farkmt2official 1
farkmt2official
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cancan.1234 1
Cancan.1234
Hikaye Ekle

Kırkgöz Kemeri Köprüsü

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan SharkqL
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 493

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

Kırkgöz Kemeri ya da adıyla Limyra Köprüsü, dünyadaki en eski segment biridir. 360 m uzunluğundaki bu taş köprü iline bağlı ilçesin belediyesi sınırları içinde yer alan antik bir kenti olan üzerine kurulmuştur. 5,3:1 ok oranındaki 26 adet , köprüye oldukça yassı bir görünüm vermektedir. Bu yassılık oranına köprü yapımı tarihinde daha sonra yüzyıllarca ulaşılamayıp ancak yapılan yapılarda ulaşılabilmiştir (bkz. ). Teknik ve tarihi bakımdan olağanüstü önemine rağmen Kırkgöz Kemeri köprüsü, veya diğer adıyla Limyra Köprüsü 'de çok az bilinir. Yapının gittikçe harabeye dönüşmesi, 'nü ( : Deutsches Archäologisches Institut, DAI) 1970'li yıllarda bugüne dek yapılan tek saha araştırmasını yapmaya sevketmişti.

[h=2]Yapılan araştırmalar[/h]Köprünün ilk ve bugüne dek yapılan tek bilimsel ölçümü ve taraflarından gerçekleştirilmiştir. Bu ölçüm 1973 yılının Eylül ayında iki gün art arda yapılmış ve sonraki üç yıl içerisinde tamamlanmıştır.[SUP] [/SUP] Sonuçlar 1978 yılında DAI tarafından yayımlanan Archäologischer Anzeiger dergisinde açıklanmış ve o tarihe dek hasarsız olan köprünün artan zarar görme tehlikesine dikkatler şu şekilde çekilmiştir:Köprü hakkında antik dönemden kalma bilgiler bulunmamaktadır. Yapının ilk tarifleri Avrupalı seyyahların 19. yüzyılda yazılan seyahatnamelerinde yer almaktadır: 1940 yılının Mayıs ayında yaptığı bir seyahatinde köprünün 25 kemeri olduğunu bildirmişti. Aynı bilgiler iki yıl sonra köprü hakkında bilgi veren Spratt ve Forbes'de yer almaktadır.[SUP] [/SUP] katılımıyla 1882 yılında gerçekleştirilen bir heyetin saha gezisinde, yapının 'yı doğusunda bulunan şehrine bağlayan antik büyük bir yolun unsuru olarak saptamıştı.[SUP] [/SUP] O tarihte köprüye ait herhangi bir plan ya da eskiz hazırlanmamıştır.[SUP] [/SUP]
"Son zamanlarda bu verimli alüvyon topraklarında turunç bahçeleri meydana getirilmiş, tarihi köprünün doğusunda ise bugün sebze yetiştirilen seraları kurulmuştur. Çevresinde gelişmeye başlayan, yoğun tarımsal faaliyetler nedeniyle köprünün varlığı ileri derecede tehlike altındadır. Yıllara direnerek günümüze kadar bozulmadan gelebilen köprü sathından yerel halk inşaat malzemesi olarak taşlar çıkarmaktadır; Sulama kanallarının yapılması için kullanılan ağır iş makineleri köprünün gövdesine zarar vermekte ve paletleri ile taş döşemeyi ezmektedir."İngiliz mühendis , ait köprü eserleri hakkında 1993 yılında kaleme aldığı İngilizce çalışmasında DAI raporunu özetleyerek aynı şekilde köprünün imar tarihi bakımından olağanüstünü önemini vurgulamıştır. Antik Lymira kenti yakınındaki Kırkgöz Kemeri adlı bu köprü hakkında başka bilimsel çalışmaların varlığı bilinmemektedir.
[h=2]Topografik ve Ulaşım Yönünden Konumu[/h] diğer farklı olarak, ’daki ulaşım sistemi fazla gelişmemiştir. Kuzey-güney bölgeleri arasındaki ulaşım daha ziyade bölgede az bulunan akarsu vadileri üzerinden gerçekleşmekteydi. Buna karşın batı-doğu arasındaki ulaşım dağlık bölgelerden geçiyordu. Bu bağlamda Limyra'dan Alakır Çayı üzerinden geçerek, komşu Pamfilya üzerinden 'ya ulaşan yolun, iki bölge m.s. 4. yüzyıla kadar Likya ve Pamfilya eyaletini oluşturduklarından dolayı özel bir öneme sahip olduğu sanılmaktadır. İmparatorluğun diğer ana ulaşım yolları ile karşılaştırıldığında, Likya'daki yolların 3–4 m'lik genişlikle önemli oranda daha küçük boyutlu ve muhtemelen yaya ve yük hayvanlarının trafiğine mahsus olduğu söylenebilir. Kırkgöz Kemeri'nin yol sathında araba izlerine rastlanmamakta olması da bu görüşü pekiştirmektedir; ayrıca köprüde ya da parmaklık izlerine de rastlanmamaktadır.Roma dönemine ait bu köprü antik Lymira kenti harabelerinin 3,2 km (kerteriz noktası: ) doğusunda üzerine kurulmuş olup günümüzde Akdeniz sahilinden 3,8 km kuzeyde, Turunçova - asfaltının yakınında bulunmaktadır. Çayın antik adı bilinmemektedir.[SUP] [/SUP] Bölgenin topografik özellikleri, körfezindeki düz alüvyon topraklara uzanan 'nın etekleri tarafından belirlenmektedir.[SUP] [/SUP] Köprü bu geçiş bölgesinde dar geniş bir ovaya açıldığı ve yağışlı mevsimde meydana gelen taşkınlarda geçişin imkânsızlaştığı yerin biraz kuzeyine kurulmuştur. Köprü doğusunda çakıl bir alana açılırken, batı ucu muhtemelen taşkınlara karşı korunabilmek için doğrudan yükselen bir kayaya dayanmaktadır. Bu şekilde arazi yapısı nedeniyle güneye doğru meydana gelen keskin dönüş, caddenin gerektiğinde kapatılması için son derece uygun bir konumu oluşturmaktaydı. Günümüzde, Alakır Çayı köprünün sadece 3 kemerinin altından akmakatadır (1978 yılında). Kuzeyde, sulama ve taşkınlardan koruma amacıyla yakın geçmişte inşa edilmiştir.
[h=2]Yapısı[/h]Wurster ve Ganzert, gerçekleştirdikleri incelemelerde köprünün kemer üzengilerine kadar nehrin getirdiği çökeltilerin altında kaldığını müşahede etmişlerdir; herhangi bir kazı yapılmamıştır.Köprünün 28 kemerinden sadece iki tanesi, açık kemer genişliği ve sütun kalınlığı ölçülebilecek kadar açıkta kalmıştı. Ancak toprak altında kalmamış olan kemer kısımlarından hareket ederek, tüm sütunların aralıklarını hesaplama yoluyla belirlemeyi başarmışlardır.360 metrelik uzunluğuyla, Kırkgöz Kemeri, 'daki ait günümüze kadar ayakta kalabilmiş fenni yapıların en büyüğüdür.Köprünün eşit ebatlarda 26 tane vardır. Bunların her biri üst üste ikişer biçiminde yerleştirilmiş, tutturulmuş kemerinden oluşmaktadır. Köprünün doğu ucunda bir zamanlar 27. kemerin bulunduğu yerde daha sonraki bir tarihte ilave edilmiş, iki adet daha küçük, yarım daire biçimli, sadece birer kerpiç kemeri bulunan onarım kemeri bulunmaktadır. Yıkılmış olan orijinal kemerin yassı yapısı hala ayakta kalmış olan sütunlardan anlaşılmaktadır.
[h=3]Segmentli Kemerleri ve Sütunları[/h]11,60–12,30 m (2., 3., 7. ve 21. kemer; toplam 4 adet)Segment kemerlerinin dayanma açıklıkları, yani sütun ortalarının arasındaki mesafeler, 11,60 ila 14,97 m arasındadır. (2. ve 26. kemer). Benzer ölçülere sahip, değerleri aşağıdaki gibi olan dört kemer grubu belirlenebilir:

  • 12,75 m (5., 9.-15., 17.-19. ve 22.-24. kemer; toplam 14 adet)
  • 13,10 m (1., 4., 6. ve 8. kemer; toplam 4 adet)
  • 13,60 m (16., 20. ve 25. kemer; toplam 3 adet)
Sütun eksenlerinin aralıklarının neden birbirlerinden farklı olduğu bilinmemektedir; oluşumlarına uyum sağlamak amacıyla bu şekilde yerleştirilmiş olmaları açıklaması yanlıştır. Dalgalanmalar, beşik yapımında kullanılan farklı boyuttaki iskelelerin birden fazla kez kullanımına işaret ediyor olabilir.
Sütun genişliğini Wurster ve Ganzert sadece tek bir sütunda 2,10 m olarak belirleyebilmişlerdir (26. ve 27. kemer arasındaki sütun). Bu değer ortalama kemerin 12,75 m'lik ölçüsünden çıkarıldığında, açık aralık ölçüsü olarak 10,65 m elde edilir. Tüm segmentli kemerlerde yaklaşık 2 m'lik bir tonoz yüksekliği bulunduğundan dolayı, Lymira Köprüsünün açık aralık/yükseklik oranı için 5,3:1 ile oldukça düşük bir değer elde edilir.Bu kadar yassı gerilmiş kemerler köprünün yapıldığı dönemde eşsiz bir özelliğe sahipti ve 'da segmentli kemerler yeniden yapılmaya başladığı 14. yüzyıla kadar bir daha gerçekleştirilememiştir. Hatta Kırkgöz Kemeri köprüsünün en geniş kemerinin uzunluğu, yüksekliğinin 6,4 katı dolayındadır. . Daha sonra onarılmış olan iki kemerin genişlik/yükseklik oranı 2,7:1 ile yarım daire veya tonoz kemerler arasında alışılmış bir düzeyde sayılır.
[h=3]Köprü Yüksekliği ve Seviyesi[/h]Köprünün üst sathı neredeyse yatay bir düzlem oluşturmaktadır: Yol sathı 1. ile 20. kemer arasında 20,05-20,55 m'lik bir seviyedeyken, doğu yönde geriye kalan altı kemerder hafif 19,94-19,66 m'ye kadar düşer.. Araştırmacılar bu dalgalamaları yapının uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda çok düşük olarak nitelendirmektedir.Yapının daha sonra çökmesine ilişkin herhangi bir işaret bulunmadığında, düzenli yüksekliği işleminin ve sütun temellerinin büyük özenle yapıldığını gösterir. Buna karşın köprünün uzunlamasına ekseni, kemerden kemere kısmen belirgin bir şekilde ana yönden sapmaktadır.Köprünün toplam yüksekliği önemli oranda toprak altında kaldığından dolayı kesin olarak belirlenememiştir. Buna karşın kemer üzengisi - yol sathı arasının sadece 3,25 m olduğu belirlenebilmiştir.
[h=3]Statiği[/h]Köprünün kendi ağırlığını taşıyan çizgisinin eğrisi ile neredeyse aynı olduğu dikkat çekmektedir. Segment köprüsü üzerinde gerçekleştirilen inceleme sonuçları, yüksek taşıma kapasitesini göstermiştir:
„Günümüz sınıflandırmalarına göre, yapı 'e göre köprü sınıfı 30 ayarında bir taşıma kapasitesine sahiptir; buysa köprünün bir kemerinde 30 ton ağırlığında bir kamyonu ve ayrıca köprü sathının geri kalanında 500 'lik bir ağırlık taşıyabileceği anlamına geliyor. Köprü antik dönemin trafiğine göre büyük oranda güvenlik payı konarak tasarlanmıştır.“
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst