- Katılım
- 6 Kas 2012
- Konular
- 2,235
- Mesajlar
- 4,824
- Online süresi
- 9d 14h
- Reaksiyon Skoru
- 343
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 289
- MmoLira
- 1,096
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Muktedir-Billah kimdir? Hayatı ve eserleri: Ebül-Fazl el-Muktedir-Billâh Cafer b. Ahmed el-Mutaztd-Billâh el-Abbâsî (ö. 320/932) Abbasî halifesi (908-932). 22 Ramazan 282de (14 Kasım 895) doğdu. Halife Mutazıd-Billâhın oğlu olup annesi Türk asıllı Seyyide Şağab Hatun-dur. Halife Müktefî-Billâhın hastalığı ağır-laşınca Vezir Abbas b. Hasan el-Cercerâî yerine kimin getirileceği konusunda divan kâtipleriyle istişare etti ve görüşmeler so*nunda Müktefî-Billâhın kardeşi Cafer, Muktedir- Billâh lakabıyla halife ilân edildi.
Halifenin yaşının küçüklüğünden istifa*de edip devleti tek başına yönetmeye baş*layan Vezir Abbas, bir süre sonra Mukte-dirin yerine Ebû Abdullah Muhammed b. Mutemid-Alellahı halife yapmaya karar verdi ve kendisiyle mektuplaşarak anlaş*maya vardı. Planını gerçekleştirebilmek için Sâmânî hükümdarının hâcibi Parsı (Bars) yardıma çağırdı. Ancak bu sırada Ebû Abdullah Muhammed ile Sâhibüş-şurta İbn Amraveyh arasında anlaşmaz*lık çıktı. Muhammed b. Mutemid öfkele*nip felç geçirdi ve ertesi gün vefat etti. Böylece Muktedir! hilâfetten uzaklaştırma çabalarının ilki sonuçsuz kaldıysa da Vezir Abbasm bu husustaki çalışmaları sona er*medi. Başta kendisi olmak üzere ileri ge*len devlet adamları, kumandanlar, kadı ve kâtiplerin çoğu Abdullah b. Mutez-Billâhı halife yapmak istiyordu. Bu konuda ken*disiyle görüşüp onayını aldılar ve iktidar değişikliğini kan dökmeden gerçekleştir*meye karar verdiler. Ancak vezir, kısa bir süre sonra Muktedirin hilâfette kalması*nın kendi çıkarları açısından daha doğru olacağını düşünmeye başladı. Bunun üze*rine kumandanlardan Hüseyin b. Ham*dan b. Hamdûn, Bedr el-Acemî ve Vasıf b. Süvâr Tekin veziri öldürüp ertesi gün Muktedir-Billâhı hallederek yerine İbnül-Mutezzi Murtazî-Billâh
Her tarafa mektuplar yollayıp halife ol*duğunu bildiren İbnül-Mutez. Muktedir-Billâha da haber göndererek yerini terketmesini istedi. Muktedir, hazırlıklarını tamamlayıp hilâfet merkezinden ayrılmak üzereyken yakın adamlarından bir kısmı karşı koymayı teklif etti. Cesaretlenen Muk*tedir taraftarlarını silâhlandırdı. Onların daha güçlü olduğunu gören İbnül-Mutez veziri Muhammed b. Dâvûd b. Cerrah ile birlikte Bağdattan ayrıldı. Bu olaylar sıra*sında Bağdat çapulcular tarafından yağ*malandı. Bir süre sonra nüfuzlu kuman*dan Munis el-Muzafferin desteklediği Muk*tedir-Billâh tekrar halife ilân edildi. Muk*tedir, İbnül-Furât el-Âkülfyi vezir, Munis el-Muzafferi sâhibüş-şurta tayin edip Bağdatta düzeni sağlamaya çalıştı.
Muktedir-Billâh döneminde Deylem ve Taberistan Ali evlâdının faaliyetlerine sah*ne oldu. Zeydîlerden Hasan el-Utrûş böl*gede hükümdarlığını ilân edip halktan biat aldı.
Bahreyn Karmatîlerinin reisi Ebû Tâhir el-Cennâbî311de(923] Basrayı istilâ ede*rek birçok kişiyi öldürdü. Ertesi yıl Mekke*den dönmekte olan bir hac kafilesini yağ*malayıp kılıçtan geçirdi. Bağdatta Vezir İbnül-Furâtın Karmatîlerle iş birliği yap*tığına dair söylentilerin çıkması halkı ayak*landırdı. Bu sırada Ebû Tâhir el-Cennâbî, Halife Muktedire haber gönderip Basra ve Ahvazın kendisine verilmesini istedi, is*teği reddedilince hacı adaylarının yolunu kesti. Bu yüzden 313 (925) yılında hacca gidilmedi. 315te (927) Karmatîler Küfe üzerine yürüyünce halife Yûsuf b. Ebüs-Sâcdan yardım istedi. Yûsufun Karmatî*ler karşısında mağlûp olup öldürülmesi Bağdatta endişeleri arttırdı. Mûnisin Büleyk kumandasında gönderdiği kuvvetler de yenilince halk Bağdatı terkederek Ho*rasana gitmek üzere seferber oldu. 316 (928) yılında Rahbeyi alıp Karkisiyâ ve Rakkaya yürüyen Karmatîler 8 Zilhicce 317de (12 Ocak 930) Kabeye baskın dü*zenleyip binlerce hacıyı katlettiler ve Ha-cerülesvedi yerinden söküp Hecere gö*türdüler. Hacerülesved 339 (950-51) yılına kadar Karmatîlerin elinde kaldı. Ebû Tâ*hir el-Cennâbî 318de (930) Umanı ele ge*çirdi.
317 (929) yılında Bağdatta Muktedir-Billâhı hilâfetten uzaklaştırmak için isyan başlatıldı; sonuçta yerine kardeşi Muham*med b. Mutazıd-Billâh, Kahir-Billâh laka*bıyla halife ilân edildi. Ancak âsiler, Kahir-Billâhın askerlerin isteğini karşılayamayacağını anlayıp iki gün sonra Muktedir- Bilfâhı tek*rar hilâfete getirdiler.
Bizans İmparatorluğu ile mücadele Muktedir-Billâh devrinde de sürdürüldü. Bizans kuvvetleri 298de (911) Lazkiyeyi işgal ederek çok sayıda müslümanı esir aldı. 305te (917-18) Bizanslılar barış tale*binde bulundu. İki yıl sonra taraflar arasın*da barış imzalandıysa da bu durum uzun sürmedi. Bizans ordusu 314te (926) Ma*latyayı yağmaladı. Ertesi yıl İrmîniyedeki bazı İslâm şehirleri işgal edildi Aynı yıl Tarsus Valisi Sümel kumandasın*daki Abbasî orduları Bizans topraklarına saldırdı. Yapılan savaşta galip gelen Bi*zanslılar esir aldıkları 400 müslümanı kat*lettiler. Ardından Debîl şehrine saldırıp müslümanlarla savaşa tutuştular. Bu sa*vaşta müslümanlar Bizanslıları yenerek çok sayıda esir aldılar.
Sümel, Tarsusa dönerken Bizans ordu*suyla bir defa daha savaşa girdi ve onları bozguna uğratıp sayısız ganimet ele ge*çirdi. 316da (928) Kuzey Mezopotamyayı istilâ eden Bizanslılar ertesi yıldan itiba*ren zaptettikleri şehirlerden çekilmek zo*runda kaldılar. Sümel 319 Rebîülevvelin-de (Nisan 93) Bizans topraklarına sal*dırdı. Yapılan savaşta 600 Rum öldürüldü ve 3000 esir alındı. Daha sonra büyük bir orduyla Bizans üzerine tekrar sefere çıkan Sümel Ammûriyeyi (Amorium) ele geçir*di ve ileri harekâtına devam ederek Anka*raya kadar ulaştı. Çok sayıda esir ve bol miktarda ganimetle Tarsusa döndü.
Bu dönemde Halife Muktedir ile kendi*sini görevinden uzaklaştırmak İstediği söy*lenen Munis el-Muzaffer arasındaki ilişki*ler bozuldu. Bir çözüm bulunamayınca Mu*nis halifeye kızıp Bağdatı terkederek Mu*sula gitti. 3 Safer 320de (14 Şubat 932) Musulu ele geçirip Hamdânîlerin hazine*lerine ve topraklarına el Koydu. Ardından Bağdat üzerine yürüdü. Halifeye bağlı kuv*vetlerle Mûnisin ordusu Şemmâsiyede karşı karşıya geldi. Daha savaşın başında halifenin birlikleri bozguna uğrayıp dağıl*dı. Muktedir- Billâh Mağribli ve Berberî askerler tarafından öldürüldü.
Muktedir- Billâhın çeşitli faaliyetleri ara*sında Bağdatta kendi adıyla anılan bir bî-mâristan (Bîmâristânül-Muktedirî) yaptırma*sı, Diyarbekir surlarını yeniden inşa ettir*mesi, bazı yüksek memur ve kumandan*lara verilen İktâlar için Dîvânü iktâi1-vüze-râyı kurması ve İdil-Bulgar Hanlığına ara*larında meşhur seyyah İbn Fadlânın bu*lunduğu bir heyet göndermesi de yer al*maktadır.
Bibliyografya :
Taberî, Târih (Ebü1-Fazl), bk. İndeks; Mesûdî, Mürûcüz-zeheb (Abdülhamîd), IV, 292-311; Arîb b. Sad, Şuam TMhİl-Taberi (Taberî, Târih jEbül-Fazl],XI içinde), s. 27-156; İbn Miskeveyh, Tecâ-nbül-ümem, I, 2-241; Hilâl b. Muhassin es-Sâbî, RilSLimü dâril-hilâfe (nşr. Mîhâîl Avvâdl, Beyrut 1406/1986, s. 7-13, 17, 20, 25, 27-28, 38, 47, 49, 61, 67-68, 71, 76, 77, 94, 130-131; a.mlf.. el-Vüzerâ* [nşr. Hasan ez-Zeyn), Beyrut 1990, bk. indeks; Muhammed b. Abdülmelik el-Hemedânî, Tekmiletü Târlhit-Taberi (Taberî, Târih |Ebül-Fazl], XI içinde), s. 191-273; İbnül-İmrânî, el-İn-bâ fi tânhil-hulsfâ1 (nşr. Kasım es-Sâmerrâî], Lei-den 1973, s. 153-160; İbnül-Esîr, el-Kâmii, V[l, 474, 514; VIII, 8, 248, 257, 290, 291, 326, 491; İbnüt-Tıktakâ. et-Fahn (nşr. Muhammed İvaz İb*rahim Bek-Ali el-Cârim Bek), Mısır, ts. (Dârül-maârif), s. 232-247; Kütübî, Fevâtül-Vefeyât, I, 284-285; Hııdarî, Muhâdarat: Abbâsiyye, s. 335-339; G. le Strange, Bagiıdad durlng the Ab-basidCaliphate, Oxford 1924, s. 115, 120, 154, 195, 206, 231, 255-257; a.mlf., TheLands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1966, s. 241-242; D. Sourdel. Le uiztrat abbaside de 749 â 936, Damas 1960, II, 387-469; H. Kennedy, TheProp-rıetandtr\eAgeoftheCaliphates,Lonâon 1986, s. 185, 187-195, 229; Zekeriya Kitapçı. Abbasi Hilafetinde Örnek Bir Türk Anası: Şağab Hatun, İstanbul 1991; Hâmid Guneym Saîd, ed-Devle-Cüi-Abbâsiyye ve merâkizü1-kuvâ fi ahdil-Muktedir-Billâh 295-320″, Mecelletü Külliyye-UVulûmiL-ictimâiyye, III, Riyad 1979, s. 101-135; K, V. Zettersteen [C. E. Bosvvorth], al-Muktadir, EPtlng.), VII, 541-542.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][426][/SUP] Bunda Müktefî-Billâhın Ölüm döşeğindeyken ye*rine Caferi vasiyet etmesinin önemli rol oynadığı söylenebilir.Halifenin yaşının küçüklüğünden istifa*de edip devleti tek başına yönetmeye baş*layan Vezir Abbas, bir süre sonra Mukte-dirin yerine Ebû Abdullah Muhammed b. Mutemid-Alellahı halife yapmaya karar verdi ve kendisiyle mektuplaşarak anlaş*maya vardı. Planını gerçekleştirebilmek için Sâmânî hükümdarının hâcibi Parsı (Bars) yardıma çağırdı. Ancak bu sırada Ebû Abdullah Muhammed ile Sâhibüş-şurta İbn Amraveyh arasında anlaşmaz*lık çıktı. Muhammed b. Mutemid öfkele*nip felç geçirdi ve ertesi gün vefat etti. Böylece Muktedir! hilâfetten uzaklaştırma çabalarının ilki sonuçsuz kaldıysa da Vezir Abbasm bu husustaki çalışmaları sona er*medi. Başta kendisi olmak üzere ileri ge*len devlet adamları, kumandanlar, kadı ve kâtiplerin çoğu Abdullah b. Mutez-Billâhı halife yapmak istiyordu. Bu konuda ken*disiyle görüşüp onayını aldılar ve iktidar değişikliğini kan dökmeden gerçekleştir*meye karar verdiler. Ancak vezir, kısa bir süre sonra Muktedirin hilâfette kalması*nın kendi çıkarları açısından daha doğru olacağını düşünmeye başladı. Bunun üze*rine kumandanlardan Hüseyin b. Ham*dan b. Hamdûn, Bedr el-Acemî ve Vasıf b. Süvâr Tekin veziri öldürüp ertesi gün Muktedir-Billâhı hallederek yerine İbnül-Mutezzi Murtazî-Billâh
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][427][/SUP] lakabıyla halife ilân ettiler.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][428][/SUP] Ebû Ab*dullah İbnül-Cerrâh da vezir oldu.Her tarafa mektuplar yollayıp halife ol*duğunu bildiren İbnül-Mutez. Muktedir-Billâha da haber göndererek yerini terketmesini istedi. Muktedir, hazırlıklarını tamamlayıp hilâfet merkezinden ayrılmak üzereyken yakın adamlarından bir kısmı karşı koymayı teklif etti. Cesaretlenen Muk*tedir taraftarlarını silâhlandırdı. Onların daha güçlü olduğunu gören İbnül-Mutez veziri Muhammed b. Dâvûd b. Cerrah ile birlikte Bağdattan ayrıldı. Bu olaylar sıra*sında Bağdat çapulcular tarafından yağ*malandı. Bir süre sonra nüfuzlu kuman*dan Munis el-Muzafferin desteklediği Muk*tedir-Billâh tekrar halife ilân edildi. Muk*tedir, İbnül-Furât el-Âkülfyi vezir, Munis el-Muzafferi sâhibüş-şurta tayin edip Bağdatta düzeni sağlamaya çalıştı.
Muktedir-Billâh döneminde Deylem ve Taberistan Ali evlâdının faaliyetlerine sah*ne oldu. Zeydîlerden Hasan el-Utrûş böl*gede hükümdarlığını ilân edip halktan biat aldı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][429][/SUP] Ünlü mutasavvıf Hallâc-ı Mansûr 309 (922) yılında Vezir Hâmid b. Abbasın ısrarıyla yar*gılanıp idam edildi.Bahreyn Karmatîlerinin reisi Ebû Tâhir el-Cennâbî311de(923] Basrayı istilâ ede*rek birçok kişiyi öldürdü. Ertesi yıl Mekke*den dönmekte olan bir hac kafilesini yağ*malayıp kılıçtan geçirdi. Bağdatta Vezir İbnül-Furâtın Karmatîlerle iş birliği yap*tığına dair söylentilerin çıkması halkı ayak*landırdı. Bu sırada Ebû Tâhir el-Cennâbî, Halife Muktedire haber gönderip Basra ve Ahvazın kendisine verilmesini istedi, is*teği reddedilince hacı adaylarının yolunu kesti. Bu yüzden 313 (925) yılında hacca gidilmedi. 315te (927) Karmatîler Küfe üzerine yürüyünce halife Yûsuf b. Ebüs-Sâcdan yardım istedi. Yûsufun Karmatî*ler karşısında mağlûp olup öldürülmesi Bağdatta endişeleri arttırdı. Mûnisin Büleyk kumandasında gönderdiği kuvvetler de yenilince halk Bağdatı terkederek Ho*rasana gitmek üzere seferber oldu. 316 (928) yılında Rahbeyi alıp Karkisiyâ ve Rakkaya yürüyen Karmatîler 8 Zilhicce 317de (12 Ocak 930) Kabeye baskın dü*zenleyip binlerce hacıyı katlettiler ve Ha-cerülesvedi yerinden söküp Hecere gö*türdüler. Hacerülesved 339 (950-51) yılına kadar Karmatîlerin elinde kaldı. Ebû Tâ*hir el-Cennâbî 318de (930) Umanı ele ge*çirdi.
317 (929) yılında Bağdatta Muktedir-Billâhı hilâfetten uzaklaştırmak için isyan başlatıldı; sonuçta yerine kardeşi Muham*med b. Mutazıd-Billâh, Kahir-Billâh laka*bıyla halife ilân edildi. Ancak âsiler, Kahir-Billâhın askerlerin isteğini karşılayamayacağını anlayıp iki gün sonra Muktedir- Bilfâhı tek*rar hilâfete getirdiler.
Bizans İmparatorluğu ile mücadele Muktedir-Billâh devrinde de sürdürüldü. Bizans kuvvetleri 298de (911) Lazkiyeyi işgal ederek çok sayıda müslümanı esir aldı. 305te (917-18) Bizanslılar barış tale*binde bulundu. İki yıl sonra taraflar arasın*da barış imzalandıysa da bu durum uzun sürmedi. Bizans ordusu 314te (926) Ma*latyayı yağmaladı. Ertesi yıl İrmîniyedeki bazı İslâm şehirleri işgal edildi Aynı yıl Tarsus Valisi Sümel kumandasın*daki Abbasî orduları Bizans topraklarına saldırdı. Yapılan savaşta galip gelen Bi*zanslılar esir aldıkları 400 müslümanı kat*lettiler. Ardından Debîl şehrine saldırıp müslümanlarla savaşa tutuştular. Bu sa*vaşta müslümanlar Bizanslıları yenerek çok sayıda esir aldılar.
Sümel, Tarsusa dönerken Bizans ordu*suyla bir defa daha savaşa girdi ve onları bozguna uğratıp sayısız ganimet ele ge*çirdi. 316da (928) Kuzey Mezopotamyayı istilâ eden Bizanslılar ertesi yıldan itiba*ren zaptettikleri şehirlerden çekilmek zo*runda kaldılar. Sümel 319 Rebîülevvelin-de (Nisan 93) Bizans topraklarına sal*dırdı. Yapılan savaşta 600 Rum öldürüldü ve 3000 esir alındı. Daha sonra büyük bir orduyla Bizans üzerine tekrar sefere çıkan Sümel Ammûriyeyi (Amorium) ele geçir*di ve ileri harekâtına devam ederek Anka*raya kadar ulaştı. Çok sayıda esir ve bol miktarda ganimetle Tarsusa döndü.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][430][/SUP] Rumlar, onun ardından Ermenilerin kışkırtmasıy*la Ahlat ve civarına saldırıp birçok müslü*manı öldürdüler. Bunu haber alan Yûsuf b. Ebüs-Sâcın gulâmi Müflih karşı saldı*rıya geçti. Gönüllü mücahidlerin de katıl*dığı bu sefer sonunda İrmîniye toprakla*rından bol ganimetler elde edildi. Aynı yıl Samsata (Sümeysât) saldıran Rumlar, Musul Valisi Saîd b. Hamdânın yardım için harekete geçmesi üzerine geri çekildi*ler. Saîd orada bir kumandanı vekil bıra*kıp Bizans topraklarına akın düzenledi ve büyük bir zafer kazandı.Bu dönemde Halife Muktedir ile kendi*sini görevinden uzaklaştırmak İstediği söy*lenen Munis el-Muzaffer arasındaki ilişki*ler bozuldu. Bir çözüm bulunamayınca Mu*nis halifeye kızıp Bağdatı terkederek Mu*sula gitti. 3 Safer 320de (14 Şubat 932) Musulu ele geçirip Hamdânîlerin hazine*lerine ve topraklarına el Koydu. Ardından Bağdat üzerine yürüdü. Halifeye bağlı kuv*vetlerle Mûnisin ordusu Şemmâsiyede karşı karşıya geldi. Daha savaşın başında halifenin birlikleri bozguna uğrayıp dağıl*dı. Muktedir- Billâh Mağribli ve Berberî askerler tarafından öldürüldü.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
[SUP][431][/SUP] Yerine kardeşi Kâhir-Billâh geçti. Büveyhîlerin Bağdatı istilâsına kadar en uzun süre halifelik yapan Muktedir-Billâh sık sık vezir değiştirmesiyle tanınır. Onun devrinde hazinenin gelir kaynakları azal*mış, Sevâddan yılda 100 milyon dirhem vergi alınırken 306da (918-19) bu miktar 31 milyon dirheme kadar düşmüş, bu ara*da sarayın masrafları da artmıştır. Sara*yında 11.000 Rum ve Sudanlı hizmetçinin olduğu ve onun döneminde haremin nü*fuzunun arttığı rivayet edilir. Vezir İbnül-Cerrâh Ali b. îsâ sarayın masraflarını kıs*maya çalıştıysa da başarılı olamamıştır. Fâtımîler ve Hamdânîler bu devirde ba*ğımsız birer devlet olmuştur.Muktedir- Billâhın çeşitli faaliyetleri ara*sında Bağdatta kendi adıyla anılan bir bî-mâristan (Bîmâristânül-Muktedirî) yaptırma*sı, Diyarbekir surlarını yeniden inşa ettir*mesi, bazı yüksek memur ve kumandan*lara verilen İktâlar için Dîvânü iktâi1-vüze-râyı kurması ve İdil-Bulgar Hanlığına ara*larında meşhur seyyah İbn Fadlânın bu*lunduğu bir heyet göndermesi de yer al*maktadır.
Bibliyografya :
Taberî, Târih (Ebü1-Fazl), bk. İndeks; Mesûdî, Mürûcüz-zeheb (Abdülhamîd), IV, 292-311; Arîb b. Sad, Şuam TMhİl-Taberi (Taberî, Târih jEbül-Fazl],XI içinde), s. 27-156; İbn Miskeveyh, Tecâ-nbül-ümem, I, 2-241; Hilâl b. Muhassin es-Sâbî, RilSLimü dâril-hilâfe (nşr. Mîhâîl Avvâdl, Beyrut 1406/1986, s. 7-13, 17, 20, 25, 27-28, 38, 47, 49, 61, 67-68, 71, 76, 77, 94, 130-131; a.mlf.. el-Vüzerâ* [nşr. Hasan ez-Zeyn), Beyrut 1990, bk. indeks; Muhammed b. Abdülmelik el-Hemedânî, Tekmiletü Târlhit-Taberi (Taberî, Târih |Ebül-Fazl], XI içinde), s. 191-273; İbnül-İmrânî, el-İn-bâ fi tânhil-hulsfâ1 (nşr. Kasım es-Sâmerrâî], Lei-den 1973, s. 153-160; İbnül-Esîr, el-Kâmii, V[l, 474, 514; VIII, 8, 248, 257, 290, 291, 326, 491; İbnüt-Tıktakâ. et-Fahn (nşr. Muhammed İvaz İb*rahim Bek-Ali el-Cârim Bek), Mısır, ts. (Dârül-maârif), s. 232-247; Kütübî, Fevâtül-Vefeyât, I, 284-285; Hııdarî, Muhâdarat: Abbâsiyye, s. 335-339; G. le Strange, Bagiıdad durlng the Ab-basidCaliphate, Oxford 1924, s. 115, 120, 154, 195, 206, 231, 255-257; a.mlf., TheLands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1966, s. 241-242; D. Sourdel. Le uiztrat abbaside de 749 â 936, Damas 1960, II, 387-469; H. Kennedy, TheProp-rıetandtr\eAgeoftheCaliphates,Lonâon 1986, s. 185, 187-195, 229; Zekeriya Kitapçı. Abbasi Hilafetinde Örnek Bir Türk Anası: Şağab Hatun, İstanbul 1991; Hâmid Guneym Saîd, ed-Devle-Cüi-Abbâsiyye ve merâkizü1-kuvâ fi ahdil-Muktedir-Billâh 295-320″, Mecelletü Külliyye-UVulûmiL-ictimâiyye, III, Riyad 1979, s. 101-135; K, V. Zettersteen [C. E. Bosvvorth], al-Muktadir, EPtlng.), VII, 541-542.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 29
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 27
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 24




