HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Kişiliğin bir birliği ve bir özdeşliği vardır. Ama bunlar mutlak anlamda kabul edilmemelidir. Organizmada olduğu gibi kişilikte de özdeşlik ve birliğin dereceleri vardır. Yan yana gelen öğelerin bir araya gelmesi halinde değil de az çok bir bütün halinde kişinin her hangi bir anda tepkide bulunması, birlik adı verilen şeydir. Kişisel özdeşlik, zaman boyunca birlik demektir. Burada da insana göre değişen yaklaşık bir özdeşlik söz konusudur. Zevkleri, amaçları aynı kalan da ha tutarlı kişiler bulunduğu gibi, zamanı bağlantısız, çelişik olan ve dış durumlara daha çok bağlı bulunan kimseler de vardır. Rüyadaki kişilik, uyanıklık halinden farklıdır. Başka insanların her biri ile olan ilişkilerimizde, birbirinden farklı kişiliklere sahibiz. Bazı kimseler, inançlarını düzenledikleri halde, bazıları da dayanamadıkları ya da farkına bile varamadıkları iç çelişmelerle doludurlar. Kişiliğin bir öznel yüzü vardır ki, bu da benlik bilincidir. Kişi, kendi kendini tanır ve kendisini belirten sözler kullanır. Bu benlik bilinci sürekli olmamakla birlikte, düşüncenin bazen arka, bazen de ön plânında olmak üzere hemen her zaman vardır. Kişiliği kendi kendine döndüğü, özellikle kendi kendisini düşündüğü hallerde süreklidir. İnsan önce fiziksel kişiliğini, bedenini tasarımlar. Bununla birlikte bir benlik de vardır. İnsan kendi adını, başkaları ile olan ilişkilerini, baba, koca, evlat, yurttaş olmak niteliğini, malını, mesleğini, öteki insanların gözünde ne olduğunu düşünür. En sonra da kendi ruhsal varlığını, zevklerini ve duygularını, düşüncelerini, inançlarını v.b. düşünür. Gerçek benlik, az çok ülküsel benlikle, roman ya da hayal kahramanı ile karıştırıldığı için, iyice bilinmeyen özellikle bu ruhsal benliktir.En geç elde edilen ruhsal benliktir. Çocuk kendi kendisini geç ve az tanımakla kalmaz, başlangıçta düşünce ve duygularını bile düşünmez. Aslında ne buna ihtiyacı, ne dc bunu sağlayacak araçları vardır. Yedi yaşındaki bir çocukta, düşüncenin öznel, iç, kişisel bir olgu konusunda henüz çok belirsiz bir fikir vardır. Bu konuda kendisine soru sorulduğu zaman, düşünceyi sözle bir tutmaya çalıştığı görülür. Gerçekten ona göre insan ağzı ile düşünür. İç hayatın en tipik olayı olan rüyayı da çocuk maddesel bir nesne gibi düşünür. Ona göre rüya gerçekten odada, uyu yan insanın yatağının yanı başında bulunmaktadır. Duyguların öznelliği de geç anlaşılan bir kavramdır. Duygusal değerler, tıpkı duyulur özellikler gibi nesneye özgüdür. Duygu ancak çok daha sonraları içleşir. Çocuk, eşyanın kendi gözünde sahip bulunduğu niteliğin bir başkasının gözünde her zaman bir varlığa sahip olmadığı sonucuna çok sonra varır. Ruhsal benlikten daha kolay erişilebilen tecrübelerden ve çocuğun giriştiği ilişkilerden daha önce yoktur. Çocuk, bu ilişkileri tanımadan önce yaşar. Bunlar, bir kavram olmaktan çok birtakım davranışlardır. İzlenimlerimizin ve edimlerimizin çeşitliliğine rağmen, her an kendi kendimize tek bir varlık gibi görünürüz. Fakat nesnel birlikte olduğu gibi, bu öznel birliğin de dereceleri vardır Bilinç birliği, bir probleme ya da bir duruma uyma zorunluklarına bağlıdır. Bir toplantıya gitmek isteyen insan bunu düşünerek giyinir Giyinmek makinalaşmış bir etkinlik olmakla birlikte, algılar yardımı ile düzenlenir ve yönetilir. İnsan zamanın akışı sırasında kendini özdeş olarak duyar. Onun türlü anları aynı varlığın süresine aittir. Değiştiğini duyar. «Değiştim» deyimi, insanın kendisini, bu değişmelerin meydana geldiği kişi olarak tanıdığını gösterir. Bunun gibi hatırlamak da, hatırlayan varlıkla hatırlanan varlığın özdeşliğini görmek demektir. Ancak bu bilinç araçsız da olabilir. Bu, sezgiden çok, kurulmuş bir bilgidir. İnsanda, kendisine benzediği konusunda bir duygu vardır ve bu duygu kendi sürekliliğinin kazandırdığı bilgi ile sağlamlaştırılmıştır. Çocukta kişiliğin bu gelişmesi eğitimde göz önüne alınması gereken bir noktadır. Kişilik gelişmesi bakımından eğiticinin sürekli gözlemi altında bulunan çocuk, kişilik bozukluklarından uzak tutulabilir.
