romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Boşanmayı atlatmak

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan mchtsny
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 232

mchtsny

Level 8
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
6 Şub 2014
Konular
2,088
Mesajlar
2,844
Reaksiyon Skoru
321
Altın Konu
0
TM Yaşı
12 Yıl 4 Ay
Başarım Puanı
195
MmoLira
-22
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

[h=6]Kişilik değerlendirme testleri nelerdir ve nasıl uygulanır? Çocukların boşanmayı daha iyi atlatması için ebeveynlere düşen görevler nelerdir? Yaygın Anksiyete Bozukluğu'na yönelik tedavi yaklaşımları nelerdir? Haftaya yeniden buluşuncaya dek keyifli okumalar![/h][FONT=pt_sansregular] [/FONT]
[FONT=pt_sansregular]
[FONT=pt_sansregular]
[/FONT]

[FONT=pt_sansregular][FONT=pt_sansregular !important]Araştırmalar gösteriyor ki, çocuklar için asıl yıkıcı olan boşanma değil, ayrılık sonrası devam eden ebeveyn anlaşmazlıkları. Onları ilgilendiren kararlarda şiddetli kavgalara ve günlük hayatlarında düzensizliklere şahit olan çocuklar duygusal olarak yaralanmaya devam ediyor. Ayrılan anne babaları saygı ve işbirliği çerçevesinde bir ilişki kurmayı başarabilen çocuklarınsa, bu dönemi gelişim için bir avantaj olarak kullanabileceği bulgularla destekleniyor.[/FONT]
[/FONT]

[/FONT][FONT=pt_sansregular]
[/FONT][FONT=pt_sansregular][FONT=pt_sansregular !important]Evlilik süresince yaşanan tartışmalar, çocuklarda kaygı ve depresyonun artmasına, sosyal ilişkilerde ve okul hayatında uyumsuzluğa yol açabiliyor. Ayrılık sonrası tartışmaların devam etmesi durumunda, çocuklar yaşamlarında meydana gelen değişimleri atlatmakta zorlanıyorlar. Bu dönemde bir çocuğun sarsılan güven hissinin yeniden sağlamlaştırılmasına, her iki ebeveyni ile de sağlıklı bir ilişkisi olmasına ve değişen yaşam koşullarının düzene girmesine ihtiyacı var. Ohio Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, boşanmadan sonra ev ortamı ve ebeveynlerini görme sıklığı düzenli olan çocukların, hayatları istikrarsız çocuklara oranla daha az davranış sorunu yaşadığı sonucuna ulaşmış. Araştırmacılar, sürdürülebilen istikrarın, boşanmanın negatif etkilerini yok etmediğini ancak çocukların başa çıkma becerilerini arttırdığını ifade ediyor.[/FONT]
[/FONT]

[FONT=pt_sansregular][FONT=pt_sansregular !important]Boşanma eşler için ne kadar sancılı olsa da, çocukların adaptasyonunu kolaylaştırmak için yapılabilecekler var. Diğer ebeveyni suçlamamak, çocukların önünde tartışmaya girmemek önemli. Çocuklardan ebeveynleri arasında bir seçim yapmalarını istemek, onun aracılığıyla eski eşe mesaj iletmek suçluluk duygusu yaratabilir. Önemli kararları onlar için, ihtiyaçlarını gözeterek anne babanın veriyor olması, çocukları hazır olmadıkları bir sorumluluktan kurtarır. Ayrılık süreci tüm aile için zor. Karşılaşılan engellerde yapıcı bir yaklaşımla ilerlemek çocukların güvenlik hissini yeniden kazanmalarına yardımcı olacaktır.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important] -Ohio State University. (2008, May 8). After Divorce, Stable Families Help Minimize Long-term Harm To Children. ScienceDaily.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]
201512051830_s%C3%B6z.jpg
[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important] [/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Yaygın Anksiyete Bozukluğu –III: Tedavi yöntemleri[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Yaygın Anksiyete Bozukluğu’nda ilaç tedavisi ve psikoterapi kimi zaman tek başlarına kimi zaman kombine halde kullanılabilir. Tedaviye başlamadan önce uzmanın özenli bir tanısal değerlendirme yapması ve kişinin semptomlarının bir kaygı bozukluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını, kaygı bozukluğundan kaynaklanıyorsa da hangi kaygı bozukluğunun söz konusu olduğunu ve kaygı bozukluğuna eşlik eden başka bir durum olup olmadığını belirlemesi gerekir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Antidepresanlar[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Aslen depresyon tedavisi için geliştirilip onaylanan antidepresanların kaygı bozukluklarında da etkili olduğunun bulunması, bu ilaçların kaygı bozukluklarında sıklıkla kullanılmasına olanak verdi. Kaygı bozukluğunda antidepresan başlandığında, ilacın etki etmesi için birkaç hafta geçmesi gerektiği, dolayısıyla bir anda etki görülmemesi durumunda hastanın ilacı kullanmayı bırakmaması gerektiği uzman tarafından kişiye mutlaka bildirilmelidir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Yeni jenerasyon SSRI tipi antidepresanlar beyinde bir mesaj ileticisi olarak işlev gören serotonin üzerinde etki eder ve eski kuşak antidepresanlara kıyasla çok daha az yan etkiye sahiptir. Tekrarlayan ve SSRI’ye az cevap veren ya da cevap vermeyen yahut majör depresyonla birlikte görülen kaygı bozukluklarında ise trisiklik antidepresanlar düşünülebilir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Anksiyolitikler[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Yüksek etkili benzodiyazepinler kaygı bozukluğu semptomlarının çabuk ortadan kalkmasını sağlayan ve az yan etkisi olan ilaçlardır. Ne var ki bu ilaçlara tolerans geliştirmek kolaydır. Diğer bir deyişle aynı doz bir süre sonra aynı etkiyi vermekte yetersiz kalacağından zaman içinde doz artışına gitmek gerekir. Bu da bağımlılık yaratabilir. Bu sebeple anksiyolitik ilaçlar genellikle kısa süreli kullanım için reçete edilir. Yaşamlarının bir döneminde alkol ve uyuşturucu maddeyle ilgili problem yaşamış kişiler için anksiyolitikler iyi bir seçenek değildir ve alternatifler düşünülmelidir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Psikoterapi[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Psikoterapi, psikiyatrist, psikolog, danışman ya da sosyal hizmet uzmanı gibi ruh sağlığı alanında uzmanlık eğitimi almış profesyonellerle konuşmaya dayalı bir tedavi yöntemidir. Bilişsel-davranışçı ya da psikodinamik terapi yöntemleri Yaygın Anksiyete Bozukluğu tedavisinde yaygınlıkla kullanılır. Bilişsel-davranışçı terapi yöntemlerinde bilişsel kısım kişilerin korkularını ve kaygılarını besleyen düşünce biçimlerini değiştirmeye yönelirken davranışçı kısım, kişilerin, kaygı yaratan durumlara verdiği tepkileri değiştirmesine yardımcı olur. Örneğin panik atağı yaşayan kişiler bu terapi yöntemi sayesinde deneyimlediklerinin bir kalp krizi olmadığını; sosyal kaygı yaşayan kişiler ise başkalarının kendilerini her zaman izleyip yargıladığına dair inanışlarını değiştirmeyi öğrenir. Hangi terapi yöntemi tercih edilirse edilsin, önemli olan tedavinin sadece psikoterapiyle mi yoksa ilaç ve psikoterapi kombinasyonuyla mı sürdürüleceğine karar verilmesidir. Bu kararın verilmesindeki belirleyici etkenler danışanın tercihi, psikiyatristin önerisi ve kaygı bozukluğunun şiddeti ve başka bir durumun (depresyon vb) mevcut tabloya eşlik edip etmediğidir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important] [/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Işık Parçacıkları : Yeni Bellek Bilimi[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]
201512051831_413636b.jpg
Psikolog Charles Fernyhough’a göre hatırlamak nörolojik bir sürecin ürünü olduğu kadar anlatıma dayalı hayal gücümüzün de bir eylemi. Bilim ve edebiyatı, olağan ve olağandışı olanı bir araya getiren incelikli biçimde yazılmış bu titiz araştırma, hatırlama yetilerimizi ve geçmişimizle olan ilişkimizi otobiyografik hafızanın yeni bilimi yoluyla anlamamıza yardımcı oluyor. Belleğin doğasını bize bir romancının çekiciliğiyle ve bilim insanının titizliğiyle açıklayan bu disiplinler arası incelemede anıların, edebiyatın ve bilimin sınırları iç içe geçiyor.
[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important] [/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Kişiliğin Değerlendirilmesi[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Kişilik değerlendirmesi, başvuran kişi ile yapılan görüşmeler ve gözlemler, uygulanan ölçekler ve psikolojik envanterler aracılığı ile yapılır. Geleneksel olarak psikolojik testlerin işlevi, bireyler arasındaki ya da aynı bireyin farklı koşullar altındaki tepki farklarını ölçmektir. Bazıları bilişsel yetileri, bazıları ise duygusal farklılıkları, kişiliği; bireysel ilgileri, tutum ve değerleri ölçer. MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri), Rorschach ve TAT (Tematik Algı Testi) gibi psikolojik testler, toplumsal normlar göz önünde bulundurularak standardize edilmiş, tutarlılığı olan, kişilik değerlendirmesi yapan bilimsel araçlardır. Testler uygulama biçimlerine göre değişiklik gösterir. MMPI gibi kitapçıkta yazılı sorulara, evet-hayır cevabı vermeyi gerektiren testler, kâğıt kalemle yapılır. Rorschach ve TAT gibi projektif testlerde ise gösterilen kartlar kişi tarafından yorumlanır, bu yorumlar uygulayıcı tarafından kaydedilir, kodlanır ve ardından analiz edilir. Aynı zamanda bilgisayar ortamında yapılan psikolojik testler de vardır.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Günümüzde, gündelik yaşamın farklı alanlarında testlerin kullanımı giderek yoğunlaştı. Buna bağlı olarak, gerçekçi olmayan beklenti ve kullanımlar da artış gösterdi. Bu noktada, kişilik değerlendirmesinin yalnızca testler aracılığı ile yapılan bir uygulama olmadığını hatırlamak önemlidir. Bu değerlendirme yüz yüze görüşmeyi, değerlendirici ve kişi arasında iş birliği kurulmasını gerektirir. Başvuranın özelliklerini tek tek değil, bütün olarak anlamak önemlidir. Klinik psikolojide test puanları tek başına bir anlam teşkil etmez.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Psikolojik Testlerin Gelişimi[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Psikolojik testlerin geliştirilmesine ön ayak olan önemli nedenlerden biri, eğitim alanındaki değerlendirme ihtiyacı olmuştur. Zekâ geriliği ve zihinsel yetersizliklerin saptanması, psikolojik testlerin önemli bir kullanım alanıdır. Bugün okullar en büyük test kullanıcıları arasındadır. Ancak çocuklar, kimi zaman ebeveynlerin merakı kimi zaman da kaygıları yüzünden, gerekli olmayan durumlarda da teste tabi tutulabilmektedir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Kişilik testlerinin gelişimi ise savaş dönemlerinde ivme kazanmıştır. I. Dünya Savaşı’nda başlayarak özellikle II. Dünya Savaşı’nda ordu personeline yönelik kullanılan testlerin kapsamı ve çeşitliğinde büyük bir artış olmuştur.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Sanayileşme ve kurumsallaşmanın artışı ile birlikte endüstriyel alanda personel seçimi ve sınıflandırması da testlerin önemli uygulama alanları arasına girmiştir.[/FONT]
[FONT=pt_sansregular !important]Bireysel danışma, psikiyatri ve psikoterapide testlerin önemi büyüktür. Tanı koymaya yardımcı bu araçlar, doğru tedavinin planlanmasına katkı sağlamaktadır. Psikoterapi sürecinde, kişinin duygusal iyilik hali, bilinçdışı süreçleri, kişilerarası ilişkileri ve işlevsiz düşünce yapılarını daha iyi anlamak için de test ve ölçekler kullanılmaktadır.


[/FONT]
[/FONT]
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst