Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Son birkaç yıldır teknolojinin gelişmesi en çok yarış oyunlarına yaradı sanırım. Gün geçtikçe daha gerçekçi modellemeler, daha kaliteli çevre etkileşimi, bir kazayla kullanılmaz durumu gelen araçlar derken sonunda yarış oyunları yerlerini yarış simülasyonlarına bıraktı. Sokaklar yerine pistler, görsel modifiyeler yerine ince rötuşlar sahaya çıktı. Şimdiyse sırada şu ana kadar çıkan en gerçekçi yarış simülasyonu nidalarını kulakta çınlatan, Slightly Mad imzalı Project Cars var. Bakalım son model spor arabamız kazalara ne kadar dayanabilecek?!
Project Cars maceramıza bir kariyer profili oluşturarak başlıyoruz. Kimiz, neyiz, nereliyiz klasik tanıtım faslını geçtikten sonraysa önümüze başlangıç hikâyemizi belirleyecek olan platform seçimi geliyor. Kariyer modu şu an için 8 seviye, 16 platformdan oluşuyor ve yaptığımız seçime göre farklı kurallar, farklı anlaşmalar ve farklı hedeflerle karşımıza çıkıyor. Şampiyonluk yarışındaysa rakiplerimizin zekâ seviyesi oldukça iyi ayarlanmış. Karşımızda gereksiz asabiyetten uzak, mantıklı kararlar veren gerçek yarışçıların olduğu bir yapay zekâ sistemi var. Bu gerçek yarışçıların seviyesini ise klasik kolay, orta, zor yerine 1 ile 100 arasındaki bir skaladan belirliyor ve dilediğimiz zaman değiştirebiliyoruz. Kariyer modundaki asıl amacımızsa tamamen turnuvaları kazanmak üzerine. Şu şartları sağlarsan bu araba senindir., Az para biriktireyim de yeni parkur açayım., Turnuvayı kazandınız şu yükseltmeyi kaptınız. gibi bir ödüllendirme sistemi yok. Haliyle bütün araç ve parkurlar tamamen erişilebilir şekilde sunulmuş durumda. Başarım havasında bir oyun isteyen oyuncular bu durumdan birazcık rahatsız olabilir şimdiden söylemesi.
Project Cars, sayısı 80i bulan oldukça geniş bir araç kataloğuyla karşılıyor bizi. Bu geniş araç yelpazesi arasında Go-Karttan Formulaya, eski efsanelerden günümüz canavarlarına, GTlerden prototiplere kadar her ağız tadına uygun araç bulunuyor. Her ay eklenecek olan 1 ücretsiz araç ve önümüzdeki günlerde oyuna gelecek olan DLClerse cabası. Ancak bu zenginlik yanlış anlaşılmasın zira birçok oyunun aksine Project Cars, birbirinin kopyası araçlar yerine tamamen gerçeğine uygun, birbirleriyle farkları rahatça görülebilen bir araç sistemine sahip. Bu sayede aldığınız aracın özelliklerini yarış boyunca hissedebiliyor, tam anlamıyla gerçek bir sürüş deneyimi elde edebiliyorsunuz. Buna ek olarak araçların motor ve diğer aksam ayarlarını en ufak detayına kadar kişiselleştirmek de mümkün. Dilediğimiz gibi belirlediğimiz bu ayarlar ile araçlarımızı istersek test sürüşlerine götürebiliyor, dilersek gelecek tüm yarışlarda kullanmak için garajımıza çekebiliyoruz. İç aksamdaki ince ayarların yanındaysa, yarış sırasındaki arayüz özgürlüğü de unutulmamış. Haritanın, sıralamaların ve diğer göstergelerin ekran konumlarında değişiklik yapabiliyor, görsel açıdan daha rahat bir yarış geçirebiliyoruz. Eğer oyunu bir direksiyon ile oynuyorsak, oyun içi direksiyonu kapatabiliyor, yarış zevkini tam anlamıyla yaşayabiliyoruz. Bu ve bunun gibi ufak estetik detayların atlanmaması oldukça güzel.
Yapımcı ekip araç çeşitliliğinde gösterdiği bonkörlüğü parkurlara yansıtmayı da ihmal etmemiş. Project Cars ile birlikte Dünyanın 30 farklı bölgesi ve 110 pisti tamamen emrimize hazır bir şekilde bizi bekliyor. Gerek çevre koşullarının parkurlara etkisi, gerekse gece gündüz döngüsünün hissedilebilmesiyle ise görsel şölen yarış boyunca yanımızdan ayrılmıyor ve şampiyonluk için girdiğimiz pistte kendimizi güneşin batışını izlerken bulabiliyoruz.
Yapımcılar Şu ana kadar yapılan en gerçekçi yarış simülasyonu! diye gezer de hiç kazalar pas geçilir mi! Yapılan kazaların etkisi hem fiziksel hem de araç performansı olarak, oldukça kaliteli bir şekilde hissedilebiliyor ve sizi daha temkinli olmaya zorluyor. Bu detaya dikkat etmediğiniz durumda ise ön sıralarda götürdüğünüz bir yarışı ufak bir sürtme yüzünden sonlarda kapatmanız işten bile değil. Buna ek olarak Ben uğraşmam kazayla falan, rahatça süreyim arabamı. düşüncesine sahip olan oyuncular da unutulmamış. Slightly Mad ekibi, sadece görsel hasar, performansı etkileyen hasar ve tamamen gerçeklik olmak üzere kaza etkilerini 3 başlık altına ayırmış. Ayarlar menüsünden dilediğimiz zaman değiştirebileceğimiz bu seçenekler sayesinde her oyuncuya istediği seviyede kaza etkisini hissedebiliyor veya istemezse etkileri tamamen kapatabiliyor.
Gelelim oyunun en can alıcı kısımlarından biri olan Multiplayera. Çoklu oyuncu modu, şu an için 24 kişiye kadar lobi desteği sunuyor ve sunucularsa oldukça rahat bir şekilde bizi karşılıyor. Bu sayede lag sıkıntısı olmadan istediğimiz zaman kısa bir yarışa katılıp, diğer oyuncularla rekabet edebiliyoruz. Ancak bu noktada oyunculardan kaynaklı ufak bir sıkıntı var. 10 kişi üzeri lobi kuran birçok oyuncu genelde bu sayının tamamlanmasını beklemeden yarışı başlatıyor, geciken oyuncularaysa o anki parkurun tamamlanmasını beklemek düşüyor. Her ne kadar bu bekleme süresi genelde 3-4 dakika civarında olsa da 10 dakika bekleyeceğiniz şanssız durumlara da denk gelmeniz mümkün. Bu sorunun çözümüyse kitaptaki en eskilerden: kendi lobini kurmak. Eğer bekleme süreleriyle uğraşacak zamanınız yoksa ve hızlı bir yarış atıp kaçmak istiyorsanız, kendi kurallarınız ve kendi kararlarınızla 4-6 kişilik ufak bir yarış düzenlemeniz daha mantıklı olacaktır. Bu sayede hem istediğiniz şartlarda yarışabilir, hem de gereksiz zaman kaybının önüne geçebilirsiniz.
Oyun boyunca elde ettiğiniz sonuçlar ise Driver Network Profile bölümü sayesinde önümüze sunuluyor. Hangi araçla daha başarılıyız?, Hangi parkur bize göre?, Dünya geneli sıralamalarda yerimiz ne? gibi soruların cevabını alabileceğimiz bu platform sayesinde kişisel performansımızı görmek mümkün. Buna ek olaraksa yarışları kaydetme, yarış sırasındaki ekran görüntüsü alma gibi görsel ekstralar ve çeşitli başarımlarla oyun zevkini güncel tutmayı sağlayan güzel bir yapısı var. Sık sık uğramakta fayda var.
Project Cars, anlattıklarıma ek olarak Oculus Rift ve 12K çözünürlük desteği gibi birçok etkileyici özellikle birlikte geliyor olsa da eksileri de yok değil. Zaman zaman ortaya çıkan grafik bugları, bazı ekran kartları için ani FPS düşüşleri gibi gelecek güncellemelerle giderilebilecek ufak tefek kabul edilebilir sıkıntıları var. Ancak asıl sıkıntısı ne grafik hataları ne de performans sorunları. Sorun ne yazık ki kontrol sisteminde. Ne yaparsanız yapın bu oyun ne klavyeyle ne de gamepad ile rahat rahat oynanmıyor. Eğer elinizde kaliteli bir direksiyon bulunmuyorsa, hiçbir sebep yokken bir anda kayan arabalar, alınamayan virajlar, pistten çıkan araçlar gibi sorunlar en büyük kâbusunuz olacak benden söylemesi.
Her ne kadar kontroller konusunda ufak tefek sıkıntıları olsa da gerek çeşitlilik gerekse görsel zenginlik açısından oldukça güzel bir yarış simülasyonu olarak karşılıyor bizi Project Cars. Oyuna başlamamla birlikte kaliteli direksiyon arayışına girdiğimi düşünürsek, Slightly Madin verdiği sözü tuttuğunu rahatça söyleyebiliriz. Eğer siz de yarış oyunlarına meraklı olan biriyseniz şu sıralar alabileceğiniz en gerçekçi yarış simülasyonu Project Carsı kaçırmayın derim. Oyunun PC sürümüne taksitli fiyatlarla
Project Cars maceramıza bir kariyer profili oluşturarak başlıyoruz. Kimiz, neyiz, nereliyiz klasik tanıtım faslını geçtikten sonraysa önümüze başlangıç hikâyemizi belirleyecek olan platform seçimi geliyor. Kariyer modu şu an için 8 seviye, 16 platformdan oluşuyor ve yaptığımız seçime göre farklı kurallar, farklı anlaşmalar ve farklı hedeflerle karşımıza çıkıyor. Şampiyonluk yarışındaysa rakiplerimizin zekâ seviyesi oldukça iyi ayarlanmış. Karşımızda gereksiz asabiyetten uzak, mantıklı kararlar veren gerçek yarışçıların olduğu bir yapay zekâ sistemi var. Bu gerçek yarışçıların seviyesini ise klasik kolay, orta, zor yerine 1 ile 100 arasındaki bir skaladan belirliyor ve dilediğimiz zaman değiştirebiliyoruz. Kariyer modundaki asıl amacımızsa tamamen turnuvaları kazanmak üzerine. Şu şartları sağlarsan bu araba senindir., Az para biriktireyim de yeni parkur açayım., Turnuvayı kazandınız şu yükseltmeyi kaptınız. gibi bir ödüllendirme sistemi yok. Haliyle bütün araç ve parkurlar tamamen erişilebilir şekilde sunulmuş durumda. Başarım havasında bir oyun isteyen oyuncular bu durumdan birazcık rahatsız olabilir şimdiden söylemesi.
Project Cars, sayısı 80i bulan oldukça geniş bir araç kataloğuyla karşılıyor bizi. Bu geniş araç yelpazesi arasında Go-Karttan Formulaya, eski efsanelerden günümüz canavarlarına, GTlerden prototiplere kadar her ağız tadına uygun araç bulunuyor. Her ay eklenecek olan 1 ücretsiz araç ve önümüzdeki günlerde oyuna gelecek olan DLClerse cabası. Ancak bu zenginlik yanlış anlaşılmasın zira birçok oyunun aksine Project Cars, birbirinin kopyası araçlar yerine tamamen gerçeğine uygun, birbirleriyle farkları rahatça görülebilen bir araç sistemine sahip. Bu sayede aldığınız aracın özelliklerini yarış boyunca hissedebiliyor, tam anlamıyla gerçek bir sürüş deneyimi elde edebiliyorsunuz. Buna ek olarak araçların motor ve diğer aksam ayarlarını en ufak detayına kadar kişiselleştirmek de mümkün. Dilediğimiz gibi belirlediğimiz bu ayarlar ile araçlarımızı istersek test sürüşlerine götürebiliyor, dilersek gelecek tüm yarışlarda kullanmak için garajımıza çekebiliyoruz. İç aksamdaki ince ayarların yanındaysa, yarış sırasındaki arayüz özgürlüğü de unutulmamış. Haritanın, sıralamaların ve diğer göstergelerin ekran konumlarında değişiklik yapabiliyor, görsel açıdan daha rahat bir yarış geçirebiliyoruz. Eğer oyunu bir direksiyon ile oynuyorsak, oyun içi direksiyonu kapatabiliyor, yarış zevkini tam anlamıyla yaşayabiliyoruz. Bu ve bunun gibi ufak estetik detayların atlanmaması oldukça güzel.
Yapımcı ekip araç çeşitliliğinde gösterdiği bonkörlüğü parkurlara yansıtmayı da ihmal etmemiş. Project Cars ile birlikte Dünyanın 30 farklı bölgesi ve 110 pisti tamamen emrimize hazır bir şekilde bizi bekliyor. Gerek çevre koşullarının parkurlara etkisi, gerekse gece gündüz döngüsünün hissedilebilmesiyle ise görsel şölen yarış boyunca yanımızdan ayrılmıyor ve şampiyonluk için girdiğimiz pistte kendimizi güneşin batışını izlerken bulabiliyoruz.
Yapımcılar Şu ana kadar yapılan en gerçekçi yarış simülasyonu! diye gezer de hiç kazalar pas geçilir mi! Yapılan kazaların etkisi hem fiziksel hem de araç performansı olarak, oldukça kaliteli bir şekilde hissedilebiliyor ve sizi daha temkinli olmaya zorluyor. Bu detaya dikkat etmediğiniz durumda ise ön sıralarda götürdüğünüz bir yarışı ufak bir sürtme yüzünden sonlarda kapatmanız işten bile değil. Buna ek olarak Ben uğraşmam kazayla falan, rahatça süreyim arabamı. düşüncesine sahip olan oyuncular da unutulmamış. Slightly Mad ekibi, sadece görsel hasar, performansı etkileyen hasar ve tamamen gerçeklik olmak üzere kaza etkilerini 3 başlık altına ayırmış. Ayarlar menüsünden dilediğimiz zaman değiştirebileceğimiz bu seçenekler sayesinde her oyuncuya istediği seviyede kaza etkisini hissedebiliyor veya istemezse etkileri tamamen kapatabiliyor.
Gelelim oyunun en can alıcı kısımlarından biri olan Multiplayera. Çoklu oyuncu modu, şu an için 24 kişiye kadar lobi desteği sunuyor ve sunucularsa oldukça rahat bir şekilde bizi karşılıyor. Bu sayede lag sıkıntısı olmadan istediğimiz zaman kısa bir yarışa katılıp, diğer oyuncularla rekabet edebiliyoruz. Ancak bu noktada oyunculardan kaynaklı ufak bir sıkıntı var. 10 kişi üzeri lobi kuran birçok oyuncu genelde bu sayının tamamlanmasını beklemeden yarışı başlatıyor, geciken oyuncularaysa o anki parkurun tamamlanmasını beklemek düşüyor. Her ne kadar bu bekleme süresi genelde 3-4 dakika civarında olsa da 10 dakika bekleyeceğiniz şanssız durumlara da denk gelmeniz mümkün. Bu sorunun çözümüyse kitaptaki en eskilerden: kendi lobini kurmak. Eğer bekleme süreleriyle uğraşacak zamanınız yoksa ve hızlı bir yarış atıp kaçmak istiyorsanız, kendi kurallarınız ve kendi kararlarınızla 4-6 kişilik ufak bir yarış düzenlemeniz daha mantıklı olacaktır. Bu sayede hem istediğiniz şartlarda yarışabilir, hem de gereksiz zaman kaybının önüne geçebilirsiniz.
Oyun boyunca elde ettiğiniz sonuçlar ise Driver Network Profile bölümü sayesinde önümüze sunuluyor. Hangi araçla daha başarılıyız?, Hangi parkur bize göre?, Dünya geneli sıralamalarda yerimiz ne? gibi soruların cevabını alabileceğimiz bu platform sayesinde kişisel performansımızı görmek mümkün. Buna ek olaraksa yarışları kaydetme, yarış sırasındaki ekran görüntüsü alma gibi görsel ekstralar ve çeşitli başarımlarla oyun zevkini güncel tutmayı sağlayan güzel bir yapısı var. Sık sık uğramakta fayda var.
Project Cars, anlattıklarıma ek olarak Oculus Rift ve 12K çözünürlük desteği gibi birçok etkileyici özellikle birlikte geliyor olsa da eksileri de yok değil. Zaman zaman ortaya çıkan grafik bugları, bazı ekran kartları için ani FPS düşüşleri gibi gelecek güncellemelerle giderilebilecek ufak tefek kabul edilebilir sıkıntıları var. Ancak asıl sıkıntısı ne grafik hataları ne de performans sorunları. Sorun ne yazık ki kontrol sisteminde. Ne yaparsanız yapın bu oyun ne klavyeyle ne de gamepad ile rahat rahat oynanmıyor. Eğer elinizde kaliteli bir direksiyon bulunmuyorsa, hiçbir sebep yokken bir anda kayan arabalar, alınamayan virajlar, pistten çıkan araçlar gibi sorunlar en büyük kâbusunuz olacak benden söylemesi.
Her ne kadar kontroller konusunda ufak tefek sıkıntıları olsa da gerek çeşitlilik gerekse görsel zenginlik açısından oldukça güzel bir yarış simülasyonu olarak karşılıyor bizi Project Cars. Oyuna başlamamla birlikte kaliteli direksiyon arayışına girdiğimi düşünürsek, Slightly Madin verdiği sözü tuttuğunu rahatça söyleyebiliriz. Eğer siz de yarış oyunlarına meraklı olan biriyseniz şu sıralar alabileceğiniz en gerçekçi yarış simülasyonu Project Carsı kaçırmayın derim. Oyunun PC sürümüne taksitli fiyatlarla
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
üzerinden erişebilirsiniz. Şimdiden iyi eğlenceler!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 11
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 7
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 5