HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Hiçbir işinde ve davranışında başkasına bağlı olmayan, kendi istek ve iradesi çerçevesinde eylemde bulunan kişiye özerk kişi denir. Eylemin bu türlü özerkliği, başkasının engelleyemediği eylemin dış özgürlüğünden biraz farklıdır. Dış özgürlüğün de üstüne çıkan asıl özerkliğin niteliği, hem başkasının engellerine uğramamayı, hem de başkasının desteğine muhtaç bulunmamayı anlatır. işinde ve eyleminde engellenmeme isteği, insan için etkinlik ve özerklik isteğinden daha olağandır. Buna rağmen eğitici sağlıklı insanda eylem ve eylem özerkliği güdüsünü eğitimde şart koşabilir. Böylece insanı eylemde özgür olarak eğitebilir.
İş okulunun gereklerinden biri olan eylem özgürlüğü, eylem ya da amacı gerçekleştirme özgürlüğü olarak kavrama, amacı saptama ve yapma biçimindeki üç basamağa ayrılır.Yapma, amacın koyduğu niyetin yerine getirilmesi için bedensel yapılan bedensel bir eylemdir. İşin zihinsel eylemi ise kavrama basamağında geçer. Yapmada özerkliğe kavuşmak için insanın eğitilmesi, özellikle bu konuda gerekli becerilerin kazanılmasına götürür. Bu konuda insanın çoğunlukla yardıma ihtiyacı vardır. Böylece beceri kazanma yanında hem iradenin özerklik yolunda eğitilmesi, hem de insanın kendi kendine iş yapması için istek duyması yolunda eğitim söz konusudur. Eğitici çocuğun engellenmeme, etkin olma ve eylemde özerklik gösterme isteğini dikkate almalı, bundan faydalanmalı ve onu geliştirmelidir. İnsanın kendi kendini yetiştirmekten sevinç duyması halinde kendi işini bizzat yapmasını sabırla beklemelidir.Yapılacak işin kavranması ve zihinde aydınlığa kavuşması düşünme ve konuşma biçiminde olur. Ancak düşünme basamağında iken de henüz özerklik kazanılmış değildir. Bu, amacın belirlenmesinden sonra ortaya çıkar. Amacın belirlenmesi, ortaya konması da karar verme ile tamamlanır. Amaç saptanırken gösterilen özerk olmama hali, kararsızlıktan, dürtü zayıflığından, tasarım yoksunluğundan ya da toplumsal bakımdan bir yere dayanma ihtiyacından ileri gelir. Kararsızlık gösterenlerin dışardan bir dürtü bulmaya, dürtü zayıflığının ve tasarım yoksunluğunun dış teşvike, erişilebilecek hedefler konusunda canlı açıklamalara ihtiyacı vardır. Başkasına yaslanma ya da yalnız kalmama ihtiyacı, başkasının istemesine meydan kalmadan istemek yeteneksizliği ve güvensizliktir; bunun da başkası ile birlikte yapmaya ya da onların rızasını almaya ihtiyacı vardır.Bir insan başkasına dayanmadan özerklik göstermek için çaba gösterirken karşı koyar; başkalarının istediği ya da isteyebileceği gibi yapmaya karşı koyma hiçbir zaman inatçılık değildir. Özerklik yolunda eğitim amacını özerk olarak saptama eğitiminde en yüce noktasına erişiyorsa, bununla kastedilen ülküsel özerk kişilik değil, yalnızca biçimsel özerkliktir. Özerk kişilik, akıl çerçevesinde temel eğilimlere ve yeteneklere uyarak, kendi kendini bu yoldan bularak hayat yolunu çizer. Özerkliğin biçimsel kavramında ahlaksal bir yön yoktur; yalnızca amaca doğru çaba gösterme vardır. Özerklik, zorlama girişimleri karşısında eğilmeyi, bir taktik kullanırken oportünistlik göstermeyi, özerk olarak kabul edilmiş bir amaca doğru çaba gösterirken başkalarının isteklerine uymayı kabul etmez. İstek sahibi kişi başkasının karışmasına ve yardımına ihtiyaç duymayacak kadar özerk ise, böyle bir olanağı kullanmak istemiyorsa, içsel yönden bağımsız olmasa ve bir işi başkalarının karışması ve yardımı olmadan yapacak güvenliği duymasa bile gene de özerkliğinden hiçbir şey feda edemez.
İş okulunun gereklerinden biri olan eylem özgürlüğü, eylem ya da amacı gerçekleştirme özgürlüğü olarak kavrama, amacı saptama ve yapma biçimindeki üç basamağa ayrılır.Yapma, amacın koyduğu niyetin yerine getirilmesi için bedensel yapılan bedensel bir eylemdir. İşin zihinsel eylemi ise kavrama basamağında geçer. Yapmada özerkliğe kavuşmak için insanın eğitilmesi, özellikle bu konuda gerekli becerilerin kazanılmasına götürür. Bu konuda insanın çoğunlukla yardıma ihtiyacı vardır. Böylece beceri kazanma yanında hem iradenin özerklik yolunda eğitilmesi, hem de insanın kendi kendine iş yapması için istek duyması yolunda eğitim söz konusudur. Eğitici çocuğun engellenmeme, etkin olma ve eylemde özerklik gösterme isteğini dikkate almalı, bundan faydalanmalı ve onu geliştirmelidir. İnsanın kendi kendini yetiştirmekten sevinç duyması halinde kendi işini bizzat yapmasını sabırla beklemelidir.Yapılacak işin kavranması ve zihinde aydınlığa kavuşması düşünme ve konuşma biçiminde olur. Ancak düşünme basamağında iken de henüz özerklik kazanılmış değildir. Bu, amacın belirlenmesinden sonra ortaya çıkar. Amacın belirlenmesi, ortaya konması da karar verme ile tamamlanır. Amaç saptanırken gösterilen özerk olmama hali, kararsızlıktan, dürtü zayıflığından, tasarım yoksunluğundan ya da toplumsal bakımdan bir yere dayanma ihtiyacından ileri gelir. Kararsızlık gösterenlerin dışardan bir dürtü bulmaya, dürtü zayıflığının ve tasarım yoksunluğunun dış teşvike, erişilebilecek hedefler konusunda canlı açıklamalara ihtiyacı vardır. Başkasına yaslanma ya da yalnız kalmama ihtiyacı, başkasının istemesine meydan kalmadan istemek yeteneksizliği ve güvensizliktir; bunun da başkası ile birlikte yapmaya ya da onların rızasını almaya ihtiyacı vardır.Bir insan başkasına dayanmadan özerklik göstermek için çaba gösterirken karşı koyar; başkalarının istediği ya da isteyebileceği gibi yapmaya karşı koyma hiçbir zaman inatçılık değildir. Özerklik yolunda eğitim amacını özerk olarak saptama eğitiminde en yüce noktasına erişiyorsa, bununla kastedilen ülküsel özerk kişilik değil, yalnızca biçimsel özerkliktir. Özerk kişilik, akıl çerçevesinde temel eğilimlere ve yeteneklere uyarak, kendi kendini bu yoldan bularak hayat yolunu çizer. Özerkliğin biçimsel kavramında ahlaksal bir yön yoktur; yalnızca amaca doğru çaba gösterme vardır. Özerklik, zorlama girişimleri karşısında eğilmeyi, bir taktik kullanırken oportünistlik göstermeyi, özerk olarak kabul edilmiş bir amaca doğru çaba gösterirken başkalarının isteklerine uymayı kabul etmez. İstek sahibi kişi başkasının karışmasına ve yardımına ihtiyaç duymayacak kadar özerk ise, böyle bir olanağı kullanmak istemiyorsa, içsel yönden bağımsız olmasa ve bir işi başkalarının karışması ve yardımı olmadan yapacak güvenliği duymasa bile gene de özerkliğinden hiçbir şey feda edemez.
