Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

12.Sınıf Edebiyat Kitabı Tüm Cevapları (Mevsim Yayınları) (2014-2015)

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

12.SINIF MEVSİM YAYINLARI EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 80

Hazırlık
1. “Vezinli ve kafiyeli her sözün şiir olma zorunluluğu yoktur; her şiirin vezinli ve kafiyeli olmadığı gibi.”Bdiyen Tanzimat sanatçılarından Recâizâde Mahmut Ekrem, Cumhuriyet Döneminde faaliyet yürüten Garipçilere ilham olmuş mudur? Yorumlayınız.

2. Garipçiler, II. Dünya Savaşı’nın buhranlı dönemlerinde ortaya çıkmış ve şiirdeki pek çok kuruludeğere meydan okumuşlardır. Onların bu tavırlarında ve Garip hareketinin ortaya çıkmasında dönemdeki sosyal problemler ve bireysel sıkıntılar da etkili olmuş mudur? Anlatınız
3. Şiirin olmazsa olmaz diye düşündüğünüz değerleri var mıdır? Başarılı bir şairin mutlaka dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir? Anlatınız.

wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 873x514.
80.PNG


12.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI SAYFA 81

Etkinlik
CEVAPLAR SORULARIN ALTINDAKİ RESİMDE...
79. sayfadaki 1. etkinlik doğrultusunda getirdiğiniz şiirleri karşılaştırınız ve şairin şiir anlayışındaki bu değişimin sebeplerini dönemin sosyal ve edebî şartlarını da dikkate alarak yorumlayınız.



1. İstanbul Türküsü şiirinden hareketle şiirin oluşmasına imkân sağlayan zihniyeti belirleyiniz.


2. Serbest nazımla kaleme alınan şiirlerin halkın yaşam tarzını en iyi biçimde yansıtmada şaire daha özgür bir düşünce ve ifade ortamı sunduğunu söyleyebilir misiniz? Düşüncelerinizi sözlü olarak anlatınız.


3. Şiirde halkın anlayabileceği kelimelere yer verilmesi, halk arasındaki sıradan insanların duygu ve düşünce dünyalarının ele alınması şairin tercihindeki hangi unsurları gösterir? Sözlü olarak ifade ediniz.


4. Garipçiler pek çok sahada geleneksel şiirin tabularını yıkıp doğal ve basit söyleyişe yönelmişlerdir.Bununla birlikte o basit ve çocuksu sözler, bilinçaltından da beslenmiştir. Buna göre İstanbul Türküsü’ nde bilinçaltından yararlanıldığını gösteren ipuçları var mıdır? İnceleyiniz. Tespitlerinizi tahtaya yazınız.


5. Orhan Veli’nin İstanbul Türküsü isimli şiirinde dizelerin birbirleriyle ilişkisi, cümlenin bir dizede tamamlanıp tamamlanmaması ve cümlelerin kuruluşlarındaki şiirsellik ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Açıklayınız.


6. İstanbul Türküsü şiirinin temasını bulunuz.


a. Temanın edebiyat geleneği içindeki yerini önceki bilgilerinizi kullanarak aşağıdaki tabloya yazınız.Temanın İstanbul Türküsü’nde ele alınışı:
Temanın gelenek içinde ele alınışı:
b. İstanbul Türküsü şiirinde bireysel bir durum, sosyal ortamla bağlantısı koparılmadan anlatılıyor. Bu durum, şaire nasıl bir ifade imkânı sunmuştur? Anlatınız.


Etkinlik
İstanbul Türküsü şiirinde ele alınan temanın halkın yaşam biçimi, gelenek ve görenekleriyle nasıl bir bağlantısının olduğunu tartışınız. Bu bağlamda eser ile sosyal hayat arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.


7. İstanbul Türküsü şirinin dil ve anlatım özellikleri ile ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.
a. Söz sanatlarına yer verilip verilmediğini inceleyiniz.

b. Garipçilerin şiirde imgeye karşı çıkma sebepleri nelerdir? Anlatınız.
wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 872x546.
81.PNG

wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 878x540.
Ekran%2BAl%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG

wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 873x524.
Ekran%2BAl%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG


12.SINIF EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 82



CEVAPLARI SORUNUN ALTINDA...
8. Orhan Veli’nin mensubu olduğu edebî hareketi göz önüne alarak onun şiirde anlama verdiği değeri
İstanbul Türküsü şiiri ekseninde açıklayınız. Şairin şiirlerinde gizli ve kapalı bir anlam kullanmayarak kelimelerin ilk anlamlarını kullanmasının sebebi sizce ne olabilir? Bunu şiirden seçeceğiniz örneklerle anlatınız.



9. Şiirde hitap edilen kesim hangisidir? Bu kanıya nasıl ulaştınız? Şiirdeki kelime kadrosu ile halk arasındaki ilişkiyi bu bağlamda değerlendiriniz.


10. Orhan Veli ve arkadaşlarının şiirde yaptıkları farklı atılım, şiir dünyasına değişik bir renk ve söyleyiş güzelliği katmış mıdır? Açıklayınız.


11. İstanbul Türküsü şiirinde şair, neden çağrışımlardan uzak bir ifade yolunu tercih etmiştir? Bu durumun şiirdeki ifade kolaylığına bir etkisi var mıdır? Yorumlayınız.


Etkinlik
Yukarıdaki paragrafta anlatılanları dikkate aldığınızda İstanbul Türküsü şiirinde şairin tercihini akıldan yana mı, duygudan yana mı kullandığını söylersiniz? 79. sayfadaki 2. etkinlikte gerçeküstücü akımın ilkeleri üzerine yaptığınız araştırmalarınızdan da faydalanarak bunu sebepleriyle birlikte defterinize yazınız.
wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 791x501.
Ekran%2BAl%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG

wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 868x492.
Ekran%2BAl%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1%2B2.PNG



wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 761x492.
Ekran%2BAl%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG


83.PNG


  • Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde yeni bir çığır açan Orhan Veli Birinci Yeni (Garipçiler) hareketinin en önemli ismidir.
  • Orhan Veli, Türk şiirinde Oktay Rifat, Melih Cevdet'le birlikte büyük bir atılım yapmış yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.
  • 1941'de GARİP adlı şiir kitabı ve yazdığı Önsöz'de Türk şiirine yepyeni bir hava getirmek getirmek gerektiğini savunur.
  • Orhan Veli’nin yazdığı önsözünde, “hece ölçüsü ve uyağın şiiri yozlaştırdığı”savunuluyor, “şiirin insanın beş duyusuna değil, beynine seslenen bir söz sanatı olduğu” belirtiliyordu.
  • Şairaneliğe, edebi sanatlara, ölçü ve kafiyeye karşıdır.
  • Türk şiirini yıpranmış kalıplardan, klişe sözlerden kurtarıp sokağa, gerçek hayata, yapmacıksız ve doğal bir söyleyişle günlük yaşamın arasına taşımıştır.
  • Yalın anlaşılır, halk diliyle esprili, nükteli ve realist tarzda şiirler yazmıştır.
  • Onda nükteli realizm ve lirizm vardır.
  • "Yaprak" adlı edebiyat dergisini çıkarmış, La Fontaine'inkine benzer fabller yazmıştır.
  • Nasrettin Hoca fıkralarını nazma dönüştürmüştür.
  • Rumelihisarı’ndaki Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Eserleri
Şiir
Garip, (1941- O. Rifat ve M. Cevdet ile birlikte)
Vazgeçemediğim (1945)
Destan Gibi (1946)
Yenisi (1947)
Karşı (1949)
Nasrettin Hoca Hikâyeleri (1949)
Bütün Şiirleri (1951).
Düzyazı
Nesir Yazıları (1953), Edebiyat Dünyamız (1975), Bütün Yazıları (1982- 1. Cilt "Sanat Edebiyat Dünyamız", 2. Cilt "Bindiğimiz Dal").


Çeviri
Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı (1943- A. De Musset'den), Scapin'in Dolapları (1944- Moliere'den), Fransız Şiiri Antolojisi (1947), W.Shakespeare, Hamlet Ve Venedikli Tüccar (1949- C. Labm'dan - Ş. Erdeniz'le), Saygılı Yosma (1961- J. P. Sartre'den), Batıdan Şiirler (1963).





12.SINIF EDEBİYAT KİTABI CEVAPLARI SAYFA 84



Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirlerden Bana Bir Seslenen Var ile Garip hareketietkisiyleyazılmış Sen ve Başkalarıve Güzel Havalar şiirlerini yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından karşılaştırınız.Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.


2. Garip şiir hareketinin aşağıda istenen özelliklerini noktalı yerlere yazınız.
Ne zaman, kimler tarafından oluşturulduğu:
Eski şiir alışkanlığından farklı olan tarafı:
Vezin ve kafiye konusundaki eğilimi:
Söz sanatlarının kullanımı:
Kimlere, nasıl hitap ettiği:
Resim, müzik gibi diğer güzel sanatlarla ilişkisi:
Anlam ve derinlik meselesi:

Mısra dizilişleri ve bu dizilişte bir kuralın olup olmadığı:
wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 947x535.
844444.PNG

12.SINIF TÜRK EDEBİYATI KİTABI CEVAPLARI SAYFA 85



Ölçme ve Değerlendirme
1. Aşağıdaki ifadeler doğru ise cümlelerin başında yer alan kutulara “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
Garipçiler bilinçaltının imkânlarından da faydalanmışlardır.
Garip şiirinde gerçeküstücülük akımının etkileri görülmektedir.
Garipçiler, şiirde resim, müzik gibi sanatların iç içe geçmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu, sonradan Garip anlayışından uzaklaşmışlardır.
Garip hareketinin temsilcileri, önce Garip dergisinde şiirler yazmaya başlarlar.
Garipçiler modern Türk şiirine kuralsızlığı getirmişlerdir.
Garipçiler halktan uzak konulara yönelmişlerdir.



2. Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri uygun sözcüklerle tamamlayınız.
a. Şiirde her sözcük yer alabilmeli, şairanelikten kaçınmalı ve söz sanatları kullanılmamalıdır diyen
Cumhuriyet Dönemi edebî topluluğu
b. Garip hareketinin kurucuları:.
c. Oktay Rifat Hozorcu isimli şiiriyle Garip anlayışından
uzaklaşarak şiirine yönelmiştir.
ç. II. Dünya Savaşı’nın toplumda yaydığı inançsızlık, her şeye güvensizlik ve kurulu düzene
meydan okuma yaklaşımı edebiyatta ortaya çıkmasına zemin
hazırlamıştır.
d. Garip şiir hareketine aynı zamanda de denilmektedir.
e. Garipçiler şiir anlayışlarını yılında yayımlanan
ifade etmişlerdir.

f. Garipçiler duygudan çok hitap etmişlerdir.
wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 949x526.
85.PNG


wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 947x488.
85a.PNG


ÖLÇME-DEĞERLENDİRME CEVAPLARI
12.Sınıf Türk edebiyatı mevsim yayınları cevapları sayfa 86
ÖLÇME-DEĞERLENDİRME CEVAPLARI
wol_error.gif
Büyütmek için tıklayınız, esas boyutları 884x497.
86.PNG
1940-1960 süreci toplumcu şiirin özelliklerini araştırınız (89. sayfadaki 1. soruya yöneliktir.).
cevabı için
1940-1960 süreci toplumcu şiirin özellikleri





Nâzım Hikmet’in 1938’deki mahkûmiyeti dolayısıyla şiir dünyasından çekilmesinden sonra, daha önce yayımlanmış şiirlerinden fikir ve nâzım tekniği bakımından etkilenmiş bazı şairler, onun şiirdeki yolunu değişik bir şekil ve üslûpta devam ettirirler. Yanıltıcı bir şekilde “Toplumcu Gerçekçi Şairler” diye adlandırılan, kimi zaman da “1940 Kuşağı” adı altında toplanan bu şairler arasında Rıfat Ilgaz (d. 1911-), Cahit Irgat (1916-1971), Suat Taşer (d. 1919), Ömer Faruk Toprak (1920- 1979), Arif Damar (d. 1925), Mehmet Başaran (d.1926), Hasan Hüseyin Korkmazgil (1927-1984) ve Ahmed Arif (1927-1991) dikkati çekerler. Marksist fikirler doğrultusunda toplumun sorunlarını ön plâna çıkaran bu şairler, 1940-1960 arasında ve daha sonraki yıllarda birçok şiir kitabı yayımlamışlardır. Siyasî iktidarlara karşı çıkan ve bu yüzden birçok kovuşturmalara uğrayan bu şairler, şiirlerinde yoksulluk, siyasî baskılar, hürriyetsizlik, faşizm, emperyalizm, kapitalist sömürü, sosyal adaletsizlik, mutlu azınlık gibi temaları sık sık işlemiş olmakla birlikte katı ideolojik kalıplardan ve sloganlardan mümkün mertebe uzak dururlar. Dolayısıyla bunların eserlerinde kendi kişisel sorunları, özlemleri, duyguları, hayalleri de önemli bir yer tutar.


Bu yolda yazan şairler arasında özellikle Ceyhun Atuf Kansu ile Attilâ İlhan ön plâna çıkan iki önemli isimdir. Önceleri halk şiiri geleneğine bağlı şiirler yazan Ceyhun Atuf Kansu (1919-1978), daha sonra yukarıda adları sayılan toplumcu gerçekçi şairlere katılarak Anadolu’nun dertlerini, acılarını, sevinç ve mutluluk özlemlerini dile getiren şiirler yazmıştır.

1946’da CHP Şiir Yarışmasında bir şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi iki ünlü şair arasında ikincilik ödülünü alarak beklenmedik bir ün kazanan Attilâ İlhan (d. 1925) ise gerek şiiri gerekse şiir ve edebiyata yeni bir yön vermeyi amaçlayan eleştirel yazılarıyla 1950 sonrasında dikkati çeken bir isim olmuştur. Şiirinin karakteristik örneklerini 1954’te yayımladığı Sisler Bulvarı’nda ortaya koyan Attilâ İlhan’ın şiiri, hem toplumsal hem bireysel, hem batılı hem de Türk olma iddiası güden imajist bir şiirdir. Ancak onun şiir tarihimizdeki asıl önemi, 1952’de çıkmaya başlayan Mavi dergisinde 1954’te Garip şiirine yönelttiği eleştirilerinden ileri gelir. Bu dergide hem Garip şiirinden hem de diğer toplumcu gerçekçi şairlerden farklı “sosyal realizm” adını verdiği bir edebiyat hareketi uyandırmaya çalışan Attilâ İlhan’ın yazıları, amacına ulaşamamakla birlikte, özellikle Garip şiirine yönelttiği eleştirilerle etkili olmuş ve bir bakıma II. Yeni Şiirinin yolunu açmıştır. İlhan, aslında hissî bir hava taşıyan bu eleştirilerinde Garip şiirini batıyı taklit etmek, yerli bir sanat görüşüne dayanmamak ve dolayısıyla toplumun gerçeklerinden uzak olmakla suçlamış ve sadece bir anlam şiiri olmayı hedefleyen Garip Hareketi’nin imajı yok ederek şiiri bir söz oyunu, bir şaka haline getirdiğini ileri sürmüştür. Ancak buna benzer eleştiriler, Attilâ İlhan’dan daha önce Hisar şairleri tarafından dile getirilmiş olmakla birlikte, edebiyat dünyamızda fazla bir yankı bulmamıştı.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst