Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Avrupa Uzay Ajansının (ESA) başına geçen Profesör Johann-Dietrich Woerner bir hafta önce yeni görevine başladı.
4,4 milyar euro civarında yıllık bütçesi olan ESAdaki her türlü çalışmadan o sorumlu olacak.
Avrupanın yeni gözlem, hava, iletişim ve navigasyon uyduları, Uluslararası Uzay İstatasyonundaki (ISS) astronotlar, Mars, Merkür ve Jüpitere gönderilecek uzay araçları ve 10 yıldan uzun bir süre önce Dünyadan ayrılıp da uzaydaki bir göktaşına konan Philae adlı robot onun gözetiminde olacak.
ESAdaki hedeflerine dair soruma, uzayın ekonomik ve sosyal faydaları ya da bilinmeyen evrenin keşfinin bilim açısından önemi gibi bir cevap vermesini beklerken Woernerin vizyonunun oldukça iddialı olduğunu görüyorum.
ISSnin ötesine bakmamız lazım. Dünyaya yakın bir yörüngede mikro yerçekimi araştırmaları yürütecek daha küçük çaplı bir uzay aracı ve Ayın öteki yüzünde kurulacak bir köy öneriyorum diyor.
Evet, Ayda bir köy. Bu Ay köyü sadece evler, bir kilise ve belediye binası anlamına gelmemeli. Dünyanın her tarafından ortakların buradaki topluluğa robot ve astronot göndererek katkıda bulunması ve iletişim uydularını desteklemesi gerekiyor.
Üç boyutlu yazıcı
Woerner Aya gitmek için hem bilim açısından hem de Güneş Sisteminin keşfi bakımından iyi nedenler olduğunu düşünüyor.
Ayın öteki yüzü çok ilginç; burada hem ay üzerinde bilimsel araştırmalar yapıp hem de evrenin derinliklerini teleskopla inceleyebileceğimiz gibi, uluslararası karakteri de büyük önem taşıyor. Amerikalılar yakın zamanda Marsa gitmenin yollarını arıyor; oysa ben bunun nasıl başarılabileceğini anlamıyorum; Marsa gitmeden önce, orada neler yapılabileceğini Ayda denememiz gerekiyor.
Woerner, örneğin NASAnın dev bir üç boyutlu yazıcıyla Marsta üs kurma olanağının önce Ayda denenebileceğine inanıyor. Böylece uzayda kurulacak bir kolonide işler yolunda gitmezse, altı ay uzaklıktaki Marstan ziyade dört günlük mesafedeki Aydan geri dönüş daha kolay olacaktır.
Woerner Ay köyünde astronotların yanı sıra Rus kozmonotların ve hatta belki de Çinli taykonotların yer aldığı çok uluslu bir yerleşim öngörüyor. Böylece ISSdeki sınırlı katılımın da genişletilmiş olacağına inanıyor.
Herhangi bir sınırlama olmaksızın uluslararası işbirliği olmalı. Dünyada farklı uluslar arasında yeterince sorun var; uzay bu Dünyevi sorunlar arasında köprü kurabilir ve Ay ideal bir alan gibi görünüyor.
Herhangi bir ülkeyi dışlamak doğru değil; uzayda işbirliğine gitmek, Dünyadaki insanlar arasındaki bağları güçlendirmenin bir yolu olabilir. Bu sözler ABDnin Çinin uzay programına angaje olmayı reddetmesine üstü örtülü bir eleştiri olarak alınabilir. Uzaylılar Dünyayı ziyarete gelse ve burada neler yaptığımızı görse iniş yapacaklarını sanmıyorum diyor Woerner.
Ay modası mı?
Woerner, uzay araştırmaları için büyük paralar harcanmasını eleştirenlere de karşı çıkıyor:
Sera gazı etkisini ele alalım. Bugün herkes bunun ne olduğunu biliyor. Araştırmak için de uyduları kullanıyoruz. Ama bunun keşfi Dünyada değil, Venüse giden bir uzay aracı sayesinde oldu.
Şimdilik Ay köyü sadece bir öneri. Henüz herhangi bir ülke ya da kurum bu iş için para ayırmış ya da bu düşüncenin ayrıntıları üzerinde çalışmış değil.
Fakat Aya yapılacak yeni bir yolculuğa ilgi büyük. Uzmanlar önümüzdeki on yıl içinde uzay araştırmalarında ilk sıraya Ayın yerleştirilmesini istiyor.
Uzay araştırmaları konusunda en etkili isimlerden biri olarak Woernerin önerisi ciddiye alınacaktır. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Orion uzay aracının bir sonraki uçuşunun nereye olacağı konusunda henüz net değil. Ay uygun bir güzergah olabilir.
Genlerimizde pratik uygulamaların ötesinde bir şey var diyor Woerner. Keşfetmek, öncülük etmek istiyoruz. Bu insani bir özellik ve bizi geleceğe taşıyacak olan da budur.