C 1
chengdu
xranzei 1
xranzei
zendor2 1
zendor2
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Almira2 1
Almira2
romegames 1
romegames
D 1
delimuratt
melankolıa18 1
melankolıa18
shrpnl 1
shrpnl
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Eski Gelenekler

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan NoRDen
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 204

NoRDen

Level 9
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
TM Üye
Katılım
6 Kas 2012
Konular
2,235
Mesajlar
4,824
Online süresi
9d 14h
Reaksiyon Skoru
343
Altın Konu
0
Başarım Puanı
289
MmoLira
1,096
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

EVLİLİK
Çok eski yıllarda evliliğe görücü usulü ile karar verildiği olabilmekteydi. Bu daha çok ve babanın verdiği kararla oluşan eş bulma biçimiydi.. Günümüzde artık gençler evliliğe birbirlerini tanıyarak büyük oranda kendi iradeleriyle karar vermektedirler.

Çok eskiden kızı olan bir aileye hiç haber verilmeden istemeye gidilirdi. İmdi ise haber vermeden kız istemeye gidilmez. Gençler aralarında konuşup anla-şırlar.Kızlar genelde kendilerini naza çekerler. Kızın nazlı (tereddütlü) olduğu durumlarda kızı ikna edip evet dedirten kız yada oğlan yakınında kişiler de bulunur ki bunlara “düğüncü “ denir. Arkasından anne,hala,teyze yada abla ile görüşmeler konuşmalar olur. Konu erkeklere açılır. Olur alınınca kız evine gitme günü belirlenir. Buna kız isteme denir. Belirtilen gecede önceden havadan sudan konuşulur. Konuyu iki tarafta bilinmesine karşın oğlan tarafının açması beklenir. Konu tartışılır. Bir seferde kızın verildiği pek görülmez. Kız tarafı iki veya üçüncü gidişte yumuşar, söz kesilir. Söz kesildikten sonra ayrıntılar görüşülür. Başta tarihi geline yapılacak ağırlık takı, gelin odası gelin elbisesi kadar her şey karalaştırılır. Başlık parası günümüzde kalkmıştır. El ile verme denilen bu olaya bir akşam üstü gelinin sessizce götürülmesi olacağı gibi eşe a haber verilerek kalabalık halinde gerçekleştirilebilir.Son yıllarda kız kaçırma-kaçma olayları hayli azaldı. Bu durum oğlanın kızı beğenmesi ve kızın ailesinin buna karşı çıkması durumunda gerçekleştirilebilir.Bu durumda bir yakınlarının yanına sığınırlar. Kız ailesine çocuklarının evlendiği bildirilir.Bu bildirime “haber verme”, bildirene de “haberci “denir.Kız tarafı hayli kızgın olur. Haberci aklı başında sevilip sayılan birisi olmalıdır.Bazı durumlarda yıllarca küs durulduğu ve barışılmadığı da olmuştur. Başlık parası tamamen kalkmıştır.Ağırlık olarak: Asgari 5 adet bilezik, saat, küpe, yüzük alınır. Ayrıca üst baş içinde birkaç kıyafet alınır.Bu arada kız ve oğlan yakınlarına da birkaç hediye alınır.

Not:Gelinin annesine “süt hakkı” olarak bir miktar para veya hediye verilir.


KINA GECESİ
Düğünden bir önceki gece kız evinde toplanır. lar oynanır, kızın eline kına yakılır.Kına gecesine katılan herkesin eline de kına yakılır. Kızın ağlatılması adettir.Kına yakımı bitiminde kızın başındaki tülbent ilk kapanın olur. Düğün için önceden sözlü veya yazılı davetler yapılır. Gelin evinden çıkarken Kapı açılmaz Kapıyı kesene verilen bahşiş büyük bahşiş olur. Bahşişleri damat babasının veya yakınının vermesi adettir. Gelin giderken de gençler tarafından yol kesilir. Gelin evin avlusuna gelince kendi akrabası gelini içeri koymak istemez. Bahşiş verilir. İçeri girerken eşiğe genelde bir kazan ibrik veya güğüm bırakılır. Gelinin bunları tekmelemesi uğur sayılır. Kapıdan içeri girerken şeker veya bozuk para dökülür.

Genelde düğünler oğlan evinin yakınındaki bir düzlükte veya oğlan evinde yapılırdı. Son yıllarda Belediye kurulmasından sonra okul bahçelerinde veya Belediye Sarayı önünde yapılmaktadır.Düğün törenlerin-de Belediye Evlendirme Memurluğunca resmi nikah kıyılmaktadır.Düğünlerde horonlar oynanmaktadır. Genç kızlar yöresel kıyafetleri ile düğüne katılmaktadırlar. Düğünlerde takı merasimi yapılmaktadır.
Son yıllarda Trabzon’da düğün salonları veya Belediye Evlendirme Salonunda da düğün-nikah mera-simleri yapılmaktadır. Resmi nikahtan sonra da dini ni-kah (İmam Nikahı ) kıyılmaktadır.

Kız tarafına haber gönderilir. Kız tarafı müsait olduğu günü haber verir. Kız evinde Kızın akrabaları bulunur. Erkek tarafı ve yakın akrabaları kız evine gider. Gelin ve damadın yolları kesilir bahşiş istenir. Kız evine varıldığında evin kapısı açılmayabilir. Bahşiş istenir. Oğlan tarafı barışmaya giderken tatlılar, yufkalar hazırlanmıştır. Yufka sepetini indirmeye bilirler. Bahşiş verilir. Damat ve gelin orada bulunanlar ile görüşüp el öper barışma işlemi sona erer. Yemekler yenir. Damat sofradan kalkmayabilir. Bahşiş isteyebilir. Sohbet yapılır. Gelin isterse baba evinde birkaç gün kalabilir.Nadirde olsa boşanmalar ve çok evlilik olmaktadır.

Not :Her genç kızın en güzel hülyası gelinlik giymektir. Gümüş takılar,İpek peştamal,Şal kuşak yerel gelinlik kıyafetidir. Gelinin el alma denilen (El öpmesi) duru-munda bahşiş verilmesi adettendir.


İMECE
Bir çok kimsenin toplanıp elbirliğiyle bir kişinin işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesidir. Odun ,taş,gübre (çiftlik gübresi) , tarla, çayır,talaş soy-ma, mısır soyma gibi imece çeşitleri vardır. Kuşluk, akşam ve günlük gibi imece zamanları vardır.
TALAŞ İMECESİ : Mısır tohumları tarlalar bellendikten sonra tarlaya ekiler. Mısırların büyümesi sıklarının alınması ve mısırın olgunlaştıktan sonra biçilmesi gerekmektedir. Biçilen mısırlar öbekler halinde bellerinden bağlanarak “ Çıtıman “ haline getirilir. Mısır koçanları saplarından ayrılarak çuvallar ve sepetler ile evlerin önüne veya eve taşınır. Mısır koçanını saran yaprakların soyulmasını “Talaş” denir. Bu işe eğlence-şenlik halinde komşularla larla beraber soyulur. Bu esnada maniler, bilmeceler söylenir. Fıkralar anlatılır. Talaşın soyulmasından sonra oyun oynanır,yemekler yenir,çay içilir... İmeceler de amaç yardımlaşma birlik ve beraberliktir.

YEMEK ÇEŞİTLERİ ve YAPILIŞI
Her yörenin kendine has mutfağı olduğu gibi Geyikli’nin de kendine özgü, çok değişik ve lezzetli yemekleri vardır. Özellikle yörenin en önemli sebzesi olan lahanadan onlarca değişik yiyecekler yapılmaktadır. Karalahana çorbası (pancar çorbası),Karalahana sarması ,lahana mancısı (susuz pancar) lahana kavurması, mısır lapası (darı çorbası ), mısır ekmeği, taze fasulye tavası ,pırası çorbası, patlıcan kızartma, sütlü kabak,fırın kabağı ,Merağucan kavurması ve tavası, ısırgan yemeği, sarım-saklı fasulye, kuru fasulye,dizin fasulye,pazı mıhlaması, ısırgan püresi, kazkaldıran- kaygana (peynir kavurması ) Helle,yalaş,turşu-turşu çorbası,cırıtta,küçüktene, unlu yiyeceklerden yufka (bişi) makarnası, kızartması, sinur vs.Pancar Çorbası: Lahana yaprakları ince ince doğranır. Kaynar suyu dökülür,mısır unu,tuz,biber,yağ vs İlave edilerek kaynatılır. En yaygın yemek türüdür. Eğer yaprakları kalın doğranmışsa “dallı iri pancar” denir.

Turşu Çorbası: Turşu önceden suya alınır. Yağı turşu mısır unu ve kaynar su ilave edilip pişirilir.
Yalaş : Mısır unu kaynamakta olan suya az az dökülüp karıştırılır. Tuzu vs ilave edilir. Koyulaşınca Küçük tabaklara bölünür ve pişirilen kapta mutlaka bırakılır. Ayrı bir kapta eritilen yağ ilave edilir. Kaşıkla izi yapılır.
Helle : Buğday unu (beyaz un) kaynamakta olan suya az az dökülüp karıştırılır. Tuzu ilave edilir. Koyulaşınca, Küçük tabaklara bölünür. Ayrı bir kapta eritilen yağ dökülerek son şekil verilir.
Keşkek : Orta Asya’dan beri Türk boylarının birlik beraberlik ı açısından geleneksel olarak larda,düğün ve eğlencelerde yada kutsal aylarda yaptıkları bir yemek türüdür.
Genellikle son yıllarda evlere yemek çeşidi olarak girmesine rağmen otuz yıl öncesine kadar köyümüzde cami avlularında yada harman yerlerinde hazırlanıp yapılır. Köy halkına ve misafirlere ikram edilir.
Son yıllarda belki eskiye yada eski geleneklerimizi yaşatma uğruna köyümüzde bu güzel gelenek tekrarlanmaya başlanmıştır. Keşkek genellikle şeker bayramlarında veya önemli günlerde yapılır. Becerikli 5-10 kişilik ekiplerce hazırlanır. Bu ekiplerin başında da bir usta bulunur. Önce bir miktar odun hazırlanır sonra keşkeğin malzemeleri hazırlanır. Sığır eti,buğday çorbalığı,beyaz fasulye,tuz ve su.
Yapılışı ; Sığır eti küçültülerek önce suya konulup,kanı çıkarılır.Beyaz fasulye haşlanır. Buğday çorbalığı da haşlanır. Kazanlar saç ayak üzerine bırakılır. Ateş yakılır kazanın dibine kemikli et dizilir. Üzerine kemiksiz et dizilir. Beyaz fasulye üzerine buğday çorbalığı serilir ve tuzu konulur,suya konulan, ateş ölçülü yakılır. Keşkek dibine yanmasın diye görevli kişiler “eldeç” sobaları ile dönerek etin kemikten ayrılmasına kemiğin iyice eritilerek yenmeye hazır hale getirilmesine çalışır.


DAVET
ayında iftar için aynı mahallenin veya köyün tamamının yemeğe çağrılmasına denir. Topluca akşam ı kılındıktan sonra iftar yemeği yenir. Yemekten sonra yemek sı yapılır Aynı olay lerde de olur. Evlerde mevlit okutulur. Kırkıncı ve elli ikinci gün adı verilen dini günlerde de davet yapılır. Davet sahibine “ kabul etsin, Allah Halil İbrahim bereketi versin “denir.O da “Amin” der.


ASKER UĞURLAMASI
Askerlik için pusulası çıkan gençler üç-beş kişilik gruplar halinde yaşlıları, hastaları ziyaret edip helalaşırlar ve dua alırlar. Askere gidecek gençler asker düğünü adı altında veda gecesi tertip ederler. Askere gidileceği son gün evlerinde otururlar. Komşular ziyarete gelir. Evde yufka açılır. Kuran-ı Kerim okunup,dua edilir. Bazıları da son akşam kemençe eşliğinde horon oynanıp eğlenirler. Her iki grupta sabahleyin köyün orta bir yerinde toplanırlar. Yol üzerindeki hastalara uğranıp, kabris-tanlıklar ziyaret edilir. Vakfıkebir Askerlik Şubesinden pusula alındıktan sonra, gruplar halinde arabalara binilir. Arabaya binmeden önce horon oynanır,dua ile beraber uğurlanır.Gençlerin askerliğini yapması ile birlikte ben-liğini bulduğu, tecrübe kazandığı düşünülür.Ve askerliği-ni yapan kişilere ona göre davranılır. (Askerliğini-Sefer-liğini yapmış adam)

BAYRAMLAŞMA (KURBAN-RAMAZAN )
Bayram günü en temiz elbiseler giyilir. Bayram namazından sonra camiden önce imam ve yaşlılar çıkar. Sıra olunur. Herkes birbirleriyle bayramlaşarak yan yana durur. Bayramlaşma bitince gruplar halinde kabristanlığa gidilir. Kuran-ı Kerim okunur. Aile ve konu komşularla bayramlaşılır. Kurban bayramında kurban kesildikten sonra ortaklar topluca etinden yedikten sonra dağılırlar.


I ZİYARETLERİ
Hacı adayları; yaşlıları, akrabaları,kabristanlık-ları, konu komşuları ziyaret edip helalleşirler. Sonra hac-ca giderler.Dönüşünde“hacı”olurlar. Hacı olan kişi, evine bayrak asar.Eş, dost, tanıdık veya tanımadık hacıyı ziya-ret ederler. Hacı evinde yemek yenir,hacı gelen kişilere hac anılarını anlatır. Gelenlere zemzem suyu (özelliği ayakta kıbleye dönülerek içilmesidir),hurma ikram edilir. Ayrıca tespih, koku (esans gülyağı ) hacı fesi (takke) fes. kına, yüzük de ikram edilir. Hacıya “Allah kabul etsin “ Hacı da “Allah sizi de nasip etsin”der.

HASTA ZİYARETLERİ
Kişi ağır hasta olduğu zaman uzakta olan tüm yakınları çağrılır. Öldüğü an bütün yakınlarına haber verilir. Aile fertleri, kabristanlığı genelde her gün ziyaret eder. Cenaze evine akşamları komşuları ziyarete gider, Cenaze evinde Kuran-ı Kerim okunur.


CENAZE MERASİMLERİ
Cenazeye saygı duyulur. Cenaze genelde bir gün bekletilir. Uzakta bulunan yakınlarının gelmesi arzu edilir. Bekleme esnasında gündüz lar cenaze yakınında bulunurlar. Dini yönden mahzurlu olan ağıt-lar hoş olmamakta, sitem ve isyan dolu ağlamalar, mahrem-namahrem ölçülerini aşan bağırış ve feryatlardan mevtanında rahatsız olduğu bir gerçektir. Geç vakte kadar kadınlar,cenaze yanında bulunur. Bekleme genelde evin dışında uygun bir yerde olur. Havalar soğuk ise evin içinde bekletilir. Mutfak dolapları çul veya dastarla ölçülür. Ölü yanında bir şey yenmez. Bu arada erkekler ev dışında ya da komşu evlerde bekler. Kadınların cenaze yanından ayrıldıktan sonra bekleme gençlere devredilir. Bekleme esnasında ölünün şişmemesi için karnının üzerine demir parçası veya bıçak bırakılır. Cenazeyi, akraba veya komşuların genç erkek çocuklar ücretsiz olarak sabaha kadar bekler.Mezarcılar,kabri hazırlar, hı-zarcılar mezar tahtalarını hazırlar. Cenaze evden çıka-ılırken, cemaatle helalleştirilir.Cenaze namazından önce musalla taşına konan cenaze tekrar helalleştirilir.Namazı müteakip yemin ve savm ( ) için ayrılan fitreler ehline verilir. Rahmetli için; bir yemin kıyafeti olmak üzere 10 fitre,kazaya kalmış veya bozduğu bir gün oruç ile 60 gün kefareti, toplam 71 fitre ile “devir” işlemleri yapılır.

Daha önceki yıllarda bir aylık namazın kazası ve 10 yemin hesabı da yapılırdı. Devirin fitreleri, cenaze namazı kılındıktan sonra, cenazeye katılanlara “ıskat” olarak verilirdi. Ayrıca küçük çocuklar el ele tutuşup, ıskat beklerlerdi. Son yıllarda ıskatlar, önceden tespit edilen fakirlere verilmektedir.Definden sonra hafızlar aralarında yapılan taksimata göre Yasin süresi,Sure-i mülk,üç ihlas, müavizeteyn (felek ve nas),fatiha ve elif lam mimden sonra ehil bir kişi tarafından dua yapılır.Defin sonunda kabirdeki kişiye ehli tarafından telkin verilir.Ayrıca ölü üzerine,tahtalar dizilmeden kabir kağıdı bırakılıp,Kabe toprağı serpilir.Cenazeye katılan-lara ekmek,helva, bisküvi vs dağıtılır. Cenaze namazı farz-ı kifaye olmasına rağmen kadın erkek mutlaka iştirak etmeye çalışır.

(Not: Cenaze namazı kılınırken rekatlarda tekbir getirilirken başın yukarı kaldırılması yanlıştır.)
Ölünün kırkıncı veya elli ikinci gününde “kırk okutma” veya “elli ikinci gece”adetleri yaşatılır.Komşu-lar ve akrabalar çağırılır, cemaatle kılınan akşam nama-zından sonra topluca akşam yemeği–davet yemeği yeni-lir.Yemek ve elli iki duası yapılır.Bu güne mahsus keşkek yapanlar ayrıca mevlit okutanlarda olabilir.Cenaze sahipleri ikinci günden itibaren evlerde yemek pişirmeye başlarlar.(Doğrusu üç gün komşuların yemek götürmesi veya yedirmesidir.)Cenazenin defnedildiği ilk gün gece, komşular cenaze evinde toplanır. Çok beklenil-mez,K.Kerim okunup dağılınır.Çünkü cenaze sahipleri yorgundurlar.Cenaze yakınları bir müddet kabristanlığı ziyarete gidip, dua okurlar.

- Ad Koyma: Oğuz Türklerinde bir gencin ad alabilmesi için bir yiğitlik göstermesi gerekiyordu. Bu yiğitliği gösterdikten sonra Dede Korkut'u çağırırlardı. Dede Korkut da dua edip gence yiğitliğiyle alakalı bir isim verirdi; "... Bunun adı boz aygırlı Bamsı Beyrek olsun, adını ben verdim yaşını Allah versin."

- Toy etme (Toplantı yapıp karar verme): Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı; "Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler. Ağır misafirlik eylediler.

- Düğün: Halen devam eden bir geleneğimiz olan düğünlerde ziyafet verilir şenlik yapılırdı.

- Kız İsteme: Kız babasından veya abisinden istenirdi. Kız istemeğe büyük ve saygın kişiler giderdi. Dede Korkut Deli Karçar'dan kız kardeşini Bamsı Beyrek'e şöyle istemiştir; "Tanrının buyruğu ile peygamberin kavli ile aydan arı, güneşten güzel kız kardeşin Banu Çiçek'i Bamsı Beyrek'e istemeğe gelmişim."

- Başlık Alma: Kız vermeye karşılık kızın ailesi başlık isterlerdi. Kitapta kız kardeşini vermek istemediği için aşırı miktarda başlık isteyen Deli Karçar anlatılmıştır.

"Deli Karçar der: Dede, kız kardeşim yoluna ben ne istersem verir misin? Dede der: Verelim dedi, görelim ne istersin? Deli Karçar der: Bin erkek deve getirin dişi deve görmemiş olsun, bin de aygır getirin ki hiç kısrakla çiftleşmemiş olsun, bin de koyun görmemiş koç getirin, bin de pire getirin bana dedi. Eğer bu dediğim şeyleri getirirseniz pek ala veririm"

- Sövüş Etme: Misafir İçin Hayvan Kesme. Oğuzlar bir misafir geldiği zaman onun için bir hayvan kesip ikram ederlerdi.

- Düş Yorma: Rüyalarında gördükleri garip durumları Dede Korkut'a yorumlatıp mana çıkarırlardı.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst