D 1
delimuratt
PrimeAC 1
PrimeAC
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Best Studio 2
Best Studio
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
romegames 1
romegames
Bvural41 1
Bvural41
BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Muktedir-Billah kimdir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan NoRDen
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 862

NoRDen

Level 9
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
TM Üye
Katılım
6 Kas 2012
Konular
2,235
Mesajlar
4,824
Online süresi
9d 14h
Reaksiyon Skoru
343
Altın Konu
0
Başarım Puanı
289
MmoLira
1,096
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Muktedir-Billah kimdir? Hayatı ve eserleri: Ebü’l-Fazl el-Muktedir-Billâh Ca’fer b. Ahmed el-Mu’taztd-Billâh el-Abbâsî (ö. 320/932) Abbasî halifesi (908-932). 22 Ramazan 282’de (14 Kasım 895) doğdu. Halife Mu’tazıd-Billâh’ın oğlu olup annesi Türk asıllı Seyyide Şağab Hatun’-dur. Halife Müktefî-Billâh’ın hastalığı ağır-laşınca Vezir Abbas b. Hasan el-Cercerâî yerine kimin getirileceği konusunda divan kâtipleriyle istişare etti ve görüşmeler so*nunda Müktefî-Billâh’ın kardeşi Ca’fer, Muktedir- Billâh lakabıyla halife ilân edildi. [SUP][426][/SUP] Bunda Müktefî-Billâh’ın Ölüm döşeğindeyken ye*rine Ca’fer’i vasiyet etmesinin önemli rol oynadığı söylenebilir.
Halifenin yaşının küçüklüğünden istifa*de edip devleti tek başına yönetmeye baş*layan Vezir Abbas, bir süre sonra Mukte-dir’in yerine Ebû Abdullah Muhammed b. Mu’temid-Alellah’ı halife yapmaya karar verdi ve kendisiyle mektuplaşarak anlaş*maya vardı. Planını gerçekleştirebilmek için Sâmânî hükümdarının hâcibi Pars’ı (Bars) yardıma çağırdı. Ancak bu sırada Ebû Abdullah Muhammed ile Sâhibü’ş-şurta İbn Amraveyh arasında anlaşmaz*lık çıktı. Muhammed b. Mu’temid öfkele*nip felç geçirdi ve ertesi gün vefat etti. Böylece Muktedir’! hilâfetten uzaklaştırma çabalarının ilki sonuçsuz kaldıysa da Vezir Abbas’m bu husustaki çalışmaları sona er*medi. Başta kendisi olmak üzere ileri ge*len devlet adamları, kumandanlar, kadı ve kâtiplerin çoğu Abdullah b. Mu’tez-Billâh’ı halife yapmak istiyordu. Bu konuda ken*disiyle görüşüp onayını aldılar ve iktidar değişikliğini kan dökmeden gerçekleştir*meye karar verdiler. Ancak vezir, kısa bir süre sonra Muktedir’in hilâfette kalması*nın kendi çıkarları açısından daha doğru olacağını düşünmeye başladı. Bunun üze*rine kumandanlardan Hüseyin b. Ham*dan b. Hamdûn, Bedr el-A’cemî ve Vasıf b. Süvâr Tekin veziri öldürüp ertesi gün Muktedir-Billâh’ı hallederek yerine İbnü’l-Mu’tezz’i Murtazî-Billâh [SUP][427][/SUP] lakabıyla halife ilân ettiler. [SUP][428][/SUP] Ebû Ab*dullah İbnü’l-Cerrâh da vezir oldu.
Her tarafa mektuplar yollayıp halife ol*duğunu bildiren İbnü’l-Mu’tez. Muktedir-Billâh’a da haber göndererek yerini terketmesini istedi. Muktedir, hazırlıklarını tamamlayıp hilâfet merkezinden ayrılmak üzereyken yakın adamlarından bir kısmı karşı koymayı teklif etti. Cesaretlenen Muk*tedir taraftarlarını silâhlandırdı. Onların daha güçlü olduğunu gören İbnü’l-Mu’tez veziri Muhammed b. Dâvûd b. Cerrah ile birlikte Bağdat’tan ayrıldı. Bu olaylar sıra*sında Bağdat çapulcular tarafından yağ*malandı. Bir süre sonra nüfuzlu kuman*dan Munis el-Muzaffer’in desteklediği Muk*tedir-Billâh tekrar halife ilân edildi. Muk*tedir, İbnü’l-Furât el-Âkülfyi vezir, Munis el-Muzaffer’i sâhibü’ş-şurta tayin edip Bağdat’ta düzeni sağlamaya çalıştı.
Muktedir-Billâh döneminde Deylem ve Taberistan Ali evlâdının faaliyetlerine sah*ne oldu. Zeydîler’den Hasan el-Utrûş böl*gede hükümdarlığını ilân edip halktan biat aldı. [SUP][429][/SUP] Ünlü mutasavvıf Hallâc-ı Mansûr 309 (922) yılında Vezir Hâmid b. Abbas’ın ısrarıyla yar*gılanıp idam edildi.
Bahreyn Karmatîleri’nin reisi Ebû Tâhir el-Cennâbî311’de(923] Basra’yı istilâ ede*rek birçok kişiyi öldürdü. Ertesi yıl Mekke’*den dönmekte olan bir hac kafilesini yağ*malayıp kılıçtan geçirdi. Bağdat’ta Vezir İbnü’l-Furât’ın Karmatîler’le iş birliği yap*tığına dair söylentilerin çıkması halkı ayak*landırdı. Bu sırada Ebû Tâhir el-Cennâbî, Halife Muktedir’e haber gönderip Basra ve Ahvaz’ın kendisine verilmesini istedi, is*teği reddedilince hacı adaylarının yolunu kesti. Bu yüzden 313 (925) yılında hacca gidilmedi. 315te (927) Karmatîler Küfe üzerine yürüyünce halife Yûsuf b. Ebü’s-Sâc’dan yardım istedi. Yûsuf’un Karmatî*ler karşısında mağlûp olup öldürülmesi Bağdat’ta endişeleri arttırdı. Mûnis’in Büleyk kumandasında gönderdiği kuvvetler de yenilince halk Bağdat’ı terkederek Ho*rasan’a gitmek üzere seferber oldu. 316 (928) yılında Rahbe’yi alıp Karkisiyâ ve Rakka’ya yürüyen Karmatîler 8 Zilhicce 317de (12 Ocak 930) Kabe’ye baskın dü*zenleyip binlerce hacıyı katlettiler ve Ha-cerülesved’i yerinden söküp Hecer’e gö*türdüler. Hacerülesved 339 (950-51) yılına kadar Karmatîler’in elinde kaldı. Ebû Tâ*hir el-Cennâbî 318’de (930) Uman’ı ele ge*çirdi.
317 (929) yılında Bağdat’ta Muktedir-Billâh’ı hilâfetten uzaklaştırmak için isyan başlatıldı; sonuçta yerine kardeşi Muham*med b. Mu’tazıd-Billâh, Kahir-Billâh laka*bıyla halife ilân edildi. Ancak âsiler, Kahir-Billâh’ın askerlerin isteğini karşılayamayacağını anlayıp iki gün sonra Muktedir- Bilfâh’ı tek*rar hilâfete getirdiler.
Bizans İmparatorluğu ile mücadele Muktedir-Billâh devrinde de sürdürüldü. Bizans kuvvetleri 298’de (911) Lazkiye’yi işgal ederek çok sayıda müslümanı esir aldı. 305’te (917-18) Bizanslılar barış tale*binde bulundu. İki yıl sonra taraflar arasın*da barış imzalandıysa da bu durum uzun sürmedi. Bizans ordusu 314’te (926) Ma*latya’yı yağmaladı. Ertesi yıl İrmîniye’deki bazı İslâm şehirleri işgal edildi Aynı yıl Tarsus Valisi Sümel kumandasın*daki Abbasî orduları Bizans topraklarına saldırdı. Yapılan savaşta galip gelen Bi*zanslılar esir aldıkları 400 müslümanı kat*lettiler. Ardından Debîl şehrine saldırıp müslümanlarla savaşa tutuştular. Bu sa*vaşta müslümanlar Bizanslılar’ı yenerek çok sayıda esir aldılar.
Sümel, Tarsus’a dönerken Bizans ordu*suyla bir defa daha savaşa girdi ve onları bozguna uğratıp sayısız ganimet ele ge*çirdi. 316’da (928) Kuzey Mezopotamya’yı istilâ eden Bizanslılar ertesi yıldan itiba*ren zaptettikleri şehirlerden çekilmek zo*runda kaldılar. Sümel 319 Rebîülevvelin-de (Nisan 93) Bizans topraklarına sal*dırdı. Yapılan savaşta 600 Rum öldürüldü ve 3000 esir alındı. Daha sonra büyük bir orduyla Bizans üzerine tekrar sefere çıkan Sümel Ammûriye’yi (Amorium) ele geçir*di ve ileri harekâtına devam ederek Anka*ra’ya kadar ulaştı. Çok sayıda esir ve bol miktarda ganimetle Tarsus’a döndü. [SUP][430][/SUP] Rumlar, onun ardından Ermeniler’in kışkırtmasıy*la Ahlat ve civarına saldırıp birçok müslü*manı öldürdüler. Bunu haber alan Yûsuf b. Ebü’s-Sâc’ın gulâmi Müflih karşı saldı*rıya geçti. Gönüllü mücahidlerin de katıl*dığı bu sefer sonunda İrmîniye toprakla*rından bol ganimetler elde edildi. Aynı yıl Samsat’a (Sümeysât) saldıran Rumlar, Musul Valisi Saîd b. Hamdân’ın yardım için harekete geçmesi üzerine geri çekildi*ler. Saîd orada bir kumandanı vekil bıra*kıp Bizans topraklarına akın düzenledi ve büyük bir zafer kazandı.
Bu dönemde Halife Muktedir ile kendi*sini görevinden uzaklaştırmak İstediği söy*lenen Munis el-Muzaffer arasındaki ilişki*ler bozuldu. Bir çözüm bulunamayınca Mu*nis halifeye kızıp Bağdat’ı terkederek Mu*sul’a gitti. 3 Safer 320’de (14 Şubat 932) Musul’u ele geçirip Hamdânîler’in hazine*lerine ve topraklarına el Koydu. Ardından Bağdat üzerine yürüdü. Halifeye bağlı kuv*vetlerle Mûnis’in ordusu Şemmâsiye’de karşı karşıya geldi. Daha savaşın başında halifenin birlikleri bozguna uğrayıp dağıl*dı. Muktedir- Billâh Mağribli ve Berberî askerler tarafından öldürüldü. [SUP][431][/SUP] Yerine kardeşi Kâhir-Billâh geçti. Büveyhîler’in Bağdat’ı istilâsına kadar en uzun süre halifelik yapan Muktedir-Billâh sık sık vezir değiştirmesiyle tanınır. Onun devrinde hazinenin gelir kaynakları azal*mış, Sevâd’dan yılda 100 milyon dirhem vergi alınırken 306’da (918-19) bu miktar 31 milyon dirheme kadar düşmüş, bu ara*da sarayın masrafları da artmıştır. Sara*yında 11.000 Rum ve Sudanlı hizmetçinin olduğu ve onun döneminde haremin nü*fuzunun arttığı rivayet edilir. Vezir İbnü’l-Cerrâh Ali b. îsâ sarayın masraflarını kıs*maya çalıştıysa da başarılı olamamıştır. Fâtımîler ve Hamdânîler bu devirde ba*ğımsız birer devlet olmuştur.
Muktedir- Billâh’ın çeşitli faaliyetleri ara*sında Bağdat’ta kendi adıyla anılan bir bî-mâristan (Bîmâristânü’l-Muktedirî) yaptırma*sı, Diyarbekir surlarını yeniden inşa ettir*mesi, bazı yüksek memur ve kumandan*lara verilen İktâlar için Dîvânü iktâi’1-vüze-râ’yı kurması ve İdil-Bulgar Hanlığı’na ara*larında meşhur seyyah İbn Fadlân’ın bu*lunduğu bir heyet göndermesi de yer al*maktadır.
Bibliyografya :
Taberî, Târih (Ebü’1-Fazl), bk. İndeks; Mes’ûdî, Mürûcü’z-zeheb (Abdülhamîd), IV, 292-311; Arîb b. Sa’d, Şuam TMhİ’l-Taberi (Taberî, Târih jEbü’l-Fazl],XI içinde), s. 27-156; İbn Miskeveyh, Tecâ-nbü’l-ümem, I, 2-241; Hilâl b. Muhassin es-Sâbî, RilSLimü dâri’l-hilâfe (nşr. Mîhâîl Avvâdl, Beyrut 1406/1986, s. 7-13, 17, 20, 25, 27-28, 38, 47, 49, 61, 67-68, 71, 76, 77, 94, 130-131; a.mlf.. el-Vüzerâ* [nşr. Hasan ez-Zeyn), Beyrut 1990, bk. indeks; Muhammed b. Abdülmelik el-Hemedânî, Tekmiletü Târlhi’t-Taberi (Taberî, Târih |Ebü’l-Fazl], XI içinde), s. 191-273; İbnü’l-İmrânî, el-İn-b⒠fi tânhi’l-hulsfâ1 (nşr. Kasım es-Sâmerrâî], Lei-den 1973, s. 153-160; İbnü’l-Esîr, el-Kâmii, V[l, 474, 514; VIII, 8, 248, 257, 290, 291, 326, 491; İbnü’t-Tıktakâ. et-Fahn (nşr. Muhammed İvaz İb*rahim Bek-Ali el-Cârim Bek), Mısır, ts. (Dârü’l-maârif), s. 232-247; Kütübî, Fevâtü’l-Vefeyât, I, 284-285; Hııdarî, Muhâdarat: ‘Abbâsiyye, s. 335-339; G. le Strange, Bagiıdad durlng the Ab-basidCaliphate, Oxford 1924, s. 115, 120, 154, 195, 206, 231, 255-257; a.mlf., TheLands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1966, s. 241-242; D. Sourdel. Le uiztrat ‘abbaside de 749 â 936, Damas 1960, II, 387-469; H. Kennedy, TheProp-rıetandtr\eAgeoftheCaliphates,Lonâon 1986, s. 185, 187-195, 229; Zekeriya Kitapçı. Abbasi Hilafetinde Örnek Bir Türk Anası: Şağab Hatun, İstanbul 1991; Hâmid Guneym Saîd, “ed-Devle-Cü’i-‘Abbâsiyye ve merâkizü’1-kuvâ fi ‘ahdi’l-Muktedir-Billâh 295-320″, Mecelletü Külliyye-UVulûmi’L-ictimâ’iyye, III, Riyad 1979, s. 101-135; K, V. Zettersteen – [C. E. Bosvvorth], “al-Muktadir”, EPtlng.), VII, 541-542.
 
Paylaşım için Teşekkürler .
 
Paylaşım için teşekkürler...
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst