OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Hikaye Ekle

Otomatizm Nedir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan xHamBeyLoRDx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 393

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Öğrenmenin büyük bir kısmı belli işlerin bireyin bilinçli ve iradeye bağlı davranışları dışındaki alıştırmalarla otomatik hale gelmesi sonucunu doğurur.


İnsan yazıyı daha çok otomatik olarak yazar, bir yere bir resmin otomatik olarak çizildiği söylenir. Hatta düşünme işlemlerinin bir kısmı bile otomatik olarak meydana gelir. Bir insanın yeteneği, davranışlarında ve etkinliklerinde sahip olduğu otomatizm ölçüsüne geniş çapta bağlıdır. Meme çocuğunu ve küçük çocuğu eğitirken, önceleri etki altında bırakılan yalnızca reflekslerdir. Refleks deyince, insanın üzerine ansızın gelen bir şeyin farkedilmesiyle gösterilen irkilme gibi tamamen irade dışı tepki anlaşılır. Eğitimin başlangıcında bu reflekslerden faydalanılır. Gerek hayvanlarda, gerekse meme çocuğunda belleğin sonucu olarak görülen birçok olaylar reflekslerden başka bir şey değildir. Küçük çocuğun eğitini inde, çocuğu topluma uyacak ve çevre koşullarını kabul edebilecek bir duruma getirmek için reflekslerin önemli rolü vardır. Önce çocuk, büyük ve küçük abdestini tutmayı öğrenir. Bu alışma, refleks önlemeleriyle meydana gelir. Bu refleksler iş görmezse, çocuk altını ıslatma hastalığına tutulur. Duyularımızın algılanması tecrübelerin etkisi altında değişirse, otomatizmin yüksek şekli ortaya çıkar. Daha sonra bu fonksiyonlar kendindenlik kazanır ve iradenin etkisi altında kalmazlar. Böyle bir değişmenin ilk örneği, boşluktaki şeyleri görme biçiminde ortaya çıkar. Perspektif yasalarına göre eşyalar bizden uzaklaştıkça kısalırlar. Ama bu yasa, çok uzak mesafelerde görmemizi etkiler Bizden 10 ya da 20 metre uzaklıktaki eşyalar konusunda bu optik yasası salt psikolojik bir yasa doğurur ki, buna «görülen şeylerin sürekliliği» yasası denir. O zaman bu mesafedeki şeyleri perspektife uygun olarak kısalmış halde değil, doğal büyüklükte, ya da bundan pek az farklı olarak görürüz. Bu görme çeşidi, ilk çocukluk sırasında meydana gelir. Bu süre içinde görme gücümüz, eşyalar üzerinde edindiğimiz tecrübelere ve görüşlere uyar, kendi kendine böylece sürüp gider. Okul çağında ise yetenekler gelişirler. Yazının öğrenilmesi böyle bir gelişmedir. Bundan sonra gelişen fonksiyonlar bilinçten ayrılır, otomatik, yani kendiliğinden olabilecek nitelik kazanırlar. Çocuklarda öğrenmenin refleksler temeline dayanarak meydana gelmesi sağlanırsa, bu sınırın dışına çıkılmazsa, hayatta gerektiği kadar dikkatin bir noktaya toplanması mümkün olamaz. Günlük yaşantıların gittikçe teknikleşmesi ve tekniğin etkisi altına girmesi, okulun bu konudaki ödevlerini daha önemli duruma sokmaktadır. Birçok çocuklu ailelerde evin radyosu bütün gün hiç susmadan çalar. Bu, çocukların okul ödevlerini yaparken içsel güçlerini bir noktaya toplamasını daima önler. Bunun sonucu olarak çocuklar, kendilerine verilen ödevleri sahip oldukları ve sonradan kazandıkları otomatizmin yardımı ile yapma eğilimine ellerinde olmaksızın gittikçe daha çok yatkın duruma gelirler. Böyle bir durumda, düşünceye yerleşmiş bulunan, ya da dilde kazanılan otomatizmden faydalanırlar. Düşünürken ve konuşurken, ulaşılmak istenen hedefin yönünü bilmek yeterlidir. Düşüncede ve konuşmada yerleşen otomatizm içinde hedef kendiliğinden yaklaşmış olur. Bunun sonucu olarak dikkatin teksifi gibi güçler alıştırılmaz ve geliştirilmez. Bu yüzden de zamanımızın okulunda çok görüldüğü üzere, söz konusu yetenekler ortadan kaybolur. Okullarda başarının, özellikle bellek, dikkat ve işe özen bakımlarından, geniş ölçüde gerilediği, bunun da otomatizmden ileri geldiği araştırmalar ve karşılaştırmalar sonucu ortaya konmuştur.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst