HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Dilkaya Höyüğü
Dilkaya Höyüğü, Van il merkezinin 24 km. güneybatısında Edremit ilçesinin Dilkaya Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Hoşap Suyu'nun kuzey tarafında, Van Gölü kıyısındadır.
Bölgedeki yaygın yüzey araştırmalarının yapıldığı 1983 yılında MÖ 3. binyıl buluntularının yanı sıra Urartu Dönemi bulguları ele geçmiştir. Hemen ertesinde, 1984 yılında Van Araştırmaları Projesi çerçevesinde Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu başkanlığında kazılara başlanmış ve 1991 yılına kadar devam edilmiştir. Kazılar, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırmaları Merkezi ve Van Bölge Müzesi'nin ortak çalışması olarak sürdürülmüştür. Höyükte kazı yapılması kararı verilmesinde bazı bölgeye özgün nedenler vardır.
Bu nedenler,
Van Gölü Havzası ile ilgili olarak MÖ 1. binyıl dışında fazla bir bilgi olmaması,
bölgede yapılmış olan Urartu kazılarının tümüyle bu dönemdeki kalelerle sınırlı kalmış olması, Erken Transkafkasya Kültürü'nün bölgeye gelişi ve bu bölgedeki gelişimi hakkında yeterli bilgi birikiminin olmaması olarak sıralanmaktadır. Dilkaya Höyüğü kazısının bu konularda yeni bilgiler sağlayabileceği düşünülmüştür.
Höyükte sürdürülen kazılarda çok az mimari kalıntıya ulaşılabilmiştir. Buluntular genellikle çok sayıda olup Demir Çağı çanak çömlekleridir. Bu tür buluntular Erken Demir Çağı geç evresi ve Orta Demir Çağı çanak çömleği olmak üzere iki dönem özelliği gösterir.
Erken Tunç Çağı tabakalarında dairesel evler, koyu yüzlü, perdahlı, insize ve kabartma bezemeli ve parmak delik kulplu seramikler bulunmuştur. Herhangi bir maden buluntu vermemektedir. Van Gölü kuzeyindeki Süphan Dağı kaynağından getirilen obsidiyen, alet ve silah yapımında kullanılmıştır. Öte yandan hayvan kemiği, kil ve ahşaptan yapılma pek çok ağırşak (dokuma tezgahlarında kullanılan ağırlıklar) bulunması, yerleşimde gelişkin bir dokuma faaliyeti sürdürüldüğüne işaret etmektedir.
Höyükte sürdürülen kazılarda çok az mimari kalıntıya ulaşılabilmiştir. Buluntular genellikle çok sayıda olup Demir Çağı çanak çömlekleridir. Bu tür buluntular Erken Demir Çağı geç evresi ve Orta Demir Çağı çanak çömleği olmak üzere iki dönem özelliği gösterir.
Erken Tunç Çağı tabakalarında dairesel evler, koyu yüzlü, perdahlı, insize ve kabartma bezemeli ve parmak delik kulplu seramikler bulunmuştur. Herhangi bir maden buluntu vermemektedir. Van Gölü kuzeyindeki Süphan Dağı kaynağından getirilen obsidiyen, alet ve silah yapımında kullanılmıştır. Öte yandan hayvan kemiği, kil ve ahşaptan yapılma pek çok ağırşak (dokuma tezgahlarında kullanılan ağırlıklar) bulunması, yerleşimde gelişkin bir dokuma faaliyeti sürdürüldüğüne işaret etmektedir.
