Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
[FONT=Roboto !important]25 Kasım 1925 tarihinde çıkarılan Şapka Kanununun ardından bu kanun çeşitli illerde protesto edilmiş, Rizedeki olayları bastırmak için ise Hamidiye Zırhlısı ( Hamidiye Gemisi ) Rizeyi top atışlarına tutmuştur. 12 Aralıkta istiklal mahkemelerince yargılanan 143 kişinin 8i hakkında 13 Aralıkta idam kararı alınmış, 14 Aralıkta ise idam edilmişlerdir.[/FONT]
[FONT=Roboto !important]Atatürk, 23 31 Ağustos 1925 tarihleri arasında Kastamonu ziyareti yapar Panama Şapkasını ilk kez bu ziyareti esnasında giyer Ve bu serpuşun adına şapka denir sözü 27 Ağustos 1925 tarihinde İnebolu Türk Ocağı binasındaki hitabetinde söylenir [/FONT]
[FONT=Roboto !important]Tarihler 23 Eylül 1925 i gösterdiğinde, Açıksöz gazetesinin ilk sayfasının sol üst kısmında Bilumum Meclis Azaları Şapka Giymek Mecburiyetindedirler başlıklı bir haber yayınlanır.Bu haberden anlaşıldığına göre; TBMM üyeleri, meclis üyeleri ve devlet memuru olanların hepsi de Şapka giymek mecburiyetindedir. Ve iki ay kadar sonrasında 25.11.1925 tarihinde 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında kanun yürürlüğe girer.Bu kanuna göre; bütün TBMM üyeleri, meclis üyeleri ve memurlar Şapka giymek mecburiyetinde olduğu gibi, sivil vatandaşın da Şapka dışındaki bir kisveye yönelmesini hükümet men eder![/FONT]
[FONT=Roboto !important]Bu kanuna muhalefet edenin suçu nedir: Hükümetin tespit eylediği kıyafetin gayri kıyafet iksa edenler (giyenler) üç aydan bir yıla kadar hapis edilirler. Şapka Kanununun yürürlüğe girmesinin ardından Devlet memurlarına şapka alabilmeleri için Şapka Avansı verildi![/FONT]
[FONT=Roboto !important]80 lira Şapka Avansı verildiği günlerde bir ekmeğin fiyatı 5 kuruş idi! Yani 1600 ekmek parası ile bir şapka alınıyordu! Haliyle devlet memurlarının bir çırpıda şapka alabilmeleri mümkün değildi! Çünkü şapka bir aylık maaşlarını yutuyordu! Bu yüzden memurlara Şapka Avansı verilmesi uygun görülmüş ve taksitle bu avansları ödemesi kolaylığı getirilmişti![/FONT]
[FONT=Roboto !important]Şapka Kanunu halk tarafından kolaylıkla kabullenilmedi. Ülkenin değişik yörelerinde Şapka giymek istemiyoruz! protestoları (isyan demiyorum, protesto diyorum!) baş gösterdi Rizede Hamidiye zırhlısı şehri topa tuttu Erzurumda erkeklerin giymek zorunda oldukları şapkaya muhalefetten bir kadın(!) idam edildi Şapka İktisası Hakkındaki Kanuna muhalefetten binlerce vatandaş ağır hapse mahkum edilirken resmi tarihe göre 80 e yakın, gayri resmi tarihe göre binlerce insan idam edildi. Kanunen Şapka İktisası Kanununa aykırı hareketin cezası üç ay ile bir yıl arası hapis cezasıydı! Ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun halen yürürlükte olan bir kanundur![/FONT]
[FONT=Roboto !important]ŞAPKA KANUNUNA DİRENİŞLER BAŞLADI
Şapka Kanununun çıkmasıyla birlikte Erzurum, Rize, Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhanede sert direnişler yaşandı. Hepsi çok şiddetli, hatta vahim bir şekilde bastırıldı. Halbuki, şapka devrimine direnmenin cezası, kanuna göre, üç aya kadar hafif hapisti. Ama o dönemde şapka, İstiklal Mahkemelerinin en önemli maddesi haline getirildi. Ve şapkaya direndikleri gerekçesiyle, başta İskilipli Atıf Hoca olmak üzere, Rizede 8, Maraşta 7, Erzurumda 4, Sivasta 3, İskilipte 2, Menemende 28 ve diğer yerlerle birlikte toplam 78 kişi idam edildi.[/FONT]
[FONT=Roboto !important]Sivas, Erzurum ve Maraştaki başkaldırıların aksine Rizede çıkan protesto, etkisi bakımından diğerlerinden farklılık arz etmektedir. İsyan sonucunda kurulan İstiklal mahkemelerinde 143 kişi yargılanmıştır ve sanıklardan on dördü 15, yirmi ikisi 10, on dokuzu 5 yıla mahkum edilmiştir, 8 kişi ise idam cezasına çarptırılarak idam edilmiştir.[/FONT]
[FONT=Roboto !important]RİZEDEKİ PROTESTOLAR GÜNEYSUDA BAŞLADI
Rizeli, sekiz alim ve Müslüman şapka giymedikleri, dindarlara zulmü kınayıp, hükümete Sarığımıza, sakalımıza ve cübbemize dokunulmasın şapka giyenler giysin, ama giymeyenler hapse atılmasın diyerek, jandarma karakoluna yürümüşler ve halk da onlara katılmıştır. Bu olay büyüyünce Rize isyanı kabul edilmiş ve Hamidiye zırhlısı Rizeyi top atışlarıyla tehdit etmiştir. Bundan dolayı Rizeliler ATMA HAMİDİYE DİN KARDEŞİYİZ.demişlerdir.[/FONT]
[FONT=Roboto !important]Güneysu (eski adıyla Potomya/ Başbakan Tayyip Erdoğanın memleketi) Rizeden 13 kilometre uzakta bulunan bir nahiye. 1925 yılında Güneysuda başlayan isyanın haberini alan zamanın Rize Valisi Mehmet Hurşit Bey derhal durumu telgrafla Ankaraya bildirir.Valinin çektiği telgrafın ardından, Hamidiye kruvazörü Rize açıklarına gelip dağları topa tutar. Bazı anlatımlara göre şehir de bombalanır ve ağır zayiat görür. Olayın ilginç yanı ise Hamidiye kruvazörü dağları topa tuttuğu zaman, Rizede devam etmekte olan bir isyan yoktur. Güneysudan şehir merkezine yürüyen insanların da çoğu kendi teslim olur. Teslim olanlar hiç vakit kaybedilmeden İstiklal Mahkemelerine çıkartılır ve Takrir-i Sükun Kanunu doğrultusunca yargılanır. Yargılama sonucunda sekiz idam kararı çıkar, suçsuz onlarca insan da Sinop ve Adanadaki cezaevlerine gönderilir.[/FONT]
[FONT=Roboto !important]30 Aralık 1925 tarihli cumhuriyet gazetesi idam edilen 8 kişinin resimleri ile birlikte haberi şu şekilde yayınlar: Rizeden matbaamıza yazılıyor: Köy İmamlarının ve bazı mürtecilerin teşviki ile 25-26 teşrinisinde başlayan isyan, Cumhuriyetin azm ve savleti neticesinde süratle bastırıldı.[/FONT]
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 24
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 21