Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Alma Ata - Türk ve Orta Asya mitolojilerinde özellikle Kazak efsanelerinde adı geçen söylencesel evliya.
Özellikleri
Bir rivayete göre yeryüzünde ilk elma ağacını yeryüzünde o dikmiştir. Kazakistanın başkenti Almatının adı buradan gelir ve elmalı veya elmanın yayıldığı yer demektir. Zaten bu şehrin eski adı da Alma Ata'dır. Yakın bir zamana kadar da bu şehrin adı resmi olarak da Alma Ata idi. Elmanın varlığı ilk insana kadar uzandığı için Alma Atanın neredeyse ilk insan ile ortak bir geçmişin ürünü olduğu öne sürülebilir. Alma sözcüğü emir kipinde olumsuz yapıda Alma! şeklinde de ele alınırsa, elmanın yasak bir meyve olduğu bir kez daha anlaşılacaktır. Fakat bu yasak öteki dünyaya ait olduğu, bu dünyada ise öte alemin tam tersi bir mantık geçerli bulunduğu için en kutsal ve en yaygın ağaç ile meyvesi elmadır.
Türk mitolojisinde elma
Elma, Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde kutlu bir meyvedir. Alma, Olma, Ulma, Ulmo olarak da söylenir. Moğolcası Alıma (Alımah)dır. Meyvelerin anası ve atası olarak kabul edilir. Ağacının çiçekleri pembe veya beyaz açar. Çekirdekli türlü renklerde meyvesi olan bir ağaçtır. Kadınla erkeğin birbirine duyduğu tensel sevginin simgesidir. Aksakallı kocanın elinden aldığı elmanın kabuğunu yiyen kısır kadın ikiz doğurur. Kızılelma için ordulara kıtalar aşmıştır. Masallarda hep büyülü elmalar vardır. Gizemli bahçelerden hep o çalınmış, üzerine türküler yakılmış, yavuklunun yanağı ona benzetilmiştir. Yunan mitolojisinde Altın Elma için kadınlar birbirlerine düşman olmuşlardır. Dünyada en çok türü olan ağaç elmadır. En çok yetiştirilen ve en çok yenen meyve de odur. Olgunlaşmayı temsil eder. Türün tamamı, yeryüzüne Orta Asya'dan yayılmış olup Altay ve Kafkas kökenlidir. İklim ve çeşit özellikleri göz önüne alındığında yetişme alanı çok geniş olan ağacın ilk olarak K. Anadolu, G. Kafkaslar, GB. Rusya ve D. Kazakistan dolaylarında üretildiği sanılmaktadır. Kazakistanın başkenti Almatının eski adı Alma Atadır ve elmanın dünyaya buradan yayıldığına inanılır. Adem ile Havvanın cennette yedikleri yasak meyvenin elma olduğu, yasağın ise aslında cinselliği içerdiği, bu nedenle de elmanın cinselliği sembolize ettiği iddia edilir. Yeryüzünde neredeyse her coğrafyada yetişmesi bir simgeye dönüştürmüştür ve pek çok uygarlıkta elma ile ilgili söylence ve masallara rastlanır.
Etimoloji
(Al) kökünden türemiştir. Kelimenin kökeninde; almak fiilinin ve meyvenin rengini simgesel olarak ifade eden "al" (kırmızı) sıfatının olduğu bilinmektedir. (Türkçedeki elma sözcüğü alma kelimesinin dönüşmüş biçimidir.)
Özellikleri
Bir rivayete göre yeryüzünde ilk elma ağacını yeryüzünde o dikmiştir. Kazakistanın başkenti Almatının adı buradan gelir ve elmalı veya elmanın yayıldığı yer demektir. Zaten bu şehrin eski adı da Alma Ata'dır. Yakın bir zamana kadar da bu şehrin adı resmi olarak da Alma Ata idi. Elmanın varlığı ilk insana kadar uzandığı için Alma Atanın neredeyse ilk insan ile ortak bir geçmişin ürünü olduğu öne sürülebilir. Alma sözcüğü emir kipinde olumsuz yapıda Alma! şeklinde de ele alınırsa, elmanın yasak bir meyve olduğu bir kez daha anlaşılacaktır. Fakat bu yasak öteki dünyaya ait olduğu, bu dünyada ise öte alemin tam tersi bir mantık geçerli bulunduğu için en kutsal ve en yaygın ağaç ile meyvesi elmadır.
Türk mitolojisinde elma
Elma, Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde kutlu bir meyvedir. Alma, Olma, Ulma, Ulmo olarak da söylenir. Moğolcası Alıma (Alımah)dır. Meyvelerin anası ve atası olarak kabul edilir. Ağacının çiçekleri pembe veya beyaz açar. Çekirdekli türlü renklerde meyvesi olan bir ağaçtır. Kadınla erkeğin birbirine duyduğu tensel sevginin simgesidir. Aksakallı kocanın elinden aldığı elmanın kabuğunu yiyen kısır kadın ikiz doğurur. Kızılelma için ordulara kıtalar aşmıştır. Masallarda hep büyülü elmalar vardır. Gizemli bahçelerden hep o çalınmış, üzerine türküler yakılmış, yavuklunun yanağı ona benzetilmiştir. Yunan mitolojisinde Altın Elma için kadınlar birbirlerine düşman olmuşlardır. Dünyada en çok türü olan ağaç elmadır. En çok yetiştirilen ve en çok yenen meyve de odur. Olgunlaşmayı temsil eder. Türün tamamı, yeryüzüne Orta Asya'dan yayılmış olup Altay ve Kafkas kökenlidir. İklim ve çeşit özellikleri göz önüne alındığında yetişme alanı çok geniş olan ağacın ilk olarak K. Anadolu, G. Kafkaslar, GB. Rusya ve D. Kazakistan dolaylarında üretildiği sanılmaktadır. Kazakistanın başkenti Almatının eski adı Alma Atadır ve elmanın dünyaya buradan yayıldığına inanılır. Adem ile Havvanın cennette yedikleri yasak meyvenin elma olduğu, yasağın ise aslında cinselliği içerdiği, bu nedenle de elmanın cinselliği sembolize ettiği iddia edilir. Yeryüzünde neredeyse her coğrafyada yetişmesi bir simgeye dönüştürmüştür ve pek çok uygarlıkta elma ile ilgili söylence ve masallara rastlanır.
Etimoloji
(Al) kökünden türemiştir. Kelimenin kökeninde; almak fiilinin ve meyvenin rengini simgesel olarak ifade eden "al" (kırmızı) sıfatının olduğu bilinmektedir. (Türkçedeki elma sözcüğü alma kelimesinin dönüşmüş biçimidir.)