kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

Fotoğraf - 17. Bölüm

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan qecekondu06
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 206

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

Kendimi en son lisedeyken sınav sorularını çalmaya çalıştığım zaman böyle hissetmiştim. Annemin bakışlarındaki kırgınlığın kalbimin üzerine çöreklendiği andı. Benden asla beklemediği bir hareketti bu. Güvenini boşa çıkarmanın getirisi ise vicdan azabım olmuştu.
Şimdi daha büyük bir sorumluluk altındaydım.
Sınav kâğıdı çalmaya kalkan liseli kız değil, ailesini gözünün içine bakarak kandıran kötü kadın durumuna düşmüştüm!
Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemezken dolan gözlerimi kırpıştırdım. Ağlamak, sızlanmak ve üzülmek şu an yapabileceğim şeyler değildi. İlk önce bir açıklama borçluyduk. Fakat yüzüme bakan insanlara sunabileceğim mantıklı bir cümlem yoktu. Ne diyebilirdim ki? Nasıl açıklayabilirdim şu an bulunduğumuz durumu?
‘‘İzin verin, açıklayayım efendim.’’
Tolga benim aksime soğukkanlılıkla atılınca sus pus dikilmeye devam ettim. Annem onun söylediği hiçbir şeyi umursamadan ‘‘Eylem!’’ diye bağırdı. ‘‘Hepsi yalan mıydı? Bizi kandırdın mı sen?! Biz kızımız sonunda mutlu oluyor diye sevinirken sen oyun mu oynadın bize? Söylesene bir şeyler! Yaparken iyiydi de ortaya çıkınca mı yüzün yok konuşmaya?’’
Konuşmadım, annemin kelimelerime ihtiyacı yoktu. Şimdi ne söylesem, nasıl söylesem dinlemeyecekti nasıl olsa…
Başımı sağa yatırarak kaçırdım gözlerimi. Ailemi kandırmanın getirdiği acıyı hissediyordum en derinlerde. İlk başlarda Tolga’dan etkilendiğim ve sonrasında hoşlandığım için oyunumuzun gerçeğe dönüştüğünü hissetmiştim. Ne talihsizliktir ki sonunda annem öğrenivermişti.
‘‘Hemen eve!’’ diye bağırdı binayı inleterek. ‘‘Çabuk eve çık ve üstünü değiştir. Tolga çocuğum sen de git.’’
‘‘Bakın, durumu ben izah edersem-’’
‘‘Tolga.’’ dedim yarı yalvarır yarı titrek bir sesle. ‘‘Git.’’
Ona dönmeden merdivenlere ilerledim. Annemin ateş saçan bakışlarına karşılık veremeyeceğimi bildiğimden başım önde basamakları çıkmaya başladım.
‘‘Bu işi başınıza biz ördük.’’ dedi Tolga dediklerimi gram umursamadan. ‘‘Açıklama yaparken orada olmak isterim.’’
Annemin verdiği cevap büyük ihtimalle başını sallamasıydı çünkü kısa süre sonra benim adımlarımı takip eden dört ayak sesi duydum. Tolga’da gelecek, evimizdeki kıyametten nasibini alacaktı! Çekip gitseydi ya! Ne diye benim rezil oluşumu izlemeye geliyordu?
Ayakkabılarımı çıkararak içeriye koydum ama sanki vücudum geri gitmeye çalışıyordu. Bacaklarım titriyor ve beynim sürekli geri dönüp eve girmemem için sinyal veriyordu. Midemin bulandığını hissettim, karnıma saplanan minik iğneler vardı. İçime derin bir nefes çekerken kolumdaki çantayı düzelttim ve üzerimdeki mevsimliği çıkardım.
Kalbim göğüs kafesimin içinde gümbürdeyerek atıyordu. Annemin vereceği tepkiyi anlayamamıştım. Belki de işi bırakmamı isterdi.
Sessizliğimi sürdürürken oturdum koltuğa. Ellerimi bacaklarımın üzerinde birleştirirken gözlerimi halıya diktim. Ne annemin ne de Tolga’nın gözlerine bakacak gücüm yoktu.
‘‘Hemen anlatıyorsun Eylem!’’
Rica değil, emir cümlesiydi. Seçme hakkımın olmadığını bilerek boğazımı temizledim. Sesimi geri kazanmam biraz zaman almıştı. ‘‘Anne,’’ diye inledim, gözlerimi kaldırabildiğimde benim gibi duvara baktığını gördüm.
O kadar sinirlenmişti ki beni görmeye bile tahammülü yoktu.
Tolga benim halsiz, üzgün ve ağlamak üzere olan halimi görünce elime uzandı. Sıcak avucu bütün vücudumu ısıtırken koltukta hemen yanımda oturduğunun farkına vardım.
‘‘Ben anlatabilir miyim?’’ diye sordu daha sonra. Annemin bakışları saniyelik olsa da birleşen ellerimize kaydı. ‘‘Çabuk olun yeter! Baban markette. Birazdan gelir.’’ Bakışlarını tekrar duvara dikince titrek bir nefes alabildim.
‘‘İlk başlarda tanışmıyorduk. Eylem’i rahatsız eden birileri vardı ve benim yardımımı istedi diyelim. Ona farkında olmadan yardım ettim. O fotoğraf Eylem’le ikimiz yeni tanıştığımız da çekilmişti. Daha sonra bizim evimize geldi. Durumunu açıkladı. O sırada şirketimiz ihaleye girmek üzereydi. Babam nişanlanmamızı rica etti. Eylem sadece sorumlu hissetmişti. Başıma iş açtığını düşünmüştü, Allah biliyor ya ilk bende öyle düşündüm.’’
Tolga’nın uzun soluklu konuşması boyunca annemin yüzü ifadesizdi. O hayal kırıklığına uğramış kadın gitmiş, bomboş bakışlarla yerine başkası gelmişti sanki.
‘‘Sonra kızınızı tanıdım. Hiçbir kadına benzemiyordu. Kendini sevdirme gayreti yoktu, o sadece kendisiydi. Ne seviyorsa onu söylüyordu. Yalanı yoktu, entrikası yoktu. Sadece Eylem’di. Öyle mükemmeldi ki. Ne olduğunu anlamadan sevdim onu. Birlikte yüzük almaya gittiğimiz de beni özlemeyeceğini söylediğinde öfkelendim. Çünkü ben onu özleyeceğime adım gibi emindim. İlk yemeğimizi pideci de yedik, siz düşünün.’’
Öyle gergindim ki gülemedim bile. Annemin dudaklarının kıvrıldığını görür gibi olsam da rahatlayamadım. Hala bana kızgındı, Tolga’ya kızgındı.
‘‘Eylem’i kırdım, sizi kırdım, kendi ailemi bile kırdım. Ama ben kızınızı seviyorum, ilk başta gönüllü değildim. Kabul ediyorum, artık onu bırakabileceğimi de sanmıyorum. Hepsi gerçekti. Onu istemeye gelişimiz, yüzüğü seçimiz, nişanımız. İzin verirseniz biz evlenelim.’’
Tolga’ya öyle hızla döndüm ki boynum acıdı. Bunu umursamayacak durumda değildim. ‘‘Ne diyorsun Tolga?’’ derken sesim şaşkın çıkıyordu. ‘‘Onun parmağına bakın,’’ dedi annemin gözlerinin içine bakarken. ‘‘O yüzük gerçek.’’ Kendi yüzüğün gösterebilmek amacıyla elini kaldırdı. ‘‘Bu yüzük de gerçek. Ailemin bildiğine eminim, kızınızı seveceğimi ve benimseyeceğimi biliyorlardı. Yoksa asla yapmazlardı böyle bir şeyi.’’
‘‘Aşkımız tongaya mı geldi yani?’’ dedim dehşetle. Resmen âşık olmamızı sağlayan Tolga’nın ailesi miydi? Annem gülse de hala tatmin olmamıştı. ‘‘Ya pişman olursanız?’’ diye sordu. ‘‘Tolga, evladım karşıma geçmiş yalan gerçek oldu diyorsun. Ben bir daha nasıl güveneceğim sana, kızıma, ailene?’’
Annem sapına kadar haklıydı, geri zekâlılık etmiştim!
‘‘Ailemle konuşmanızı istiyorum. Uygun görürseniz Eylem’in babasına da açıklamamızı sunalım. Ne olursa olsun, Eylem’le bir süre daha nişanlı kalmak istiyorum.’’
‘‘Evlenecek misin, evlenmeyecek misin?’’
Annem her zaman net bir kadındı. ‘‘Eğer evlenmeyeceksen kısmetini kapatma kızımın! O parmağındaki yüzük orada oldukça gerçekten sevebileceği birisi çıkmaz karşısına.’’
Tolga’nın birbirine bastırdığı dudaklarına, elimi acıtmaya başlayan avucuna bakarken şaşkınlıkla ikisini izliyordum. Annem baya kıskandırıyor beni. ‘‘Niyetim ciddi olmasa Eylem size açıklarken çıkıp giderdim efendim.’’
‘‘Ne buldun bu kızda?’’
Annem öyle ciddiydi ki sorusuna düzgün bir cevap verebilmeliydi Tolga. Normal bir zaman da olsak araya girer ‘‘Her şeyimi buldu!’’ der dalga geçerdim. Şu an ise zar zor nefes alıyordum.
‘‘Önceden de söylediğim gibi. Kızınız çok eşsiz. İnsanlara kendini sevdirmeye çalışmıyor, kendi gibi olduğu için seviliyor. Kendine özgü ve sürprizlerle dolu birisi. Ben bile nasıl olduğunu anlamadım. Bir baktım ki uzak duramıyorum ondan. Hayır, bana iyi davranmıyordu bile. Sanırım içeri de bir yerlerde acı çekmeyi seven bir tarafım var.’’
Bu sefer annem gevşeyerek gülmüştü.
‘‘Eylem biraz kendi başına buyruktur.’’
‘‘Biraz mı?’’ diyerek abartıyla gözlerini kocaman açtığında uyarır mahiyette elini sıktım. Verdiğim mesajı anlamış olmalı ki boğazını temizledi. ‘‘Ben kızınızı seviyorum ve bunu ona da söyledim.’’
‘‘Yalan! Ben sordum hoşlanıyor musun diye evet dedi öküz.’’
Annemin uyarı dolu bakışlarını gördüğümde kapı çaldı. Babama belli etmemek için gevşemeye çalıştım. Zor kısmı geçmiş sayılırdık. ‘‘Bunu ailenizle de konuşmak istiyorum. Kızımı istemeyen bir eve gelin verirsem vicdanım rahat olmaz.’’
‘‘Ben evlenme teklifi istiyorum.’’ dedim aniden konunun saptığı yeri düşünerek. Annemin bizi azarlayıp en kısa sürede nişanı atmamızı söylemesi gerekmiyor muydu? Biz oturmuş düğünü konuşuyoruz. Bence devrelerim yandı, bayıldım ve rüya görüyorum.
‘‘Dur bir kızım!’’ dedi Tolga ciddiyetle. ‘‘Evlilik iznini alalım, teklifi de yaparız.’’
‘‘Saçmalama be’’ diye çemkirdim. ‘‘Belki kabul etmeyeceğim?’’
Annem muhabbetimizi gereksiz bulmuş olmalı ki kapıyı açmak amacıyla salonu terk etti. ‘‘Kabul etmeyeceğin evlilik teklifi ne diye istiyorsun Eylem? Deli misi divane misin?’’
‘‘Hava atacağım. Diyeceğim ki herkese ‘‘Tolga Sağlam ayaklarıma kapandı!’’ Havamı düşünebiliyor musun? Genç kızların idolü, diğerlerinin kıskandığı mükemmel kadın portresi olacağım.’’
Gözlerini devirdi.
‘‘Eylem! Burada ailene açıklama yapıyoruz. Evleneceğim kızım, ister evet de ister hayır. Vallahi kaçırırım.’’
‘‘Eşkıya.’’
‘‘Genç kızların idolü, diğerlerinin kıskandığı mükemmel kadın portresi.’’
Kıkırdadım, karnıma yerleşen tuğla çözülmüş, göğsümde ağırlık kalkıvermişti. Tolga’ya nişanı atalım demiştim ve o yanımda durmuş aileme evleneceğimizi söylüyordu. O an aklıma gelen şey bütün sevincimi alıp götürdü.
‘‘Sen sırf annem yüzünden mi evleneceksin benimle?’’
‘‘He Eylem he. Sırf annen için. Yoksa senden hoşlanmışım, senin için pideci kapattırmışım, arkadaşlarınla konuşmuşum, koca şirketi dışarı dökmüşüm, Gökhan’ı dövdürmüşüm, hiçbiri umurumda değil. Sırf annene saygımdan. Tövbe ya!’’
‘‘Hii, sen Gökhan’ı mı dövdürdün?’’
‘‘Senin jeton köşeli değilse benim de adım Tolga değil! Ne konuşuyoruz, ne duyuyorum. Gökhan diyor ya.’’
Homurdanmaya devam ederken elimi bırakmış ve yönünü kapıya doğru çevirmişti. O sırada da zaten babam içeri girmişti. ‘‘Yarın size geliyormuşuz. Bana söylemeniz gereken bir şey mi var?’’ dedi endişeyle. Annem bir şey anlatmamıştı galiba.
‘‘Var efendim var. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.’’
‘‘Bende babamın senin kafanı kırmasını umuyorum.’’ diye terslendim. Gökhan’ı ben çağırmıştım ve Tolga gidip dövdürmüştü. Hakkına girdik oğlanın da.
‘‘Sen Gökhan’ı mı savunuyorsun şu an?’’
‘‘Ne savunacağım o sünepeyi?’’
İkimizin kavgasının uzayacağını anlayan annem, çaktırmadan babamı alıp mutfağa götürdü. Sanırım olayın bir kısmını da anlatacaktı. Hadi hayırlısı.
‘‘Of babam seni öldürecek.’’
‘‘Pamuk gibi adam ya. Gözümü korkutamazsın.’’
Annem tepkisini saklamıştı, evet hala kırgındı ve üzgündü ama en azından kızı birinden hoşlanıyordu. Bunun bilincine varmıştı, ben onunla özel olarak da konuşurdum. Zor olan babamdı. Doğruluk ve dürüstlüğe önem veriyordu. Uzun zamandır emekli olduğundan yumuşacık görünse de kocaman bir yüreği vardı, annemle ikimiz için dünyayı yakacağını söylerdi eskiden.
‘‘Tolga!’’
Babamın kükreyen sesiyle ayağa fırladık. Ben demiştim demeyi öyle çok seviyordum ki. Ne yazık ki uygun ortam ve şartlar yoktu. ‘‘Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?’’ diyerek çiçekleri koyduğumuz vazoyu kavrayıp eline almış babam salonun ortasında dikiliyordu. Vazonun içinden damlayan sular parkeye dökülüyordu, çiçekler mutfaktaydı muhtemelen.
Tolga bir adım geri kaçmak yerine babama doğru bir adım attı. Aptal adam, öldürmek mi istiyordu kendini?
‘‘Niyetim ciddi efendim. Ben asla Eylem’i üzmem.’’
Külahıma anlat, moron!
‘‘Kızınızı seviyorum, başta çok yanlış yaptık ama hatamızı anladık. Lütfen evlenmemize izin verin.’’
Kafana o vazoyu ye de sonra bir daha isteyecek misin evlenmek acaba?
Babam burnundan solurken ‘‘Eylem odana!’’ diye bağırdı. Yahu ben yirmi beş yaşındayım, beş değil. Odadan kovuldum bir de!
‘‘Eylem hemen odana!’’ diyerek ikinci uyarıyı yaptı babam. Arkamı dönerek resmen kaçarcasına odama uçtum. Normalde sakin kalan babam, bugün son derece öfkelenmişti. Bana kırgın olduklarına emindim, onun ailesi ile konuşarak çözüme ulaşacaklardı. Kızları, her şeyden çok güvendikleri birisi olarak ihanet etmiştim onlara.
Annemin gevşemiş olması yarın bana gülümseyeceği anlamına gelmiyordu. Bunun bilincinde olarak hüzünlenirken salonda bir patırtı koptu. Annemin çığlığı, Tolga’nın yüksek sesle inleyişi ve koltuğa çöken birisi.
Kapımı aralayarak koridoru geçtim ve kimseye görünmeden içeriye baktım. Tolga kanayan ağzını tutuyor, babam yumruk yaptığı elini tehdit edercesine sallıyordu. Sanırım babamın havada savurduğu yumruğu Tolga'nın ağzını buluvermişti!
Bugünün olaysız biteceğini sanmakla aptallık etmiştim.
İyi okumalaar...

1509060_836360736415205_4927084318445150958_n.jpg









 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst