- Katılım
- 3 Haz 2015
- Konular
- 221
- Mesajlar
- 1,502
- Reaksiyon Skoru
- 349
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 11 Yıl 13 Gün
- Başarım Puanı
- 117
- MmoLira
- -12
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
AGİTin kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye, Örgütün tüm boyutlarında (siyasi-askeri, ekonomi-çevre, insani boyut) aktif ve yapıcı bir tutum sergilemektedir. Bu çerçevede ülkemiz, terörizm, polis faaliyetleri, sınır güvenliği ve yönetimi, ekonomi ve çevre konuları, hoşgörü ve ayrım gözetmeme, göç ve entegrasyon, insan ticaretiyle mücadele gibi alanlar başta olmak üzere AGİT çalışmalarına katkıda bulunmaktadır.
AGİT kurumları ve diğer birimleri ile ilişkilerimiz düzenli diyalog temelinde olumlu bir seyir izlemektedir. AGİT kurumları, diğer katılımcı ülkeler gibi ülkemizin de AGİT ilke ve yükümlülüklerini uygulama durumunu yakından takip etmektedirler. Son yıllarda ülkemizce gerçekleştirilen kapsamlı reformlar, demokratikleşme ve insan haklarına saygı alanında atılan adımlar AGİT forumlarında olumlu yankı bulmaktadır.
Türkiyenin karşılıklı yoğun siyasi etkileşim içinde olduğu üç coğrafi bölgedeki (Orta Asya, güney Kafkasya ve Balkanlar) güvenlik durumu ve siyasi gelişmeler AGİTin gündeminde öncelikli olarak yer almaktadır. Sözkonusu bölgelerle yakın ilişkilere sahip olan ülkemizin görüşleri AGİTin çalışmalarında dikkate alınmaktadır. Ülkemiz, istikrar ve kalkınmanın sağlanmasına verdiği önem ve bölge ülkeleriyle özel ilişkileri çerçevesinde AGİTin faaliyetlerine teknik yardım ve eğitim gibi yöntemlerle katkı sağlamaktadır.
Ülkemiz, AGİTin Türkiyeye mücavir bölgelerdeki mevcut ve potansiyel çatışmalara ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenlikleri çerçevesinde çözüm arayışlarını desteklemekte, AGİTin Moldova, Gürcistan ve Azerbaycandaki ihtilafların çözüm süreçlerinde daha etkin ve sonuç alıcı bir rol üstlenmesini teşvik etmektedir.
Avrupa-Atlantik ve Avrasya güvenlik mimarisinde özgün bir yere sahip olan AGİTin güvenlik kavramına kapsamlı yaklaşımı, katılımcı devletler arasında açıklık, şeffaflık ve işbirliğini teşvik ederek, güvenliğin arttırılmasını hedefleyen siyasi ve askeri konularla ilgili taahhüt ve mekanizmaları içermektedir. Viyana Belgesi AGİT bölgesinde istikrara ve güvenliğe katkıda bulunan önemli bir GGAÖ aracını oluşturmaktadır. Viyana Belgesinin bugüne kadar başarıyla uygulanabilmesindeki en önemli etken, Belgenin uluslararası gelişmelere göre uyarlanabilmesi ve yeni ihtiyaçları karşılayabilmesi olmuştur. Bu anlayış çerçevesinde, anılan belge 1992, 1994 ve 1999 yıllarında (1999 AGİT İstanbul Zirvesi) güncellenmiştir. Son olarak, 2010 Astana Zirvesinde Viyana Belgesinin bir kez daha uyarlanması yönünde karar alınmıştır. Bu husustaki çalışmalar devam etmektedir.
Avrupada Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA), 1990 yılında imzalanmış ve 1992 yılında yürürlüğe girmiştir. AKKA, Avrupa konvansiyonel güvenlik mimarisinin üzerinde inşa edildiği temel uluslararası düzenlemedir. Avrupa sathında ve bölgesel düzeyde kuvvet düzeyleri, askeri dengeler, ülke içi ve dışı askeri konuşlandırma koşulları AKKA tarafından belirlenir. Antlaşma bu amaçla, muharebe tankları, zırhlı muharebe araçları, topçu sistemleri, savaş uçakları ve saldırı helikopterleri olmak üzere beş kategorideki konvansiyonel teçhizat için taraf ülkelere sayısal sınırlama ve şeffaflık yükümlülükleri getirmektedir. AKKA ile ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Ortak Danışma Grubunda (ODG) ele alınmaktadır. ODG oydaşma ilkesine göre çalışmaktadır. AKKA, AGİT müktesebatının bir parçası değildir. 30 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu Antlaşma hukuki bağlayıcılığa sahip müstakil bir uluslararası düzenlemedir. Ancak, ODG, AGİTe tahsisli binadan ve imkanlardan istifade eder. 2000li yılların başından itibaren önemini ve önceliğini yitiren konvansiyonel güvenlik konuları RFnun 2007 yılında AKKA yükümlülüklerini tek taraflı bir kararla askıya alması ve 2008 yılında Gürcistanda yaşanan gelişmeler neticesinde tekrar gündemin üst sıralarına yerleşmiştir.
Açık Semalar Antlaşması (ASA) da AKKA gibi AGİT müktesebatının parçası değildir. Ancak ASAnın, AGİT bünyesindeki GGAÖ düzenlemeleri ve AKKAyla bağlantısı ve AGİTle aynı binayı paylaşması gibi nedenlerden ötürü AGİT nezdindeki delegasyonlar ASA konularını da takip etmektedirler. ABD ve RF delegasyonları içerisinde AKKA, ASA ve AGİT bünyesindeki diğer askeri güvenlik konularını takip etmekle görevlendirilmiş ayrı güvenlik heyetleri mevcuttur. 34 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu ASA hukuki bağlayıcılığa sahiptir. ASAyla ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Açık Semalar Ortak Danışma Komitesinde (ASDK) ele alınmaktadır. Komite oydaşma ilkesiyle çalışmaktadır.
Örgüt, 11 Eylül 2001i izleyen dönemde terörizm konusunda aktif tutum izlemeye başlamış, 2001 Bükreş Terörizmle Mücadele Belgesi ve 21. yüzyılda karşılaşılan tehditlerin çok boyutlu ve karmaşık niteliğini göz önünde bulunduran 21. Yüzyılda Güvenlik ve İstikrara Yönelik Tehditlere Yönelik AGİT Stratejisi kabul edilmiştir. Bu belgeler ve müteakiben kabul edilen AGİT karar ve bildirileri Türkiyenin terörizmle mücadeleye atfettiği önemi de yansıtan niteliktedir. Ülkemiz, AGİTin terörizmle mücadele faaliyetlerine bu konuya verdiğimiz önem muvacehesinde ve önceliklerimiz doğrultusunda katkı sağlamaktadır.
AGİTin Afganistanla angajmanı çerçevesinde Orta Asya ülkelerinde icra edilen sınır yönetimi, polis eğitimi ve uyuşturucuyla mücadele programları ve projelerine ülkemiz tarafından uzmanlık ve maddi destek sağlanmaktadır. Örgütlü suç ve uyuşturucu ticaretinin terörizmle yakın ilişkisi de dikkate alınarak, bu alanlarda AGİTte yapılan çalışmalar ülkemizce desteklenmektedir.
Ülkemiz, insani boyutta, Avrupa başta olmak üzere AGİT coğrafyasında ayrımcılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ve nefret motivasyonlu saldırılara maruz kalan vatandaş ve soydaşlarımızın sorunlarının AGİT insani boyut etkinliklerinde seslendirilmesini temin ve teşvik etmektedir.
Ülkemiz, kapsamlı güvenlik anlayışı çerçevesinde ekonomi ve çevre boyutu faaliyetleri marifetiyle güvenliğin arttırılabileceği görüşünü taşımakta, bununla birlikte AGİTin görev yönergesi ve kısıtlı kaynaklarının dikkate alınmasını ve diğer uluslararası örgütlerin faaliyetlerinin tekrarlanmasından kaçınılmasını istemektedir. Yolsuzluk, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye önem atfetmekte, göç yönetiminin ise, göçmenlerin insan hakları ve yaşadıkları ülkelere sağladıkları katkılar da dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
1991 yılında kurulan ve katılımcısı ülkelerin 320 milletvekilinden oluşan AGİT Parlamenter Asamblesinde (AGİT PA) ülkemiz 8 milletvekiliyle temsil edilmektedir. AGİT PA Türk Grubu üyeleri, AGİT PA toplantıları ve konferanslarına iştirak etmelerinin yanısıra, seçim gözlem misyonlarına da katılmaktadırlar.
AGİT kurumları ve diğer birimleri ile ilişkilerimiz düzenli diyalog temelinde olumlu bir seyir izlemektedir. AGİT kurumları, diğer katılımcı ülkeler gibi ülkemizin de AGİT ilke ve yükümlülüklerini uygulama durumunu yakından takip etmektedirler. Son yıllarda ülkemizce gerçekleştirilen kapsamlı reformlar, demokratikleşme ve insan haklarına saygı alanında atılan adımlar AGİT forumlarında olumlu yankı bulmaktadır.
Türkiyenin karşılıklı yoğun siyasi etkileşim içinde olduğu üç coğrafi bölgedeki (Orta Asya, güney Kafkasya ve Balkanlar) güvenlik durumu ve siyasi gelişmeler AGİTin gündeminde öncelikli olarak yer almaktadır. Sözkonusu bölgelerle yakın ilişkilere sahip olan ülkemizin görüşleri AGİTin çalışmalarında dikkate alınmaktadır. Ülkemiz, istikrar ve kalkınmanın sağlanmasına verdiği önem ve bölge ülkeleriyle özel ilişkileri çerçevesinde AGİTin faaliyetlerine teknik yardım ve eğitim gibi yöntemlerle katkı sağlamaktadır.
Ülkemiz, AGİTin Türkiyeye mücavir bölgelerdeki mevcut ve potansiyel çatışmalara ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenlikleri çerçevesinde çözüm arayışlarını desteklemekte, AGİTin Moldova, Gürcistan ve Azerbaycandaki ihtilafların çözüm süreçlerinde daha etkin ve sonuç alıcı bir rol üstlenmesini teşvik etmektedir.
Avrupa-Atlantik ve Avrasya güvenlik mimarisinde özgün bir yere sahip olan AGİTin güvenlik kavramına kapsamlı yaklaşımı, katılımcı devletler arasında açıklık, şeffaflık ve işbirliğini teşvik ederek, güvenliğin arttırılmasını hedefleyen siyasi ve askeri konularla ilgili taahhüt ve mekanizmaları içermektedir. Viyana Belgesi AGİT bölgesinde istikrara ve güvenliğe katkıda bulunan önemli bir GGAÖ aracını oluşturmaktadır. Viyana Belgesinin bugüne kadar başarıyla uygulanabilmesindeki en önemli etken, Belgenin uluslararası gelişmelere göre uyarlanabilmesi ve yeni ihtiyaçları karşılayabilmesi olmuştur. Bu anlayış çerçevesinde, anılan belge 1992, 1994 ve 1999 yıllarında (1999 AGİT İstanbul Zirvesi) güncellenmiştir. Son olarak, 2010 Astana Zirvesinde Viyana Belgesinin bir kez daha uyarlanması yönünde karar alınmıştır. Bu husustaki çalışmalar devam etmektedir.
Avrupada Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA), 1990 yılında imzalanmış ve 1992 yılında yürürlüğe girmiştir. AKKA, Avrupa konvansiyonel güvenlik mimarisinin üzerinde inşa edildiği temel uluslararası düzenlemedir. Avrupa sathında ve bölgesel düzeyde kuvvet düzeyleri, askeri dengeler, ülke içi ve dışı askeri konuşlandırma koşulları AKKA tarafından belirlenir. Antlaşma bu amaçla, muharebe tankları, zırhlı muharebe araçları, topçu sistemleri, savaş uçakları ve saldırı helikopterleri olmak üzere beş kategorideki konvansiyonel teçhizat için taraf ülkelere sayısal sınırlama ve şeffaflık yükümlülükleri getirmektedir. AKKA ile ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Ortak Danışma Grubunda (ODG) ele alınmaktadır. ODG oydaşma ilkesine göre çalışmaktadır. AKKA, AGİT müktesebatının bir parçası değildir. 30 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu Antlaşma hukuki bağlayıcılığa sahip müstakil bir uluslararası düzenlemedir. Ancak, ODG, AGİTe tahsisli binadan ve imkanlardan istifade eder. 2000li yılların başından itibaren önemini ve önceliğini yitiren konvansiyonel güvenlik konuları RFnun 2007 yılında AKKA yükümlülüklerini tek taraflı bir kararla askıya alması ve 2008 yılında Gürcistanda yaşanan gelişmeler neticesinde tekrar gündemin üst sıralarına yerleşmiştir.
Açık Semalar Antlaşması (ASA) da AKKA gibi AGİT müktesebatının parçası değildir. Ancak ASAnın, AGİT bünyesindeki GGAÖ düzenlemeleri ve AKKAyla bağlantısı ve AGİTle aynı binayı paylaşması gibi nedenlerden ötürü AGİT nezdindeki delegasyonlar ASA konularını da takip etmektedirler. ABD ve RF delegasyonları içerisinde AKKA, ASA ve AGİT bünyesindeki diğer askeri güvenlik konularını takip etmekle görevlendirilmiş ayrı güvenlik heyetleri mevcuttur. 34 AGİT katılımcı Devletinin taraf olduğu ASA hukuki bağlayıcılığa sahiptir. ASAyla ilgili konular, Antlaşma marifetiyle tesis edilmiş Açık Semalar Ortak Danışma Komitesinde (ASDK) ele alınmaktadır. Komite oydaşma ilkesiyle çalışmaktadır.
Örgüt, 11 Eylül 2001i izleyen dönemde terörizm konusunda aktif tutum izlemeye başlamış, 2001 Bükreş Terörizmle Mücadele Belgesi ve 21. yüzyılda karşılaşılan tehditlerin çok boyutlu ve karmaşık niteliğini göz önünde bulunduran 21. Yüzyılda Güvenlik ve İstikrara Yönelik Tehditlere Yönelik AGİT Stratejisi kabul edilmiştir. Bu belgeler ve müteakiben kabul edilen AGİT karar ve bildirileri Türkiyenin terörizmle mücadeleye atfettiği önemi de yansıtan niteliktedir. Ülkemiz, AGİTin terörizmle mücadele faaliyetlerine bu konuya verdiğimiz önem muvacehesinde ve önceliklerimiz doğrultusunda katkı sağlamaktadır.
AGİTin Afganistanla angajmanı çerçevesinde Orta Asya ülkelerinde icra edilen sınır yönetimi, polis eğitimi ve uyuşturucuyla mücadele programları ve projelerine ülkemiz tarafından uzmanlık ve maddi destek sağlanmaktadır. Örgütlü suç ve uyuşturucu ticaretinin terörizmle yakın ilişkisi de dikkate alınarak, bu alanlarda AGİTte yapılan çalışmalar ülkemizce desteklenmektedir.
Ülkemiz, insani boyutta, Avrupa başta olmak üzere AGİT coğrafyasında ayrımcılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ve nefret motivasyonlu saldırılara maruz kalan vatandaş ve soydaşlarımızın sorunlarının AGİT insani boyut etkinliklerinde seslendirilmesini temin ve teşvik etmektedir.
Ülkemiz, kapsamlı güvenlik anlayışı çerçevesinde ekonomi ve çevre boyutu faaliyetleri marifetiyle güvenliğin arttırılabileceği görüşünü taşımakta, bununla birlikte AGİTin görev yönergesi ve kısıtlı kaynaklarının dikkate alınmasını ve diğer uluslararası örgütlerin faaliyetlerinin tekrarlanmasından kaçınılmasını istemektedir. Yolsuzluk, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye önem atfetmekte, göç yönetiminin ise, göçmenlerin insan hakları ve yaşadıkları ülkelere sağladıkları katkılar da dikkate alınarak geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
1991 yılında kurulan ve katılımcısı ülkelerin 320 milletvekilinden oluşan AGİT Parlamenter Asamblesinde (AGİT PA) ülkemiz 8 milletvekiliyle temsil edilmektedir. AGİT PA Türk Grubu üyeleri, AGİT PA toplantıları ve konferanslarına iştirak etmelerinin yanısıra, seçim gözlem misyonlarına da katılmaktadırlar.


