Bvural41 1
Bvural41
OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Hikaye Ekle

Gözlem Nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan xHamBeyLoRDx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 133

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Dikkatli, yöntemli ve belli açılar çerçevesinden planlanmış bir kavrayışa gözlem denir. Gözlem, salt algıdan bu yönden ayrılır. Salt algı, düpedüz var olan şeylerin kavranması eylemidir. Bunu niçin gözlemde algı da bir öğedir. Gözlem, farketmek ve yakalamaktır. Dikkat ile gözlem arasındaki fark, gözlemin ayırdedici ve belli hedefe yönelmiş bir fark-etme ve dikkat oluşudur. Gözlem eylemini öğelere ayırırsak, şu önemli noktalar dikkati çeker :1. Saptanmış olan belli bir hedef vardır, bu hedef dikkati yöneltir ve gerginleştirir.2. Önemli olanı keşfetme konusundaki irade gerginliği, açık ve seçik bir kavrayışa varılıncaya kadar sürüp gider.3. Hedefin yönettiği gözlem süresince nesne kavranır, nesnelerin ya da olayların özellikleri çözümlenir, bulunan şeyler konunun gerektirdiği kurallara ve aklın gereklerine göre düzenlenir ve gözden geçirilir. Bu çözümleyici ve ilişkiler bulucu eylemler bir düşünce süreci olarak gözlemin ayırdedici nitelikleridir. Bunlar, gözlemi çağrışımdan ve üretimden ayıran başlıca süreçlerdir. Hayvanın «gözlemi» içgüdüseldir ve insanın burada anlatılan düşünceli gözleminden bu yönden farklıdır Sonuç olarak gözlem, dikkatin gerçekleştirdiği. yöntemli (mantıklı) açılardan planlı bir biçimde yapılan algı sürecidir.


İlk çocukluk çağında yaşantılar nitelik ve nicelik bakımından bir ayrım halinde bulunmazlar. Bununla birlikte filizlenmekte o-lan dikkatten, çevreyi kavramak için gerekli en önemli gözlem güçlerinin uyanışı başlar. Çocuk henüz bir yaşında iken hareket eden, duyularını etkileyen şeyleri taklit ve oyun içgüdüsü içinde gözü ve kulağı ile izler. En sonunda yüce anlamda değişiklikleri ayırdetme, yürüme ve konuşma ile birlikte yaptığı gözlemle, büyüklük, biçim ve renk kavrayışı halinde bir çocukluk dünyası meydana getirir. İlkokul çağında «ben» bilincinin ilk kez belirmesi ile birlikte özneyi nesneden ayırmaya başlar. Bu, nesnelerin gözlenmesi benzerlik, zaman ve etki bağıntısı ile ilgili il kelerin doğması demektir. Oyundaki yapıcılık ve resim bunu durmadan geliştirir. Bundan sonra derin bir incelikle ve objektiflikle yapılan çözümleyici gözlem başlar. Okul çağ' çocukluğunun sonuna doğru kuramsal ve eleşirici gözlem ortaya çıkar. Bu, dışarıya yönelme, çözümleyici ve dikkatli kavrayış bağlantılar kurarak düşünme niteliklerine sahip gözlemin asıl öğrenileceği çağdır. Olgunlaşma çağında içe doğru yönelmiş gözlem vardır. Bunun en önemli sonucu, «ben» ir (kişileşmenin) keşfedilmesidir. Böylece gözlemin yönü, kişiliği yansıtma ve eleştirme, zihinsel gözlemle iç dünyayı genişletme, gerekli araçlarla deyimleme biçimini alır. Bundan sonra, gerekli eğitimden geçen insanın gözle mi, tarihsel olaylara ve bunların ilişkilerine din, devlet, toplum, gelenek ve hukuk gibi kurumların sosyolojik görünüşlerine yönelir Olgunlaşma çağının bitiminde, daha önce kazanılanlar pekleşir. Düşüncenin somutlaşması, konuya bağlı gözleme, çözümleme amacı ile tümü kavrama durumuna götürür Gözlemin temel davranışında gerçekçiliğin egemen olması, her zaman varolamayan bir duruma, bilinçli yaratıcılığa eriştirir.Bazı düşünürlere göre, gözlem kabiliyeti ile zekâ ve okuldaki başarı arasında sıkı bir ilinti vardır. Çocuktaki gözlem eksikleri, görüş açılarının, bütünlüğün ve çalışkanlığın, dışarıya yönelmenin, içsel gözlemin (vicdan araştırması) eksikliği demektir. Gözlem, dii ile yapılan anlatımın epeyce önünde gider. Gözlemin sağlamlığı, bir resim üzerindeki anlatım denemelerinin, gerçeğe bağlılığımı, işitilen hikâyeleri doğru olarak tekrarlamanın, rapor etmenin ve sorguya çekmenin sonucu olarak gözleyerek farketme ile ölçülür Çoğunlukla ana çizgiler doğru olarak yansıtılır. Eylemlerin ve hacimsel ilişkilerin kavranması, renklerin ve rastlantı olayların kavranmasından daha çok doğruya yakındır. Alışkanlıklar da gözlemde yanılmalara götürebilir. Oppenheim adlı bir bilgin, denemeler den sonra çocukların dikkatini yaptıkları yanlışlara çekerek, gözlem alanında eğitimin olanaklılığını incelemiştir. Üçer ay aralıklardan sonra yapılan araştırmalarda gözlem doğruluğunun 74, 81 ve 82 oranında arttığı görülmüştür. Anlatım kapsamında da önemli artış olmuştur. Buna karşılık, tekrarlamada doğruluk ve çabukluk bakımından pek ö nemli bir değişme görülmemiştir. Gözlem alıştırması konusu da, daima yeni resimler kullanarak denemeyi tekrarlama yolu ilk Borst tarafından araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sürekli ve sistematik alış firmalarla gözlem eğitilmesi mümkündür ve önemlidir. Bu eğitim hareketsiz bir objeden başlamalıdır. Bunun ardından beklenen, şaşkınlık uyandıran, daha sonra gerçek bir durum üzerinden sonuç çıkarma gözlemi, son olarak karakterin gelişmesi için önemli olan içsel gözlem ile gözlem eğitimi yapılır. Okulda hareketsiz objelerin (resimler bitkiler v.b.) saptanması, resim çizme, el işleri, çeşitli deneyler (fiziksel ve kimyasal de neyler), öğretici geziler, gerçek olayların gözlenmesi (hikâye etme), ruhsal yaşantıların araştırılması ve anlatılması ile gözlem eğitim yapılabilir. Bu türlü gözlem araçları ile çocuğun gözleme yeteneğini geliştirmek ve durulaştırmak eğitimin önemli görevlerinden biridir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst