen, düşmanla savaşıp cesur hareketleriyle
halkın gözüne girmiş adeta halk kahramanı
haline gelen Çakıcı adlı Efe için yazılmıştır.
Atabarı 1936-1937de Balkan Oyunları Festivaline
katılan Artvin mahalli halk oyunları ekibi, Atatürkün
huzurunda Artvin barı oynarlar. Oyun, Atatürkün çok
hoşuna gider ve tekrar oynanmasını isteyerek kendisi
de barbaşı olarak oyuna katılır, sonuna kadar oynar.
Bunun üzerine, bu anıyı yaşatmak için yazışmalar
sonucunda Atatürkün Uygundur cevaplı yazısı ile
oyunun adı Atabarı olarak değiştirilir.
Fikrimin İnce Gülü bestesi İsmail Hakkı Beye ait
olan, günümüzde de 7den 70e herkesin sevilen ve
beğenilerek dinlenen şarkı da Atatürkün sevdiği
şarkılardandır. Bu şarkıyı Müzeyyen Senar, Atatürkün
huzurunda söylemiştir.
1938 yılının Haziran ayında ekibiyle birlikte
Atatürkün gözbebeği Savarona yatına çağrılan
Müzeyyen Senar, verdiği röportajda o günü şöyle
anlatıyor:
Nubar Beyle yola çıktık; öğle saatinde Kanlıca
Koyundaki yata vardık. Atatürk, doktoru ile masada
idi. Faruk Kaptan da vardı. Yedi sekiz ay önce gördüğüm
Atatürk süzülmüştü. Masaya oturmamızı
işaret etti. Yemek yediniz mi? diye sordu. Çok heyecanlanmıştım.
Bu son karşılaşmamızda sofrada içki
yoktu ve Atatürkün sigara içmediğini hatırlıyorum.
Saat 13.00te şarkı söylemeye başladım, iki
saat sürdü. Defterim önünde idi. O istediği şarkı-
ları söylüyor, biz okuyorduk. Ancak o gün benden
istediği Cânâ rakibi handân edersin hariç, şarkılardan
birini çok iyi hatırlıyorum. Selahattin Pınarın
hüzzam şarkısı idi: Aşkınla sürünsem yine aşkınla
delirsem / Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine
girsem / Bir gölge gibi ruhunun altında belirsem
/ Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine girsem.
Selahattin Pınar bana, 1936nın Ağustos ayı başlarında
o sırada Florya Köşkünde bulunan Atatürke
çok yeni bir bestesi olan bu şarkıyı okuduğunu
ve Atatürkün de çok beğendiğini anlatmıştı. Saat
15.00te istirahata çekilmek mecburiyetinde idi. O
nedenle veda edip ayrıldık ve yine bir motor bizi karşı
sahile bıraktı. Bu benim Atatürkü son görüşüm oldu.
1925 yılının Ağustos ayının beşinci günü Latife
Hanımdan ayrıldığı zaman Bağrı Yanık Bülbüle Döndüm türküsünü çaldıran Atatürk ayrılığın
yükünü müzikle hafifletmek yolunu seçmiştir.
En çok sevdiği makamlar, rast, mahur, hüzzam,
segâh ve bestenigârdır. En çok beğendiği ve okuduğu
şarkılar arasında;
Haşin Beyin bestenigâr makamından:
Kaçma mecburundan ey ahuyi vahşi ülfet et.
Kazasker Mustafa İzzet Efendinin bestenigâr
makamından:
Gayirden bulmaz teselli sevdiğim.
Dedenin mahur makamından:
Ey gonca dihen harı elem canıma geçti.
Asım Beyin uşşak makamından:
Câna rakîbi handan edersin.
Asım Beyin rast makamından:
Habıgâhı yâre girdim arz için ahvalimi.
Faize Hanımın suzidil makamından:
Badei vuslat içilsin kâseyi fafurdan.
Mahmut Celalettin Paşanın hüseyni makamından:
Sevdiğim cemalin çünkü göremem.
Ahmet Rasimin rast makamından:
Lebi renginize bir gül konsun.
Rıza Efendinin rast makamından:
Zümrei huban içinde pek beğendim ben seni
Hacı Arif Beyin rast makamından:
Seyli ateşten emin olmaz yapılmış haneler.
sayılabilir.
Sanata ve sanatçıya verdiği önemi her fırsatta
dile getiren Atatürkün türküden gazele, alafranga
şarkılardan, milli marşlara kadar pek çok eser şarkıyı
sevdiği, bazılarını kendisinin söylediği, musikiye her
fırsatta da eşlik ettiği bilinmektedir.
- Katılım
- 6 Nis 2014
- Konular
- 25,408
- Mesajlar
- 52,478
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 5d 3h
- Reaksiyon Skoru
- 2,410
- Altın Konu
- 2
- TM Yaşı
- 12 Yıl 2 Ay 9 Gün
- Başarım Puanı
- 877
- MmoLira
- 3,740
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 441
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 972
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 435




