HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Otoritenin iki anlamı vardır :1) Asıl otorite (kişisel otorite), başkalarının kendisine güvendiğini bilerek kendi yargılarının ve isteklerinin onlar tarafından benimsenmesini isteyen kişinin sahip olduğu otoritedir.2) Belli bir aşama dolayısıyla belli bir görevin yerine getirilmesi sorumluluğunu yüklenen kişinin, bu görevden dolayı bazı işlerin yapılmasını isteme hakkım elde etmesi görev otoritesi, ya da hakkıdır. Bilim, adamlarının ve öğreti ortaya koymuş düşünürlerin otoritesi birincisine, önemli işler yüklenmiş kişilerin otoritesi ikincisine örnektir.Eğiticiler (ana - babalar, öğretmenler v.b.), sahip oldukları otoritenin ve bundan doğan gücün sorumluluğa dayandığını, eğitimle ilgili bir görev yüklenmenin bu sorumluluğu doğurduğunu, bundan dolayı da eğitim araçlarının kullanılmasının bu görevle ahenkli olmasını dikkate almalıdırlar. Eğitsel tedbirlerin gereği gibi değerlendirilmesi ve yürütülmesi için,1. ulaşılacak değerler,2. çocuğun ruhsal durumu,3. zamanın fikir ortamı üzerinde açıklığa varılmalıdır.
1) Otorite bir sınırlandırma anlamına geliyorsa da, otorite ile özgürlük arasında bir karşıtlıktan söz edilemez. Otoritenin tanınmış olması, birey ve toplum için bilginin kazanılması bakımından gereklidir. Geçmiş kuşakların tecrübelerine ve ileri gelen düşünürlerin değerli bilgilerine dayanan otoriteyi tanımak, bireysel görüşlerin dışına çıkarır ve özgürlüğe götüren bir etki yapar. Gerçek bir görev otoritesine girmek de kişiliğin sınırlandırılması anlamına gelmez. Ama otoritenin yanlış kullanılması tehlikesi her zaman vardır. Bu da, kendi kendine etkin kişiliğin uyuşukluğa girmesine, kösteklenmesine ve zarar görmesine götürebilir.2) Yetişmekte olan insanın ruhsal değişimi, otoriteye karşı her zaman değişik bir tutum gösterilmesine sebep olur. Eğitimde bu noktayı dikkate almalıdır. Küçük çocuğun otoriteye karşı oldukça güçlü inancı olgunlaşma yıllarında derinden sarsılır ve yerini şüpheci bir tutuma bırakır. Ama bu, otoritenin reddedilmesi değil, daha önceki otorite biçimlerinden dönüş ve gerçek bir inanç yoluyla otoritenin daha derin nedenlerinin aranması demektir. Eğiticinin bu değişime ayak uydurması ve çocuğu otoritenin eski bağlarından kurtarması önemlidir.3) Otorite ile ilgili eğitimde çağımızın hızlı değişimlerini dikkate almalıdır. Geleneklere bağlı kalmak güçtür. Çünkü bunlar, toplumsal gelişme ile birlikte bozulur ya da yıkılırlar. Bundan dolayı geçmişte çok beğenilen metotlar, artık pek az şey sağlayabilir. Eğitim, otorite ilişkisinin temel kaynaklarına inmeli, kişisel bağıntı, birlikte yaşama, iyi örnek olma yoluyla güven kazanmaya çalışmalıdır. Böylece yaşanmış bir otorite sağlanmış olur. Eski zamanlarda var olan otorite ilişkilerinin ideal olduğu düşüncesinden her zaman uzak kalmalıdır.Otorite ile eğitim arasındaki ilişki de ikiye ayrılır:1. Eğitimin hizmetinde olan otorite,2. otorite yolunda eğitim, eğiticinin otoritesinin çocuk tarafından tanınması, eğiticinin yapacağı kılavuzluğun şartı olarak gereklidir. Ama çocuğun doğru bilgilere ve kararlara kendiliğinden ulaşabileceği alanlarda da otoritenin her şeye rağmen tanınması isteğinin ileri sürülmesi gelişmekte olan kişiliğin özgürlüğüne zarar verir. Çünkü eğitim genellikle boşlukları doldurur. Otorite ile ilgili eğitimde, çocuğun otoriteyi anlamına vararak kabul etmesi, otoritenin kullanılması ile ilgili kuralların neler olduğunu bilmesi sağlanmalıdır. Bunun için otorite eğitimi, özgürlük yolundaki eğitimle sıkı sıkıya bağıntılıdır.
1) Otorite bir sınırlandırma anlamına geliyorsa da, otorite ile özgürlük arasında bir karşıtlıktan söz edilemez. Otoritenin tanınmış olması, birey ve toplum için bilginin kazanılması bakımından gereklidir. Geçmiş kuşakların tecrübelerine ve ileri gelen düşünürlerin değerli bilgilerine dayanan otoriteyi tanımak, bireysel görüşlerin dışına çıkarır ve özgürlüğe götüren bir etki yapar. Gerçek bir görev otoritesine girmek de kişiliğin sınırlandırılması anlamına gelmez. Ama otoritenin yanlış kullanılması tehlikesi her zaman vardır. Bu da, kendi kendine etkin kişiliğin uyuşukluğa girmesine, kösteklenmesine ve zarar görmesine götürebilir.2) Yetişmekte olan insanın ruhsal değişimi, otoriteye karşı her zaman değişik bir tutum gösterilmesine sebep olur. Eğitimde bu noktayı dikkate almalıdır. Küçük çocuğun otoriteye karşı oldukça güçlü inancı olgunlaşma yıllarında derinden sarsılır ve yerini şüpheci bir tutuma bırakır. Ama bu, otoritenin reddedilmesi değil, daha önceki otorite biçimlerinden dönüş ve gerçek bir inanç yoluyla otoritenin daha derin nedenlerinin aranması demektir. Eğiticinin bu değişime ayak uydurması ve çocuğu otoritenin eski bağlarından kurtarması önemlidir.3) Otorite ile ilgili eğitimde çağımızın hızlı değişimlerini dikkate almalıdır. Geleneklere bağlı kalmak güçtür. Çünkü bunlar, toplumsal gelişme ile birlikte bozulur ya da yıkılırlar. Bundan dolayı geçmişte çok beğenilen metotlar, artık pek az şey sağlayabilir. Eğitim, otorite ilişkisinin temel kaynaklarına inmeli, kişisel bağıntı, birlikte yaşama, iyi örnek olma yoluyla güven kazanmaya çalışmalıdır. Böylece yaşanmış bir otorite sağlanmış olur. Eski zamanlarda var olan otorite ilişkilerinin ideal olduğu düşüncesinden her zaman uzak kalmalıdır.Otorite ile eğitim arasındaki ilişki de ikiye ayrılır:1. Eğitimin hizmetinde olan otorite,2. otorite yolunda eğitim, eğiticinin otoritesinin çocuk tarafından tanınması, eğiticinin yapacağı kılavuzluğun şartı olarak gereklidir. Ama çocuğun doğru bilgilere ve kararlara kendiliğinden ulaşabileceği alanlarda da otoritenin her şeye rağmen tanınması isteğinin ileri sürülmesi gelişmekte olan kişiliğin özgürlüğüne zarar verir. Çünkü eğitim genellikle boşlukları doldurur. Otorite ile ilgili eğitimde, çocuğun otoriteyi anlamına vararak kabul etmesi, otoritenin kullanılması ile ilgili kuralların neler olduğunu bilmesi sağlanmalıdır. Bunun için otorite eğitimi, özgürlük yolundaki eğitimle sıkı sıkıya bağıntılıdır.
