- Katılım
- 25 Ocak 2013
- Konular
- 6,740
- Mesajlar
- 21,611
- Online süresi
- 2d 13h
- Reaksiyon Skoru
- 2,176
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 4 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 509
- MmoLira
- 2,783
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Her insanın hayatında zorluklar olurdu. Kimininki hastalık, kimininki sevdiği insanların kaybı, kimininki ise vicdan azabı... Hiç kimsenin yaşamı mükemmel olmazdı, olamazdı. Buna rağmen daima iyiye inanmıştım ben.Ne kadar acı çekersen o kadar mutlu olursun sözünü amacım edinmiş, o anı beklemiştim umutla.Gelmişti, hem de yanında bir sürü sürprizle.Dört sene hemşirelerin verdiği eğitimle sinir hastalıkları hastanesinde yatmıştım. Ardından babamı kazanmıştım, Eceyle birlikte. Sonra Asmin, Yalçın, Olcay, Çağan... Çok küçük yaşta annemi kaybetmiştim ama toparlanabilmiştim yanımdaki insanlar sayesinde. Depresyone girmemi sağlayan, annemi hatta çocukluğumu benden çalan adam hapse girmiş, babam kısa sürede eski sağlığına kavuşmuştu.Ece en azından saçlarını kesmeyi bırakmıştı. Hala yastığındaki tüylerin sayılarını düzenlediğini biliyordum ama görmezden gelmeye çalışıyordum. Eceyi rahatlatan nadir şeylerden birini elinden alamazdım.Yalçınla ise aramız olması gerektiği gibiydi. Mükemmel... Kesinlikle asabiyetini azaltmıştı.Asmin daha çok konuşuyordu ve kesinlikle Çağanla aralarında bir şeyler vardı.Kısaca gittiğim lise hayatımın dönüm noktası olmuş, bana kazanılması zor dostlar vermişti. Bazen onları çocukluğumdan verdiğim dört senenin bedeli olarak görüyordum. Acılarımın sonunda kazandığım mutluluk... Fakat sonra onların çok daha büyük hediye olduğunun farkına varıyordum.Hadi ama İmge! diye söylendi Ece düşüncelerimi bölerek. Ellerini bırakmazsan kayamazsın!Korkuyorum.İtirafım karşısında patenlerini ustaca hareket ettirerek yanıma yaklaştı Yalçın. İki eli belimi kavradığında dudaklarımın arasından cılız bir çığlık kaçmıştı bile. Sakın, Yalçın! derken avuçlarını itmeye çalışsam da geç kalmıştım. Bedenimi sanki hiç ağırlığı yokmuş gibi pistin ortasına sürüklemişti sevgilim.Bugün öğrendiğim tek şey; buz pateninin bana göre olmadığıydı.Ayakta bile duramıyorken bana eziyet ediyorsunuz!Belimdeki ellerin geri çekilmesiyle koluna yapıştım Yalçının. Ece ilk defa biniyor olmasına rağmen oldukça profesyonel sürüyordu. Tutunmaya gerek duymuyor, ortalara yaklaşmamaya dikkat ederek ilerliyordu. Benim ise on dakikadır tek yaptığım şey; söylenmekti.Asmine baktığımda keyfinin gayet yerinde olduğunu gördüm. Çağan buz patenini bildiği için ona öğretiyordu ve bundan faydalanan arkadaşım dört kolla sarılmıştı hoşlandığı çocuğa. Ah, Çağanın da şikayet ettiğini söyleyemezdim!Yalçın, beni düşürüp beynimi patlatmaya çalışıyorsan baştan söyleyeyim kıracağım tek yer belim!Her zamanki gibi homurdanmama karşılık pasif tutuşumdan silkinerek kurtuldu. Aramızda eğlenmeyen bir sensin.Gidin de kalçasını kıran Olcaya söyleyin bunu. dedim keyifle. Tek beceriksiz ben değildim, geldiğimizden beri üç-dört kere düşmüştü Olcay. Hem de her seferinde sağ tarafının üstüne. Onunla dalga geçebilmenin verdiği zevki ancak iki dakika yaşayabildim. Omzumdan hafifçe dürten Ece, onun sevgilisiyle uğraşmam için uyarıyordu beni.Tamam, hadi deneyelim.İki avucumu da Yalçının sımsıcak ellerine bıraktım. Eminim dengemi sağlayabilirdi. Geri geriye ilerlerken aynı zamanda beni de yönlendiriyordu. Burası çok soğuk, çıkalım hadi! dedim öfkeyle. Yapamayacağım şeyler için beni zorlamayı bıraksalar çok hoş olacaktı! Bunun yerine sinemaya falan girebilirdik.Çabalamıyorsun bile. diyerek ellerimi bıraktı Yalçın. Sanırım onu birazcık kızdırmıştım. Çünkü yapamayacağımı biliyorum. dedim ona inat.Buz pateni sahasının ortasında dengesini sağlamaya çalışan bir kızla, öfkeli erkeğin kavga etmesi görülmüş şey değildi doğrusu. Çevredeki bir kaç bakışın odağı olduğumuzu fark edince kenara ilerlemeye çalıştım. Ne yazık ki üzerindeki dikildiğim ince demir parçası bana ihanet ederek kaydı. Düşmeden hemen önce kolumdan tutuldum.Beni yakalayanın Yalçın olduğunu sanmıştım. Ta ki başımı kaldırana kadar.Genç bir antrenör bana gülümseyerek Yardım ister misin? diye sordu. Yaşının bizden çok büyük olmadığını düşünüyordum. Tam reddedeceğim sırada belime sarılan sevgilim geri çekti bedenimi. Son anda toparlanarak Yalçının sol omzundan tutunmuştum. Gerek yok! diyerek sert bakışlarını antrenörün üzerine dikti.Kaç aydır problemlerimizden birisi buydu. Yalçın ve kıskançlığı... Yalçın! dedim yanaklarını tutup göz göze gelmemizi sağlarken. Ben dünya güzeli falan değilim, tamam mı? Herkes benden hoşlanmıyor. Adamın işi bu! Buradakilere kaymayı öğretmek...Onu mu savunuyorsun şu an?Duyduklarım sinir kat sayımı yükseltmişti. Ay evet! İşim gücüm yok, ilk defa gördüğüm birini savunuyorum. Hem de sevgilime karşı. Ayrıca moron musun ya? Senin burada sen benim için dünya güzelisin falan diye saçmalaman gerekiyordu.Sinirle kollarımı göğsümde kavuşturunca bakışlarını kaçırarak güldü. Böyleydik işte! Aniden değişen ruh hallerimiz birbirimize olan küslüğümüzü yok ediyordu. Tek hamlede aramızdaki mesafeyi sıfıra indirerek bana sarıldı. Başımı sol omzuna yasladım derin bir iç çekerek. Ona öfkeli kalamıyordum, zaaflarımı biliyordu.Hala sana bakıyor züppe. Ağzının burnunu kırmazsam iyidir.Aramızdaki elektrik yüklü ortam geldiği gibi aniden yok olmuştu. Geri çekilerek inanamaz bakışlarımı diktim üzerine. Ne var? Seven adam kıskanır.Büyük ihtimalle yüzünü görmeyeyim diye tekrar sarıldı. Yanımızdan geçen patencilerden birisi Bari gözümüze sokmayın saplığımızı! dedi ve gülme krizine girmemize sebep oldu. Nihayet nerede olduğumuzu hatırlayabilmiştik.Buz pistinde!Yalçın, çıkalım hadi! diye direttim gerginlikle. Düşüp bir yerlerimi kırmadan önce sağ salim gitmek istiyordum buradan. Benimle inatlaşma. Sen kaymadan çıkmıyoruz buradan. Gerekirse ikinci seansa kalırız.Tekrar eski duruşumuza döndük cümlesinden sonra. Dediğini yapan birisi olduğunu tecrübelerle öğrenmiştim. Onun avuçlarını tutarken gözlerimi yumdum sımsıkı. Güven testlerini biliyor musun? diye sordu o an.Başımı onaylarcasına aşağı yukarı salladım. Peki, bana güveniyor musun? dedi bu sefer. Nasıl hayır diyebilirdim ki? Ona olan inancım, kendime karşı bile yoktu! Bunun cevabını en iyi sen biliyorsun. diyerek kaçamak yanıt verdim.O zaman gözlerimi açma ve kendini bana bırak.Dediğini yaparak gevşemeye çalıştım. Yalçın canımın yanmasına izin vermezdi. Yerin ayaklarımın altından kayıp gittiğini hissederken karnımdaki garip karıncalanmaya engel olamıyordum. Ben ki otobüs zıpladığında bile irkilen birisiydim. Yavaşça ilerlerken Yalçının avuçları kayıp gitti ellerimden.Hey! dedim istemsizce. Tam gözlerimi aralayacağım sırada arkamda olduğunu anladım. Nefesi enseme vuruyordu. Yalçın, gözlerim kapalı! diye uyardım bildiğine emin olsam da. Farkındayım.Patenlerim engele çarptığındaysa araladım göz kapaklarımı. Pistin en ucuydaydık! Ne olduğunu anlamamıştım bile. Sırtımı soğuk duvara yaslarken onunla göz göze geldim. Yalçın, güvenebileceğim nadir insanlardandı. Ne olursa olsun...Gördün mü sandığın kadar zor değilmiş...Bir de bana sor! dedim alnımda biriken boncuk boncuk terleri elimin tersiyle silerken. Halime kıkırdayarak şakağıma minik öpücük bıraktı. Sandığından daha güçlüsün.Alt tarafı paten Yalçın... Çok anlam yüklemeyelim!Söylediklerime gülerek kaydı gitti yanımdan. Onun peşinden ilerlemeye çalışsam da yeterince hızlı değildim. Hem benim aksime o sürmeyi biliyordu.Hala yardım edebilirim... diyen sesi duymamla başımı kaldırmam bir oldu. Az önce beni tutup düşmemi engelleyen antrenör gülümseyen suratıyla bana bakıyordu. Yalçının olduğu tarafa göz atarak Olabilir diye mırıldandım. Beni bırakıp giden kendisiydi sonuçta!Elimi tutan avuç düşündüğümün aksine buz gibiydi. Belki de beni ısıtabilen tek kişi Yalçındı. Bu fikirle sıkıntıyla iç çektim. Antrenör bedenimi pistin ortasına sürükleyerek nasıl bacaklarımı hareket ettirmemle alakalı sıkıcı bir çok cümle kurdu. Bense Yalçının etrafında pervane olan patenci kızlara öldürücü bakışlar attım. Ta ki sevgilim bizi fark edene kadar.Yanımdaki antrenöre doğru patenini sürerek büyük bir hızla çarptı. İkiside geriye savrulunca bende dengemi sağlayamadan kalçamın üstüne oturmuştum. Oluşan gürültü o kadar fazlaydı ki çoğu insan durup hasar kontrolü yapmışlardı bakışlarıyla.Sürünerek yanıma gelen Yalçın buruşturduğum yüzümü inceledi.İyi misin?Sence? dedim sinirle. Ben çıkıyorum buradan! Siz kalın isterseniz.Zar zor ve yardım almadan ayaklandım iki demirin üstünde. Tamam, tahmin ettiğim kadar kolay değildi.Milimetrelik adımlar atarak kapıya doğru yürümeyi denedim. Arkamda olduğunu biliyordum Yalçının. Antrenör ise bileğindeki yaralanma yüzünden ikimizden önce çıkmıştı pistten.Buzların üstünden kurtulduğum an gerçekten nefes alabildim sanki. Çok gerildiğimi itiraf etmiştim kendime. Seni uyarmıştım.. diye fısıldadı Yalçın kulağıma. Ona yaklaşma demiştim.Yalpalayarak anahtarını tuttuğum dolaba yöneldim. Ah, ben unuttuğunu düşünmüştüm. Çevrendeki kızlardan göründüğüme bile emin olamamıştım.. diye söylenmeye devam ettim. Kurduğum cümlenin manasını Yalçın açıkça kahkaha atınca fark ettim. Resmen karşısına geçip seni kıskanıyorum sinyali vermiştim!Sevgilim ilgi yetersizliğin olduğunu söyleseydin yanından hiç ayrılmazdım.Ona umurumda değilsin temalı bakışlarımdan atarak ayakkabımı değiştirmek için banka oturdum. Tam eğildiğim sırada ayağındaki patenleri umursamadan dizlerinin üstüne çöktü. Ayağımdaki patenleri çıkarırken sessizce beklemiştim. Kanımda gezinen kıskançlık hala yerli yerindeydi. Geçmesi için ise Yalçının biraz uğraşması gerekiyordu. Onu engellemeyecektim!Ayakkabılarımı kendim giysem de bağcıklarını yine Yalçına kalmıştı. Seni seviyorum... deyiverdi ortamın garipliğini umursamadan. Bende... dedim iç çekerek. Bende seni çok seviyorum.Duyduklarıyla tatmin olmuşçasına gülümsedi. Ardından doğruldu ve göz göze gelmemizi sağladı.Evlenelim.Söylediği şey o kadar saçmaydı ki anında kahkaha attım. Henüz reşit değiliz, Yalçın! dedim alay ederek. Hala on sekizimi doldurmadım. Bilmem farkında mısın ama lise sondayız.Şimdi demiyorum ki. Üniversiteden hemen sonra... Evlenelim..Gerginlikle tuttuğum nefesi verirken işaret parmağımı dudağıma vurarak düşünüyormuş gibi yaptım. Bilemedim şimdi dedim onu sinir etmenin verdiği hazla.Evlenmeyeceksek ayrılalımOturduğum yerden başımı geriye atarak baktım ciddi yüzüne. Olayın gerçekliğini kavrarken ellerimi kulaklarıma götürdüm anında. Kabul etmiyorum! diye inledim endişeyle. Üniversiteden sonra gerçek teklif istiyorum. Balonlu, mumlu bir şeyler!Hemen yanımdaki boşluğa yerleşerek tek kolunu sardı omzuma. Ardından başını yasladı, sırıtan suratını saklamak amacıyla. Tamamdır ama söz verdin sayıyorum..Dudağımı ısırırken içimdeki çocuksu heyecana karşı koyamadım. Tam da istediğim gibi hayat yaşıyordum şu anda. Korktuğum şey çocukluğumdan kalma kabuslar değil, üniversite sınavıydı. Benimle evlenmeyi hedefleyen erkek arkadaşım, buz pateninde düştüğüm için endişeyle peşimden gelen arkadaşlarım vardı.Ohoo! Burası uygun yer değil beyler bayanlar...Olcaya bakarak ofladım seslice. En güzel anlarımızı mahvetmek günlük eğlenceli olmuştu bunların. Sağ bacağını ovarak boş yanıma yerleşti sakince. Kader dert ortağım benim.. diyerek başını yasladı omzuma. İkimizde beceremiyoruz bunu, başka bir gün onlara işkence olan yerlere götürelim, ne dersin?Tabii ki ortak! dedim neşeyle. Normal hayat tanımım buydu artık. Dışarı çıktığımda on cevapsız çağrı bırakan babam, yanımda olan ve beni kıskanıp koruyan sevgilim, daima sevincimi üzüntümü paylaşan arkadaşlarım...Hiçbiri uzakta değildi aslında.Aşka dokunmak, insanların sandığı kadar zor değildi. Belki parmak ucunda belki de kilometreler kadar uzağındaydı, aşk. Ama daima oradaydı.Ben hayatımın en hırpalayıcı zamanında dokunmuştum aşka. Onu aramızda kilometreler olmasına rağmen bulmuş, sımsıkı sarılmış, parmaklarımın arasından kayıp gitmesine izin vermemiştim. Belki de bütün insanların yapması gerek buydu. Bilmiyordum.Benim tek gerçeğim ve doğrum vardı; o da huzurla başını omzuma yaslamış olan Yalçın'dı.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 19
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 84
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 24
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 30
- Kilitli
- Anket
- Cevaplar
- 6
- Görüntüleme
- 138





