- Katılım
- 30 Haz 2015
- Konular
- 7,605
- Mesajlar
- 10,203
- Online süresi
- 11h 38m
- Reaksiyon Skoru
- 400
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 424
- MmoLira
- 195
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kumanova Muharebesi
Kumanova Muharebesi, 23-24 Ekim 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarının Sırbistan Krallığı'na yakın bölgesinde (Kumanova) yapılan bu muharebe Birinci Balkan Savaşı'nın başlıca muharebelerinden biridir. Savaş başlangıcından sonra kısa sürede Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olup bu bozgun sonrası, özellikle firar eden askerlerden kaynaklı; ağır insan gücü kayıpları nedeniyle; Osmanlı yönetimi Vardar Ovası ve Makedonya'nın büyük kısmını, artlarında büyük miktarda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kalmışlardır.
23 Ekim günü sisli havada kuvvetlerin birbirini görmesi zordu. Sırp sol kanadındakiler 17. piyade taburunun hareketini görmesine rağmen Osmanlı askerinin Stracin'e çekildiğini sandığından bu durumu ilk başta önemsemedi.17. piyade taburunun yardımı ile Sırpların 18. Tuna Alayı'ndan 1. tümeni geriye doğru iteklenip süvarilerinde yardımıyla sol kanadındaki ilk hatları kolaylıkla ele geçirilir.
Sırp askerlerinin çekildiğini gören Zeki paşa Sırpların sol kanadındaki zayıflığı fark eder ve Stracin'deki 2. ordudan bir hareket gelmediğinden genel bir saldırıya karar verir. Saat 11.00'da topçu desteğinde 5. ve 6. kolordular Sırpların 1. Tuna Alayıânın üzerine saldırırlar. Sırp 1. ordusunun ön hatları 30.000 askerden oluşmakta iken saldırıya o gün geçen Osmanlı askerlerinin sayısı 45.000 civarındadır ancak Sırpların 30.000 kişilik geride de askerî birlikleri de bulunmaktadır. Bununla birlikte bu birlikler ön cepheden geri kalmışlar ve yetişmeye çalışmaktadırlar, dahası Sırplar panik içinde o sırada ihtiyatlarında olan bazı tümenleri kullanmama gibi bir hata içine düşmüşlerdir. Saldırıya geçen Osmanlı 13. ve 17. tümenleri, Sırp 18. Tuna Alayının ön cephesindeki 1.Tuna Tümeni'nin bozularak iyice çekilmesine neden olur. Fakat saldırının sürmesine karşın saldırının devamı için Zeki Paşa arkadan ve kanatlardan Sırpların kuşatılmasını sağlamakla görevlendirdiği İştip Redif Tümeninin cepheye ulaşmasını beklemektedir. Bu durumdan yararlanan Sırplar 7.alayı, panik halindeki 18.alaya göndererek bir savunma hattı kurarlar. Hemen ardından Sırp 8.alayının yardıma gelmesi ile 7.alay sola doğru hareket ederek, Zeki Paşa'nın kanatlardan ve arkadan Sırp ordusunu kuşatması için bekleyip cepheye gönderdiği İştip Piyade Tümeni'nin saldırılarına karşı, Srtevica'daki mevziilerini iyice güçlendirir. Diğer taraftan 1. Tuna Tümeni, sağ kanadından iyice zayıflattığı Osmanlı ordusunun Manastır Piyade Tümeniânden yapılan saldırıyı da durdurur. Saat 12.00 sıralarında 7. kolordu saldırı pozisyonundan Sırp Morava 1. tümeninin tuttuğu mevzilere saldırıya geçer. Ancak o sırada Sırplar top ve piyade tümenlerini mevzilerine iyi şekilde konuşlandırmışlardır ve doğudan Osmanlı hatlarına top ateşi açmaya başlarlar. Geçici ilerleme sonrası; bu kanattan yapılan Sırp karşı saldırısı ile 7. kolordu bulunduğu mevzilere doğru geri çekilmeye zorlanır. Sırplar düzenledikleri karşı saldırısı sonrası geri çekilen 7. kolordu birliklerinin üzerine, gün boyunca iyi konumladıkları topçu kuvvetleri ile ateş açıp buradaki birliklerin ileri hareketini engellerler.
Sırpların cephe gerisinde duran 2.Tuna tümeni solda,1. Drina Tümeni merkezde Timok Tümeni sağdadır. Dahası geride bir de topçu birliği vardır ancak bu birlikler her nedense savaşa katılmamıştır. Sırp 1. ordu komutanlığında bu beklenmedik saldırı karşısında, o sırada tam bir kargaşa hâkimdir ve sağlıklı bilgi ulaşmamaktadır. 23 Ekim 1912 tarihindeki Osmanlı saldırısı pek başarılı olmamışsa bunun payı Sırp yüksek komutanlığından değil tam aksine alt düzey subayların ve ordunun alt kademesindeki askerlerin çabası ile olabilmiştir.
Nazım Paşa'nın saldırı stratejisinin neredeyse başarıya yaklaşabildiği tek nokta bu muharebedir ancak 23 Ekim'de Sırp ordusu sürprize uğratılıp plana uyulmasına rağmen; 23 Ekim'de muharebenin ilerleyen saatlerinde ama özellikle 24 Ekim'de Sırp ordusunun ve sayıca kat ve kat üstün piyadelerinin adeta 1905 Rus Japon savaşında Japon ordusunun yaptığı tarzda ( 2.Dünya Savaşı'ndaki Banzai Saldırısı'na benzer insan seli) topyekün bütün piyade ve unsurları ile saldırıya geçmesi ve üstün topçu birlikleri ile bu muharebe de sayıca Sırp ordusundan son derece az Osmanlıların bozgunu ile sonuçlanmıştır; bunun dışında hemen her muharebede bu saldırı stratejisi ile hareket eden Osmanlı ordusu ağır yenilgiye uğramıştır.
Osmanlıların düştüğü hatalar şunlardır. İlk olarak Osmanlı ordusunun ve Nazım Paşa'nın düştüğü en büyük hata eski bir askerî deyişle "her şeyi savunan hiçbir şeyi savunmuyordur" sözüdür. Osmanlılar geniş bir alanda 4 Balkan devletine karşı üstelik seferberliğini tamamlamadan eğitimsiz askerler ve kötü bir lojistik yönetimi ile [E] [F] hem de saldırarak savaşmaya çalışmıştır. Hâlbuki 20. yüzyıl başlarında bir ordunun başına gelebilecek en kötü olay savunmaya son derece elverişli kazılmış siperler tahkim edilmiş mevzilerde makineli tüfeklerle donatılmış ve geride topçuların desteğinde bir düşmanla savaşmaktır. Belli bölgeleri boşaltıp bir savunma hattı kurarak Sırpları savunma pozisyonunda iyi tahkim edilmiş ve savunmaya uygun mevziilerde karşılamak ve ardından yenilgiye yaklaşınca hemen biraz gerideki bir başka savunma hattına çekilmek, bu oyalama sırasında ordunun seferberliğini tamamlamasını ve taze kuvvetler almasını beklemek ve ardından karşı saldırılarla Sırp ordusunu ve Bulgarlar başta olmak üzere Balkan devletlerini sonu gelmeyen ve kendi kuvvetlerini kaynaklarını zorlayacak bir siper savaşının içine çekmek Osmanlı Ordusuna zaman kazandırabilir ve savaşın bütün kaderini değiştirebilirdi.
Osmanlılar bu önemli savunma avantajını kullanmaktan kaçınmışlar ve ancak eğitimli bir ordu ve sayıca üstün kuvvetlerle yapılabilecek hilal taktikli muharebelerle bütün şanslarını harcamışlardır. Kumanova savaşında Vardar Ordusuânda Zeki Paşa'nın hedeflediği hilal taktiği (kanatlardan sarma taktiği) ordusunun birebir plana uymasına karşın başarısız olmuştur. Doğu ordusu Bulgar ordusuna karşı Kırkkilise Muharebesiânde kendilerinden sayıca üstün ve silah donanımı iyi Bulgar ordusuna karşı yine bu aynı taktiği seferberliğini tamamlamadan kullanmış ancak büyük bozguna uğramıştır; Lüleburgaz Muharebesnde yine aynı taktikle davranmaya çalışıp bozguna uğramış ve Çatalcaya kadar çekilmiştir. Edirneyi sol kanattan izole konumda bırakıp kuşatma altına girmesine neden olmuştur. Kumanova sonrası önce Köprülüâde tutunmaya çalışan fakat tutunamayan Manastır'a kadar gerileyen Vardar Ordusu Manastır Muharebesinde yine tekrar bu taktiği kendiden üstün Sırplara karşı uygulayıp bir daha bozguna uğramıştır. Sonuçta Osmanlılar ağır toprak kaybına uğramışlardır. Oysaki İşkodra ve Yanya'da savunma taktiği ile tahkim edilmiş mevziilerde hareket eden Osmanlılar hiçbir mühimmat ve asker takviyesi olmadan aylarca Yunan, Karadağ ve Sırp ordularına direnmiştir. Bu durumda Osmanlıların bu savaşta özellikle savaşın başlarında saldırı taktiği izlemesinin yanlışlığının ispatıdır.
İkinci olarak Osmanlılarda yanlış seferberlik sistemi ve redif sistemi de savaşın kaybedilmesindeki bir başka nedendir. Vardar Ordusu çoğunluğu eğitimsiz redif askerleri ile yanlış şekilde seferber edilmişti. Bu muharebede de bu deneyimsiz askerler büyük sorunlara neden olmuştur. Buna ilaveten Osmanlıların topçular bakımından sayı yönünden üstünlüğü olmasına karşın toplarını yanlış konumlandırması ve kullanamaması, Vardar Ordusu birliklerinin topçu desteksiz Sırplara saldırması yanında, bir de Sırp topçu ateşine maruz kalarak ağır kayıplar vermesine neden olmuştur. Oysa topçu düzgün şekilde konumlandırılabilse ve biraz deneyimli bir topçu birliği olsa belki de Osmanlı Ordusunda kayıplar bu kadar fazla olmayabilir; Sırplara daha büyük kayıp verdirilebilirdi. Osmanlı seferberlik sistemi 1. Dünya Savaşı öncesi kısa dönemde tamamen değiştirilmiştir; ayrıca redif sistemi de ortadan kaldırılmış ve bütün ordu birliklerinin nizami hale getirilmesine çalışılmış, bir dizi reformlar yapılmıştır
Bunun yanında Osmanlının komuta kademesindeki sorunlar ve yanlış istihbaratta bu bozgunun bir başka sebebidir. Osmanlıların, Sırp 1. ordusunun kuvvetlerini doğru şekilde hesaplamadan Zeki Paşaânın 60.000 kişi tahmin etmesi gibi bir yanılsama ile kendilerinden sayı, silah, donanım yönünden üstün seferberliğini tamamlamış Sırp 1. ordusuna saldırmaları büyük bir hatadır. Dahası savaşta neredeyse Sırplarla eşit kayba karşın Osmanlılar firarla büyük kayıp vermekle kalmamış bir de Vardar Ordusu Anadolu ile olan bağlantısının kesilmesi ile artık telafisi imkânsız büyük miktar topunu düşman elinde bırakarak Makedonya'da bütün bir savaşı ve savunmayı iyice zora sokmuştur.Ayrıca muharebe sonrası sırplar ilerleyerek bölgedeki çeşitli yiyecek depolarını, erzak vagonlarını ele geçirerek bölgedeki Osmanlı Ordusunun zaten bozuk olan lojistiğine sonrası için daha da ağır bir darbe vurmuşlardır. Bu muharebe Makedonya'da Osmanlı yenilgisinin kesin bir faktörü olmuştur. Vardar Ordusu, Makedonya'da pek çok yeri bırakarak geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Buna karşın Sırp ordusunda benzer bir istihbarat zafiyeti bulunmaktadır. Yine Sırpların alternatif savaş planı geliştirmemesi ve planlama hataları da bulunmaktadır. Zira Kumanova savaşının neredeyse sonuna kadar Sırplar ana Osmanlı ordusunun Kumanova'da mevzilendiğini anlayamamışlar saldıranların ancak ufak Osmanlı müfrezeleri olduğunu ve esas Osmanlı kuvvetlerinin Koyun Ovasında mevzilendiğini sanarak hareket etmişlerdir. Zeki Paşa'nın hedeflediği sürpriz saldırı bu yönden amacına ulaşmıştır. Düzensiz şekilde geri çekilen Osmanlı Vardar Ordusnu elinde yeterli kuvveti olmasına karşın takip etmemesi de Sırpların diğer bir hatasıdır.
Sonuçta Vardar Ordusu Vardar Nehrnde bir savunma hattı kuramaz ve Üsküp'ü boşaltmak zorunda kalır. Bütün hatları ile Pirlepe'ye çekilir. 1. Ordu yavaş bir ilerleme ile 26 Ekimde Üsküp'e girer. 2 gün sonra, Morava 2.Tümeni ile güçlendirilir, Sırp 3.ordusu Metohiya'ya (bugünkü Batı Kosova) ve sonrasında Kuzey Arnavutluk Adriyatik Denizi kıyılarına doğru ilerlemeye çalışır. 2.Ordu Edirne Savaşında Bulgarlara yardım için gönderilir. 1.Ordu ise bu sırada Pirlepe-Manastır yönünde saldırılarına başlamıştır bir süre sonra Osmanlılar ile yine kendisinin kazanacağı Pirlepe Muharebesine girecektir. Bu savaştaki Sırp ordularının zaferini ve ölen askerleri anmak için Sırplar Zebrnjak'a anıt yapmışlardır. Bu savaş sonrası yine de başarılı bulunan Sırp komutanlardan Radomir Putnik'e voyvodalık unvanı verilmiştir.

