HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Merhaba kitap severler, şimdi sizlere bir kadın düşmanı romanından bahsedeceğim;
Öncelikle;
KİTABIN KONUSU:
Şımarık bir kızın bir hırs uğruna bir erkeği kendisine aşık etme ve onu yüz üstü bırakma planları.
Ve;
ROMANIN ÖZETİ:
Sara annesiyle İstanbul da yaşayan babası Erzurum da Paşa olan yirmili yaşlarda kültürlü bi okadar da gönül hırsızı bir hanımefendidir.
Sara bir kaç senedir Paşa babasını görmemektedir. Ona devamlı mektuplar yazarak özlemini belirtir. Yanına çok gitmek istesede Erzurumda kış mevsimi çok çetin geçmektedir. Bundan dolayı babası uygun görmez. Yaz mevsimi geldiğinde annesi ile yanına aldıracağını belirtmektedir. Yaz geldiğinde Sara ne kadar da babasının yanına gitmek istiyormuş gibi görünsede O dayısı Rıza beyin kızı Vesimenin düğününe gitmek istemektedir. Düğün Marmaranın küçük bir köyündedir. Babasına yazdığı mektuplarda mutlaka geleceğini anlatsada babasını endişelendirecek sıhhati ile ilgili asılsız bilgileri de vermeyi ihmal etmez. Aile doktorunu da ayartarak mühim olmayan ama dinlenmesini gerektiren bir hastalığının olduğunu babasına mektup yazdırarak bildirir. Ama bunlardan görünüşte Saranın haberi yoktur. Sara annesini bile kandırmayı başarır. Bu sırrını ve gelişen olayları bir günlük tutarcasına arkadaşı Nermine mektup yazarak anlatır. Sara güzel ve eğlenmeyi seven dönemin güzel kızlarındandır.
Paşa babası acı duysada yazdığı mektupta onun gelmesinin uygun olmayacağını bildirir. Yanlızca Erzuruma annesi gidecektir. Sara babasını kırmadan olayı halletmiştir. Sara dayısının yanına götürecek vapuru beklemeye başlar artık.
Saranın dayısı Rıza Bey kasabaya sonradan yerleşmiş olsada kasabanın önde gelen kişilerindendir. Kızı Vesimeyi kasabadan yurt dışında okumuş ziraat mühendisi Remzi Bey ile evlendirecektir. Dayısı damadından çok memnundur. Kızını sakin, efendi ve bir o kadar da beyfendi birisi ile evlendirecektir.
Sara yola çıkmaya hazırdır. Limandan ayrılırken içi kıpır kıpır Nermine el sallayarak uzaklaşır. Çok mutludur.Deniz yolculuğu başlar. Vapurda giderlerken kasabaya yaklaştıkları sırada denize batıp çıkan imdat diye bağıran bir adam görürler. Güvertede insanlar bir anda karışır. Herkes tayfalara ve kaptana bağırmakta adamı kurtarmaları için zorlamaktadır. Sara ivedi olarak kaptanın yanına gider. Hiddetle adamı niye kurtarmadıklarını sorar. Fakat kaptan o adamın oralarda kamp yapan sporculardan birisi olduğunu ve hep böyle şakalar yaptığını söyler. Sara bunları duyunca rahatlar.
Vapur limana yanaşır. Herkes Sarayı görmeye gelmiştir. Sara bu yoğun ilgiye şaşırmış olsada memnuniyetini gizlemez. Kasabada bir anda ünlenmiştir. Dayısı ve damadı Sarayı eve götürürler. Sara evdekilerle hasret giderir. Hemen düğün hazırlıklarına başlanılır. Damadın bu arada Sara karşı bir ilgisi vardır. Sara bundan rahatsızdır. Biricik kuzeni Vesimenin mutluluğunu öldürmek istemez ve Remzi beyi uyarır. Bir gece Saranın şerefine davet verilir. Davete kamp yapan sporcular da gelir, bir tanesi hariç. O kişi motoruyla davetlilerin önünden olunca hızıyla gider.Bu kaçan kişi vapur denizde giderken boğulma taklidi yapan kişidir. Lakabı Homongolos olan bu kişinin ad Ziya dır.
Homongolos ikna edilir ve bir sonraki gün verilen davete gelir. Suratı bütün ırkların karışımı gibidir. Küstah, bir o kadar ukala ve söylediklerini bilmez bir adamdır özellikle kadınlara karşı. Ufak bir konuda kadınları yerden yere vurmaya başlar. Tam bir kadın düşmanıdır. Sara laflarına bozulsa da belli etmez ve kendi kendine yemin eder; bu adamla uğraşmak için. Bu kadın düşmanını dize getirecektir. Bunun için herşeyi yapacaktır.
Sara Homongolosa yaklaşmak için herşeyi yapar. Zamanı da azalmıştır. Validesi İstanbula dönmek üzeredir ve validesinden önce İstanbula dönmesi gereklidir. Sara bu küçük oyunu dayısınn kızlarına ve yengesine anlatır. Onlarda Saraya yardımcı olacaklardır.
Sara her fırsatta onunla birlikte olmaya çalışır. Düğün gününde bile onunla uğraşır. Karamsar değildir ama Homongolos pek işaret vermemektedir. Davetlerde bile yanyana gelmeye özen gösterir. Saranın hiç bir şüpesi yoktur. Homongolos seviyordur artık. Tek gereken Saraya teklif etmesidir. Fakat beklenmedik bir şekilde Homongolosun bir motor kazasında öldüğü haberi gelir. Kasabaya gelen piyade alayı şerefine bir motorsiklet gösterisi tertiplenir. Homongolos bu tertipte Sara ile gezdikleri bir yerde motorsikletiyle uçurumdan aşağı düşerek parçalanır ve ölür. Sara mezarının başına çiçekler bırakırken yaptığından pişman olmadan onun adına üzülmektedir. Böyle mert ve kuvvetli bir adamın ölümü hiç de inandırıcı değildir.
Bütün gerçekler Homongolosun ölen arkadaşı Necdete yazdığı mektuplarla ortaya çıkar. Savaş zamanı ailesi onu yatılı bir okula terketmiştir. Okuldaki çocuklar buna binbir türlü eziyetler eder. O zaman sevmeyi unutur, kalbini kurutur ve hayatta kalmak için hırçın ve kavgacı bir çocuk olur. Necdeti de aynı durumdayken işkencenin arasından kurtarır. Necdet Homongolosun ilk ve tek arkadaşıdır. Onu çok özlemiştir. Mektubunda Sarayı başta sevmediğini ama daha sonra ona aşık olduğunu anlatır. Fakat Ona açılmayı düşünürken Saranın bir oyun oynadığının farkına varır. Buna rağmen yine de Onu sevmektedir. Necdete mektubunun sonunda yedi-sekiz saat sonra yanında olacağını anlatır. Ve bu süre içinde kaza geçirerek ölür. Aşkı uğruna da olsa gururunu ayaklar altına aldırmaktansa ölmeyi tercih eder.
ANA FİKİR:
İnsanlara ders vermek amacıyla da olsa onların gururu ile oynamak ve hatta onların hayatlarına mal olacak hatalar yapmak insanlığa sığmayacak bir durumdur. Küçük hesaplar uğruna sonucu tahmin edemediğimiz davranışlarda bulunmamalıyız.
Kitaptaki Olaylar ve Şahısların Değerlendirilmesi:
Sara: Yirmili yaşlarında İstanbul da büyümüş Paşa kızıdır. Güzel ve alımlıdır. Erkekleri kendisine kul etmeyi çok sever. Her zaman kazanan olmam hırsı vardır. Yalanları da cabası
Homongolos: Gerçek ismi Ziyadır. Sporcudur. İnsan içine çıkmaktan sıkılan ve konuşmasını bilmeyen bu adam tam bir kadın düşmanıdır. Patavatsız laflarını hiç bir zaman esirgemez. Okul zamanlarında gördüğü eziyetler Onu bu hale getirmiştir. Ta ki Sara karşısına çıkana kadar.
Paşa Baba : Erzurumda Paşa olarak görev yapan Paşa Baba kızını çok seven Onu kırmak istemeyen birisidir. Kızı için her şeyi yapabilir.
Rıza Bey : Saranın dayısı Rıza bey varlıklı ve bir okadar gönlü de zengin bir adamdır. Marmaraya sahili olan bir kasaba da hayatına devam etmektedir. Tek isteği kızı Vesimeyi dürüst bir insanla evlendirmektir.
Remzi Bey: Amerika da tahsil görmüş Ziraat Mühendisi olan bu adam Vesimenin mustakbel koca adayıdır. Biraz saf birisidir. Rıza Beyin güvenini kazanmıştır. Bir aralar Saraya tutulmuş olsa da Saranın tavırları ve sözleriyle bu tutkusundan uzaklaşmıştır.
Öncelikle;
KİTABIN KONUSU:
Şımarık bir kızın bir hırs uğruna bir erkeği kendisine aşık etme ve onu yüz üstü bırakma planları.
Ve;
ROMANIN ÖZETİ:
Sara annesiyle İstanbul da yaşayan babası Erzurum da Paşa olan yirmili yaşlarda kültürlü bi okadar da gönül hırsızı bir hanımefendidir.
Sara bir kaç senedir Paşa babasını görmemektedir. Ona devamlı mektuplar yazarak özlemini belirtir. Yanına çok gitmek istesede Erzurumda kış mevsimi çok çetin geçmektedir. Bundan dolayı babası uygun görmez. Yaz mevsimi geldiğinde annesi ile yanına aldıracağını belirtmektedir. Yaz geldiğinde Sara ne kadar da babasının yanına gitmek istiyormuş gibi görünsede O dayısı Rıza beyin kızı Vesimenin düğününe gitmek istemektedir. Düğün Marmaranın küçük bir köyündedir. Babasına yazdığı mektuplarda mutlaka geleceğini anlatsada babasını endişelendirecek sıhhati ile ilgili asılsız bilgileri de vermeyi ihmal etmez. Aile doktorunu da ayartarak mühim olmayan ama dinlenmesini gerektiren bir hastalığının olduğunu babasına mektup yazdırarak bildirir. Ama bunlardan görünüşte Saranın haberi yoktur. Sara annesini bile kandırmayı başarır. Bu sırrını ve gelişen olayları bir günlük tutarcasına arkadaşı Nermine mektup yazarak anlatır. Sara güzel ve eğlenmeyi seven dönemin güzel kızlarındandır.
Paşa babası acı duysada yazdığı mektupta onun gelmesinin uygun olmayacağını bildirir. Yanlızca Erzuruma annesi gidecektir. Sara babasını kırmadan olayı halletmiştir. Sara dayısının yanına götürecek vapuru beklemeye başlar artık.
Saranın dayısı Rıza Bey kasabaya sonradan yerleşmiş olsada kasabanın önde gelen kişilerindendir. Kızı Vesimeyi kasabadan yurt dışında okumuş ziraat mühendisi Remzi Bey ile evlendirecektir. Dayısı damadından çok memnundur. Kızını sakin, efendi ve bir o kadar da beyfendi birisi ile evlendirecektir.
Sara yola çıkmaya hazırdır. Limandan ayrılırken içi kıpır kıpır Nermine el sallayarak uzaklaşır. Çok mutludur.Deniz yolculuğu başlar. Vapurda giderlerken kasabaya yaklaştıkları sırada denize batıp çıkan imdat diye bağıran bir adam görürler. Güvertede insanlar bir anda karışır. Herkes tayfalara ve kaptana bağırmakta adamı kurtarmaları için zorlamaktadır. Sara ivedi olarak kaptanın yanına gider. Hiddetle adamı niye kurtarmadıklarını sorar. Fakat kaptan o adamın oralarda kamp yapan sporculardan birisi olduğunu ve hep böyle şakalar yaptığını söyler. Sara bunları duyunca rahatlar.
Vapur limana yanaşır. Herkes Sarayı görmeye gelmiştir. Sara bu yoğun ilgiye şaşırmış olsada memnuniyetini gizlemez. Kasabada bir anda ünlenmiştir. Dayısı ve damadı Sarayı eve götürürler. Sara evdekilerle hasret giderir. Hemen düğün hazırlıklarına başlanılır. Damadın bu arada Sara karşı bir ilgisi vardır. Sara bundan rahatsızdır. Biricik kuzeni Vesimenin mutluluğunu öldürmek istemez ve Remzi beyi uyarır. Bir gece Saranın şerefine davet verilir. Davete kamp yapan sporcular da gelir, bir tanesi hariç. O kişi motoruyla davetlilerin önünden olunca hızıyla gider.Bu kaçan kişi vapur denizde giderken boğulma taklidi yapan kişidir. Lakabı Homongolos olan bu kişinin ad Ziya dır.
Homongolos ikna edilir ve bir sonraki gün verilen davete gelir. Suratı bütün ırkların karışımı gibidir. Küstah, bir o kadar ukala ve söylediklerini bilmez bir adamdır özellikle kadınlara karşı. Ufak bir konuda kadınları yerden yere vurmaya başlar. Tam bir kadın düşmanıdır. Sara laflarına bozulsa da belli etmez ve kendi kendine yemin eder; bu adamla uğraşmak için. Bu kadın düşmanını dize getirecektir. Bunun için herşeyi yapacaktır.
Sara Homongolosa yaklaşmak için herşeyi yapar. Zamanı da azalmıştır. Validesi İstanbula dönmek üzeredir ve validesinden önce İstanbula dönmesi gereklidir. Sara bu küçük oyunu dayısınn kızlarına ve yengesine anlatır. Onlarda Saraya yardımcı olacaklardır.
Sara her fırsatta onunla birlikte olmaya çalışır. Düğün gününde bile onunla uğraşır. Karamsar değildir ama Homongolos pek işaret vermemektedir. Davetlerde bile yanyana gelmeye özen gösterir. Saranın hiç bir şüpesi yoktur. Homongolos seviyordur artık. Tek gereken Saraya teklif etmesidir. Fakat beklenmedik bir şekilde Homongolosun bir motor kazasında öldüğü haberi gelir. Kasabaya gelen piyade alayı şerefine bir motorsiklet gösterisi tertiplenir. Homongolos bu tertipte Sara ile gezdikleri bir yerde motorsikletiyle uçurumdan aşağı düşerek parçalanır ve ölür. Sara mezarının başına çiçekler bırakırken yaptığından pişman olmadan onun adına üzülmektedir. Böyle mert ve kuvvetli bir adamın ölümü hiç de inandırıcı değildir.
Bütün gerçekler Homongolosun ölen arkadaşı Necdete yazdığı mektuplarla ortaya çıkar. Savaş zamanı ailesi onu yatılı bir okula terketmiştir. Okuldaki çocuklar buna binbir türlü eziyetler eder. O zaman sevmeyi unutur, kalbini kurutur ve hayatta kalmak için hırçın ve kavgacı bir çocuk olur. Necdeti de aynı durumdayken işkencenin arasından kurtarır. Necdet Homongolosun ilk ve tek arkadaşıdır. Onu çok özlemiştir. Mektubunda Sarayı başta sevmediğini ama daha sonra ona aşık olduğunu anlatır. Fakat Ona açılmayı düşünürken Saranın bir oyun oynadığının farkına varır. Buna rağmen yine de Onu sevmektedir. Necdete mektubunun sonunda yedi-sekiz saat sonra yanında olacağını anlatır. Ve bu süre içinde kaza geçirerek ölür. Aşkı uğruna da olsa gururunu ayaklar altına aldırmaktansa ölmeyi tercih eder.
ANA FİKİR:
İnsanlara ders vermek amacıyla da olsa onların gururu ile oynamak ve hatta onların hayatlarına mal olacak hatalar yapmak insanlığa sığmayacak bir durumdur. Küçük hesaplar uğruna sonucu tahmin edemediğimiz davranışlarda bulunmamalıyız.
Kitaptaki Olaylar ve Şahısların Değerlendirilmesi:
Sara: Yirmili yaşlarında İstanbul da büyümüş Paşa kızıdır. Güzel ve alımlıdır. Erkekleri kendisine kul etmeyi çok sever. Her zaman kazanan olmam hırsı vardır. Yalanları da cabası
Homongolos: Gerçek ismi Ziyadır. Sporcudur. İnsan içine çıkmaktan sıkılan ve konuşmasını bilmeyen bu adam tam bir kadın düşmanıdır. Patavatsız laflarını hiç bir zaman esirgemez. Okul zamanlarında gördüğü eziyetler Onu bu hale getirmiştir. Ta ki Sara karşısına çıkana kadar.
Paşa Baba : Erzurumda Paşa olarak görev yapan Paşa Baba kızını çok seven Onu kırmak istemeyen birisidir. Kızı için her şeyi yapabilir.
Rıza Bey : Saranın dayısı Rıza bey varlıklı ve bir okadar gönlü de zengin bir adamdır. Marmaraya sahili olan bir kasaba da hayatına devam etmektedir. Tek isteği kızı Vesimeyi dürüst bir insanla evlendirmektir.
Remzi Bey: Amerika da tahsil görmüş Ziraat Mühendisi olan bu adam Vesimenin mustakbel koca adayıdır. Biraz saf birisidir. Rıza Beyin güvenini kazanmıştır. Bir aralar Saraya tutulmuş olsa da Saranın tavırları ve sözleriyle bu tutkusundan uzaklaşmıştır.
