Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Merkez Efendi Türbesi İstanbul, Zeytinburnu'nun Topkapı semti, Merkez Efendi mahallesinde, Merkez Efendi Camii bahçesinde yer alır.Türbe günümüzde İstanbul Türbeler Müdürlüğünün yönetiminde olup, ziyarete açıktır.
Merkez Efendi
Merkez Efendi, 1463 (Hicri 868) yılında Denizlide doğmuştur. Asıl adı Musa Muslihuddin olan Merkez Efendi, ilk öğrenimini Manisa'da tamamlamış, daha sonra İstanbula gelerek Hızır Velüyiddin Efendi ve Mevlana Ahmet Paşadan dersler almıştır. Müderrislik için Bursa, Karaman ve Amasyaya gitmiştir ve bu dönemde Halvetiye Tarikati icazetini almıştır. Sonrasında İstanbula döndüğünde Etyemez Tekkesine devam eden Merkez Efendi, Sümbül Efendi lâkaplı Şeyh Yusuf Sinaeddin Efendinin öğrencisi olmuş, döneminin ileri gelen sûfîlerinden ve hekimlerinden olmuştur. Mesir macunu Merkez Efendi'nin icadıdır.
1514 yılında Merkez Efendi, mensubu olduğu tarikatın (halvetilik) halvet geleneğine uygun olarak bir tekke kurmak için Merkezefendi Mahalllesine (Osmanlı dönemindeki adıyla Mevlevihane Yenikapısı) Mevlanakapı surları dışındaki bu tenha yere yerleşmiştir.
Türbenin tarihçesi
Yavuz Sultan Selimin kızı Şah Sultan, Merkez Efendi'nin 1551 (hicri 959) yılında ölümünden sonra tarikat külliyesi niteliğindeki bu yere 1552-1572 tarihleri arasında cami ve tevhidhane ilave ettirmiştir. Türbe 1837de Sultan II. Mahmud (18081839) tarafından yeniden inşa edilmiştir. Merkez Efendi Türbesi, cami, türbe, çilehane, şadırvan, mutfak, derviş hücreleri, hünkâr köşkü ve hamamdan oluşan bir külliye içinde yer almaktayken, bu yapıların bazıları günümüze kadar gelememiştir. Günümüzde türbenin yakınında Abdülbaki Paşa Kütüphanesi, hamam, Merkez Efendi Camii ve Merkezefendi Mezarlığı bulunmaktadır.
Türbenin giriş bölümündeki ahşap tavanlı bölümdeki parmaklıkla çevrili tarafta Şeyh Hüseyin Efendi, Şeyh Ahmed Mesud, Mustafa Efendi, Nurullah Efendi, Hatice Hanım, Sıdıka Hanım, Fatma Hatun, Şeyh Mehmed Nureddin yatmaktadır. Bağdadi kubbeli bölmede ise Merkez Efendi'nin sandukası bulunmaktadır. Önünde Hattat Aziz Efendi'nin bir levhası vardır. Türbe dış duvarında ve içerdeki duvarda bulunan Türkçe kitabelerde, Merkez Efendi'nin Kanuni Sultan Süleyman ile harbe gitmiş gazi, hekim, din ve tasavvuf alimi olduğu yazmaktadır.
Mimari yapısı
Bugünkü türbe II. Mahmud'un yenilediği halindedir. Türbenin ilk yapıldığı durumu hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Sultan II. Mahmudun yaptırdığı türbe iki dikdörtgen bölüm halindedir. Bunlardan birinde Sultan II. Mahmudun sandukası, diğerinde de dergâh şeyhlerinin ve ailelerinin sandukaları bulunmaktadır. Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir. Türbeleri birleştiren duvar yıkıldıktan sonra buraya iki sütunun taşıdığı üç kemerli bir ara bölüm eklenmiştir.
Türbe moloz taş ve tuğladan yapılmış olup, ampir özellikler göstermektedir. Kare planlı 7.50x7.50 m. ölçüsündedir. Türbenin batı cephesi mermer kaplıdır. Asıl türbenin üzeri ise içten bağdadi sıvalı, dıştan da kurşunlu bir kubbe ile örtülüdür. 1836 yılında ilave edilen ek bölüm kırma çatılıdır. Türbenin batı cephesinde çıkıntılı kilit taşları olan yuvarlak üç pencere bulunmaktadır. Merkez Efendiye ait olan türbenin duvarları kubbe eteğine kadar XIX. yüzyıl Avrupa çinileri ile kaplanmıştır. Kubbe içerisinde ise yıldızlı bir bezeme görülmektedir. Kubbe içerisindeki yazı Hattat M.Şevket Vahtetinin eseridir. Merkez Efendinin sandukası ahşap parmaklıklar içerisine alınmış olup XVIII. yüzyıl üslubunda sedef ve bağa kakmalıdır. Sandukanın önünde de Hattat Aziz Efendinin yazdığı Osmanlıca bir levha bulunmaktadır:
Merkez Efendi
Merkez Efendi, 1463 (Hicri 868) yılında Denizlide doğmuştur. Asıl adı Musa Muslihuddin olan Merkez Efendi, ilk öğrenimini Manisa'da tamamlamış, daha sonra İstanbula gelerek Hızır Velüyiddin Efendi ve Mevlana Ahmet Paşadan dersler almıştır. Müderrislik için Bursa, Karaman ve Amasyaya gitmiştir ve bu dönemde Halvetiye Tarikati icazetini almıştır. Sonrasında İstanbula döndüğünde Etyemez Tekkesine devam eden Merkez Efendi, Sümbül Efendi lâkaplı Şeyh Yusuf Sinaeddin Efendinin öğrencisi olmuş, döneminin ileri gelen sûfîlerinden ve hekimlerinden olmuştur. Mesir macunu Merkez Efendi'nin icadıdır.
1514 yılında Merkez Efendi, mensubu olduğu tarikatın (halvetilik) halvet geleneğine uygun olarak bir tekke kurmak için Merkezefendi Mahalllesine (Osmanlı dönemindeki adıyla Mevlevihane Yenikapısı) Mevlanakapı surları dışındaki bu tenha yere yerleşmiştir.
Türbenin tarihçesi
Yavuz Sultan Selimin kızı Şah Sultan, Merkez Efendi'nin 1551 (hicri 959) yılında ölümünden sonra tarikat külliyesi niteliğindeki bu yere 1552-1572 tarihleri arasında cami ve tevhidhane ilave ettirmiştir. Türbe 1837de Sultan II. Mahmud (18081839) tarafından yeniden inşa edilmiştir. Merkez Efendi Türbesi, cami, türbe, çilehane, şadırvan, mutfak, derviş hücreleri, hünkâr köşkü ve hamamdan oluşan bir külliye içinde yer almaktayken, bu yapıların bazıları günümüze kadar gelememiştir. Günümüzde türbenin yakınında Abdülbaki Paşa Kütüphanesi, hamam, Merkez Efendi Camii ve Merkezefendi Mezarlığı bulunmaktadır.
Türbenin giriş bölümündeki ahşap tavanlı bölümdeki parmaklıkla çevrili tarafta Şeyh Hüseyin Efendi, Şeyh Ahmed Mesud, Mustafa Efendi, Nurullah Efendi, Hatice Hanım, Sıdıka Hanım, Fatma Hatun, Şeyh Mehmed Nureddin yatmaktadır. Bağdadi kubbeli bölmede ise Merkez Efendi'nin sandukası bulunmaktadır. Önünde Hattat Aziz Efendi'nin bir levhası vardır. Türbe dış duvarında ve içerdeki duvarda bulunan Türkçe kitabelerde, Merkez Efendi'nin Kanuni Sultan Süleyman ile harbe gitmiş gazi, hekim, din ve tasavvuf alimi olduğu yazmaktadır.
Mimari yapısı
Bugünkü türbe II. Mahmud'un yenilediği halindedir. Türbenin ilk yapıldığı durumu hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Sultan II. Mahmudun yaptırdığı türbe iki dikdörtgen bölüm halindedir. Bunlardan birinde Sultan II. Mahmudun sandukası, diğerinde de dergâh şeyhlerinin ve ailelerinin sandukaları bulunmaktadır. Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir. Türbeleri birleştiren duvar yıkıldıktan sonra buraya iki sütunun taşıdığı üç kemerli bir ara bölüm eklenmiştir.
Türbe moloz taş ve tuğladan yapılmış olup, ampir özellikler göstermektedir. Kare planlı 7.50x7.50 m. ölçüsündedir. Türbenin batı cephesi mermer kaplıdır. Asıl türbenin üzeri ise içten bağdadi sıvalı, dıştan da kurşunlu bir kubbe ile örtülüdür. 1836 yılında ilave edilen ek bölüm kırma çatılıdır. Türbenin batı cephesinde çıkıntılı kilit taşları olan yuvarlak üç pencere bulunmaktadır. Merkez Efendiye ait olan türbenin duvarları kubbe eteğine kadar XIX. yüzyıl Avrupa çinileri ile kaplanmıştır. Kubbe içerisinde ise yıldızlı bir bezeme görülmektedir. Kubbe içerisindeki yazı Hattat M.Şevket Vahtetinin eseridir. Merkez Efendinin sandukası ahşap parmaklıklar içerisine alınmış olup XVIII. yüzyıl üslubunda sedef ve bağa kakmalıdır. Sandukanın önünde de Hattat Aziz Efendinin yazdığı Osmanlıca bir levha bulunmaktadır:
| « Merhaba Ey Merkez-i Devran-ı Can Merhaba Ey Kutb-u Kevneyn-i mekân Zahir-ü batında nurun olmada Aftab ve sen cümleye sule feşan Kıymetin bilinmekte acizdir ukûl Ayni nûr-u Mustafasın bi güman Doğsa şems garbden dedi Molla-yi Rum Aynı hurşittir ki meşrikten doğan Zarf değişse hak hakikat payidar Gafil olma aç gözün bir gör ayan Daire meydanda biz içindeyiz Nur-u zahir körlere Merkez nihan Lütfü ulviyetini tarif mahal Çünkü bu tariften acizdir lisan Aşık-ı hayranının şahım senin Melceim sensin Habib-i müstean Bendelikten etme azad bizleri Daima kurban sana kenan cenan |