HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Birinci Çatalca Muharebesi
Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesiyle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.
Bulgar birinci ve üçüncü orduları, Edirne'de Osmanlı ordusunun Doğu Ordusuânun bir kısmını sıkıştırıp, Kırklareli muharebesi (Kırkkilise Muharebesi) ve son olarak Lüleburgaz Muharebesiâni kazandı. Dimetoka, Lüleburgaz ve Kırklareli'yi eline geçirdi. Edirne kuşatma altına alındı. Lüleburgaz Muharebesi sonrası imha olmaktan zorlukla kurtulan Osmanlı 1. ve 2. Doğu ordularına Çatalca'ya 2 kasımda çekilme emri verildi. Lüleburgaz Muharebesi esnasında yorulan birliklerini bulgarlar dinlendirmek zorunda kaldılar.
Ardı ardında kazanılan zaferler sonrası Bulgar ordusu ve askerinin morali son derece düzgündü. Bulgar basınında çıkan gazeteler İstanbul'un alınması sonrasının planını yapıyordu. Buna karşın, Rusya, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya gibi devletler uluslararası devletler stratejik dengelerin bozulacağı hesabıyla Bulgar işgaline karşı, İstanbul'a bir donanma gönderme hesabına girmişlerdi.
Bu arada Bulgar ordusunun İstanbul kapılarına dayanması, boğazlar ve İstanbul üzerinde emelleri olan Rusların, tepkisini çekti. 5 kasım 1912'de Rus Çarı ve hükümeti; Bulgar hükümeti ve Kralına, bu bölgede daha fazla ileri gidilmemesi ve İstanbul'a saldırılmaması aksi halde Rus donanması ve askeri birliklerinin Bulgaristan Krallığına saldıracağı yönünde açık tehdit içeren bir mesaj gönderdi. Bu açık mesaja ve baskılara karşın, Bulgar ordusu ilerlemesine devam etti.
6 Kasım 1912'de tekrar ilerlemeye başlayan Bulgarlar, 6 gün boyunca günde 15 km yol kaydetti. Tekirdağ ve ardından 7 Kasımda Çorlu bulgar ordularının eline geçti. Ertesi gün Çerkezköy düştü, 9 Kasımda Malkara, 11 Kasımda Silivri Bulgar ordusunun eline geçti. Bulgar ordusu, ilerlemesini sürdürerek, 13 Kasımda Çatalca önlerine ulaştı, sonrasında İstanbul'u ele geçirmek için saldırıya hazırlanmaya başladı. Bulgar Ordusunun İstanbul ile önlerindeki tek engel Çatalca'daki son savunma hattı idi ve şehri ele geçirmek için hazırlanmaya başladılar. 93 harbinde Yeşilköy'e kadar ilerleyen Rus ordusunun İstanbul'u işgal tehlikesi sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun varlığı da açıkça tekrar tehdit altındaydı.
Bu muharebe bütün Balkan Savaşı boyunca hatta kurulduğu 1878 tarihinden bu zamana kadar Bulgar ordusunun yenilgiye uğradığı tek büyük muharebedir. Bu muharebe sonrası, İstanbul Bulgar işgaline uğramaktan kurtulup, 20 Kasımda Çatalca hattı yakınlarında Osmanlı Bulgaristan Krallığı arasında ateşkes görüşmeleri başladı, sonrasında ise diğer Balkan devletleri ile ateşkes görüşmeleri yapılıp geçici olarak savaşa bir süre ara verilse de[1] sonrasında savaş yeniden şiddetlenerek tekrar başladı. Doğu Trakya'da Gelibolu yarımadası kıyısındaki Osmanlı mevziileri de bulgarların eline geçmekten kurtulamadı. Bununla birlikte Bulgar ordusu Çatalca önlerinde bu muharebe ile durdurulsa da; ateşkes görüşmelerinin olumsuz neticelenmesiyle; aynı yerde Bulgar Ordusu 3 şubat 1912'de çatışmaları tekrar başlattı ve 5 Şubat 1912'de tekrar büyük saldırıya geçerek İstanbul'u almak için İkinci Çatalca Muharebesine başladı. Bu muharebe de, bir muharebeler silsilesi şeklinde uzun bir süre devam etti ve Bulgar ordusunun İstanbul'u işgal tehlikesi 30 Mayıs 1913'e kadar giderilemedi. Edirne'nin elde çıkması ile serbest kalan Bulgar 2. ordusunun Çatalca üzerine geleceğini düşünen Osmanlı İmparatorluğu zaruri olarak Londra Konferansı ile Doğu Trakya'nın büyük bir kısmını, Batı Trakya, Makedonya, Kosova, Yanya'yı; Yunanistan, Karadağ, Bulgaristan ve Sırbistan Krallığı'na bırakıp, bağımsız bir Arnavutluk devleti kurulmasını kabul edip büyük toprak kaybı ile I. Balkan Savaşını bitirmek zorunda kaldı.
