Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
shrpnl 1
shrpnl
YusufŞimşek14 1
YusufŞimşek14
berzahx 2
berzahx
xranzei 1
xranzei
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Mahşerin Dört Atlısı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 193

Carissa

Administrator
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Admin
VIP Üye
Katılım
2 Mar 2015
Konular
59,189
Mesajlar
88,451
Çözüm
109
Online süresi
4mo 16d
Reaksiyon Skoru
14,299
Altın Konu
2,398
TM Yaşı
11 Yıl 3 Ay 15 Gün
Başarım Puanı
1,051
MmoLira
695,316
DevLira
234
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

56656565656565.jpg


Mahşerin Dört Atlısı, Hıristiyanlıkta Kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlı. Yeni Ahit'teki -Vahiy Kitabı olarak da bilinen- Apokalips bölümüne göre, Kıyamet felaketlerini getirecek olan yedi mührün açılması ile birlikte ortaya çıkacaklardır.[SUP][1][/SUP] Bazı akademisyenlere göre beyaz at ve binicisi İsa'yı, kızıl at ve binicisi kan ve savaşı, siyah at ve binicisi kıtlığı, soluk renkli at ve binicisi ise salgın hastalıkları ve ölümü sembolize eder.[SUP][1][/SUP]

İncil yazarlarından Yuhanna'nın Patmos adası'nda gördüğü bir vizyona dayanır.

Vahiy 1:8-19
Yehova Tanrı şöyle diyor: "Şimdi, geçmişte ve gelecekte, hep var olan, Mutlak Güce Sahip olan, Alfa ve Omega Benim." İsa'nın yolunda sizinle birlikte sıkıntıya, krallığa ve tahammüle ortak olan ben, kardeşiniz Yuhanna, insanlara Tanrı'yı anlattığımdan ve İsa'ya şahitlik ettiğimden dolayı Patmos denilen adadaydım. Ruhun etkisiyle Efendimizin gününde bulunuyordum ve arkamda borazan sesine benzer güçlü bir ses duydum. Şöyle diyordu: "Gördüklerini bir tomara yaz ve Efesos, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sardes, Filadelfya ve Laodikya'daki yedi cemaate gönder." Bana seslenenin kim olduğunu görmek için dönüp baktığımda yedi altın şamdan gördüm. Şamdanların ortasında insanoğluna benzer biri vardı; ayaklarına kadar inen bir giysisi ve göğsünde altın kuşağı vardı. Başı ve saçları ise ak yapağı gibi, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan bir ateşti. Ayakları ocakta kor gibi parlayan saf bakıra benziyordu ve sesi coşkun suların sesi gibiydi. Sağ elinde yedi yıldız vardı, ağzından iki tarafı keskin uzun bir kılıç çıkıyordu ve yüzü ışıl ışıl parlayan güneş gibiydi. Onu görünce ayaklarının önüne ölü gibi yığıldım. Sağ elini üzerime koyarak şöyle dedi: Korkma. Birinci ve Sonuncu benim. Diri olan benim. Ölmüştüm ama işte, sonsuza kadar diriyim. Ölümün ve ölüler diyarının anahtarları bendedir. Sen gördüklerini, şimdi olanları ve bundan sonra olacakları yaz."


Dört atlı ve simgeledikleri

[TABLE="class: wikitable"]
[TR]
[TH]Atlar[/TH]
[TH]Simgeledikleri[/TH]
[TH]Binicilerin Özellikleri[/TH]
[TH]Etkileri ve Simgeledikleri[/TH]
[TH]Başlangıcı[/TH]
[TH]Sonu[/TH]
[/TR]
[TR]
[TD]Beyaz[/TD]
[TD]Kutsallık ve paklığın simgelenmesi[/TD]
[TD]Mesih-Atanmış Kral. Yay taşır ve başında tacı var.[/TD]
[TD]Atanmış Kral olarak, düşmanlarını oluşturan Şeytan, cinler ve kötü insanlara karşı savaşıp zafer kazanarak yeryüzünü kötülüklerden temizlemesi ve yeryüzünde Tanrı'nın Göksel Krallığını kurarak 1000 yıllık yönetimine başlamasının simgelenmesi.[/TD]
[TD]Ms 1914[/TD]
[TD]Armageddon Savaşı[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Kızıl[/TD]
[TD]Savaşlarda dökülen kanların simgelenmesi[/TD]
[TD]Dünyadan barışı kaldırma yetkisi ve büyük bir kılıcı var.[/TD]
[TD]Dünyadan barışın kalkarak sürekli savaşların ve çatışmaların yaşanacağı bir ortamın hüküm sürmesinin simgelenmesi.[/TD]
[TD]Ms 1914[/TD]
[TD]Armageddon Savaşı[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Siyah[/TD]
[TD]Açlık ve kıtlıkların simgelenmesi[/TD]
[TD]Elinde bir terazi var.[/TD]
[TD]Savaşlar ve çevreye verilen zararlardan kaynaklanan açlık ve kıtlıklar ile adaletsiz ekonomik sisteme dayalı alım gücünün yetersizliğinden kaynaklanan açlıkların simgelenmesi.[/TD]
[TD]Ms 1914[/TD]
[TD]Armageddon Savaşı[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]Soluk[/TD]
[TD]Salgın hastalıkların simgelenmesi[/TD]
[TD]Adı Ölüm[/TD]
[TD]1. Dünya Savaşı esnasında İspanyol gribi salgını ile başlayan ve sonrasında çiçek, sıtma, verem, AIDS, kanser, kalp gibi yaygın ve kitlesel ölümlere yol açan çeşitli hastalıkların simgelenmesi.[/TD]
[TD]Ms 1914[/TD]
[TD]Armageddon Savaşı[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
Kitabı Mukaddes'in başlıca konusu göksel bir krallıkla ilgilidir. Başlangıç 3. bölüm bu konunun temelini oluşturur. Başlangıç 3:15'te bir kadın ve kadının soyundan söz edilir. Bu kadın Havva değil, Vahiy 12. bölümde sözü edilen simgesel bir kadındır. Bu kadın Tanrı'nın gökteki ruh varlıklardan oluşan teşkilatını simgelemektedir. Başlangıç 3. bölüm, bir yılanın yalanlarından ve bu yalanlar sonucunda ortaya çıkan bir davadan söz eder. Adem ile Havva bu davanın içindeki görünür kişilerdir. Yılanın ise bu konuyla hiçbir ilgisi olmadığından, yılana söylenen sözler gerçekte harfi yılana söylenmemektedir. Tanrı Adem'le Havva'ya, onlara yönelik cezalandırmalarını bildirir. Ancak sıra yılana geldiğinde, sözler simgesel bir niteliğe bürünür. Çünkü harfi yılan görünmez bir varlığın etkisiyle kukla olarak kullanılmıştır. Tanrı Başlangıç 3:15'teki sözleri, Vahiy'de "İblis (İftiracı) ya da Şeytan (Hasım, Düşman) denen o eski yılan" olarak adlandırılan bir ruh varlığa söylemektedir.[SUP][2][/SUP] Bu yılan olarak adlandırılan kişi, tıpkı harfi bir yılanın yerde sürünürken çıkardığı diliyle toprağı yalayacağı derecede alçaltılacaktır.[SUP][3][/SUP]
Başlangıç 3:15'teki sözlerde, bir kadın ile temsil edilen Tanrı'nın teşkilatından çıkacak bir soydan söz edilir. Buradaki kadının soyu bir insanı değil, bir krallığı temsil etmektedir. İsa bu soyun -krallığın- en başındaki kişi olduğundan, bu soyun en önemli bireyi Atanmış Kral olan İsa (gökteki adıyla Mikael) olmaktadır. Ayrıca, bu krallıkta yer alarak yardımcı krallar olarak görev alacak başka kişiler de seçileceklerdir ve bunlar Vahiy'de 144.000'ler olarak adlandırılırlar.[SUP][4][/SUP]
Ayrıca, simgesel yılanın da bir soyu olacaktır. Bunlar, İblis Şeytan adı verilen eski yılanın peşinden giden insanları ve ruh varlıkları kapsar. Buna göre, Şeytan'ın da bir soyu vardır. Bu aynı zamanda, doğrudan söz edilmeyen Şeytan'a ait bir kadının varlığına da işaret eder. Buradaki "kadın" ifadeleri teşkilat anlamındadırlar. Şeytan'ın peşine taktıkları bireyler soyun ayrı ayrı bireyleriyken, bu soyun tümü birden ise Şeytan'ın kadını -teşkilatı- olmaktadır. Bu durumda iki ayrı düşman grup vardır. Bir grup Tanrı, Tanrı'nın kadını ve bu kadını oluşturan bireyleri kapsar. Diğer düşman grup ise Şeytan, Şeytan'ın kadını ve bu kadını oluşturan bireyleri kapsamaktadır. Başlangıç 3:15'teki sözler bu iki grubun birbirine düşmanlık edeceğinden söz etmektedir. Bu düşmanlığın en önemli iki olayı vardır. Birincisi, Şeytan'ın Tanrı'nın kadınının soyunun topuğuna saldırması ve yaralaması olayıdır. Bu olay İsa'nın yeryüzünde yaşadığı dönemde gerçekleşir. Şeytan İsa'nın bir direkte öldürülmesini sağlayarak, kadının soyunun topuğuna saldırmış olmaktadır. Şeytan açısından bu olay, kadının soyuna karşı sürdürdüğü düşmanlık eylemlerinin en büyüğüdür. [SUP][5][/SUP] Ancak Şeytan açısından büyük olan bu olay, kadının soyunun yalnızca topuğunu yaralayabilecek derecede olup, topuk yeniden iyileşeceğinden kalıcı bir zarar veremez. İsa'nın ruh bir varlık olarak yeniden eski güçlü konumuna gelmesiyle bu topuk yarası iyileşmiş olmaktadır. Bu olayların ardından, zamanı geldiğinde ise yılanın başı ezilecektir. Bu durum Şeytan'ın bir daha toparlanamayacağı ölümcül bir darbe alacağını göstermektedir. Burada Tanrı'nın belirlediği süreler ve zamanlar sözkonusu olduğu için bu olay hemen gerçekleşmez. Bu olay ilerde, Tanrı'nın Şeytan ve onun soyuna tanıdığı süre dolduğunda gerçekleşecek bir olaydır. Bu nedenle, İsa ruh bir varlık olarak diriltildiğinde kendisine hem ruhi gök üzerinde hem de yeryüzü üzerinde yetki verildiği halde, İsa'nın yetkisini kullanması için Tanrı'nın belirlediği süre doluncaya kadar beklemesi gerekiyordu.[SUP][6][/SUP] [SUP][7][/SUP]
İsa bu yetkiyi aldığında, Tanrı tarafından atanmış bir kral olarak gökte ve yeryüzü üzerinde hüküm sürmeye başlayacaktır. Ancak, bütün insanlar kendi yönetimine boyun eğmeyi kabul etmediklerinden, bunu ilk olarak yalnızca yerdeki toplumunu oluşturan kendi cemaatinin üzerinde yapacaktır. Şeytan'la ilgili davanın bitiminde ise, Atanmış Kral olarak kendi yetkisine boyun eğmeyi kabul etmeyen bütün diğer insanları Armageddon'da yok ederek, gerçek anlamda bütün yeryüzünde hüküm sürecektir. Öte yandan, İsa gökle ilgili bu yetkisini Ms 1914'te Şeytan ve cinlerini göklerden yere atmakla göstermiştir. Armageddon'da ise, bu yetkisini onları dipsiz derinliklere atarak bir kez daha kullanmış olacaktır. Ayrıca bu savaşta krallık yetkisini bütün kötü insanlara karşı da kullanarak, bütün kötülerin yok edilmesini sağlayarak gösterecek ve bu şekilde yeryüzünden bütün kötülükleri temizlemiş olacaktır. Bu olaylardan sonra, İsa ruhi göklerden Tanrı'nın Krallığı'nın Kralı olarak, 144.000 yardımcı kral yöneticilerle birlikte hüküm sürerek yeryüzünü yönetmeye başlayacaktır. Daniel 7. bölümde insanoğlu olarak adlandırılan İsa'ya bu krallık yetkisinin verilişi ve kapsamı gösterilmektedir.[SUP][8][/SUP]
Bu olay Vahiy 12. bölümde simgesel sözlerle anlatılır. Kadın bir çocuk doğurur. Bunun anlamı, Tanrı'nın bir kadınla simgelenen teşkilatından yeni bir oluşumun ortaya çıkmasıdır. Kadının doğurduğu bu çocuk Tanrı'nın Krallığıdır ve İsa bu krallığın Atanmış Kralı olarak yetkilendirilmiştir. Ayrıca bu krallıkta gökte kendisine katılacak 144.000 kişi daha bulunmaktadır. Kadının çöle kaçmasıyla ilgili sözler krallıkta yer alacak olan bu kişilerin yerdeki durumlarını ele almaktadır.[SUP][9][/SUP]
İsa'nın gökte Atanmış Kral Mikael olarak yetkilendirildiğinde yaptığı ilk iş, kendi melekleriyle birlikte savaşarak, Şeytan ve meleklerini bulundukları göksel ruh ülkesinden kovmak olur. Artık kızıl ejder Şeytan ve peşinden sürüklediği melekleri olan cinler için göksel ruh ülkesine gitmek olanaksızdır. Bu olayların başladığı tarih, aynı zamanda Şeytan ve cinlerinin 1000 yıllığına dipsiz derinliklere atılacakları zamanın yaklaştığını gösteren bir tarihtir. Zamanının dolmakta olduğunun bilincinde olan Şeytan, bu tarihten sonra büyük bir öfkeye kapılır ve atıldıkları yeryüzünde kendi melekleriyle birlikte büyük sıkıntılara yol açarlar.[SUP][10][/SUP]
Şeytan ve cinlerinin gökten yere atılmasıyla yeryüzünde "Son Günler" adı verilen bir dönem başlar. Artık, İsa Atanmış Kral olarak yetkilerini düşmanları üzerinde kullanmaya başlamış olmaktadır ve Armageddon'da Şeytan ve cinlerini dipsiz derinliklere atmak üzere hazır bulunmaktadır. İsa'nın krallık yetkisini kullanmak üzere harekete geçmeye hazır olduğu bu dönem "parousia - hazır bulunuş" sözcüğüyle tanımlanır. Bunun arkasından İsa'nın "gelişi" olarak adlandırılan bir süreç gelmektedir. Buradaki geliş, İsa'nın Atanmış Kral olarak Armageddon savaşı için harekete geçeceğini anlatmaktadır. Bu olay, Ms 1914 ile başlayıp Armageddon ile sona erecek olan Son Günler adı verilen bir dönemin sonunda olacaktır. İsa'nın Atanmış Kral olarak harekete geçmesiyle, Şeytan'ın düzenine son verilmeye başlanacaktır. Bu son, "Büyük Sıkıntı" ile başlayacak ve Armageddon savaşı ile kapanacaktır.

Mahşerin dört atlısı ve alametler

Mahşerin dört atlısının İsa'nın hazır bulunuşunu gösteren alametlerle ilgisi vardır. Bu kısa bir dönemdir ve bunu İsa'nın Armagedon'daki yargılama ve cezalandırma için gelişi izlemelidir. Mahşerin dört atlısı atlarını bu zaman dilimi arasında sürmektedirler.
Hazır Bulunuşu: Ms 1914

Gelişi: Büyük Sıkıntı - Armageddon

Gelişinin Yakınlığı: "Şuna emin olun, bütün bunlar oluncaya kadar bu nesil asla geçip gitmeyecek."
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst