Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
1)Konularına Göre
2)Canlılarına Göre
3)Yaşama Ortamlarına Göre
1) Konularına Göre:
1) Dünya ile canlılar arasında ki ilişkiler araştırılıyorsa buna DESKRİPTİF BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
2) Eğer canlıların çevreleriyle ilişkisinin nedenleri araştırılıyorsa buna da EKOLOJİK BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
3) Eğer dünyada canlıların yaşadığı olaylar ve bu olayların tarihleri jeomorfolojik, zoogenetik ve filogenetik çalışmalarla yapılıyorsa buna da HİSTORİK BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
4) Canlıların dünyada ki yayılışları ve yayılışlarının nedenleri hem ekolojik hemde historik açıdan ele alınıp yapılıyorsa buna da NEDENSEL BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
B.2) Canlı Grubuna Göre:
1) Eğer dünyada bitkilerin dünyada bitkilerin dağıldığı yerler, bulunduğu yerler ele alınıyorsa buna BİTKİ COĞRAFYASI adı verilir.(FİTOCOĞRAFYA)
2) Eğer dünyada hayvanların yayılışları bu yayılışlarda bulunup bulunmadığı yerleri araştırıyorsa buna HAYVAN COĞRAFYASI denir.
3) Dünyada insanların bulunup bulunmadığı yerler araştırılıyorsa buna İNSAN COĞRAFYASI denir.
Örn: Tarihsel araştırılıyorsa buna Historik, nedenleri araştırılıyorsa Nedensel Biyocoğrafya.
3)Yaşama Ortamlarına Göre:
1) Karasal Biyocoğrafya:
2) Denizsel Biyocoğrafya:
1) Karasal Biyocoğrafya: canlıların yaşama istekleri yerleri çok daha uygun ortam olarak karaları seçerler. Karalar büyükten küçüğe doğru kıtalara ayrılır. Karalar bugünkü durumunda 3. zaman olan tersiyer başlangıcında bu günkü durumunu almıştır. Bu bulgular paleontolojik bilgilerden elde edilir. Bu bilgilere göre de bu süre içerisinden çiçekli, bitkilerin, plasentalı ve keseli memelilerin, kuşların ve yılanların, kemikli balıkların böceklerin ilk bu dönemde görüldüğü bu dönemden sonra diğer alanlara yayılmaya başladığı ileri sürülmektedir. Üçüncü zaman olan tersiyer başlangıcı son derece önemlidir. Bitkiler ve hayvanlar arzu ettiği özelliklere göre kıtalar içerisinde birbirleriyle aynı olan bazen de farklı olan alanlara yayıldıkları ve yaşamını sürdürdüğü ileri sürülmüştür. İsteklerine göre canlılar aynı ve farklı yayılma alanlarına ayrılır. Buna göre bu canlılar aynı özellikteki alanlarda yaşayabilir yada farklı özellikleri gösteren yerlerde de olabilir.ve buna göre bu canlı herhangi bir coğrafik bir alana dahil olması için
1. O coğrafik alanın içerisine giren bir yerde bulunması ve o alan içerisindeki canlıların %50 sinin yalnız o alanda bulunması lazım.
Yapılan araştırmalar da biyosferde bitkiler için 6-7civarında birbirinden farklı alanın olduğu ileri sürülmektedir.
Hayvanlarda ise birbirinden farklı 4 tane alanın olduğu ileri sürülmektedir.
2) Denizsel Biyocoğrafya: Denizler de tür çeşitliliği azdır ancak populasyon fazlalığı vardır. Nedeni ise tuzluluktan ileri gelmektedir. Deniz Biyocoğrafyasın da olan olumsu bir durum tuzluluk oranını fazlalığıdır. Ancak buna rağmen burada yasayan canlılar da vardır. Denizel ekosistem adaptasyonunun zor olmasıdan dolayı çok fazla çeşitlilik yoktur. Fakat rekabet eden canlı çeşitliliğinin az olması populasyonda ki birey sayısının fazla olmasına neden olur. Dünyanın 2/3 denizlerle kaplıdır. Ve buda 361 milyon km2 alana karşılık gelir. Karalar içerisinde ki kısım vardır ki buda 149 milyon km2 karşılık gelir. Yani su yüzeylerinin dünyada kapsadığı toplam alan 510 milyon km2dir. Buna göre bitkilerin su yüzeyinden 200 m derinliklere kadar yaşadığı görülür. Ayrıca 47 çiçekli bitki türü bu derinliklerde yaşar. Bütün bu su yüzeyleri içinde yalnız medcezir alanlarını kapsayan 2 tane önemli alan vardır. Bunlardan 1.si Mangrove(sakız ağaçları) özellikle tropikal ve sub-tropikal bölgelerin kıyı kısımlarında korunmuş koylar deltalar lagünler ve ırmak yatakları gibi yerlerde oldukça sık çok özel ve aynı zamanda ilginç bataklık vejetasyonu olan Mangrove Ormanları gelişir. Mangroveler büyük boylu ağaçlardan oluşur. Kıyı düzlükleri üzerinde su ile taşınımı olan diaspor(herhangi bir bitkinin kopan bir parçasından yavru oluşturması) kısa bir zamanda gelişerek alçak ve sı bir orman haline dönüşür. 2.si özel bir deniz yosunu olan sargassum ile kaplı sargassum denizidir. Hayvanlara baktığımızda ise dünyada ortalama 85.000 tür olduğu tahmin edilmektedir. Denizel ekosistemler gerek hayvan gerekse bitki türleri bakımından oldukça fazladır. Bunun diğer bir nedeni ise denizlerde karalarda ki kadar bir izolasyonun olmamasıdır. Bu neden ele alındığında Pasifik ve Atlantik olarak iki okyanus bir bütün teşkil eder. İşte bu bütünlük izolasyonu engeller ve sonuçta bu bölge Biyocoğrafya yönünden bir özellik taşımaz. Biyocoğrafyanın sınıflandırmasını oluşturan başlıca neden bitki ve hayvan ilk var olduğu yerden (gen merkezi) yayılma ve göç etmesidir. Canlıların yaşayabilmesi ve göç edebilmesi için 2 önemli sebep vardır.1- Populasyonun artması 2- Yaşadıkları ortamın ekolojik özelliğinin değişmesiBütün bunların sebebini ve bu sebepler sonucunda canlıların köken ve dağılışını inceleyen Biyocoğrafyanın yan dalı Korolojidir ve bu dalda Ernest HACKEL tarafından ortaya çıkarılmıştır. Canlıların yayılmasının neden ilk olarak alan kazanma isteğidir. Bu dalda en önemli faktör nesillerin devam etme isteğidir. Populasyonlar artsa bile yada ortamda ki ekolojik koşullar değişse bile eğer canlının çoğalma miktarı ve dağılıma özelliği yoksa bu gerçekleşmez.
Bitki ve hayvanları birlikte ele aldığımızda bunların yaşam alanları 5 tanedir.Afrikanın güneybatısında olan (lapensis bölgesi) özellikle bitkiler bakımından diğer bölgelere oranla çok büyük ayrıcalıklar gösterir ve böylece Afrika dışında ki hayvanlar (Etiopis) içerisinde yer alır.
Bitki ve hayvanların yaşadığı 5 farklı bölge
1. Holoarktis Bölgesi
2. Paleotropis Bölgesi
3. Neotropis Bölgesi
4. Australis Bölgesi
5. Antartis Bölgesi
Bunlar biyosferin oluşturduğu yaşam alanlarıdır.
1.Holoarktis Bölgesi: Kuzey yarım küre de tropik bölge dışında ki tüm alanları kapsayan bölgedir. Biz bu bölgeye özellikle tersiyer döneme baktığımız da Kuzey ve Güney Amerikanın birbirinden ayrı olduğu ancak bunun yanında Kuzey Amerika Avrasya bağlantısının mevcut olduğunu görüyoruz. Bu bölgeyi temsil eden en önemli familyalar Betulaceae, Fagaceae, Ranunculaceae, Brassicaceae, Saxifragaceae, Apiaceae, Primulaceae. Bunların % 50 si en az burada bulunur. Bu familyalar bu bölgeler için endemiktir.Hayvanlarda ise Turna balıkları, Köstebek, Kunduz ,Dalgıç Kuşları, Penguen, Ren Geyikleri, Kutup Ayıları.
Holoarktis Bölgesi 2ye ayrılır. Bu iki bölge biyoçeşitlilik bakımından çok zengin bölgelerdir.
1)Neoarktik: Keseli fareler bu bölgede endemiktir
2)Palearktik: Genellikle bu bölgede geyikler ve saygalar yaşar. Bu bölge İndo-Malaya ve Polinezya alt bölgeleri ile birlikte Afrikadan Pasifik adalarına kadar uzanır. Bu bölgeyi karakterize eden en önemli bitki familyaları Cycdaceae, Pandonaceae, zingiberaceae, Maraceae, Aloe cinsidir.
2.Paleotropis Bölgesi: Bu bölge 2 alt bölgeye ayrılır. Bunlar ;
1.) Etiyopya 2) Oriental
1.) Etiyopya: Etiyopya Afrikanın Paleotropis bölgesinin arasında ki alanları içine alır ve aynı zamanda bitkiler açısından Kapensis hayvanları açısından Madagaskar gibi 2 alt bölgeye ayrılır. Bunlar içinde Kapensis, Etiyopya içinde çok büyük yer işgal etmez. Bu bölgede özellikle bitki çeşitliliği fazladır. Bu bölgede yaşayan bitkiler içerisin de 5 endemik familya bulunmaktadır.Madagaskarda, Kapensiste bulunan hayvanların bir çoğu burada bulunmaz buna karşılık bu bölge canlılar açısından izolasyon özelliğine sahiptir.Örn: Afrikada bulunan insansı maymun, gerçek maymun ve orangutan burada bulunmaz fakat oklu kirpiler, yarı maymunlar ve misk kedileri yalnız burada bulunur.
2) Oriental: Hindistan, Güney Çin, Sunda Adaları ve Filipinleri içine alır. Bu bölgenin en önemli özelliği bazı hayvanların buraya has olmasıdır. Bunların başında Tavuz kuşları, Kaplan, Leopar, Hint Fili, Gergedan, Goril, Çakal, Antilop, Boynuzlu Gergedan, Zebra, Afrika Kurdu gelir. Bunlar Oriental alt bölgeyi Etiyopyadan ayıran en önemli özelliktir. Ayrıca Oriental alt bölge içerisinde de Wallas dediğimiz bir alan bulunmaktadır ki burası da yine Avusturalya ve de Oriental bölge elementlerine sahiptir ve Avusturalya elementleri bu bölgenin batısında ki Wallas çizgisine kadar yayılış göstermektedir. Buna karşılık Oriental bölgelerde bu bölgenin doğusundan geçen Lyddeck bölgesine kadar yayılış gösterir. Paleotropis bölgesi Etiyopya ve Oriental alt bölgeleriyle beraber dünyada ki en fazla bitki türüne sahip bölgeyi oluştururlar. Hatta burada ki bitki türüne Tropikal Flora adı verilmektedir. Örn: Tropikal yağmur ormanları bu bölgede yer alır. Bunun da en büyük nedeni ortalama sıcaklığın 25-30 C arasında olmasıdır. (Bitkiler için ideal sıcaklık aralığı).
3.Neotropis Bölgesi: Orta ve Güney Amerikayı içine alır. Familyaları Cactaceae, Borameliaceae, Melatomaceae, Kannoceae, Moronthaceaedir. Burayı karakterize eden en önemli cinste Agavedir.Hayvanlarda ise özellikle kuşlar kuşlara ait 6-7 familya burası için endemik bunlar da 6 tane yarasa türü burada endemiktir. Burunlu maymunlar, Elektrikli yılan balıkları, Akciğerli Balıklar, Kertenkele ve Boğa Yılanı. Bu bölgede Kuzey Amerika ile arasında Sonera denilen bir bölge bulunur. Bu bölge Kuzeyle, Güney arasında geçişi sağlar. Sonera bölgesinde Kuzey ve Güney Amerikaya ait türler bulunur. Bununda nedeni tersiyer dönemde izole olmasıdır. Bu nedenle özellikle pek çok hayvan burada evrimleşmiştir. Bu gruplardan çoğu bu bölgeye özellik vermektedir. Sonera bölgesi ile ilgili bazı tartışmalar vardır.
4.Australis Bölgesi: Avustralya, Tazmanya ve Yeni Gineyi içine almaktadır. Ne var ki hayvanları ele aldığımızda bu bölgede saydıklarımızın yanı sıra Polinezyayı, Yeni Ginenin tamamını Yeni Zelanda, ve Malezyayı da kapsadığını görüyoruz. Hayvanlar alemini de ele aldığımızda bu bölgeye Avustralo-Papua bölgesi adı verilir. Bu bölge uzun yıllar izolasyon yaşamıştır. On binden fazla bitki türü bulunur. %86 civarında endemiktir. İçerisinde 2 cins çok önemlidir. Eucalyptus, bunun 500den fazla türü vardır. Diğer cins ise Acacia 400 tane türü vardır.Hayvanlar da ise Emu ve Tepeli Kuşla, Cennet Kuşları, Kanguru, Lif Kuşlarının ve Yeni Gine Kaplumbağası adı verilen (buraya özgü), bazı kuşların, baykuşların buraya has olduğu görülür. Burada çok fazla sayıda kuşların olması nedeniyle bu bölgeye Ornithogea (kuş bölgesi) adı verilir. Avustralya kaplumbağası ve yılan, keseli hayvanlar yalnız Avustralya da bulunur.
5.Antartis Bölgesi: Bu bölge Güney Amerikanın Güney ucu ve Yeni Zelandanın kısmen bazı alanları ve de Sub-Antartik Adalarını kapsar ve burada 2 cins son derece önemlidir. Netofagus, Fusksiave bunun yanında hayvanlar da ise tamamen diğer bölgelerden çok farklılıklar görülür.
2)Canlılarına Göre
3)Yaşama Ortamlarına Göre
1) Konularına Göre:
1) Dünya ile canlılar arasında ki ilişkiler araştırılıyorsa buna DESKRİPTİF BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
2) Eğer canlıların çevreleriyle ilişkisinin nedenleri araştırılıyorsa buna da EKOLOJİK BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
3) Eğer dünyada canlıların yaşadığı olaylar ve bu olayların tarihleri jeomorfolojik, zoogenetik ve filogenetik çalışmalarla yapılıyorsa buna da HİSTORİK BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
4) Canlıların dünyada ki yayılışları ve yayılışlarının nedenleri hem ekolojik hemde historik açıdan ele alınıp yapılıyorsa buna da NEDENSEL BİYOCOĞRAFYA adı verilir.
B.2) Canlı Grubuna Göre:
1) Eğer dünyada bitkilerin dünyada bitkilerin dağıldığı yerler, bulunduğu yerler ele alınıyorsa buna BİTKİ COĞRAFYASI adı verilir.(FİTOCOĞRAFYA)
2) Eğer dünyada hayvanların yayılışları bu yayılışlarda bulunup bulunmadığı yerleri araştırıyorsa buna HAYVAN COĞRAFYASI denir.
3) Dünyada insanların bulunup bulunmadığı yerler araştırılıyorsa buna İNSAN COĞRAFYASI denir.
Örn: Tarihsel araştırılıyorsa buna Historik, nedenleri araştırılıyorsa Nedensel Biyocoğrafya.
3)Yaşama Ortamlarına Göre:
1) Karasal Biyocoğrafya:
2) Denizsel Biyocoğrafya:
1) Karasal Biyocoğrafya: canlıların yaşama istekleri yerleri çok daha uygun ortam olarak karaları seçerler. Karalar büyükten küçüğe doğru kıtalara ayrılır. Karalar bugünkü durumunda 3. zaman olan tersiyer başlangıcında bu günkü durumunu almıştır. Bu bulgular paleontolojik bilgilerden elde edilir. Bu bilgilere göre de bu süre içerisinden çiçekli, bitkilerin, plasentalı ve keseli memelilerin, kuşların ve yılanların, kemikli balıkların böceklerin ilk bu dönemde görüldüğü bu dönemden sonra diğer alanlara yayılmaya başladığı ileri sürülmektedir. Üçüncü zaman olan tersiyer başlangıcı son derece önemlidir. Bitkiler ve hayvanlar arzu ettiği özelliklere göre kıtalar içerisinde birbirleriyle aynı olan bazen de farklı olan alanlara yayıldıkları ve yaşamını sürdürdüğü ileri sürülmüştür. İsteklerine göre canlılar aynı ve farklı yayılma alanlarına ayrılır. Buna göre bu canlılar aynı özellikteki alanlarda yaşayabilir yada farklı özellikleri gösteren yerlerde de olabilir.ve buna göre bu canlı herhangi bir coğrafik bir alana dahil olması için
1. O coğrafik alanın içerisine giren bir yerde bulunması ve o alan içerisindeki canlıların %50 sinin yalnız o alanda bulunması lazım.
Yapılan araştırmalar da biyosferde bitkiler için 6-7civarında birbirinden farklı alanın olduğu ileri sürülmektedir.
Hayvanlarda ise birbirinden farklı 4 tane alanın olduğu ileri sürülmektedir.
2) Denizsel Biyocoğrafya: Denizler de tür çeşitliliği azdır ancak populasyon fazlalığı vardır. Nedeni ise tuzluluktan ileri gelmektedir. Deniz Biyocoğrafyasın da olan olumsu bir durum tuzluluk oranını fazlalığıdır. Ancak buna rağmen burada yasayan canlılar da vardır. Denizel ekosistem adaptasyonunun zor olmasıdan dolayı çok fazla çeşitlilik yoktur. Fakat rekabet eden canlı çeşitliliğinin az olması populasyonda ki birey sayısının fazla olmasına neden olur. Dünyanın 2/3 denizlerle kaplıdır. Ve buda 361 milyon km2 alana karşılık gelir. Karalar içerisinde ki kısım vardır ki buda 149 milyon km2 karşılık gelir. Yani su yüzeylerinin dünyada kapsadığı toplam alan 510 milyon km2dir. Buna göre bitkilerin su yüzeyinden 200 m derinliklere kadar yaşadığı görülür. Ayrıca 47 çiçekli bitki türü bu derinliklerde yaşar. Bütün bu su yüzeyleri içinde yalnız medcezir alanlarını kapsayan 2 tane önemli alan vardır. Bunlardan 1.si Mangrove(sakız ağaçları) özellikle tropikal ve sub-tropikal bölgelerin kıyı kısımlarında korunmuş koylar deltalar lagünler ve ırmak yatakları gibi yerlerde oldukça sık çok özel ve aynı zamanda ilginç bataklık vejetasyonu olan Mangrove Ormanları gelişir. Mangroveler büyük boylu ağaçlardan oluşur. Kıyı düzlükleri üzerinde su ile taşınımı olan diaspor(herhangi bir bitkinin kopan bir parçasından yavru oluşturması) kısa bir zamanda gelişerek alçak ve sı bir orman haline dönüşür. 2.si özel bir deniz yosunu olan sargassum ile kaplı sargassum denizidir. Hayvanlara baktığımızda ise dünyada ortalama 85.000 tür olduğu tahmin edilmektedir. Denizel ekosistemler gerek hayvan gerekse bitki türleri bakımından oldukça fazladır. Bunun diğer bir nedeni ise denizlerde karalarda ki kadar bir izolasyonun olmamasıdır. Bu neden ele alındığında Pasifik ve Atlantik olarak iki okyanus bir bütün teşkil eder. İşte bu bütünlük izolasyonu engeller ve sonuçta bu bölge Biyocoğrafya yönünden bir özellik taşımaz. Biyocoğrafyanın sınıflandırmasını oluşturan başlıca neden bitki ve hayvan ilk var olduğu yerden (gen merkezi) yayılma ve göç etmesidir. Canlıların yaşayabilmesi ve göç edebilmesi için 2 önemli sebep vardır.1- Populasyonun artması 2- Yaşadıkları ortamın ekolojik özelliğinin değişmesiBütün bunların sebebini ve bu sebepler sonucunda canlıların köken ve dağılışını inceleyen Biyocoğrafyanın yan dalı Korolojidir ve bu dalda Ernest HACKEL tarafından ortaya çıkarılmıştır. Canlıların yayılmasının neden ilk olarak alan kazanma isteğidir. Bu dalda en önemli faktör nesillerin devam etme isteğidir. Populasyonlar artsa bile yada ortamda ki ekolojik koşullar değişse bile eğer canlının çoğalma miktarı ve dağılıma özelliği yoksa bu gerçekleşmez.
Bitki ve hayvanları birlikte ele aldığımızda bunların yaşam alanları 5 tanedir.Afrikanın güneybatısında olan (lapensis bölgesi) özellikle bitkiler bakımından diğer bölgelere oranla çok büyük ayrıcalıklar gösterir ve böylece Afrika dışında ki hayvanlar (Etiopis) içerisinde yer alır.
Bitki ve hayvanların yaşadığı 5 farklı bölge
1. Holoarktis Bölgesi
2. Paleotropis Bölgesi
3. Neotropis Bölgesi
4. Australis Bölgesi
5. Antartis Bölgesi
Bunlar biyosferin oluşturduğu yaşam alanlarıdır.
1.Holoarktis Bölgesi: Kuzey yarım küre de tropik bölge dışında ki tüm alanları kapsayan bölgedir. Biz bu bölgeye özellikle tersiyer döneme baktığımız da Kuzey ve Güney Amerikanın birbirinden ayrı olduğu ancak bunun yanında Kuzey Amerika Avrasya bağlantısının mevcut olduğunu görüyoruz. Bu bölgeyi temsil eden en önemli familyalar Betulaceae, Fagaceae, Ranunculaceae, Brassicaceae, Saxifragaceae, Apiaceae, Primulaceae. Bunların % 50 si en az burada bulunur. Bu familyalar bu bölgeler için endemiktir.Hayvanlarda ise Turna balıkları, Köstebek, Kunduz ,Dalgıç Kuşları, Penguen, Ren Geyikleri, Kutup Ayıları.
Holoarktis Bölgesi 2ye ayrılır. Bu iki bölge biyoçeşitlilik bakımından çok zengin bölgelerdir.
1)Neoarktik: Keseli fareler bu bölgede endemiktir
2)Palearktik: Genellikle bu bölgede geyikler ve saygalar yaşar. Bu bölge İndo-Malaya ve Polinezya alt bölgeleri ile birlikte Afrikadan Pasifik adalarına kadar uzanır. Bu bölgeyi karakterize eden en önemli bitki familyaları Cycdaceae, Pandonaceae, zingiberaceae, Maraceae, Aloe cinsidir.
2.Paleotropis Bölgesi: Bu bölge 2 alt bölgeye ayrılır. Bunlar ;
1.) Etiyopya 2) Oriental
1.) Etiyopya: Etiyopya Afrikanın Paleotropis bölgesinin arasında ki alanları içine alır ve aynı zamanda bitkiler açısından Kapensis hayvanları açısından Madagaskar gibi 2 alt bölgeye ayrılır. Bunlar içinde Kapensis, Etiyopya içinde çok büyük yer işgal etmez. Bu bölgede özellikle bitki çeşitliliği fazladır. Bu bölgede yaşayan bitkiler içerisin de 5 endemik familya bulunmaktadır.Madagaskarda, Kapensiste bulunan hayvanların bir çoğu burada bulunmaz buna karşılık bu bölge canlılar açısından izolasyon özelliğine sahiptir.Örn: Afrikada bulunan insansı maymun, gerçek maymun ve orangutan burada bulunmaz fakat oklu kirpiler, yarı maymunlar ve misk kedileri yalnız burada bulunur.
2) Oriental: Hindistan, Güney Çin, Sunda Adaları ve Filipinleri içine alır. Bu bölgenin en önemli özelliği bazı hayvanların buraya has olmasıdır. Bunların başında Tavuz kuşları, Kaplan, Leopar, Hint Fili, Gergedan, Goril, Çakal, Antilop, Boynuzlu Gergedan, Zebra, Afrika Kurdu gelir. Bunlar Oriental alt bölgeyi Etiyopyadan ayıran en önemli özelliktir. Ayrıca Oriental alt bölge içerisinde de Wallas dediğimiz bir alan bulunmaktadır ki burası da yine Avusturalya ve de Oriental bölge elementlerine sahiptir ve Avusturalya elementleri bu bölgenin batısında ki Wallas çizgisine kadar yayılış göstermektedir. Buna karşılık Oriental bölgelerde bu bölgenin doğusundan geçen Lyddeck bölgesine kadar yayılış gösterir. Paleotropis bölgesi Etiyopya ve Oriental alt bölgeleriyle beraber dünyada ki en fazla bitki türüne sahip bölgeyi oluştururlar. Hatta burada ki bitki türüne Tropikal Flora adı verilmektedir. Örn: Tropikal yağmur ormanları bu bölgede yer alır. Bunun da en büyük nedeni ortalama sıcaklığın 25-30 C arasında olmasıdır. (Bitkiler için ideal sıcaklık aralığı).
3.Neotropis Bölgesi: Orta ve Güney Amerikayı içine alır. Familyaları Cactaceae, Borameliaceae, Melatomaceae, Kannoceae, Moronthaceaedir. Burayı karakterize eden en önemli cinste Agavedir.Hayvanlarda ise özellikle kuşlar kuşlara ait 6-7 familya burası için endemik bunlar da 6 tane yarasa türü burada endemiktir. Burunlu maymunlar, Elektrikli yılan balıkları, Akciğerli Balıklar, Kertenkele ve Boğa Yılanı. Bu bölgede Kuzey Amerika ile arasında Sonera denilen bir bölge bulunur. Bu bölge Kuzeyle, Güney arasında geçişi sağlar. Sonera bölgesinde Kuzey ve Güney Amerikaya ait türler bulunur. Bununda nedeni tersiyer dönemde izole olmasıdır. Bu nedenle özellikle pek çok hayvan burada evrimleşmiştir. Bu gruplardan çoğu bu bölgeye özellik vermektedir. Sonera bölgesi ile ilgili bazı tartışmalar vardır.
4.Australis Bölgesi: Avustralya, Tazmanya ve Yeni Gineyi içine almaktadır. Ne var ki hayvanları ele aldığımızda bu bölgede saydıklarımızın yanı sıra Polinezyayı, Yeni Ginenin tamamını Yeni Zelanda, ve Malezyayı da kapsadığını görüyoruz. Hayvanlar alemini de ele aldığımızda bu bölgeye Avustralo-Papua bölgesi adı verilir. Bu bölge uzun yıllar izolasyon yaşamıştır. On binden fazla bitki türü bulunur. %86 civarında endemiktir. İçerisinde 2 cins çok önemlidir. Eucalyptus, bunun 500den fazla türü vardır. Diğer cins ise Acacia 400 tane türü vardır.Hayvanlar da ise Emu ve Tepeli Kuşla, Cennet Kuşları, Kanguru, Lif Kuşlarının ve Yeni Gine Kaplumbağası adı verilen (buraya özgü), bazı kuşların, baykuşların buraya has olduğu görülür. Burada çok fazla sayıda kuşların olması nedeniyle bu bölgeye Ornithogea (kuş bölgesi) adı verilir. Avustralya kaplumbağası ve yılan, keseli hayvanlar yalnız Avustralya da bulunur.
5.Antartis Bölgesi: Bu bölge Güney Amerikanın Güney ucu ve Yeni Zelandanın kısmen bazı alanları ve de Sub-Antartik Adalarını kapsar ve burada 2 cins son derece önemlidir. Netofagus, Fusksiave bunun yanında hayvanlar da ise tamamen diğer bölgelerden çok farklılıklar görülür.
