HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kâinata nereden bakarsak bakalım, onda harika bir nizamın olduğunu görüyoruz. Rüzgârların yağmur yüklü bulutları karalara taşımasından, Ay'ın Dünya'mızı geceleri bir kandil gibi aydınlatmasına ve Dünya'mızın Güneş etrafındaki harikulâde bir hızla dönüşüne kadar (saatte ortalama 110.000 km) her şey bu mükemmel dengenin bir ifadesidir. Bu denge ve sistemler aralarındaki münasebetler dikkate alınarak incelendiğinde, hepsinin insanoğlunun hizmetine sunulduğu anlaşılacaktır. Öyle bir lütuf ki; ikamet edeceğimiz evin elektrik, su, telefon ve ısınma için gerekli sistemlerini henüz inşaat safhasındayken ayarladığımız gibi, yeryüzü de insanoğlunun bütün ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, daha yeryüzüne ayak basmasından önce hazırlanmıştır.
Yağmur damlalarının boyutlarından tutun da ağaçların uzunluklarına, rüzgârın hızına ve yerçekim kuvvetinin vücudumuzla olan ahengine kadar her şey, yeryüzünün insan için yaratıldığını gösteriyor. İnsanoğlu dışındaki varlıklar ele alındığında, bundan farklı bir manzara ile karşılaşmayız. Nitekim her defasında onlarcasını yediğimiz halde göldeki balıklar hâlâ oltamıza takılmakta, süt, et ve derisinden faydalandığımız hayvanlar bir kere olsun isyan etmemektedir. Yine hava ve su küredeki pek çok mucizevî faydalar yanında, dünyamızın taşküresini meydana getiren bütün kayaçlar incelendiğinde, her birinin çeşitli enerji kaynağı ve maden olarak insanın hizmetinde olduğu görülecektir. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Her şeyden belli bir şekilde istifade edebilme potansiyeli açısından, şuurlu tek varlık insandır.
4,5 milyar yıllık geçmişi olan Dünya'da insanın macerası yaklaşık 100.000 yıldır. Hamam böceklerinin bile 200 milyon yıllık fosillerine rastlanıldığı düşünülürse, ne kadar yeni bir varlık olduğumuz daha iyi anlaşılmış olur. Bu genç yaşına rağmen insanoğlu, kendisine bahşedilen aklı ile, yeryüzünden istifade etmiştir. Ancak bu istifade ediş günümüzde öyle büyük boyutlara gelmiştir ki; önceleri hiç bozulmaz zannedilen ekosistem, bundan büyük zarar görmüştür.
Milyarlarca yıldan bu yana, muazzam bir denge içerisindeki yeryüzü ekosistemi, insanoğlunun sınır tanımaz ve açgözlü davranışları ile büyük değişmelere uğramış ve bozulmuştur. Özellikle 150-200 yıldan bu yana yapılan yanlış ve ölçüsüz uygulamalar ile yeryüzünün atmosferi ve su kaynakları çoğu yerde kirletilmiş, bitki örtüsünün büyük kısmı tahrip edilmiş ve milyonlarca yıldır varlığını devam ettiren çeşitli bitki ve hayvanın nesli tükenmiştir. Son yıllarda karşılaştığımız en önemli problemlerden birisi de küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişiklikleridir.
Yağmur damlalarının boyutlarından tutun da ağaçların uzunluklarına, rüzgârın hızına ve yerçekim kuvvetinin vücudumuzla olan ahengine kadar her şey, yeryüzünün insan için yaratıldığını gösteriyor. İnsanoğlu dışındaki varlıklar ele alındığında, bundan farklı bir manzara ile karşılaşmayız. Nitekim her defasında onlarcasını yediğimiz halde göldeki balıklar hâlâ oltamıza takılmakta, süt, et ve derisinden faydalandığımız hayvanlar bir kere olsun isyan etmemektedir. Yine hava ve su küredeki pek çok mucizevî faydalar yanında, dünyamızın taşküresini meydana getiren bütün kayaçlar incelendiğinde, her birinin çeşitli enerji kaynağı ve maden olarak insanın hizmetinde olduğu görülecektir. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Her şeyden belli bir şekilde istifade edebilme potansiyeli açısından, şuurlu tek varlık insandır.
4,5 milyar yıllık geçmişi olan Dünya'da insanın macerası yaklaşık 100.000 yıldır. Hamam böceklerinin bile 200 milyon yıllık fosillerine rastlanıldığı düşünülürse, ne kadar yeni bir varlık olduğumuz daha iyi anlaşılmış olur. Bu genç yaşına rağmen insanoğlu, kendisine bahşedilen aklı ile, yeryüzünden istifade etmiştir. Ancak bu istifade ediş günümüzde öyle büyük boyutlara gelmiştir ki; önceleri hiç bozulmaz zannedilen ekosistem, bundan büyük zarar görmüştür.
Milyarlarca yıldan bu yana, muazzam bir denge içerisindeki yeryüzü ekosistemi, insanoğlunun sınır tanımaz ve açgözlü davranışları ile büyük değişmelere uğramış ve bozulmuştur. Özellikle 150-200 yıldan bu yana yapılan yanlış ve ölçüsüz uygulamalar ile yeryüzünün atmosferi ve su kaynakları çoğu yerde kirletilmiş, bitki örtüsünün büyük kısmı tahrip edilmiş ve milyonlarca yıldır varlığını devam ettiren çeşitli bitki ve hayvanın nesli tükenmiştir. Son yıllarda karşılaştığımız en önemli problemlerden birisi de küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişiklikleridir.
