raderde 1
raderde
Cannn6161 1
Cannn6161
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
melankolıa18 1
melankolıa18
romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Hüseyin Cahit Yalçın

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan RED HACK
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 426

RED HACK

Level 5
TM Üye
Katılım
1 Ağu 2014
Konular
298
Mesajlar
558
Reaksiyon Skoru
15
Altın Konu
0
TM Yaşı
11 Yıl 10 Ay 10 Gün
Başarım Puanı
95
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Hüseyin Cahit Yalçın ( 1874)- (1957)
İngiliz istihbaratının fişlediği yazarlar


İngilizlerin, Osmanlı'nın son dönemindeki devlet adamı ve askeri simalar ile Türkiye Cumhuriyeti'nin bir döneminde aralarında devlet adamı, siyasetçi, asker ve edebiyatçıların bulunduğu çok sayıda önemli isim hakkında topladığı bilgiler kitap olarak yayımlandı.


İngiliz istihbaratının özellikle 1930'lu yıllarda ve 1947-1950 yıllarına ait fişlemeleri, yıllar sonra Prof. Dr. Bülent Özdemir ile Prof. Dr. Cihat Göktepe'nin ortaklaşa hazırladığı "Fişlenen Cumhuriyet" (Yitik Hazine Yayınları) adlı kitapta gün yüzüne çıkıyor. Kitaptaki fişleme bilgilerinde, söz konusu isimlerin kısa özgeçmişi, başarıları, başarısızlıkları, İngiltere hakkındaki düşünceleri, zaafları ve fişleyenlerin şahsi yorumları yer alıyor.

Kitapta, İngiliz istihbarat belgelerinde yer alan Sultan Vahdeddin, Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Celal Bayar ve Adnan Menderes gibi devlet adamlarının yanı sıra aralarında Falih Rıfkı Atay, Hüseyin Cahit Yalçın, Halide Edip Adıvar, Memduh Şevket Esendal, Nazım Hikmet, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Nadir Nadi, Sedat Simavi, Kazım Taşkent, Hasan Ali Yücel gibi edebiyatçı ve gazetecilerin de olduğu 173 kişinin bilgileri bulunuyor. Belgelerde Sultan Vahdettin için "Nadiren hırs gösterir. Anlaşılan o ki istediği yalnızca ülkesine hizmet etmek, hanedanını korumak ve ülkedeki farklı öğelerin tümünün adalet ve huzur içinde olduğunu görmekti." notu yazılı. Atatürk hakkında, "Etkileyici, akıcı bir hitabeti ve biraz da kişisel cazibesi var. Hayatına ait kayıtlar, liderlikten öte sert bir yönetici olduğunu, süper beyinleri kıskandığını ve muhalefete katlanamadığını gösterir." denirken, İnönü için "Kibar ve kızgınlığını hiç göstermez. Ama yenilgiden hoşnut olmaz." notu düşülmüş. Kitapta devlet ve siyaset adamları kadar İngiliz istihbarat görevlilerinin Türk edebiyatının önemli simaları hakkındaki ilginç notları dikkat çekiyor. Edebiyatçıların şahsi hayatları, özellikle eşleri hakkındaki merak ve mahrem bilgiler ise şaşırtıcı. İşte o fişlemelerdeki edebiyatçılardan bazıları ve haklarında yazılanlar:


Nazım Hikmet: Troçkist eğilimleri var

Türk Marksistlerin önde gelenlerinden. Bağımsız (Troçkist) eğilimleri olduğu söylenir. Elli yaşlarında. Gelenekçi ekolü temsil eden Yahya Kemal'den sonra en seçkin çağdaş Türk şairidir. General Fuat Cebesoy'un anne tarafından yeğenidir, dolayısıyla Alman ve Polonya kanına sahiptir. Türkiye'de hayranlık uyandıran ve komünist olmayan birçok kişinin de gizlice ellerinde dolaşan çok sayıda şiir ve bir iki roman yazmıştır.


Falih Rıfkı Atay: Gayretli bir "Batılı"

Falih Rıfkı Bey, aynı zamanda cumhurbaşkanının ahbaplarından en genç ve en asi olanı. Samimi, oldukça iyi Fransızca bilgisine sahip ve gayretli bir "Batılı". Kocaman, enerjik, güçlü ve aşırı içici. Maatteessüf aşırılıkları yapar ve yalanlarını her zaman söyler. Mükemmel bir briç oyuncusu. Otel vurgunculuğu ve diğer vurgunculuklarla azımsanmayacak bir servet toplayan Atay, aradaki iki yılını İstanbul'da anılarını yazarak geçirdi. Tüm Türk gazetecileri içinde muhtemelen bizim en sürekli ve vefalı destekçimiz olmuştur.


Hüseyin Cahit Yalçın: Düşmanları tarafından korkulan biri

Cahit Bey, fevkalade dokunaklı bir hiciv ustası ve düşmanları tarafından korkulan birisi. Birkaç şiir yazdı ve birçok bilimsel kitap kaleme aldı. Eski gücü kuşkusuz Cavit Bey'le birlikteliğinden kaynaklanmaktaydı ve hükümetin ona şartlar getirdiği görülüyor.


Ercüment Ekrem Talu: Akıllı biri ama asla güvenilmez

Ercüment Ekrem Bey, kısa boylu, uyumsuz, şişman bir adam. Gerçekten akıllı biri ama asla güvenilmez.


Halide Edip Adıvar: Amerikalılara yakın duygular besler

Her şeyden önce bir sanatçı. Yurtdışında daha çok bir romancı olarak iyi tanınır. Romanlarının bazıları İngilizceye çevrilmiştir. Ateşten Gömlek ve Sinekli Bakkal romanları, Türk inkılabının İncilleri gibidir. Türkiye'nin entelektüel dünyasında halen çok önemli bir kişiliktir. İşlek bir aklı vardır ama genellikle duyguları aklını çeler. İngilizlere ve onlardan daha da çok Amerikalılara yakın duygular besler. Üniversitede British Council'in bir üyesi ve destekçisidir. Pek çok British Council üyesi ve çalışanı mutat bir şekilde onun evinde toplanır.


Ziyad Ebüzziya: Zeki biridir

Savaşın büyük bir bölümünde açıkça Alman yanlısı bir çizgi izleyen Tasvir gazetesinin sahibiydi... Savurgan ve alkoliktir. Ekim 1949'da yayınına son vermeden önce meslektaşı Cihat Baban'a geçen Tasvir gazetesi üzerinde etkilidir. Bay Ebüzziya zeki biridir.


Memduh Şevket Esendal: Sessiz ve arkadaş canlısıdır ama...

Mehduh Şevket, eskiden beri koyu bir Asyalı olmasıyla ünlenmiştir, pratikte ise Batı Avrupa'nın cahilidir. Buna rağmen Tahran'da akıcı Fransızca konuşmayı öğrendi ve majestelerinin elçiliğine karşı arkadaşça tavırlar içindeydi... Sessiz ve arkadaş canlısıdır ancak muhtemelen eleştiriler artan biçimde yankılandığı zaman disiplinini sürdürmeyi gerektirecek kişilik gücüne sahip değildir.


Ruşen Eşref Ünaydın: Biraz tembeldir

Ruşen Eşref Bey çekici bir kişiliktir. Kültürlüdür ve dikkate şayan derecede iyi konuşur. Çok okuma yapmıştır ve oldukça bilgilidir. Ama yapısı itibarıyla belki biraz tembeldir. Son zamanlarda klasik Batı yazarlarını çevirmekle meşguldür. Bazen iki yüzlü olduğu suçlamalarına karşın harika bir arkadaştır.


Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Duyarlı bir yapısı vardır

Profesyonel bir gazeteci ve bir dizi romanın yazarı. 1927-34 arası vekil. Bay Karaosmanoğlu ufak ve pek gösterişli olmayan bir görüşüne sahiptir. Duyarlı bir yapısı vardır. Eşi hoştur ve İngilizce bilir.


Sedat Simavi: Saldırgan bir milliyetçidir

Şu an Türk gazeteleri içerisinde en yüksek tirajı olan Hürriyet'in sahibi ve editörüdür. Bize karşı tam anlamıyla yardımsever ve iyi niyetlidir. Ancak kendisine kralla bir röportaj sağlamakta başarısız olduğundan dolayı majestelerinin büyükelçisini henüz tam olarak affetmemiş. Değişken ve çok meraklı bir kişiliktir. Fransızlardan hoşlanmaz ve gazetesinden sert ve ses getirici politikaları savunur. Saldırgan bir milliyetçidir.


Hasan Ali Yücel: Gülünç ve tuhaf Bektaşi fıkralarına bayılır

Eğitim bakanı olarak başarılı oldu ve cumhurbaşkanının desteğini aldı... En büyük oğlu Cambridge Üniversitesi'ndeydi, sonra Londra Üniversitesi'ne geçti. 1950 genel seçimlerinde koltuğunu yitirdi... Gülünç ve tuhaf Bektaşi fıkralarına bayılır. Emekliliğini Türkçe bir İngiltere tarihi yazmakla geçiriyor.


Sultan Vahdeddin

Savaştan önce Avrupa çevrelerinde pek de bilinmiyordu. Türkiye'de ise İttihat ve Terakki Partisi'nin muhalifi olarak tanındı, ama siyaset sahnesinde etkin bir rol oynamadı. Büyük ölçüde bilgi peşinde koşan bir adamdır, cana yakın bir yapısı ve yapmacıksız tavırları var. Nadiren hırs gösterir. Anlaşılan o ki istediği yalnızca ülkesine hizmet etmek, hanedanını korumak ve ülkedeki farklı öğelerin tümünün adalet ve huzur içinde olduğunu görmekti. Tahta çıktığından beri sultan ve halife olarak kişisel nüfuzu ve otoritesi içeride büyük saygı uyandırıyordu ve o bunları nasıl kullanması gerektiğine dair belirli fikirler edinmişti. Ama zayıflığı, korkaklığı ve ihtiyatı onu daha büyük bir adamın yapabileceğinden farklı olarak tahtını baskın bir güç merkezi yapmaktan alıkoydu. İşte onun azametini engelleyen yegâne unsur budur.


Mustafa Kemal

Mustafa Kemal Paşa 1,75 boyunda, solgun bir cilde sahip. Sabit bir yüz ifadesi ile birlikte gri gözleri var. Güçlü, düzenli özelliklere sahip... Şu sıralar şişmanlığa meyilli. Etkileyici, akıcı bir hitabeti ve biraz da kişisel cazibesi var. Hayatına ait kayıtlar, liderlikten öte sert bir yönetici olduğunu, süper beyinleri kıskandığını ve muhalefete katlanamadığını gösterir. İlk zamanlardan beri içki ile arası iyidir ancak güçlü bir irade ve yapıya sahiptir. Konuşmaları –öyle görünüyor ki kendi tarafından hazırlanmaktadır- insanları ve olayları yönlendirmede büyük ölçüde etkili olmaktadır. Çarpıcı ve otoriterdir, ama onu vatansever veya dürüst olmamakla suçlamak doğru olmaz.


Hasan Fehmi Ataç:

1902'den 1910'a kadar Türk yönetim kadrosunda çeşitli görevler aldı... Kasım 1924'ten Mart 19925'e kadar Tarım Bakanı... 1946'da yeniden Gümüşhane milletvekili seçildi. Hasan Fehmi'nin güçlü bir adam olduğu söylenemez. bakanlık makamlarındaki işlerinde Mustafa Kemal'in kuklası olmaktan öteye pek gitmedi.

İsmet İnönü

İsmet Paşa'nın, ordudaki dönemlerinde olağanüstü yetenekli bir subay, yorulmak bilmez bir işçi ve 1922'de Yunanlılara karşı kazanılan ulusal zaferde büyük oranda pay sahibi olduğu kabul edilir. Lozan'da kendisinin inatçı ama yetenekli bir delege olduğunu gösterdi. Kibar ve kızgınlığını hiç göstermez. Ama yenilgiden hoşnut olmaz. Mustafa Kemal'in güvenini kazanan ilk ünlü milliyetçi liderlerden sadece birisidir ve öyle kaldı. Son altı yılda Mustafa Kemal'in sağ kolu oldu. Halide Hanım'a göre (Temmuz 1926) “ O tamamen Gazi'nin emrinde oldu ve sadece herkesi ipe çekmekle uğraştı.”


Adnan Menderes

Çalışkan ve etkileyici ama çoğu zaman aceleci, kışkırtıcı bir konuşmacı. Bay Menderes, Bay Bayar'ın güvenini kazanmanın keyfini sürer. Diğer taraftan takipçileri arasında sorumsuz ve hırslı olanları kontrol etmekte zorlanmaktadır. Giyimine dikkat eder, evli ve bir çocuğu var.

Zaman 29 Ocak 2014



gazeteci, yazar, çevirmen


1874 yılında Balıkesir'de doğdu. Yüksek öğrenimini Mekteb-i Mülkiye'de tamamladı. 1897 yılından sonra Vefa ve Mercan İdadilerinde Türkçe ve Fransızca öğretmenliğinin yanı sıra müdür yardımcılığı ve müdürlük görevlerinde bulundu.1900 yılında Tevfik Fikret Servet-i Fünun dergisi'nden ayrılınca bu derginin yönetimini üstlendi. II. Meşrutiyet'in ilanından sora memurluktan ayrıldı. Tanin'i çıkardı. Daha sonra İttihat ve Terakki Partisine girdi. Milletvekili seçilerek Meclis-i Mebusan başvekilliğine getirildi. İstanbul'un işgal edilmesi üzerine İngilizlerce tutuklanıp Malta Adasına sürgüne yollandı (1919). Dönüşünde yeniden Tanin'i çıkardı. Milli Mücadele sonrasında gerçekleştirilen bazı devrimlere ve bazı kanunlara karşı çıktığı için İstiklal Mahkemesinde yargılandı. Aklandıktan sonra ikinci kez yargılanarak 1925'de Çorum'a sürgüne gönderildi.

Sürgünden döndükten sonra Sanayi ve Maadin Bankası İdare Meclisi Başkanlığına atandı. 1933 yılında Fikir Hareketleri Dergisi'ni çıkardı. 1938'de yeniden politikaya ve gazetecilik hayatına yeniden girdi.1939'da İstanbul, 1950'de de Kars'tan milletvekili seçilerek Meclis'e girdi. 1948 yılında Ulus Gazetesi'nde başyazarlık yaptı.

Demokrat Parti yönetimine karşı bir yazısından dolayı mahkum oldu. Bir süre cezaevinde yattıktan sonra Cumhurbaşkanı tarafından bağışlandı. 1957 yılında İstanbul'da öldü.


ESERLERİ:
Nadide, Kavgalarım (roman), Hayal İçinde, Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiyye Sahneleri, Niçin Aldatırlarmış(hikaye), Edebi Hatıralar, Siyasal Anılar(hatırat),: Talat Paşa (biyografi).



ESER-AYRINTI

1.Siyasal Anılar
Hüseyin Cahit Yalçın
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Anı Dizisi

Hüseyin Cahit Yalçın'ın Siyasal Anılar'ı 1908-1918 yılları arasını, yani Meşrutiyet döneminin ilginç olaylarını açıklıyor. Bilindiği gibi, Meşrutiyet dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma çağının son aşamasıdır. Bu nedenle sözkonusu dönemin olayları imparatorluğun kurtuluşu için yapılmış son ve umutsuz çırpınışlardır. Yazar, gazateci ve politikacı Hüseyin Cahit Yalçın'ın
aynı zamanda İttihat ve Teraki Partisi üyesi, hatta partinin sözcüsü olması, elinizdeki anı kitabının değerini daha da arttırıyor.

Siyasal Anılar'ın odaklandığı başlıca konular şunlar: İttihat ve Terakki Partisi'nin idealizmi; yenilik ve gericilik çatışmaları; reform denemeleri; azınlıkların yıkıcı faaliyetleri; parti kavgaları; iç isyanlar; Balkan ve Birinci Dünya Savaşlarında Osmanlı politikası... Kitabın son bölümünde Yalçın'ın Malta sürgünlüğü ve Atatürk dönemi anılarının özetleri de yer
alıyor.



HAKKINDA YAZILANLAR

Fikir Hareketleri

Cumhuriyet döneminde İstanbul'da yayımlanan fikrî ve edebî muhtevalı haftalık dergi.
II. Meşrutiyet devrinin ünlü gazetecisi Hüseyin Cahit Yalçın'ın Cumhuriyetin 10. yıldönümünde çıkarmaya başladığı Fikir Hareketleri Cumhuriyet döneminin en önemli fikir dergilerinden biridir.
29 Teşrinievvel 1933-12 Teşrinievvel 1940 tarihleri arasında toplam olarak 364 sayı yayımlanmıştır. Aynı yıllarda Yeni Adam, Varlık ve Yedigün'ün yanı sıra Ülkü, Kadro, Çığır, Ağaç, Yücel, Ayda Bir ve Fikirler gibi edebiyat ve fikir dergileri de bulunmakla beraber bunlar arasında Fikir Hareketleri'nin bilhassa Hüseyin Cahit'in kişiliği ve savunduğu fikirler dolayısıyla devrin şartlarına ters düşen bir özelliği bulunmaktadır.

II. Meşrutiyet"ten beri İttihat ve Terakkinin basındaki en güçlü temsilcisi olan ve muhaliflerle şiddetli kalem kavgalarına girişen Hüseyin Cahit, Cumhuriyetten sonra inkılâpları gerçekleştiren kadronun dışında kalmış, üstelik Lozan barış görüşmeleri, Cumhuriyetin ilânı ve hilâfetin kaldırılması gibi önemli konularda Mustafa Kemal'e ve etrafındaki kadroya yönelttiği tenkitler dolayısıyla yeni idarenin gözünde istenmeyen adam durumuna düşmüştü. Bu arada üç defa İstiklâl Mahkernesi'ne sevkedilen yazar, biraz da geçim sıkıntısını hafifletmek amacıyla Fikir Hareketleri'ni neşretmeye başladı. Ahmet Cevat Emre, Osman Nuri Ergin, İbrahim Zeki Öget, Samet Ağaoğlu, Cemil Bilsel, F. Hulusi Demirelli, Server İskit ve Pertev Naili Boratav gibi birkaç yazarın birer yazısı dışında baştan sona Hüseyin Cahit'in tercüme ve telif yazılarıyla çıkan dergi, aslında onun Malta'ya sürüldüğü 1919'da başlayıp 1923'ten itibaren "Oğlumun Kütüphanesi" genel başlığı altında yayımladığı tercüme eserler serisinin bir devamı sayılabilir.
Gerçekten de Fikir Hareketleri daha çok bir tercüme dergisi karakterindedir. Dergiye aldığı yazılardaki seçme prensibini yazar şöyle açıklar: "Millî hâkimiyet felsefesi ve rejimi aleyhinde sağdan soldan yapılan hücumların mahiyetini tahlil ve teşvik etmek ve icap eden malumatı vermek..." Başka bir deyişle yazar bu dergide, yaşadığı yıllarda yayılma İstidadı gösteren sosyalizm, komünizm, faşizm ve nazizm gibi totaliter siyasî akım veya sistemlerle mücadele etmek, gençliği bu yoldaki fikirlere karşı uyararak demokrasi fikri etrafında toplamak gayesini gütmüştür. Tercüme yazılardaki fikri muhtevayı ise şu dört kelime etrafında toplamak mümkündür: Liberalizm, hürriyetçi parlamenta-rizm, tekâmülcülük ve ferdiyetçilik. Öte yandan bu fikirlere samimiyetle İnanan Hüseyin Cahit'in, daha önce 1923-1925 arasında Taniride yeni İdareye karşı yaptığı muhalefeti söz konusu tercümeler vasıtasıyla başka bir şekilde sürdürdüğü de söylenebilir.

Dergide yer alan yazıların büyük bir kısmı Francis Delaisi. Richard Lewinson, Albert Einstein, Francesco Nitti, Fortu-nat Strovuski, Antoine Zihchka, A. van Gennep, Henri de Zoghep, Charles Tur-geon. Alain, Felicien Challaye. Joseph-Berthelemy, Andre Gide, G. Mosca, Levy Bruhl, Louis Weber. Montgomery Bel-gion, Henri de Man, E. Robert Curtius gibi Avrupa'nın tanınmış ilim. fikir ve sanat adamlarının makale ve kitaplarından yapılmış tercümelerdir. Felsefe, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi ve estetiğe dair bu parça parça tercümelerin yanı sıra aynı konulara dair tefrikalar da epeyce bir yer tutmaktadır.

Bunlardan önemli olanlar şöyle sıralanabilir:
J. J. Rousseau. "Sosyal Mukavele yahut Siyasî Hukuk Prensipleri";
W. Durant, "Filozoflar, Hayat ve Mezhepleri";
B. Russel, "Radikal Filozoflar";
H. Beraud, "Roma'da Neler Gördüm? Faşizm Hakkında Müşahedeler;
T. Tchernavina, "Guğ-peou'dan Kaçanlar: Bolşevik Rusya'da Hayat";
A. Smith, "Ben Bir Sovyet Amelesiydim: Rusya'da Bugünkü Hayatın İçyüzü";
A. Barmine, "Yirmi Sene URSS Hizmetinde: Bir Sovyet Diplomatının Hâtıraları".

Hüseyin Cahit'in Fikir Hareketleri'nde tercümelerden daha az yer kaplayan telif yazıları ise dinî, edebî yazılar ve polemikler olmak üzere üç grupta toplanabilir. Bunların ilk bölümünde yazar, Kur'ân-ı Kerim'i ve Kur'an tefsirlerini serbest bir şekilde yorumlayarak bizde din telakkisi ve Hz. Muhammed'in şahsiyeti konularında yapılan yanlışlıklar. din adamlarının toplumdaki menfi tesirleri, taassup, hurafeler ve müsamaha gibi konular üzerinde durmuştur.
Yazar İslâmiyet'i, aynı yıllarda çeşitli muhafazakâr kalemlerin ele alıp savunduğu gibi bütünüyle hayatı ve toplumu şekillendiren aslî bir unsur olarak değil, daha çok Batı'da Hıristiyanlığın varlığı gibi ruhanî yanı ağır basan, Türk toplumunun geleneksel kurumlarından biri olarak değerlendirmiştir.
Edebî yazılar ise kendi hâtıralarıyla çağdaş edebî eserler hakkında yazdığı tanıtma veya tenkitlerdir. Bu yazılar, onun 1899-dan itibaren her hafta "Hayât-ı Matbuat" genel başlığıyla Sabah gazetesinde yazdığı edebî sohbetlerin daha ölçülü bir devamı sayılabilir.

Hüseyin Cahit bu yazılarında Necip Fazıl Kısakürek, Sabri Esat Siyavuşgi), Reşat Enis (Aygen), Ömer Bedrettin Uşaklı, Cahit Sıtkı Tarancı, Ha-lit Fahri Ozansoy, Yakup Kadri Karaos-manoğlu, Peyami Safa ve Falih Rıfkı Atay gibi şair ve romancıların yeni çıkan eserlerini tanıtmıştır.
Hüseyin Cahit, aleyhindeki şartlara rağmen kavgacı kişiliği dolayısıyla bu dergide birçok yazarla polemiğe girmekten de kendini alamamıştır. Özellikle Kadro dergisinde kendisini Avrupa hayranlığı ve hedefsizlikle suçlayan Şevket Süreyya Aydemir'le tartışan Hüseyin Cahit'in cevaplarında Kadro'yu Türk inkılâbını Marksist bir temele dayandırmaya çalışmakla itham etmesi dikkati çeker. Hüseyin Cahit'in bundan başka dinî-fikri konularda Ömer Rıza Doğrul, Nihal Atsız, Necati Kemal; edebî konularda ise Nurullah Ataç ve Burhan Belge gibi yazarlarla giriştiği polemikler de dergide yer almaktadır.

Bibliyografya:

ö. Faruk Huyugüzel, Hüseyin Cahit Yalçının Hayatı ue Edebî Eserleri üzerinde Bir Araştırma, İzmir 1984, s. 41; Şevket Süreyya, "Biz Avrupa'nın Hayranı Değil, Mirasçısıyız", Kadro, sy. 29, İstanbul 1934, s. 43-46; Hüseyin Cahit [Yalçın], "Avrupa'nın Mirasçıları", Fikir Hareketleri, sy. 35, İstanbul 1934, s. 138-140; Necip Fazıl Kısakürek, "Memleket Mecmualarının Geçit Resmi", Ağaç, sy. 9, İstanbul 1936, s. 15; Ziya Bakırcıoğlu, "Fikir Hareketleri", TDEA, III,232-233.

 
Teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst