InfernoShade 1
InfernoShade
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle

Zen

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 412

Carissa

Administrator
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Admin
VIP Üye
Katılım
2 Mar 2015
Konular
59,203
Mesajlar
88,479
Çözüm
109
Online süresi
4mo 16d
Reaksiyon Skoru
14,317
Altın Konu
2,411
TM Yaşı
11 Yıl 3 Ay 19 Gün
Başarım Puanı
1,051
MmoLira
696,945
DevLira
234
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

200px-BodhidharmaYoshitoshi1887.jpg



Zen, kökeni Hindistan'daki Dhyana (ध्यान) okuluna kadar uzanan bir Mahāyāna Budist okulunun Japoncadaki ismidir. Hindistan'dan Çin'e geçen okul, burada Ch'an (禪) olarak ismini duyurmuştur. Tang Hanedanlığı döneminde Çin'de belli başlı Budist okullar arasına giren Ch'an, Çin'den Kore, Vietnam ve Japonya'ya yayılmıştır. 20. yüzyılda Batı'da tanınmaya başlanan bu okul, İngilizce ve diğer Batı dillerine Zen ya da Zen Budizm ismiyle girmiştir.

Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir. Meditasyon anlamına gelen Çince zuochan[SUP][1][/SUP] ve Japonca zazen kelimeleri Ch'an/Zen kelimesinden türetilmiştir. Bu nedenle Batı'da yalnızca bir meditasyon pratiğinden ibaret olarak algılanan Zen, aslında Budizm'in bir koludur. 20. yüzyılın ortalarından itibaren Batı'da bir felsefe, bir yaşam tarzı, bir sanat akımı v.s. olarak yaygınlaşmıştır. Ancak bu Batılı bakış açısı, Uzakdoğu'daki Zen Budistlerin çoğunluğu tarafından paylaşılmamaktadır.

Zen okulunun kökeni


Zen'in kökleri Hint Budizmine kadar geri götürülür. Adını meditasyon anlamına gelen Sanskritçe dhyana teriminden alır.
Zen okulunun en önemli tezi Sakyamuni Buddha'nın öğretisinin sözle anlatılamayacağıdır. Efsaneye göre Buda, bir gün elinde bir çiçekle onun vaazını bekleyen öğrencilerinin önünde konuşmadan oturur. Öğrencileri arasından sadece Kasyapa Buda'nın mesajını anlar ve gülümser. Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa'ya aktarılmıştır.
Geleneksel kaynaklara göre Çin Zen'i milattan sonra yaklaşık 500 yıllarında Bodhidharma adlı Hint Budist keşiş tarafından kurulmuştur. 6. yüzyılda Kasyapa'nın 28. kuşaktan öğrencisi Bodhidharma Çin'e gelir ve Ch'an okulunu burada kurar.
Bodhidharma, yerine müridi Huike'yi atamış ve böylece o, ilk Çinli patrik ve Zen okulunun Çin'deki ikinci piri olmuştur.
Doktrin, Huike'den sonra adları dışında fazla bir şey bilinmeyen ikinci, üçüncü ve dördüncü pirlere aktarılmıştır. Altıncı ve son pir Huineng (638-713), Zen tarihindeki büyük isimlerden biridir ve halen mevcut olan okullar Huineng'i kendilerinin üstatları olarak kabul ederler.
Huineng'den sonra Zen her biri öğreti ve pratiklerinde çeşitli vurgulara sahip olan çeşitli kollara ayrılmış ve Çin'in en büyük Budist mezhebi olmuştur.

Zen okulunun ilk pirlerinin listesi


  1. Bodhidharma (skt. बोधिधर्म, Çince: 達摩, Damo Japonca:だるま, Daruma) yaklaşık d.440 - yaklaşık ö. 528
  2. Hui-ke (慧可, Japonca: Daiso Eka d.487) - ö.593
  3. Seng-can (僧燦, Japonca: Konchi Sosan) d. ? - ö.606
  4. Dao-xin (道信, Japonca: Dai'i Doshin) d.580 - ö.651
  5. Hong Ren (弘忍, Japonca: Dai'man Konin) d.601 - ö.674
  6. Hui Neng (慧能, Japonca: Daikan Eno) d.638 - ö.713
Altıncı Pir Huineng'den sonra Ch'an Budizmi Tang Dönemi Çini'nde hızla yayıldı; aynı zamanda birçok kola da bölündü. Bunların arasından Rinzai[SUP][2][/SUP] ansızın aydınlanma okulu ve Soto[SUP][3][/SUP] aşamalı aydınlanma okulu Japonya'da yayılarak burada günümüze kadar ulaşmıştır.
1191 yılında Zen Ustası Eisai tarafından Japonya'da kurulan Rinzai okulu daha çok Samuray sınıfı arasında yayılmıştır. Eisai'nin öğrencisi Dogen tarafından Japonya'ya 13. yüzyılda tanıtılan Soto okulu ise günümüzde 14.700 tapınağı ve yaklaşık 7.000.000 takipçisiyle Japonya'nın en büyük Zen mezhebidir.

Zen Öğreti ve Pratikleri


Temel kavramlar

Mahayana Budizmindeki diğer okullarda olduğu gibi, Zen’de de tüm duyarlı varlıkların Buda-doğasına sahip olduğunu kabul edilir, ve bunun zihnin kendi doğasından başka bir şey olmadığını vurgulanır. Zen uygulamasının amacı her bir bireyin içindeki bu Buda-doğasının, günlük yaşamda meditasyon ve farkındalık yoluyla keşfedilmesidir. Zen uygulayıcıları bu çalışmanın varoluş hakkında yeni bir perspektif ve kavrayış kazandıracağına, ve nihayetinde aydınlanmaya ulaşılacağına inanır.
Diğer Budist okulların pek çoğundan farklı olarak, Zen kutsal metinlere ve metafizik konularda konuşmalara bel bağlanmaması gerektiğini iddia eder. Çünkü bunlar uygulayıcıyı, kendi içinde Buda-doğasını doğrudan sezgisel olarak kavramaya çalışmak yerine, dışsal bir cevap arayışına yöneltir. Bu anlamda Zen, diğer pek çok dinin aksine uygulamayı ön plana çıkaran tutumuyla, hararetli bir felsefe-karşıtı, ikona düşmanı, kural karşıtı veya anti-teorik öğreti olarak değerlendirilebilir. Yazılı kelimelere dayanmamaya verdiği önem, sıkça Zen’in kelimelerin kullanılmasına karşı olduğu şeklinde yanlış anlamalara yol açmıştır. Ancak, Zen kaynaklarını Gautama Buddha’nın ve Budist Mahayana felsefesinin yazılı öğretilerinden alır. Zen vurguladığı, Buda’nın öğrettiği uyanışı, okuduğu veya duyduğu herhangi bir kelimeyle değil, meditasyon uygulaması yoluyla elde etmiş olduğudur; dolayısıyla diğerleri de öncelikle meditasyon yoluyla Buda’nın kavrayışına ulaşabilir.
İçebakış teknik ve uygulamaları hakkında pek çok Budist sutra’da çeşitli öğretiler bulunmaktadır. Ancak Çin’de ortaya çıktığı ilk dönemlerde Zen okulu, ağırlıklı olarak Mahayana Sutralarına, özellikle de Lankavatara Sutra’sına eğilmiştir. Bodhidharma’nın dhyana içebakış tekniklerini öğretirken Lankavatara Sutra’ya göndermeler yapması nedeniyle, Zen okulu ilk dönemlerde bu sutra ile tanımlanmıştı. Kısmen böylesine sınırlı bir şekilde tek metinle özdeşleştirilmeye tepki olarak, Çin Zen’i ünlü kelimelere dayanmama, her tür metinden bağımsız olma tutumunu geliştirdi. Bununla birlikte, erken dönem Zen ustalarının öğretilerine bakıldığında, onların pek çok sutrayı ileri düzeyde bildikleri anlaşılır. Örneğin, "okuma-yazma bilmemesiyle" ünlü Altıncı pir Huineng’ın yazdığı Platform Sutra’da, Elmas Sutra, Lotus Sutra, Vimalakirti Sutra, Shurangama Sutra ve Lankavatara Sutra’dan alıntılar yapılır ve açıklanır.

Budizmin Çin’e geldiği dönemde üç temel uygulama öğretisi, ahlak ve kurallar disiplini eğitim (sila), konsantrasyon (samadhi) da denilen zihinde meditasyon yoluyla eğitim (dhyana), sezgi ve bilgelik eğitimi (prajna), Pali derlemesinde çoktan düzenlenmişti.[SUP][4][/SUP] Bu bağlamda, Budizmin Çin kültürüne sürecinde, her biri farklı bir temel uygulama alanında uzmanlaşmış üç tip öğretmen modeli ortaya çıktı. Vinaya ustaları rahip ve rahibelerin izleyeceği kurallar üzerine, dhyana ustaları çeşitli meditasyon uygulamaları üzerine, Dharma ustaları ise Budist metinler üzerine uzmanlaşmıştı. Manastır ve Budizm merkezleri ya vinaya ve rahip eğitimine ya da bir ya da birkaç metnin icelenmesi konusuna yoğunlaşmıştı. Dhyana veya Chan ustaları ise, ya kendi başlarına inziva hayatı sürdürüyor ya da çeşitli Vinaya manastırları ve sutra eğitim merkezlerine katılıyordu.
Bodhidharma'nın beşinci yüzyılda gelmesinin ardından, onun takipçisi dhyana-chan ustaları, vinaya ve entelektüel çabanın tek başlarına Buda’yı aydınlanmaya götüren meditasyonun gerçek uygulamasını ve kişisel deneyimi vurgulamaya yeterli olmadığı düşüncesiyle bir araya gelmeye başladı. Yalnızca kuralları takip edilmesi ya da sutra ezberlenmesinin yetersizliği dhyana-chan uygulayıcılarının sloganı haline geldi. Bodhidharma’dan yaklaşık 200 yıl sonra Tang Hanedanı dönemi başlarında, Beşinci pir Daman Hongren (601-674) zamanında, Zen okulu ayrı bir Budist okul olarak ortaya çıktı.[SUP][5][/SUP]
Zazen olarak anılan meditasyon, Zen uygulamarının temelini oluşturur. Bodh Gaya’daki Bodhi ağacının altında aydınlanmaya ulaşan Buda’nın oturuşunu ve onun Sekiz aşamalı yol’da öğrettiği, farkındalık ve konsantrasyon kavramları canlandırır. Sekiz aşamalı asil yol, Dört Yüce Gerçek, bağımlı köken, Beş İlke, beş skandha, Varoluşun üç işareti gibi Buda’nın temel öğretilerinin tümü Zen uygulamasının önemli öğelerini oluşturur.
Ek olarak, Zen Mahāyāna Budizmin, bodhisattva başta olmak üzere çeşitli temel kavramlarını benimsemiştir. Mahayana’ya has Guānyīn, Mañjuśrī, Samantabhadra, ve Amitābha gibi figürler tarihsel Buda ile birlikte saygı görür. Zen’in yazılardan bağımsız aktarıma yaptığı vurguya rağmen, Mahāyāna sutralarına, özellikle de Kalp Sutra, Hredaya Pranyaparamita Elmas Sutra, Lankavatara Sūtra, ve Lotus Sūtranın "Samantamukha Parivarta" bölümüne derinden bağlıdır.
Zen aynı zamanda paradoksal olarak, kendine özgü zengin bir yazılı literature de geliştirmiştir. En eski ve en çok tanınanları Zen metinleri arasında, Huineng’ın Platform Sutrası sayılabilir. Bundan başka çeşitli koan kollaksiyonları ve Dōgen Zenji’nin yazdığı Shōbōgenzō önemli metinlerdendir.

Zen meditasyonu


Zazen

Oturarak yapılan meditasyon, Zazen Zen pratiğinin merkezini oluşturmaktadır. Zazen'de çeşitli oturuş biçimleriyle yapılabilir. Dikkat kişinin duruş biçimi ve nefesine yöneliktir. Oturulan yer (zabuton) üzerine yerleştirilen katlanmış bir yastık (zafu) kullanılır. Rinzai Zen'de zazen uygulaması yapan kişiler yüzlerini odanın merkezine yöneltirlerken Soto uygulayıcıları duvara dönük otururlar.
Soto Zen'de Şikantaza meditasyonu (sadece oturma) nesnesiz ve içeriksiz bir meditasyon biçimidir. Bu pratikle bilgili felsefi ve fenomenolojik hükümler Dogen'in Shobogenzo adlı eserinde bulunmaktadır. Rinzai Zen ise nefes meditasyonu ve koan pratiği üzerinde durur.
Farklı Zen okullarında farklı zazen teknikleri uygulanmakla birlikte, zazende genel teknik, iç ve dış uyarılara tümüyle açık olmakla, sınırsız bir farkındalık, bilinçlilik hali ve uyanık olma durumudur. Zazen uygulaması sırasında her türlü iç ve dış algı, önem sıralaması, seçim yapılmaksızın izlenmelidir. Dışarda öten kuşun cıvıltısı, vücut ağırlığının kalça kemiğindeki duygusu, yüzü yalayan esintinin duygusu, vs. birbirini izleyen farkındalıklar, bilincin geçişler yaparak yaşadığı algılar olarak değil, aynı anda yaşanan bir bilinçlilik olabilmelidir. Günlük yaşamda deneysellenmesi mümkün olmayan, yaşanmayan bir bilinçlilik haline ulaşmaktır. Olağan insan bilincinin yapısının, o tek merkezli benlik ve bilinç duygusunun aşılarak, çok merkezli bir bilinç yapısına ulaşılma çalışmasıdır ve zazenin amacı budur.
Zazende, diğer birçok meditasyon tekniğindeki gibi, olağan, kendiliğinden düşünsel akımlara müdahale edilmez. Tersine zazendeki kişi, bu zihinsel akımları bilinçli olarak izlemektedir. Zazende esas olan sınırsız bilinçliliktir, uyumdur, düşünce akımları konusunda da böyledir. Zen, her zaman için Taocu etkilere büyük ölçüde açık tutulmuştur, bu yüzden 'uyum' esastır.
Neticede zazenle sağlanmak istenen zihinsel durum, "zihnin olmadığı" bir durumdur. Düşünerek yaşamak, düşünerek tepki vermek değil, zihnin doğrudan doğruya içsel dinamikleriyle çalışmasıdır. Belki de bu yüzden zen, Özellikle Japon savaşçılar arasında genel kabul gören bir sistem haline gelmiştir.

Sesshin

Sesshin, kelime olarak "zihni bir araya toplamak" anlamındadır; Zen manastırında belli bir dönemde düzenlenen yoğun grup meditasyonu. Rahipler günlük rutin içinde günde birkaç saatlerini meditasyona ayırırken, sesshin döneminde neredeyse tüm günü zazen yaparak geçirirler. uzun meditasyonlar yalnızca kısa aralarla, yemekle ve farkındalığın sürdürüldüğü basit işlerle bölünür; uyku gece 7 saatten fazla olmamak üzere minimumda tutulur. Kimi manastırlarda Zen ustasının topluluğa konuşması (teisho), ve usta ile özel görüşmeler (dokusan, daisan, veya sanzen olarak adlandırılır) dışında sıkı bir konuşma yasağı uygulanır.

Japonya, Tayvan ve Batı’daki modern Budist uygulamalarda, sıradan halktan öğrencilerin de katıldığı sesshinler düzenlenir; bunların süreleri genelde 1,3,5 veya 7 gündür. Zen merkezlerinde yıl içinde pek çok kez, özellikle de Buda'nın annuttara samyak sambodhi aydınlanmasını anma dönemlerinde yedi günlük sesshinler düzenlenir. Rohatsu denilen bu sesshinde, uygulayıcı zihnini sakinleştirip susturarak düşüncelerini durdurmaya, samadhi, kensho, veya satori’ye ulaşmaya çalışır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst