BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle

Ahi Şerafeddin Türbesi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 247

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

4334.jpg


Aslanhane Mahallesinde aynı isimdeki caminin karşısındadır. Yapılış tarihi 1350 olup, türbenin güney penceresi üzerinde Arapça bir kitabe vardır. Türbe, kesme taş ve tuğla ile yapılmıştır. Kubbesinin üstü ahşap bir çatı ile örtülmüştür. 1947 yılında aslına uygun şekilde onarılmıştır. Ahi Şerafettin'in üstün sanat tekniği ile yapılmış olan oymalı sandukası Etnoğrafya Müzesine kaldırılmıştır.

1243 tarihi Anadolu’da yeni bir dönemin daha başlangıcı olmuştur. Bu tarihte İran’dan gelen Moğol kuvvetleri, Doğu Anadolu’da Selçuklu ordusunu mağlup etmiş ve bu olayın arkasından da Anadolu Selçukluları gerileme dönemine girmiştir. Anadolu kademe kademe Moğol istilası ve tahakkümüne maruz kalmıştır. Nihayet Konya Selçuklu yönetimi çökmüş, Anadolu’da bir takım mahalli yöneticiler, Anadolu Türk halkını başı boş bırakmamışlardır. Bu devre, Türk tarihine Anadolu’da beylikler dönemi olarak geçmiştir. Böylece Anadolu’nun çeşitli merkezlerinde, çeşitli Türkmen beyleri ortaya çıkmıştır. Bu dönemde Ankara’ya hakim olanlar, aşiret gücüne dayalı, askeri nitelikli Türkmen beyliği değildir. Bunun yerine Türkiye tarihinde temeli daha çok kültüre dayalı bir organizasyon olan Ahiler, Ankara’nın hakimi olmuşlardır. O dönemde ahiler bir tür güvencedir. Ekonomik temellere dayanmakla beraber sosyal bir karakteri de vardır. Ahi liderleri bir tarafta İlhanlı hakimiyetini tanırken, diğer tarafta Ankara halkının dirlik, düzenini bozdurmamaya çalışmışlardır. Böylece istila sebebiyle çıkacak bir kaosu önleyerek sosyal düzeni devam ettirmişlerdir.

“Hadikatü’s-Salatin” adlı yazma eser, ahilerin Ankara’nın yönetiminde baştan beri yardımcı olduklarını söylemektedir.

“Darü’l-İslam olalı çok zaman idi. Fethi zamanında içinde kodukları hakim neslinden haliya şehir ve hisar ve havalisinden bir miktar diyara, ahiler dimekle maruf on iki kimesneler hakim ve valiydi. Mahsulatı vilayeti ki emvâl-ı bigaye yetişdi istirak ile zapt edip ittifak ile devayinin kadir oldukları adüvden korurlardı. Her birinin kapusunda ve tapusunda şahlar âyinince yât u yaragiyle âreste asker sûretinde bir kat; yüz avbaş hazır idi.”

Beylikler arası siyasi mücadeleler zuhûr edip, Ankara hükümetsiz kalınca şehrin idaresini Ahiler ele almış ve bir “Ahi veya şehir devleti” teşekkül etmiştir. I. Murat Gazi XIV. yüzyılın ikinci yarısında Ankara’ya gelip şehri Osmanlı hakimiyetine koymuş ve diğer beyliklerin işgalini önlemiştir.

Selçuklu ordularının Moğol istilacılarla Anadolu’da harbettiği XIII. yy.dan Timur’un Bayezıd’la muharebe ettiği XV. yy başına kadar süren çarpışmalar devresinde, Ahiler, Türk-İslam medeniyetinin manevi kıymetlerini kurtarmak için bu kalenin himayesine sığınmışlardır. Ahilerin Cumhuriyeti Farabi’nin “Medinetü’l-Fazıla”sıdır. Ahiler çalışılmağa vakfedilmiş mütevazı hayat sürerek düşüncelerini insanlığı yükseltmek ülküsüne çevirmişlerdir.

Anadolu’da Türklüğün yerleşip, Müslümanlığın yayılışında askeri fetihlerin yanı sıra Alperenler, Gaziler, Abdallar ve Bacılar adı verilen teşkilatların da büyük rolleri olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında Ahilerin de önemli yer aldıkları görülmektedir.

Bu topluluklar, Anadolu’nun doğusundan batısına kadar boş yerlere gelip yerleşmişler, ellerinde imkanları ve mali güçleri olanlar yalnız yerleşmekle kalmamışlar; gelenin gidenin, gariplerin, gezginlerin, kendileri gibi Asya işlerinden görüp gelenlerin konaklaması için “zaviye” adını verdikleri bir çeşit misafirhaneleri yaptırmışlardır. Zamanla bu tesislerin çevresinde çiftlikler, köyler, kasaba ve şehirler oluşmuştur. Şehirlerin varoluşlarında kurulan zaviyelerin etrafına yine zamanlar yapılan binalarla, sokak ve mahalleler ortaya çıkmış, asıl şehre eklenip şehirlerin büyümesine amil olmuşlardır. Ahiler esnaf, sanatkar, tüccar ve diğer dallardaki meslek adamları olarak şehirlerde sosyal ve ekonomik düzenin kurulması yanında kültürün de gelişmesini sağlamışlardır. Ahiler sadece zaviyeler değil, imkanları ölçüsünde mescid ve camiler de yaptırmışlar, bu tesislerle şehirlerdeki mahalle adedini arttırmış.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst