HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Canavar. Kuzeyin Yalnız Kraliçesi. Denizlere hakim olmak için inşa edilen yüzen kale. Tirpitz'in batırılması pek çok açıdan cesaret, beceri ve uzun yıllar gerektirdi. Bu, yazarlar, Robert Gehringer ve Antonio Bonomi'nin "Schlachtshiff Tirpitz, 1. Cilt: Canavar Doğdu" adlı çok bölümlü monografilerinde anlattığı hikâyedir. Yazarların konuyla ilgili çalışmalarını inceleme fırsatımız oldu ve "Canavar"ın tarihi ihtişamını gözler önüne seren nadir fotoğraflarla birlikte kitabın ilk tanıtımını sizlere sunmaktan ötürü heyecan içindeyiz.
Tirpitz Kriegsmarine'in II. Dünya Savaşı boyunca sahip olduğu en büyük zırhlıydı. Bismarck ile kardeş gemi olup, ismini I. Dünya Savaşı Amirali Alfred von Tirpitz'den aldı. Gemi Wilhelmshaven, Almanya'da Kriegsmarine Werft tarafından tamamlandı ve 1 Nisan 1939'da suya indirildi.
Tirpitz Ocak 1942'de, Rusya'daki Müttefik güçlerine ikmal kargoları taşıyan Müttefik konvoylarına karşı korkunç saldırılara öncülük edeceği yer olan Norveç'e doğru Almanya'dan ayrıldı. Norveçli denizciler ona, Barents Denizindeki Müttefik konvoyları için tek başına, sürekli bir tehdit unsuru oluşturduğundan "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi" adını vereceklerdi.
"Tirpitz her görüldüğünde onu Amiral von Tirpitz olarak nitelendirmek gerçekten gerekli mi?" Şüphesiz, Tirpitz tam bir "Canavar"!
25 Ocak 1942'de Londra'da, Sir Winston Churchill hayal kırıklığı içinde bu yorumu yaptı.
Churchill için Tirpitz'i batırmaktan daha önemli hiçbir şey yoktu. İstihbarat toplamak için Norveçli gizli ajanlara güvenen, İngiliz Özel Harekat (SOE) teşkilatı vasıtasıyla geminin hareketlerinin günlük olarak raporlanmasını emretti. Gemi Norveç'te bulunduğu süre boyunca, Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) bombardıman uçaklarının devamlı baskınlarının yanı sıra mini denizaltıların da saldırılarına maruz kaldı. Sonunda Tirpitz, Norveç'in Tromsø şehri dışında, 12 Kasım 1944 tarihinde RAF güçleri tarafından batırıldı.
Başıboş kalan Kuzeyin Yalnız Kraliçesi
Tirpitz'in çökertilmesinin öncesinde, hem havadan hem de sualtından beraberce yürütülen şiddetli saldırıların oluşturduğu yıllar süren hazırlıklar ve pek çok harekâtın yanı sıra, onu batırmak için en son askeri teknolojiyi kullanan daha kurnazca girişimlerde de bulunuldu. Neredeyse savaşın sonuna kadar süren bu mücadelede, Tirpitz bölgedeki her Müttefik kaptanının başına bela olmuştu.
"Nasıl oluyor da Japonlar Prince of Wales ve Repulse'yi batırabiliyorlar da, biz daha hâlâ Tirpitz'i bir kere bile vuramıyoruz!"
9 Mart 1942'de HMS Victorious'un hava filolarının Tirpitz'e karşı başarısız olan torpido saldırılarından sonra, Sir Winston Churchill'in ilk deniz lordu olan Dudley Pound'a şaşkınlık içerisindeki feryadı.
Kuzey kutup bölgesindeki konvoylara ilk saldırının yapıldığı Sportpalast Harekâtı çerçevesinde, Tirpitz'in öncülük ettiği saldırı filosu sadece bir tane yük gemisi batırdı. Fakat bu, Müttefik kuvvetlerini, bölgedeki Müttefik donanması konvoylarına bir tehdit oluşturan "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi"ni batırmanın gerekli olduğuna ikna etmek için yeterli bir sebep oldu. Ne yazık ki Müttefik komutası için bu, Tirpitz'in Müttefik donanması kuvvetlerine karşı teşkil ettiği tehlikenin sonuncusu olmayacaktı.
Uyuyan devin saldığı korku
Tirpitz ayrıca, bölgedeki Müttefik kuvvetlerine hasar vermek için, limanı terk etmek zorunda olmadığı anlamına gelen "mevcut donanma" olarak da görev yaptı. İngiliz Kraliyet Donanması'nı bu zırhlıyı kontrol altında tutmak için bölgede önemli ölçüde donanma gücünü bulundurmaya zorlayan salt mevcudiyeti bile, Tirpitz'i Müttefik donanması kuvvetleri için bir baş belası haline getirdi.
Bölgedeki Müttefik konvoylarının yolunu kesip onları avlamak için Kriegsmarine tarafından başlatılan Rösselsprung Harekâtı boyunca, sırf Tirpitz'in saldıracağından korkan Müttefik donanma kuvvetleri yük gemilerinin 35'inden 24'ünü kaybettiler. Muhtemel bir tehlikeden uzaklaşmaları emrini alan konvoyu koruyan savaş gemileri, yük gemilerini Alman denizaltılarının ve uçaklarının insafına bırakarak oradan ayrıldılar.
Bu sırada Kriegsmarine, daha önce İngiliz uçak gemisi HMS Victorious'a planlanan saldırıyı iptal ederek "Canavar"a Norveç'e, Altafjorden'deki limana geri dönmesi emrini verdi. Tirpitz tek bir defa ateş etmeden savaşın en büyük donanma başarılarından birini göstermiş oldu.
Kraliçeyi batırmak için insan torpidolar
"Eğer İtalyanlar bunu bize yapabiliyorlarsa, biz neden aynısını Tirpitz'e yapamayalım!"
Alessandria limanında "güvenli" bir şekilde demirlemekte olan HMS Valiant ve HMS Queen Elizabeth'e gerçekleştirdikleri başarılı saldırı sonucunda İtalyan scuba dalgıçlarının iki Kraliyet Donanması zırhlısını batırmasından sonra Winston Churchill, Sir Dudley Pound'a bunu söyledi.
Saldırı, sözde "insan torpidolar" tarafından yürütüldü. İngiliz Özel Harekat teşkilatı, ilk defa İtalyanların geliştirdiği bu teçhizatı ("Maiale" diye bilinir), Norveç'te Trondheim yakınlarındaki Faettenfjord'da demirli ve bakımdan geçmekte olan Tirpitz'e benzer bir son hazırlamak için kullanmayı planladı.
Title Harekât'ı, hedefe yaklaşıncaya kadar "Arthur" adındaki Norveçli balıkçı gemisinin gövdesinin altında taşınacak, insanların idare ettiği torpidoları (İngilizler bunlara "Chariots" diyordu) kullanarak Tirpitz'i saf dışı bırakmayı amaçlamaktaydı. Ancak kötü hava koşulları yüzünden Chariots kurtuldu ve denizde kayboldu.
Tirpitz avı kızışıyor
Faettenfjord'da verdiği aradan sonra, Svalbard adalarındaki Müttefik operasyonlarını aksatmak amacıyla Sizilien Harekâtında (Scharnhorst zırhlısı ve dokuz muhriple beraber) çatışmalara katıldı. Bir Müttefik hava istasyonuna yapılan bu saldırı boyunca Tirpitz, Alman çıkartma birliğini desteklemenin yanında, adadaki savunmayı da yok ederek ana silahlarını ömrü boyunca ilk (ve son) defa ateşlemiş oldu.
Başarısız olan Tirpitz'i batırma girişimlerini takiben ve kuzey kutup bölgesindeki Müttefik operasyonlarına karşı oluşturduğu hep var olan tehlikeyi ortadan kaldırmak için, İngiliz Özel Harekatı bu sefer yeni tasarım X-Craft mini denizaltıları kullandığı Source Harekâtını başlattı. X-Craft mini denizaltılarını kullanan operatörler adeta bir Hollywood filminden bir sahnedeki gibi Tirpitz'in demirli bulunduğu limana fark edilmeden ulaşmak üzeriydi. Anti-torpido ağlarının altından geçecekler ve Tirpitz, Scharnhorst ve Lutzow Alman savaş gemilerinin gövdelerinin altına mayın döşeyeceklerdi.
Altı X-Craft'tan sadece üçü bu görev girişiminde sona yaklaştı; bazıları denizde kayboldu bazıları ise elektrik arızaları yaşadı. Hedefe yaklaşan diğer üçünü ise limandaki Alman savunması tespit etti ve nihayetinde top atışı ve sualtı bombalarıyla onları yok etti. Ama denizaltılar bundan hemen önce kendi silahlarını ateşleyebilmişlerdi! Tirpitz ağır bir hasar aldı; omurgasının iskele tarafında 18 metre uzunluğundaki yırtık nedeniyle 1.400 tondan fazla suyla doldu, bir yakıt tankı parçalandı, iki deniz uçağı güverteden düşüp patlamanın etkisiyle tahrip oldu ve tareti "Dora" mil yatağından fırladı. Bu harekâtla Tirpitz'i harap etme girişimlerinde ilk defa başarılı olunmuştu ve sonrasında Müttefik istihbaratı onu tamamen batırmak için bir darbe daha vurmanın planlarını yapmaya başladı...
Kraliçenin Çöküşü
Nisan 1944'de Tirpitz onarımı sonrasında deneme seferine çıkmaya hazırlanırken, bu defa İngiliz Donanması Hava Kuvvetlerinin düzenlediği bir hava akını ile yine ağır bir darbe aldı. Bu 6 aylık tamir çalışmalarını yerle bir etmiş ve hâlâ X-Craft saldırılarının etkisinden kurtulmaya çalışan mürettebatın zaten düşük olan moralini iyice bitirmişti. Her ne kadar Alman komutası bundan sonra Tirpitz'in artık bir savaş gemisi olarak görevini yerine getiremeyeceğini anlasa da, maliyeti ne olursa olsun geminin bir kere daha tamir edilmesini emretti.
Sonunda "Canavar"ı diz çöktüren şey RAF'ın 12 Kasım 1944'te düzenlediği, Catechism Harekâtı adıyla anılacak olan saldırıydı. Sabah erken saatlerde, 32 Lancaster bombardımanlı bir filo kuzey İskoçya'daki Lossiemouth'dan karanlığın örtüsü altında Tirpitz'e doğru havalandı. "Yalnız Kraliçe" Norveç'in Tromsø şehrindeki limanında bulanmaktaydı. Yetersiz haberleşme sebebiyle Bardufoss havaalanında konuşlu, savaş gemisini korumakla görevli Luftwaffe uçakları asla havalanmadı; "Canavar" tek başınaydı.
Tirpitz iskele tarafından üç adet, beş tonluk Tallboy bombası ile doğrudan vurulmuştu. Büyük bir iç patlama oldu ve bin tonluk "C" tareti gemi alabora olurken havaya uçtu. Gemi öylesine hızlı bir şekilde ters döndü ki alt güvertelerde bulunan mürettebat dışarıya çıkamadı. Dolayısıyla gemide bulunan 1.700 mürettebat üyesinden 912'si kaptan da dahil olmak üzere saldırıda kayboldu. Tirpitz avı nihayet sona ermişti.
Geminin enkazı parçalara ayrıldı ve Norveçli bir firma tarafından hurda olarak satıldı. Firma günümüzde dahi bir zamanlar "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi" ve "Canavar" olarak anılan geminin parçalarını satmaktadır.
Umuyoruz ki bu makale hoşunuza gitmiştir ve sizler de bu ikon haline gelmiş gemiyi World of Warships'de görmek için bizim kadar heyecanlısınızdır. Onu limanınıza nasıl bağlayabileceğinizle ilgili daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin! Bu arada, bu devasa gemi hakkındaki en karmaşık ayrıntıları ortaya koyan Robert Gehringer ve Antonio Bonomi'nin kapsamlı monografisini alabilirsiniz. Aşağıdaki bağlantı sizi doğrudan kitaba götürecek...
Antonio Bonomi
1960 yılında İtalya'da doğan ve Vimercate (Monza - Brianza) yaşayan Bonomi Alman Kriegsmarine savaş gemileri üzerinde uzman olan tarihi bir araştırmacıdır. İlgi alanları arasında savaş gemisi kamuflajı ile teknik gelişmeler yer alır ve Bismarck ile Tirpitz'in tarihiyle özellikle ilgilenmektedir. Bonomi, Aralık 2005'de Storia Militare tarafından yayınlanan, Bismarck ve HMS Hood arasındaki Danimarka Boğazı Muharebesi'nin şu ana dek gerçeğe en yakın kurgusunun yazarı olarak tanınır.
Robert Gehringer
1967 yılında Almanya'da doğmuştur ve Münih'te yaşamaktadır. Gehringer özellikle Bismarck ve Tirpitz savaş gemilerinde, Alman Kriegsmarine üzerine yoğunlaşan bir resim koleksiyoncusu ve kitap yazarıdır. Şu anki Tirpitz ve Bismarck kitap yayınlarının koordinatörü ve BISMARCK-sınıfı gemilerin dünyadaki en büyük fotoğraf arşivinin sahibidir. Arşivindeki yaklaşık 5.000 fotoğrafın neredeyse tamamı bu kitaplarında yayınlanacaktır.
Savaş görev yerlerine!
Tirpitz Kriegsmarine'in II. Dünya Savaşı boyunca sahip olduğu en büyük zırhlıydı. Bismarck ile kardeş gemi olup, ismini I. Dünya Savaşı Amirali Alfred von Tirpitz'den aldı. Gemi Wilhelmshaven, Almanya'da Kriegsmarine Werft tarafından tamamlandı ve 1 Nisan 1939'da suya indirildi.
Tirpitz Ocak 1942'de, Rusya'daki Müttefik güçlerine ikmal kargoları taşıyan Müttefik konvoylarına karşı korkunç saldırılara öncülük edeceği yer olan Norveç'e doğru Almanya'dan ayrıldı. Norveçli denizciler ona, Barents Denizindeki Müttefik konvoyları için tek başına, sürekli bir tehdit unsuru oluşturduğundan "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi" adını vereceklerdi.
"Tirpitz her görüldüğünde onu Amiral von Tirpitz olarak nitelendirmek gerçekten gerekli mi?" Şüphesiz, Tirpitz tam bir "Canavar"!
25 Ocak 1942'de Londra'da, Sir Winston Churchill hayal kırıklığı içinde bu yorumu yaptı.
Churchill için Tirpitz'i batırmaktan daha önemli hiçbir şey yoktu. İstihbarat toplamak için Norveçli gizli ajanlara güvenen, İngiliz Özel Harekat (SOE) teşkilatı vasıtasıyla geminin hareketlerinin günlük olarak raporlanmasını emretti. Gemi Norveç'te bulunduğu süre boyunca, Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) bombardıman uçaklarının devamlı baskınlarının yanı sıra mini denizaltıların da saldırılarına maruz kaldı. Sonunda Tirpitz, Norveç'in Tromsø şehri dışında, 12 Kasım 1944 tarihinde RAF güçleri tarafından batırıldı.
Başıboş kalan Kuzeyin Yalnız Kraliçesi
Tirpitz'in çökertilmesinin öncesinde, hem havadan hem de sualtından beraberce yürütülen şiddetli saldırıların oluşturduğu yıllar süren hazırlıklar ve pek çok harekâtın yanı sıra, onu batırmak için en son askeri teknolojiyi kullanan daha kurnazca girişimlerde de bulunuldu. Neredeyse savaşın sonuna kadar süren bu mücadelede, Tirpitz bölgedeki her Müttefik kaptanının başına bela olmuştu.
"Nasıl oluyor da Japonlar Prince of Wales ve Repulse'yi batırabiliyorlar da, biz daha hâlâ Tirpitz'i bir kere bile vuramıyoruz!"
9 Mart 1942'de HMS Victorious'un hava filolarının Tirpitz'e karşı başarısız olan torpido saldırılarından sonra, Sir Winston Churchill'in ilk deniz lordu olan Dudley Pound'a şaşkınlık içerisindeki feryadı.
Kuzey kutup bölgesindeki konvoylara ilk saldırının yapıldığı Sportpalast Harekâtı çerçevesinde, Tirpitz'in öncülük ettiği saldırı filosu sadece bir tane yük gemisi batırdı. Fakat bu, Müttefik kuvvetlerini, bölgedeki Müttefik donanması konvoylarına bir tehdit oluşturan "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi"ni batırmanın gerekli olduğuna ikna etmek için yeterli bir sebep oldu. Ne yazık ki Müttefik komutası için bu, Tirpitz'in Müttefik donanması kuvvetlerine karşı teşkil ettiği tehlikenin sonuncusu olmayacaktı.
Uyuyan devin saldığı korku
Tirpitz ayrıca, bölgedeki Müttefik kuvvetlerine hasar vermek için, limanı terk etmek zorunda olmadığı anlamına gelen "mevcut donanma" olarak da görev yaptı. İngiliz Kraliyet Donanması'nı bu zırhlıyı kontrol altında tutmak için bölgede önemli ölçüde donanma gücünü bulundurmaya zorlayan salt mevcudiyeti bile, Tirpitz'i Müttefik donanması kuvvetleri için bir baş belası haline getirdi.
Bölgedeki Müttefik konvoylarının yolunu kesip onları avlamak için Kriegsmarine tarafından başlatılan Rösselsprung Harekâtı boyunca, sırf Tirpitz'in saldıracağından korkan Müttefik donanma kuvvetleri yük gemilerinin 35'inden 24'ünü kaybettiler. Muhtemel bir tehlikeden uzaklaşmaları emrini alan konvoyu koruyan savaş gemileri, yük gemilerini Alman denizaltılarının ve uçaklarının insafına bırakarak oradan ayrıldılar.
Bu sırada Kriegsmarine, daha önce İngiliz uçak gemisi HMS Victorious'a planlanan saldırıyı iptal ederek "Canavar"a Norveç'e, Altafjorden'deki limana geri dönmesi emrini verdi. Tirpitz tek bir defa ateş etmeden savaşın en büyük donanma başarılarından birini göstermiş oldu.
Kraliçeyi batırmak için insan torpidolar
"Eğer İtalyanlar bunu bize yapabiliyorlarsa, biz neden aynısını Tirpitz'e yapamayalım!"
Alessandria limanında "güvenli" bir şekilde demirlemekte olan HMS Valiant ve HMS Queen Elizabeth'e gerçekleştirdikleri başarılı saldırı sonucunda İtalyan scuba dalgıçlarının iki Kraliyet Donanması zırhlısını batırmasından sonra Winston Churchill, Sir Dudley Pound'a bunu söyledi.
Saldırı, sözde "insan torpidolar" tarafından yürütüldü. İngiliz Özel Harekat teşkilatı, ilk defa İtalyanların geliştirdiği bu teçhizatı ("Maiale" diye bilinir), Norveç'te Trondheim yakınlarındaki Faettenfjord'da demirli ve bakımdan geçmekte olan Tirpitz'e benzer bir son hazırlamak için kullanmayı planladı.
Title Harekât'ı, hedefe yaklaşıncaya kadar "Arthur" adındaki Norveçli balıkçı gemisinin gövdesinin altında taşınacak, insanların idare ettiği torpidoları (İngilizler bunlara "Chariots" diyordu) kullanarak Tirpitz'i saf dışı bırakmayı amaçlamaktaydı. Ancak kötü hava koşulları yüzünden Chariots kurtuldu ve denizde kayboldu.
Tirpitz avı kızışıyor
Faettenfjord'da verdiği aradan sonra, Svalbard adalarındaki Müttefik operasyonlarını aksatmak amacıyla Sizilien Harekâtında (Scharnhorst zırhlısı ve dokuz muhriple beraber) çatışmalara katıldı. Bir Müttefik hava istasyonuna yapılan bu saldırı boyunca Tirpitz, Alman çıkartma birliğini desteklemenin yanında, adadaki savunmayı da yok ederek ana silahlarını ömrü boyunca ilk (ve son) defa ateşlemiş oldu.
Başarısız olan Tirpitz'i batırma girişimlerini takiben ve kuzey kutup bölgesindeki Müttefik operasyonlarına karşı oluşturduğu hep var olan tehlikeyi ortadan kaldırmak için, İngiliz Özel Harekatı bu sefer yeni tasarım X-Craft mini denizaltıları kullandığı Source Harekâtını başlattı. X-Craft mini denizaltılarını kullanan operatörler adeta bir Hollywood filminden bir sahnedeki gibi Tirpitz'in demirli bulunduğu limana fark edilmeden ulaşmak üzeriydi. Anti-torpido ağlarının altından geçecekler ve Tirpitz, Scharnhorst ve Lutzow Alman savaş gemilerinin gövdelerinin altına mayın döşeyeceklerdi.
Altı X-Craft'tan sadece üçü bu görev girişiminde sona yaklaştı; bazıları denizde kayboldu bazıları ise elektrik arızaları yaşadı. Hedefe yaklaşan diğer üçünü ise limandaki Alman savunması tespit etti ve nihayetinde top atışı ve sualtı bombalarıyla onları yok etti. Ama denizaltılar bundan hemen önce kendi silahlarını ateşleyebilmişlerdi! Tirpitz ağır bir hasar aldı; omurgasının iskele tarafında 18 metre uzunluğundaki yırtık nedeniyle 1.400 tondan fazla suyla doldu, bir yakıt tankı parçalandı, iki deniz uçağı güverteden düşüp patlamanın etkisiyle tahrip oldu ve tareti "Dora" mil yatağından fırladı. Bu harekâtla Tirpitz'i harap etme girişimlerinde ilk defa başarılı olunmuştu ve sonrasında Müttefik istihbaratı onu tamamen batırmak için bir darbe daha vurmanın planlarını yapmaya başladı...
Kraliçenin Çöküşü
Nisan 1944'de Tirpitz onarımı sonrasında deneme seferine çıkmaya hazırlanırken, bu defa İngiliz Donanması Hava Kuvvetlerinin düzenlediği bir hava akını ile yine ağır bir darbe aldı. Bu 6 aylık tamir çalışmalarını yerle bir etmiş ve hâlâ X-Craft saldırılarının etkisinden kurtulmaya çalışan mürettebatın zaten düşük olan moralini iyice bitirmişti. Her ne kadar Alman komutası bundan sonra Tirpitz'in artık bir savaş gemisi olarak görevini yerine getiremeyeceğini anlasa da, maliyeti ne olursa olsun geminin bir kere daha tamir edilmesini emretti.
Sonunda "Canavar"ı diz çöktüren şey RAF'ın 12 Kasım 1944'te düzenlediği, Catechism Harekâtı adıyla anılacak olan saldırıydı. Sabah erken saatlerde, 32 Lancaster bombardımanlı bir filo kuzey İskoçya'daki Lossiemouth'dan karanlığın örtüsü altında Tirpitz'e doğru havalandı. "Yalnız Kraliçe" Norveç'in Tromsø şehrindeki limanında bulanmaktaydı. Yetersiz haberleşme sebebiyle Bardufoss havaalanında konuşlu, savaş gemisini korumakla görevli Luftwaffe uçakları asla havalanmadı; "Canavar" tek başınaydı.
Tirpitz iskele tarafından üç adet, beş tonluk Tallboy bombası ile doğrudan vurulmuştu. Büyük bir iç patlama oldu ve bin tonluk "C" tareti gemi alabora olurken havaya uçtu. Gemi öylesine hızlı bir şekilde ters döndü ki alt güvertelerde bulunan mürettebat dışarıya çıkamadı. Dolayısıyla gemide bulunan 1.700 mürettebat üyesinden 912'si kaptan da dahil olmak üzere saldırıda kayboldu. Tirpitz avı nihayet sona ermişti.
Geminin enkazı parçalara ayrıldı ve Norveçli bir firma tarafından hurda olarak satıldı. Firma günümüzde dahi bir zamanlar "Kuzeyin Yalnız Kraliçesi" ve "Canavar" olarak anılan geminin parçalarını satmaktadır.
Umuyoruz ki bu makale hoşunuza gitmiştir ve sizler de bu ikon haline gelmiş gemiyi World of Warships'de görmek için bizim kadar heyecanlısınızdır. Onu limanınıza nasıl bağlayabileceğinizle ilgili daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin! Bu arada, bu devasa gemi hakkındaki en karmaşık ayrıntıları ortaya koyan Robert Gehringer ve Antonio Bonomi'nin kapsamlı monografisini alabilirsiniz. Aşağıdaki bağlantı sizi doğrudan kitaba götürecek...
Antonio Bonomi
1960 yılında İtalya'da doğan ve Vimercate (Monza - Brianza) yaşayan Bonomi Alman Kriegsmarine savaş gemileri üzerinde uzman olan tarihi bir araştırmacıdır. İlgi alanları arasında savaş gemisi kamuflajı ile teknik gelişmeler yer alır ve Bismarck ile Tirpitz'in tarihiyle özellikle ilgilenmektedir. Bonomi, Aralık 2005'de Storia Militare tarafından yayınlanan, Bismarck ve HMS Hood arasındaki Danimarka Boğazı Muharebesi'nin şu ana dek gerçeğe en yakın kurgusunun yazarı olarak tanınır.
Robert Gehringer
1967 yılında Almanya'da doğmuştur ve Münih'te yaşamaktadır. Gehringer özellikle Bismarck ve Tirpitz savaş gemilerinde, Alman Kriegsmarine üzerine yoğunlaşan bir resim koleksiyoncusu ve kitap yazarıdır. Şu anki Tirpitz ve Bismarck kitap yayınlarının koordinatörü ve BISMARCK-sınıfı gemilerin dünyadaki en büyük fotoğraf arşivinin sahibidir. Arşivindeki yaklaşık 5.000 fotoğrafın neredeyse tamamı bu kitaplarında yayınlanacaktır.
Savaş görev yerlerine!
Son düzenleme:
