- Katılım
- 22 Ocak 2015
- Konular
- 4,152
- Mesajlar
- 12,387
- Online süresi
- 1m 12s
- Reaksiyon Skoru
- 1,516
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 11 Yıl 4 Ay 25 Gün
- Başarım Puanı
- 373
- Yaş
- 35
- MmoLira
- -17
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kendini Kendinle Çarp
Herkes biliyor ki:
Herkes için her sey olamazsin
Her seyi bir anda yapamazsin.
Her seyi mükemmel yapamazsin.
Her seyi herkesten iyi yapamazsin.
Sen de herkes gibi bir insansin.
Öyleyse:
En azindan, birisi için önemli bir sey ol.
Bir anda sadece bir sey yap.
Bir seyleri hep eksik birakacagini hatirla.
Bir seyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin senin gibi olamadigini gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalistigi yerde,
sen, sen ol, böylece herkesten daha iyi ol.
Kendini kendinden çikar
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Yasin kaç ise, bir o kadar rakami yasindan çikar ki geriye sifir kalsin. Hayata basladigin güne git. Dogdugun gün agzindan çikan ilk çigligi hatirla. Su anda yasadigin sehirde bir günde yüzlerce, binlerce bebek doguyor. Hepsi de bir çiglikla karisiyorlar hayata. Kendine bir sor; onlarin dogmasi ne kadar umurunda? Ne kadar önemsiyorsun ugramadigin bir yerde, tanimadigin bir kadinin tanimadigin/tanimayacagin bir bebegi dogurmasini? Dogdugu gün iste sen de böylesine umursanmaz biriydin. Sükür ki yani basinda annen baban vardi da, dünyaya ilk acemi bakislarina sefkatli bakislariyla karsilik verdiler. Elinden tuttular, ninni söylediler, büyüttüler, beslediler seni.
Seni önemli kilan onlarin sevgisiydi. O siralar seni ne Nike taniyordu, ne Coca-Cola önemsiyordu, ne de düsünüyordu. Seni önemeyenler, üstünde hiçbir sey olmadigi halde önemsiyordu seni. Seni sadece sen oldugun için seviyorlardi.
Istersen dogdugun günden biraz daha geriye gidelim. Birkaç ay daha geriye.. O zamanlar annenin karninda karanliklar içindeydin. Sadece onun fark ettigi, onun hissettigi biriydin. Oracikta kala kalsaydin ya da hiç çikamasaydin, kimse önemsemeyecekti seni. Bildigin bütün markalar seni hesaba katmadan satmaya devam edecekti, sevdigin bütün reklamlar seni düsünmeden oynayip duracakti.
Bir de söyle düsün: Sen içerideyken henüz gözlerin tamamlanmamisti; gözlerinin olmadigini gören, gözlerinin olmasi gerektigini düsünen, gözlerini olmasi gerektigi gibi olmasi gereken yere koyan ne annendi, ne babandi, ne de kendindin. Sana sorulmus olsaydi, henüz isigi bile tanimadigin için gözlerine ihtiyacin olmadigini söylerdin. Sana sorulmus olsaydi, henüz yollari, bahçeleri, kaldirimlari, vitrinleri görmedigin için ayaklarima gerek yok derdin. Belki ellerini bile istemeyecektin. Belki yüzünü bile gereksiz görecektin. Simdi bir düsün seni önemli kilan, gözlerinin önüne taktigin gözlük mü, ayaklarina geçirdigin ayakkabi mi, ellerine taktigin eldiven mi, boynuna doladigin atki mi?
Birkaç ay daha geriye gidelim. Henüz iki hücreden ibaretsin. Annen bile farkinda degil varliginin. Iki hücre hâlâ daha nasil oldugunu anlayamadigimiz bir hizla, olaganüstü bir düzenle çogalip ayrismasaydi da, anne rahminden düsüverseydin kimse fark etmeyecekti seni, kimsenin fark ettigi biri olmayacaktin. Hatta, bir adin bile olmayacakti.
Hiç dogmasaydin, su an aramizdan eksik olacaktin. Ama eksikligini bile fark etmeyecektik. Caner simdi burada olsaydi! bile diyemeyecekti annen baban ve sinif arkadaslarin. Çünkü olmayacaktin ve olmadigin için de olmadigin fark edilmeyecekti. Örnegin Sümeyye seni ne kadar özledim! diyen bir arkadasin olmayacakti. Çünkü hepten eksik oldugun için arkadasin eksikligini çekmeyecekti.
Senin anlayacagin hiç var olmamak ölmekten beterdir. Öldügünde hiç olmazsa, ardin sira aglayanlarin olur, eksikligini çekenler olur, özleyenlerin olur. Ama hiç yasamadiginda, hesaba katilmazsin, sözün bile edilmez.
Iste simdi hesabini yeniden yap; kendini kendinden çikar. Geriye sifir kaldiginda, yani sen adi bile olmayan bir hücre toplulugu oldugunda seni önemseyen kim olabilir? Tanidiklarin içinde öyle biri var mi? Sevdiklerin arasinda seni hiç yokken seven biri var mi? Örnegin, yüzün ortada bile degilken yüzünü özleyen biri var mi?
Nasil olabilir ki? Seni en çok sevenler bile seni sen varoldugun için sevdi. Simdi sen, seni sen yokken bile seven birini düsünmek istemez misin? Seni sen var oldugun içen sevenleri hatirladigin kadar, seni sevdigi için var edeni hatirlamak istemez misin?
Kendini kendinle çarp
Bu sabah aynaya bir bak. Bakalim kimi göreceksin. Elbette yeryüzündeki bütün insanlara benzeyen bir insan yüzü. Kaslari, gözleri, yüzü, burnu, kulaklari, saçlari ile sen de herkes gibi bir insansin. Ama aynada herhangi bir insani görüyor degilsin. Kendini görüyorsun. Tümüyle sana özel, sadece senin için yaratilmis bir yüz görüyorsun. Yani senin yüzün gibi baska bir yüz yok. Onun için yüzüne bakanlar seni, sadece seni görüyorlar. Seni taniyanlar yüzünden tanir, sevenler yüzünü sever. Herkese benzeyen birini degil. Bütün zamanlarda, senin yüzün gibi bir yüz olmadi, senin yüzün gibi bir yüz olmayacak.
Simdi tekrar düsün. Sen, en azindan yüzüne bakarak anlayabilecegin gibi, seni yaratan için bir tanesin, biriciksin, çok özelsin. Aynaya bakip yüzünü gördügünde, hep bunu hatirla. Sen hayran oldugun birilerine benzedigin için önemli degilsin. Sen sarkilarini severek dinledigin sarkici gibi konustugun için özel degilsin. Sen giydigin ayakkabi sayesinde, tuttugun takimin basarilari yüzünden, tisörtünün üzerinde yazan marka için biricik degilsin. Sen, sadece Sen oldugun için önemlisin. Seni biricik, birtanecik ve özel olarak yaratan, yasatan bir Yaratici seni önemsedigi için önemlisin.
Kendini kendine böl
Etrafina bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok sey pesinde kosuyor. Çok para, çok mal, çok yer, çok is, çok yemek, çok araba, çok tatil, çok çok Ne kadar telasla yasiyorlar. Herkesin çok acelesi var, çok telas içindeler, çok kosturuyorlar, hep bir yerlere yetismek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Kosturmasalar ellerindekileri düsürecekler gibi.
Simdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadasin var? Kaç sirdasin var? Çok az sey mutlu ediyor seni. Dostlarin pek az. Arkadaslarinin ve sirdaslarinin sayisi bir elin parmagini geçmiyor. Bazen sadece nefes almak seni mutlu etmeye yetiyor. Özledigin bir dostunu görmek, özledigin bir sahilde yürümek, sevdigin bir yiyecegi yemek, sevdiginin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni. Hepsi az seyler.. Çok az seyleri
Simdi geri dön. Dur ve yeniden bak. Meydanlarda kosturan insanlarin aradiklarini bir düsün. Merdivenleri telas içinde tirmanan, otoyollari son hizla tüketen kalabaliklarin neyin pesinde oldugunu düsünmeye çalis. Aslinda onlarin çogu senin çoktan buldugun çok az seyin pesinde. Ama çok kosturduklari için bir türlü durup kendilerine soramiyorlar. Yazik ki aradiklarini sandiklari seyi bulduklarinda da tanimayacaklar.
Sen senin için önemlisin. Biricik oldugun için önemlisin. Kendini baskalariyla kiyaslamayi birak. Kendini kendinle kiyasla. Kendini baskalarinin yasadiklari ile tanimlamak yerine kendi yasaminla tanimla. Içinde baskasinin plagi çalmasin. Kendi sesinle konus. Kendi yüzünle bak hayata. Kendini önemli bilerek yürü sokaklarda.
Nefes alip verebildigin için, günese çiplak gözle bakabildigin için, rüzgâri hissedebildigin için mühimsin. Yaratildigin için önemlisin. Kendini kendine bölersen, eline tam tamina bir 1 geçecek. Ne yarimsin, ne eksiksin, ne de kimselerin seni tamamlamasina ihtiyacin var. Sen mühimsin.
Herkes biliyor ki:
Herkes için her sey olamazsin
Her seyi bir anda yapamazsin.
Her seyi mükemmel yapamazsin.
Her seyi herkesten iyi yapamazsin.
Sen de herkes gibi bir insansin.
Öyleyse:
En azindan, birisi için önemli bir sey ol.
Bir anda sadece bir sey yap.
Bir seyleri hep eksik birakacagini hatirla.
Bir seyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin senin gibi olamadigini gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalistigi yerde,
sen, sen ol, böylece herkesten daha iyi ol.
Kendini kendinden çikar
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Yasin kaç ise, bir o kadar rakami yasindan çikar ki geriye sifir kalsin. Hayata basladigin güne git. Dogdugun gün agzindan çikan ilk çigligi hatirla. Su anda yasadigin sehirde bir günde yüzlerce, binlerce bebek doguyor. Hepsi de bir çiglikla karisiyorlar hayata. Kendine bir sor; onlarin dogmasi ne kadar umurunda? Ne kadar önemsiyorsun ugramadigin bir yerde, tanimadigin bir kadinin tanimadigin/tanimayacagin bir bebegi dogurmasini? Dogdugu gün iste sen de böylesine umursanmaz biriydin. Sükür ki yani basinda annen baban vardi da, dünyaya ilk acemi bakislarina sefkatli bakislariyla karsilik verdiler. Elinden tuttular, ninni söylediler, büyüttüler, beslediler seni.
Seni önemli kilan onlarin sevgisiydi. O siralar seni ne Nike taniyordu, ne Coca-Cola önemsiyordu, ne de düsünüyordu. Seni önemeyenler, üstünde hiçbir sey olmadigi halde önemsiyordu seni. Seni sadece sen oldugun için seviyorlardi.
Istersen dogdugun günden biraz daha geriye gidelim. Birkaç ay daha geriye.. O zamanlar annenin karninda karanliklar içindeydin. Sadece onun fark ettigi, onun hissettigi biriydin. Oracikta kala kalsaydin ya da hiç çikamasaydin, kimse önemsemeyecekti seni. Bildigin bütün markalar seni hesaba katmadan satmaya devam edecekti, sevdigin bütün reklamlar seni düsünmeden oynayip duracakti.
Bir de söyle düsün: Sen içerideyken henüz gözlerin tamamlanmamisti; gözlerinin olmadigini gören, gözlerinin olmasi gerektigini düsünen, gözlerini olmasi gerektigi gibi olmasi gereken yere koyan ne annendi, ne babandi, ne de kendindin. Sana sorulmus olsaydi, henüz isigi bile tanimadigin için gözlerine ihtiyacin olmadigini söylerdin. Sana sorulmus olsaydi, henüz yollari, bahçeleri, kaldirimlari, vitrinleri görmedigin için ayaklarima gerek yok derdin. Belki ellerini bile istemeyecektin. Belki yüzünü bile gereksiz görecektin. Simdi bir düsün seni önemli kilan, gözlerinin önüne taktigin gözlük mü, ayaklarina geçirdigin ayakkabi mi, ellerine taktigin eldiven mi, boynuna doladigin atki mi?
Birkaç ay daha geriye gidelim. Henüz iki hücreden ibaretsin. Annen bile farkinda degil varliginin. Iki hücre hâlâ daha nasil oldugunu anlayamadigimiz bir hizla, olaganüstü bir düzenle çogalip ayrismasaydi da, anne rahminden düsüverseydin kimse fark etmeyecekti seni, kimsenin fark ettigi biri olmayacaktin. Hatta, bir adin bile olmayacakti.
Hiç dogmasaydin, su an aramizdan eksik olacaktin. Ama eksikligini bile fark etmeyecektik. Caner simdi burada olsaydi! bile diyemeyecekti annen baban ve sinif arkadaslarin. Çünkü olmayacaktin ve olmadigin için de olmadigin fark edilmeyecekti. Örnegin Sümeyye seni ne kadar özledim! diyen bir arkadasin olmayacakti. Çünkü hepten eksik oldugun için arkadasin eksikligini çekmeyecekti.
Senin anlayacagin hiç var olmamak ölmekten beterdir. Öldügünde hiç olmazsa, ardin sira aglayanlarin olur, eksikligini çekenler olur, özleyenlerin olur. Ama hiç yasamadiginda, hesaba katilmazsin, sözün bile edilmez.
Iste simdi hesabini yeniden yap; kendini kendinden çikar. Geriye sifir kaldiginda, yani sen adi bile olmayan bir hücre toplulugu oldugunda seni önemseyen kim olabilir? Tanidiklarin içinde öyle biri var mi? Sevdiklerin arasinda seni hiç yokken seven biri var mi? Örnegin, yüzün ortada bile degilken yüzünü özleyen biri var mi?
Nasil olabilir ki? Seni en çok sevenler bile seni sen varoldugun için sevdi. Simdi sen, seni sen yokken bile seven birini düsünmek istemez misin? Seni sen var oldugun içen sevenleri hatirladigin kadar, seni sevdigi için var edeni hatirlamak istemez misin?
Kendini kendinle çarp
Bu sabah aynaya bir bak. Bakalim kimi göreceksin. Elbette yeryüzündeki bütün insanlara benzeyen bir insan yüzü. Kaslari, gözleri, yüzü, burnu, kulaklari, saçlari ile sen de herkes gibi bir insansin. Ama aynada herhangi bir insani görüyor degilsin. Kendini görüyorsun. Tümüyle sana özel, sadece senin için yaratilmis bir yüz görüyorsun. Yani senin yüzün gibi baska bir yüz yok. Onun için yüzüne bakanlar seni, sadece seni görüyorlar. Seni taniyanlar yüzünden tanir, sevenler yüzünü sever. Herkese benzeyen birini degil. Bütün zamanlarda, senin yüzün gibi bir yüz olmadi, senin yüzün gibi bir yüz olmayacak.
Simdi tekrar düsün. Sen, en azindan yüzüne bakarak anlayabilecegin gibi, seni yaratan için bir tanesin, biriciksin, çok özelsin. Aynaya bakip yüzünü gördügünde, hep bunu hatirla. Sen hayran oldugun birilerine benzedigin için önemli degilsin. Sen sarkilarini severek dinledigin sarkici gibi konustugun için özel degilsin. Sen giydigin ayakkabi sayesinde, tuttugun takimin basarilari yüzünden, tisörtünün üzerinde yazan marka için biricik degilsin. Sen, sadece Sen oldugun için önemlisin. Seni biricik, birtanecik ve özel olarak yaratan, yasatan bir Yaratici seni önemsedigi için önemlisin.
Kendini kendine böl
Etrafina bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok sey pesinde kosuyor. Çok para, çok mal, çok yer, çok is, çok yemek, çok araba, çok tatil, çok çok Ne kadar telasla yasiyorlar. Herkesin çok acelesi var, çok telas içindeler, çok kosturuyorlar, hep bir yerlere yetismek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Kosturmasalar ellerindekileri düsürecekler gibi.
Simdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadasin var? Kaç sirdasin var? Çok az sey mutlu ediyor seni. Dostlarin pek az. Arkadaslarinin ve sirdaslarinin sayisi bir elin parmagini geçmiyor. Bazen sadece nefes almak seni mutlu etmeye yetiyor. Özledigin bir dostunu görmek, özledigin bir sahilde yürümek, sevdigin bir yiyecegi yemek, sevdiginin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni. Hepsi az seyler.. Çok az seyleri
Simdi geri dön. Dur ve yeniden bak. Meydanlarda kosturan insanlarin aradiklarini bir düsün. Merdivenleri telas içinde tirmanan, otoyollari son hizla tüketen kalabaliklarin neyin pesinde oldugunu düsünmeye çalis. Aslinda onlarin çogu senin çoktan buldugun çok az seyin pesinde. Ama çok kosturduklari için bir türlü durup kendilerine soramiyorlar. Yazik ki aradiklarini sandiklari seyi bulduklarinda da tanimayacaklar.
Sen senin için önemlisin. Biricik oldugun için önemlisin. Kendini baskalariyla kiyaslamayi birak. Kendini kendinle kiyasla. Kendini baskalarinin yasadiklari ile tanimlamak yerine kendi yasaminla tanimla. Içinde baskasinin plagi çalmasin. Kendi sesinle konus. Kendi yüzünle bak hayata. Kendini önemli bilerek yürü sokaklarda.
Nefes alip verebildigin için, günese çiplak gözle bakabildigin için, rüzgâri hissedebildigin için mühimsin. Yaratildigin için önemlisin. Kendini kendine bölersen, eline tam tamina bir 1 geçecek. Ne yarimsin, ne eksiksin, ne de kimselerin seni tamamlamasina ihtiyacin var. Sen mühimsin.







