Fethi Polat 1
Fethi Polat
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Sevdamsın 1
Sevdamsın
Nedved35 1
Nedved35
Bvural41 1
Bvural41
-TuRKuaZ- 1
-TuRKuaZ-
farkmt2official 1
farkmt2official
Hikaye Ekle

Kırkkilise Muharebesi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Crypted
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 904

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!


Kırkkilise Muharebesi

Kırkkilise Muharebesi veya Kırklareli Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı orduları arasında geçen Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan; 22 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve 24 Ekim 1912'de Osmanlı ordusunun doğu Trakya'da büyük yenilgisi,kesin Bulgar zaferi ile son bulan; Osmanlı imparatorluğu'nun 1.Balkan Savaşının kaybetmesine sebep olan en önemli muharebelerden biridir.

1.Balkan Savaşının başlangıcında Karadağ'ın ardından Sırbistan, Yunanistan, Bulgaristan'ın savaş ilanı ile Osmanlı İmparatorluğu 1.Balkan Savaşına hazırlıksız yakalandı. Zira savaş öncesinde böyle bir savaşı beklemeyen, Bulgar, Sırp ordularının hazır olmadığını düşünen mali zorluk içerisindeki Osmanlı İmparatorluğu Rumeli ve Trakya'da ki son tertip nizami olarak kabul edilecek 70.000 yaşlı askerden oluşan 120 taburunu Balkan Savaşı öncesi terhis ederek ölümcül bir hata yapmıştı. Buna ilaveten Yemen'de çıkan isyan nedeniyle genelkurmay başkanı Ahmet İzzet Paşa 35 tabur asker ile birlikte buraya gönderilmişti. Yine Trablusgarb'da İtalyanlar ile savaşan Osmanlı imparatorluğu'nun 12 adalar bölgesi İtalyanlarca işgal edilmiş ve İzmir'e çıkarma yapılması tehlikesine binaen rumeli'de ki birliklerin bir kısmı buraya gönderilmişti. Rumeli'de ve Trakya'da kalan Osmanlı birlikleri büyük ölçüde nizami değil, acemi asker ve erlerden oluşan redif tümenlerinden oluşmaktaydı,bu tümenler nizami tümenlerin aksine gerek topçu ve gerekse lojistik yönünden de zayıf haldeydiler. Dahası ordu içinde siyasi kavgalar yanında askerler içinde silahlı kuvvetlerini bir salgın hastalık gibi saran "Mektepli", "Alaylı", "Redif", "Zadegan", "Kurmay" subay çekişmelerini giderememişti. Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı. Yine savaş ilanı esnasında seferberlik haline, kısa sürede rumeli'de osmanlı ordusunun tam sayısına ulaşması mevcut durumda zayıf demiryolu ağı ile aşırı derecede zordu.

Bunun yanında Osmanlı donanması gemi yönünden fazla gözükse de kötü durumdaydı ve gemilerin büyük kısmı bakımsızlıktan çürümüş ve teknolojik yönden geri kalmıştı.Dahası İtalyanlar ile girilen savaşta, Beyrut Deniz Muharebesi gibi muharebelerle İtalyan donanması bir kısım Osmanlı gemilerini yok etmişti. Buna karşın Yunanlar Ege'de güçlü bir donanma kurmayı başarmışlar ve Osmanlı Devleti'ni denizlerde tehdit eder durumdaydılar.

Komuta kademesinde de sorunlar had safhadaydı.Alman askeri danışmanlığının Colmar von der Goltz ve Ahmet İzzet Paşa ile birlikte hazırladığı savunma planlarında 5 numaralı plan Osmanlı İmparatorluğunun Sırbistan,Yunanistan,Karadağ ve Bulgaristan ile savaş halinde yapacaklarını net bir şekilde ortaya koymaktaydı.Bu plana göre Osmanlı Ordusu Rumeli'de Yanya,İşkodra,Selanik v.s belli kentler merkez kabul edilip,Makedonya boyunca savunmaya çekilecek ve kademeli geri çekilme ile savunma savaşı yapacak gerekirse Makedonya'dan ordu Arnavutluk'a çekilip buradan direnişe devam edilecekti Buna karşın eldeki mevcut kuvvetlerin çoğunluğu Edirne ve Trakya'da tutulacak burası ne pahasına olursa olsun müdafaa edilerek, bulgar ordusu ile sert savunma ve siper savaşları yapılarak gücü kırılacaktı. Sonrasında ise Bulgar ordusunun uzun süreli yıpratma savaşları ile gücünün azaltılıp yenilmesi,Osmanlının seferberliğini tam olarak tamamlaması akabinde savunma konumundan saldırı konumuna geçilecek ve sonucunda savaş kazanılabilecekti. Dahası böylece lojistik yolların savunulması ile doğu ve batı orduları bir arada tutulabilecekti. Edirne,Yanya,İşkodra gibi mevkiilerde buna göre alman kurmayların nezaretinde hazırlanıp tahkim edilmişti. Bu planın da önemli eksiklikleri vardı zira Yunanların deniz gücü göz ardı edilmişti. Ancak yine de uygulanması halinde savaşın seyrini değiştirme ihtimali olan bir plandı. Ancak savaş öncesi bu planın en önemli savunucularında genelkurmay başkanı Ahmet İzzet Paşa Yemen de ki İsyanı bastırmak için Yemen'e gönderildiğinden Osmanlı komuta kademesi büyük bir karışıklık içindeydi.Yeni Harbiye Nazırı olan Nazım Paşa; daha önce Ahmet İzzet Paşa'nında onayıyla yapılan bu savunma planlarının ve görüşünün aksine kitaplarını olduğu Fransız general Foch'un Fransız Saldırı doktrinini benimsemiş biriydi.Ona göre Osmanlı devleti seferberliğini tam tamamlamadan yıldırım hızıyla en önce Sırplar ve Bulgarların üzerine saldırmalı ve bu ordular üzerinde yaratacağı şok ve baskı ile geriletilecek Balkan Devletlerinin orduları için kısa zamanda devreye girecek İngiltere,Fransa gibi devletler sayesinde savaş Osmanlı lehine bitirilecekti.Ahmet İzzet Paşa'nın yokluğunda Nazım Paşa Osmanlı komuta kademesini tamamen etkiler durumdaydı ve Trakya Ordusunun başındaydı.Onun tercihleri Kırk Kilise Muharebesinin sonuçlarını belirlemiştir.[5] Savaş başlangıcında Kırk kilisse muharebesine iştirak eden Osmanlı doğu ordusu muharip olmayan askerlerde sayıldığında yalnızca 115.000 askerden oluşmaktaydı.Seferberlik hazırlıkları son derece yavaş işlemekteydi,askerler yeterli eğitim görmeden,müslüman hristiyan,bulgar v.s ayrım yapılmadan, uyum sürecine tabii bile tutulmadan birliklere alınmaktaydı. Kırk kilise Muharebesine katılan Osmanlı doğu ordusunun (Trakya Ordusu) dağılımı şu şekildeydi.

Nazım Paşa'nın emri altında Ferik Abdullah Paşa komutasında 7 kolorduda 11 düzenli piyade taburu, 13 redif ve 1+ (bir tümenden fazla ama 2 tümenden az) süvari tümeni:
I.Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır (2. piyade tümeni (eksik alay), 3. piyade ve 1. Geçici piyade tümenleri).
II.Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır (4. (eksik alay) 5. piyade tümenleri ve Uşak Redif tümeni).
III.Kolordu 4 tümenden oluşmaktadır (7., 8.and 9. piyade tümenleri (hepsi eksik alay), ve Afyonkarahisar Redif Tümeni).
IV.Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır (12.piyade tümeni (eksik alay), İzmit ve Bursa Redif tümenleri).
XVII.Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır. (Samsun, Ereğli and İzmir Redif tümenleri).
Doğu ordusuna bağlı Müstahkem Mevki
6 ek tümen (10. ve 11.piyade, Edirne, Babaeski ve Gümülcine Redif ve Kale Tümeni, 4. Tüfek ve 12.süvari alayı).
Kırcaali kıtası
İki ek tümen (Kırcaali Redif, Kırcaali Mustahfız tümeni) ve 36.piyade alayı.
Bağımsız süvari tümeni ve 5. Hafif süvari tugayı
Buna karşılık Bulgar Ordusu ise Kırk kilise muharebesinde 2 ayrı ordu ile Trakya ordusunun karşısına çıkmıştır.
Bu ordulardan biri Yanbolu'nun güneyinden hareket eden ve Edirne'yi almayı hedefleyen muharip olmayanlarla birlikte 79.370 askere ulaşan general Vasil Kutinchev komutasında 3 piyade tümeni ile Bulgar 1.Ordusudur.
Diğer ordu ise 1.ordunun hemen arkasında muharebe öncesi konuşlanan ve Osmanlı askerlerinin görüşünden gizlenmeye çalışılan Istranca Dağları'nı aşıp sürpriz şekilde Kırk kilise (Kırklaleli)'yi ele geçirmeyi hedefleyen Radko Dimitriev komutasındaki 94,884 askerden 3 piyade tümeninden oluşan Bulgar 3.ordusudur ve esas Kırkkilise Muharebesi bu ordu ile yapılmıştır.
Her iki bulgar ordusu da diğer Bulgar kuvvetleriyle birlikte genel kurmay başkanı olması yanında aynı zamanda, savunma bakanı da olan general Ivan Fichev'in yönetimindeydi.

Bu orduların dışında Edirne şehrinin batısına gelen Bulgar ikinci ordusu Nikola İvanov emrindedir. 2 tümen ve bir tugaydan ibarettir. Birlikleri muharebe başlangıcında Edirne dışında ve cephe gerisinde olduğundan Kırkkilise Muharebesinde 1. ve 3.Bulgar ordusuna tam gücü ile değil, öncü birlikleri ile yardım yapabilmiştir. Bu iki Bulgar ordusunun (1.ve 3.ordular) eğitimli asker,silah,lojistik,teçhizatlarının üstünlüğü ve 150.000 kişiyi aşan muharip gücü karşısında; seferberliğini tamamlayamamış Trakya Ordusu son derece dezavantajlı bir konumdaydı.

Savaş başladığında tahkim edilmiş Edirne mevziileri yanında Osmanlı ordusu saldırı olabileceğini ve stratejik konumda olduğunu fark ettiği Kırkkilise ve Lüleburgaz Çorlu gibi mevziilerde tahkimat oluşturdular. Yine İskenderköy,Kırkkilisse arasındaki yolda koruma altına alındı.Esasında Bulgar ordusu, 30 Ekimde seferberliğini tamamlamasına karşın bir süre saldırıya geçmeyerek Osmanlılara vakit kazandırmıştı. Ancak zaten cılız olan demiryolu hatları, yoğun asker sevkiyatları ile bozulmaya başladı. Lokomotiflerde yedek parça sıkıntısı baş gösterdi. Diğer yandan bu trenlerin işletmesi yabancıların elindeydi ve yabancıların bir çoğuda savaş bulutlarının dolaştığı sırada yerlerinden ayrılmıştı.Ordu deneyimsiz subay ve mühendisler göndererek sorunu gidermeye çalışsada başarılı olamadı. Bunun yanında Yunan ordusunun Çanakkale'ye amfibik çıkarma yapabileceği ve 5 nolu planda da bu eksikliğin olduğunun Osmanlılar farkındaydı.Bu sebeple bir kısım birlikler Çanakkale de bekletildi.

16 Ekimde Bulgar ordusu öncü kuvvetleriyle sınırı geçip ilerlemeye başladı. 18 Ekimde ise Bulgar 1.2. ve 3.orduları tüm ana unsurları ile ilerlemeye başladılar.Osmanlı Ordusu birlikleri ise çatışa çatışa geri çekilmeye başladı.21 Ekim 1912 günü 2 nci Ordu ileri kısımlarıyla Arda ve Tunca nehirleri arasından Edirne'nin 16–20 km. batısı ile Edirne kuzeyi bölgesine kadar ilerledi.1 nci ve 3 ncü Orduları, Tunca nehrinin doğusundan Edirne-Kırklareli hattının 15 km. kuzeyine kadar yaklaştılar.İstanbul'da bulunan Mürettep 18 nci Kolorduya Kırklareli bölgesine, Tekirdağ'daki 17 nci Kolorduya Saray güneyine yanaşması için emir verildi.
Bulgar Ordusunun dağınık durumu ve kuvveti, doğu yanına bir taarruz fırsatını veriyordu. Ancak, Türk Doğu Ordusunun birlikleri de dağınıktı. Bunların toplanmalarının beklenmesi ve seferberliğin tamamlanması için zamana ihtiyaç vardı. 17/18 Ekim 1912'de Doğu Ordusu karargâhı İstanbul'dan Lüleburgaz'a gelmişti.

Doğu Ordusu kurmayları,başlangıçta sıklet merkezi ile Kırklareli istikametinde taarruz eden Bulgar Ordusuna karşı, Kırklareli-Edirne-Yenice hattında savunma kararını verdi. buraya kadar her şey 5 nolu plana uygundu.

Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Nazım Paşa

Osmanlı Trakya (Doğu) Ordusu Komutanı 1.Ferik Abdullah Paşa
Ancak savunma bakanı olmasının yanı sıra Ahmet İzzet Paşa'nın yokluğunda başkomutan vekili olan Nazım Paşa bu durumu kabul etmeyip, Ferik Abdullah Paşa ile bütün doğu ordusu ve kolordu komutanlarını saldırı konusunda zorladı.21 Ekimde Nazım Paşanın baskıları ile seferberliğini tamamlayamamış,kargaşa içindeki doğu ordusu kendinden 2 kat kuvvetli Bulgar 1.ve 3.orduları üzerine saldırıya karar verdi.Bu arada doğu ordusuna İstanbul'dan keşif amaçlı 2 harlan uçağı gönderildi. Ancak bu uçaklar her nedense ne keşif amaçlı ne de muharebede etkili şekilde kullanılamamış; dahası uçaklar o sırada osmanlı karargahının olduğu Lüleburgaz'da tutulması gerekirken, Kırklaleli'ne bu uçaklar getirilerek, muharebe sonrası düşmanın eline geçmesine sebep olunmuştur.

Kırkkilise Muharebesinde III.kolordu komutanı Mahmut Muhtar Paşa
21 Ekim günü hazırlanan plan iki safhalıydı.İlk safhada 22 Ekimde doğu ordusundan 1.2.ve 4.kolordular ve bağımsız süvari tugayı saldırıya geçip düşmanı yerinde tutup oyalacaklardır. Bu sırada sağ kanattan Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın oğlu Mahmut Muhtar Paşa komutasındaki 3.kolordu Bulgar 3.Ordusunun Çeşmeköy'ün kuzey batısında bulunan sağ kanadına saldırıya geçip, bu kanattan dolaşacak ve ardından 90 derece dönüşle Edirne'ye doğru dönecektir.İkinci aşamada ise Edirne müstahkem Mevkii komutanı Şükrü Paşa Edirne'deki birlikleri ile arkadan 3.Kolordu ile birleşmek amacıyla Bulgar 1.ve 3.Ordusuna saldırıya geçerek böylece kuşatmayı yapacak 3.kolordunun işini kolaylaştıracaktı. Böylece arkadan 3.kolordu ve Edirne Müstahkem Mevkiine bağlı kuvvetlerle önden 1.2.4. kolordularla kuşatılan Bulgar 3.ordusu, Bulgar 1.ordusundan ayrılıp imha edilirken veya teslim alınırken; Bulgar 1. ordusuda geri çekilmek veya 3.orduyla aynı akıbeti paylaşmak zorunda kalacaktı.

Osmanlı keşif uçağı
3.Kolordu harekatta kritik bir öneme sahipti,bu kolordunun en küçük bir hatası,tökezlemesi bu saldırının başarısızlığı demekti.Bununla birlikte 3.kolordu böyle kritik bir görev için diğer kolordular arasında hiç kuşkusuz en doğru seçimlerden biriydi.Zira doğu ordusu içinde en fazla düzenli nizami olarak adlandırılan birliklere (7.8.9.piyade taburları) bu kolordu sahipti.Birlikte sadece Afyonkarahisar tümeni redif tümen olarak bulunuyordu.Buna ilaveten bu kolordu içerisindeki 7.8.9.piyade taburları barış zamanı bu bölgede konuşlanmaktaydı.(Kırk Kilisse,Lüleburgaz,Çorlu garnizonları) Kısacası 7.8.9.piyade taburları bu bölgeyi iyi bilen,kendi bölgeleri içinde savaşacak olan askerlerden oluşmaktaydı.Yine Mahmut Muhtar Paşa'da genç dinamik ve hırslı bir komutan olarak bilinmekteydi.
Nazım Paşa ve Ferik Abdullah Paşa kurmayları planı yaparken şu zan içindeydiler, Bulgar 1. ve 3. orduları tam olarak yerleşmemişler ve Bulgar ordusunun önemli bir kısmı Sırplara yardım amaçlı olarak Makedonya'ya gönderilmişti. Yine Osmanlı ordusunun saldırı esnasında Bulgar ordusunun Edirne'nin doğusunda süvari destekli 3 piyade tümeni ile karşılaşacağı hesaplanmıştı.Hatta o kadar yanlış ve bulgar ordusunu küçümseyen bir durum söz konusuydu ki; muharebe sırasında verilen emirlerin birinde subayların Filibe'de yapılacak resmi geçit için resmi elbiselerini yanlarında bulundurmaları emredilmişti. Dahası keşifte sağlanan uçaklara karşın tam olarak yapılmamıştı.Oysaki Bulgar Ordusunun makedonya'da sırplara yardıma ayırdığı kuvvet son derece az olup; ordunun çoğunluğu bu bölgeye nakledilmişti ve Bulgar Ordusunun gücü bu bölgedeki asker,topçu ve süvari sayısı tahmin edilenden çok daha fazlaydı. Yine askerler eğitimli ve ordunun topçu desteği,teçhizatı tamdı.Nazım paşa ve kurmaylarının bulgar ordusunu sayı ve teçhizat yönünde aşırı derece küçümseyen ve göz ardı eden bu hareketi ve başarısız Osmanlı istihbaratı bu savaşın kaderini tamamen değiştirmiştir.Bulgar Ordusunun bu sırada Edirne yakınındaki piyade tümeni sayısı bunun 2 katından fazlaydı. Buna ilaveten hava yağışlı ve yerde çamur içindeydi. Bu da ordunun hareket kabiliyetini sınırlıyordu.
Buna ilaveten doğu ordusunun bir diğer sorunuda yapısıydı 3.kolordunun birliklerinin çoğu nizami kuvvetlerden oluşsa da doğu ordusunda olması gereken 1.piyade tümeninin tamamı,2.piyade tümeninin önemli unsurları Makedonya'da isyancıların peşindeydi. 3.kolordunun içindeki 7.8.9.nizami tümenler ile 4.12. nizami tümenlerin bir kısım unsurları Yemen,Arnavutlukta idi tam güçleri olmadığından eksik şekilde muharebeye katılacaktı ve ordunun %60'ı o anda yeterli deneyimi olmayan ve vakitsizlikten neredeyse hiç eğitim verilememiş askerlerden oluşuyordu dahası süvari alaylarının sahip olduğu 300 hayvandan 250 tanesi çiftlik hayvanıydı ve topçularında at sıkıntısı olması yanında hastane v.s hizmetlerde yetersiz haldeydi,planlama eksikliği ve hayvan sıkıntısı sebebiyle lojistik son derece kötü haldeydi.Buna rağmen bu hususlarda Nazım Paşa ve Ferik Abdullah paşa tarafından göz ardı edilmişti.

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst