HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Astral seyahat psişik yetenekler arasında en kapsamlı fenomenlerden biridir. Ayrıca kamuoyunda her zaman ilgi uyandırmış olan bir yetenektir. Ve astral seyahat sanıldığından oldukça fazla yaşanmaktadır. Bir fikir olması açısından birkaç anket sonucunu verelim: Amerikada Duke Üniversitesinde 155 öğrenciden % 27si, Virginia Üniversitesinde 268 öğrenciden % 25i, İngilterede Southhampton Üniversitesinde 115 öğrenciden %19u, Oxford Üniversitesinde 380 öğrenciden %34ü hayatlarında en az bir kez dahi olsa böyle bir deneyimi yaşadıklarını bildirmişlerdir.
Tabi bu araştırmalar yalnızca öğrenciler arasında yapılmamaktadır. Dr. Robert Crookall, Dr. Hornell Hart, Dr. Susan Blackmore ve Dr. John Palmer gibi birçok bilim adamının önderliğinde çeşitli meslek guruplarında ve halk arasında da sayısız araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda yapılan bir sentez çalışmasında şunu rahatlıkla belirtebiliyoruz ki: Dünyada her beş insandan biri hayatlarında en az bir kez astral seyahat deneyimi yaşamaktadır.
Parapsikoloji bilimi astral seyahat olgusunu, ta en başından beri laboratuarlarda incelemektedir. En önemli kanıtsal deneyleri ise süjenin tavana yakın bir yerde asılı olan raf üzerindeki kağıtta ne yazılı olduğunu projeksiyon anında bilebilmesidir. Birçok psişik insan bu tür deneylerde genelde başarılı olmuştur.
Astral Seyahat olgusuna geçmişte de sık olarak rastlayabiliyoruz. Bu olguyu Mısırlılar, Kuzey Amerika Kızılderilileri, Çinliler, Yunan filozofları, Orta Çağ simyacıları, Okyanusya Halkları, Hindular, Yahudiler ve Sufi Müslümanlar da biliyorlardı. Bu konunun üstatları ise Şamanlar ve Tibetliler olmuştur. Yine Amerikalı Antropologların yaptığı bir araştırmaya göre 488 dünya kültürünün % 80inde BDD ile ilgili en azından bir geleneğe sahip olduğu bulgulanmıştır.
Metapsişikte Astral Seyahat astral bedeninin şuurlu ve kendiliğinden olarak dışarılaşması olarak tanımlanır. Şuurun fizik bedenden astral bedene projekte edilerek astral aleme yansımasıdır. Yine astral seyahat kavramı değişik kültürler ve ekollerde değişik isimler altında anılmıştır. Örneğin Astral projeksiyon, Şuur projeksiyonu, Amerikalıların deyimiyle Beden Dışı Deneyimler, Klasik Spiritüalizmde Dedubluman gibi. Halk arasında en çok Astral Seyahat olarak bilinir, eski zamanlarda bu olaya Tayyi Mekan denirdi.
Astral projeksiyonu kendiliğinden oluşanlar ve şuurlu yapılanlar olarak ikiye ayırabiliriz. Kendiliğinden oluşanlar genellikle şoklarda, ani bir kaza sonucu travmatik acılarda, anestezi esnasında, uyku ve meditasyonlarda ortaya çıkabilmektedir. Bu konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlar genelde bu şekilde bu tür yeteneklerinin farkına varıyorlar. Bunun yanı sıra bazı uyuşturucu maddelerle ve ipnoz uygulamalarıyla da astral projeksiyona ulaşılabildiği laboratuar deneyleriyle ispatlanmıştır.
İkinci yöntem ise kişilerin belli bir kitap vs. sayesinde veya bu yeteneğe sahip kişilerin anlatımından yola çıkarak teknikleri kendi kendilerine denemeleriyle gerçekleşebilmektedir. Bu kişiler ruh ve beden ilişkilerini doğru bir şekilde gevşetebildikleri takdirde astral seyahati başarabilmektedir.
Tipik bir BDD olayında kişi zihninin veya daha doğru bir tabirle bilincin birden, bedeninden ayrılmış olduğu konusunda canlı bir his içinde olur. Genellikle kendisini bedeninin üzerinde havada yüzer durumda bulur. Ardından diğer mekanlara gidebileceğinin ya da uçabileceğinin farkına varır. Duvarların içinden geçebilir ve çok uzak mesafelere anında gidebilir.
Tabi bu araştırmalar yalnızca öğrenciler arasında yapılmamaktadır. Dr. Robert Crookall, Dr. Hornell Hart, Dr. Susan Blackmore ve Dr. John Palmer gibi birçok bilim adamının önderliğinde çeşitli meslek guruplarında ve halk arasında da sayısız araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucunda yapılan bir sentez çalışmasında şunu rahatlıkla belirtebiliyoruz ki: Dünyada her beş insandan biri hayatlarında en az bir kez astral seyahat deneyimi yaşamaktadır.
Parapsikoloji bilimi astral seyahat olgusunu, ta en başından beri laboratuarlarda incelemektedir. En önemli kanıtsal deneyleri ise süjenin tavana yakın bir yerde asılı olan raf üzerindeki kağıtta ne yazılı olduğunu projeksiyon anında bilebilmesidir. Birçok psişik insan bu tür deneylerde genelde başarılı olmuştur.
Astral Seyahat olgusuna geçmişte de sık olarak rastlayabiliyoruz. Bu olguyu Mısırlılar, Kuzey Amerika Kızılderilileri, Çinliler, Yunan filozofları, Orta Çağ simyacıları, Okyanusya Halkları, Hindular, Yahudiler ve Sufi Müslümanlar da biliyorlardı. Bu konunun üstatları ise Şamanlar ve Tibetliler olmuştur. Yine Amerikalı Antropologların yaptığı bir araştırmaya göre 488 dünya kültürünün % 80inde BDD ile ilgili en azından bir geleneğe sahip olduğu bulgulanmıştır.
Metapsişikte Astral Seyahat astral bedeninin şuurlu ve kendiliğinden olarak dışarılaşması olarak tanımlanır. Şuurun fizik bedenden astral bedene projekte edilerek astral aleme yansımasıdır. Yine astral seyahat kavramı değişik kültürler ve ekollerde değişik isimler altında anılmıştır. Örneğin Astral projeksiyon, Şuur projeksiyonu, Amerikalıların deyimiyle Beden Dışı Deneyimler, Klasik Spiritüalizmde Dedubluman gibi. Halk arasında en çok Astral Seyahat olarak bilinir, eski zamanlarda bu olaya Tayyi Mekan denirdi.
Astral projeksiyonu kendiliğinden oluşanlar ve şuurlu yapılanlar olarak ikiye ayırabiliriz. Kendiliğinden oluşanlar genellikle şoklarda, ani bir kaza sonucu travmatik acılarda, anestezi esnasında, uyku ve meditasyonlarda ortaya çıkabilmektedir. Bu konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlar genelde bu şekilde bu tür yeteneklerinin farkına varıyorlar. Bunun yanı sıra bazı uyuşturucu maddelerle ve ipnoz uygulamalarıyla da astral projeksiyona ulaşılabildiği laboratuar deneyleriyle ispatlanmıştır.
İkinci yöntem ise kişilerin belli bir kitap vs. sayesinde veya bu yeteneğe sahip kişilerin anlatımından yola çıkarak teknikleri kendi kendilerine denemeleriyle gerçekleşebilmektedir. Bu kişiler ruh ve beden ilişkilerini doğru bir şekilde gevşetebildikleri takdirde astral seyahati başarabilmektedir.
Tipik bir BDD olayında kişi zihninin veya daha doğru bir tabirle bilincin birden, bedeninden ayrılmış olduğu konusunda canlı bir his içinde olur. Genellikle kendisini bedeninin üzerinde havada yüzer durumda bulur. Ardından diğer mekanlara gidebileceğinin ya da uçabileceğinin farkına varır. Duvarların içinden geçebilir ve çok uzak mesafelere anında gidebilir.
