Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
[h=2]Atatürkün naaşının Etnografya Müzesinden Anıtkabire taşınmasında teknik sorumlu olan Cafer Tanyeri, belki de hayatının en önemli 6 gününü kendi el yazısıyla kaleme aldığı 11 sayfalık notta anlattı. 61 yıl sonra ortaya çıkan bu notlara göre, Atatürkün yüzünü son gören 6 kişi içinde sürpriz bir kişi de vardı: Kefenleme sırasında sütunların arasından çıkan ve imamın Namahremdir sözlerine aldırmayan bir Türk kadını...[/h]
1953ün 4 Kasımı... Günlerden çarşamba... Atatürkün naaşının bulunduğu Etnografya Müzesindeki hareketlilik sabah 08.00de başlıyor. Naaşı çıkarma işinden sorumlu
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu ile Yapı Enstitüsü öğretmen ve öğrencilerinin önünde, eski Millet Meclisi Başkanı Abdülhalik Renda, eski Katib-i Umumi (Cumhurbaşkanlığı Genel Katibi) Kemal Gedeleçe soruyor: Protokolü imza eden, eskilerden, kimler var?Galiba sizinle ben diyor Gedeleç ve devam ediyor: Şükrü (Saraçoğlu) hasta imiş, Refik (Saydam) gitti (öldü), Fevzi Çakmak gitti, Nevzat Tandoğan gitti, Celal (Atanın yaverlerinden) gitti. Dediğim gibi ikimiz kaldık. Protokolü ikimiz imza edeceğiz.
Bu konuşmayı uzun bir sessizlik takip ediyor. 15 sene içinde bu kadar çok arkadaştan ayrılmanın meydana getirdiği üzücü bir sessizlik. Saat 09.30. Önde Meclis Başkanı Refik Koraltan ile Başbakan Adnan Menderes, hemen arkalarında
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Başkanı Nuri Yamut ile Renda, onların arkasında sırayla eski ve yeni Katib-i Umumiler, Ankara Valisi Kemal Aygün ve Belediye Reisi Atıf Benderlioğlu. Ağır ağır merdivenleri çıkarak muvakkat kabre doğru ilerliyorlar. Bir dakikalık saygı duruşu yapılıyor. Herkesin yüzünde büyük bir heyecan. Benderlioğlu, Menderese yaklaşıp izin istiyor ve ekip başına işareti veriyor: Açınız.
430 KİLOGRAMIN SIRRI
Beyaz mermerler yavaş yavaş kaldırılıyor. Bütün bakışlar derinliği 120 santimetre kadar olan bir çukur ve bu çukurun üstündeki kızıl renkli toprak tabakasına çevriliyor. Lahidin yan duvarları sökülüyor. Mermerler duvara öyle kaynamış ki. Balyozla parçalanan beton duvarın demir armatürü ancak oksijen kaynağı ile kesiliyor. Sıra toprağın alınmasında. Kalınlığı 40 santimetre olan toprak, evvelce hazırlanan torbalara dolduruluyor ve müzenin yan odalarına taşınıyor. Anıtkabire konulacak. Toprağın altında çok paslanmış, sactan üç kapak görünüyor. Demir bir şasi üstüne konmuş ve kaynak yapılmış kapaklar büyük bir titizlikle oksijenle kesiliyor ve dışarı çıkarılıyor. İşte Atanın tabutu...
Çevrede sanki kimse nefes almıyor! Sadece bir kenarda oturmuş yaşlı gözlerle çalışmaları izleyen, Atanın kardeşi Makbule Atadanın hıçkırıkları duyuluyor. Tabut üstündeki atlas bayrak iyice yapışmış, köşeleri siyaha dönüşmüş ve rutubetten çürümeye yüz tutmuş... Herkeste bir an önce Atayı görme arzusu...
Birkaç öğrenci, oldukça geniş olan çukura iniyor. Bir demir şasi üzerine oturtulmuş tabutu yukarıya çekmek için şasinin dört ucundaki halkalara caraskalın kancaları takılıyor. Ve tabut ağır ağır yukarıya çekiliyor...
Bütün eller Ataya uzanıyor. Tabut oldukça ağır. Kulaktan kulağa 430 kilogram lafı dolaşıyor. Yorumlar anlamlı: Atanın kişiliğinin ağırlığı...
HERKES AĞLIYOR
Atlas bayrak yırtılmasın diye yavaş yavaş üzerinden çekiliyor. Altından yeşilimsi bir küf tabakası ile örtülü sanduka çıkıyor. Küfler temizlenmek üzereyken Makbule Hanım ayağa kalkıyor, sendeleyerek tabuta kapanıyor ancak kendisinin duyabileceği sözlerle tabuta sarılmaya, öpmeye başlıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Saatlerdir gergin olan sinirler bir anda boşalıyor. Devlet büyükleri de gözyaşlarını tutamıyor. Gizlemek için arkalarını dönseler de mendillerinin ıslak uçları kendilerini ele veriyor.
Başbakan Adnan Menderes, çok yorgun ve bitkin görünen Makbule Atadanın koluna giriyor ve birlikte kapıya doğru yürüyorlar.
ATLAS BAYRAK VE ÇİÇEKLER
Cafer Tanyeri o dönem naaşı çıkarma işinden sorumlu Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulunda hoca. Protokol müzeden ayrıldıktan sonra sıra Tanyeri ve ekibine geliyor. Zaman dar, bütün işlerin o gün tamamlanması lazım, zira ertesi gün katafalk halkın ziyaretine açılacak. Ekip elini çabuk tutuyor. Tabutun rutubetten çatlayan veya aralanan tahtaları onarılıyor, cila ve vernik sürülüyor. Limon küfü rengindeki okside olmuş kulplar silinip keçelerle parlatılıyor. Boş mezarın üstüne ağaçtan bir podyum yapılıyor, tabut da onun üzerine konuluyor. Üzeri de Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğretmen ve öğrencilerinin özel olarak işledikleri yeni bir atlas bayrakla örtülüyor. Ve Tanyerinin çizdiği projeye göre çiçeklerle donatılıyor.
TABUT İÇİNDE TABUT
Sonraki gün... Atanın tabutu açılacak. Atanın vefatından sonra tahnit işiyle uğraşan doktor, asistan ve hazırladıkları rapor aranıyor. Doktor ölmüş fakat Ankarada yaşayan asistanı Münevver Hanım bulunup getiriliyor ve protokolün yanına oturtuluyor. İçeride çok az kişi var. Tam bir sessizlik hâkim. Tabutun kapağı yavaş yavaş kaldırılıyor. O da ne? Tabutun içinde kurşuni renkte bir başka tabut var. Çinkodan yapılan bu ikinci tabut, tahta tabutun içine kenarlarından bir parmak aralıkta oturtulmuş. Herkeste, şimdi ne olacak kaygısı... Okul öğretmenlerinden Sami Sert, elinde sac kesme makasıyla verilecek emri bekliyor. Protokolden biri kulağına bir şeyler fısıldıyor. Sami Bey elindeki makası bırakıp bir matkap alıyor ve çinko tabutun her yanında birer küçük delik açıyor ve içini kokluyor. Yüzündeki ifadeden naaşın bozulmadığı anlaşılıyor. Bu sefer makasın ucunu yaklaşık 2 milimetre kalınlığında olan levhaya daldırarak baş taraftan ayak ucuna doğru kesmeye başlıyor. Levhanın üç boyutu kesildikten sonra bir yana yatırılıyor, aynı anda havayı etere benzer çok keskin bir ilaç kokusu kaplıyor. . En üstteki çürümeye yüz tutmuş iki kontraplak parçası kaldırılınca altından çok dikkatlice sıkıştırılmış ince testere talaşından oluşmuş bir tabaka çıkıyor. Ata hâlâ görünürde yok! Talaşlar yumuşak fırçalarla temizlenince Atatürk meydana çıkmaya başlıyor. Evvela burnu, alnı, yanakları ve çenesi... Sessizliği her an kalp krizi geçirecekmiş gibi renk değiştiren Münevver Hanımın çığlığı bozuyor. Bir anda yerinden fırlayan Münevver Hanım, Atanın meydana çıkan yüzüne kapanarak ağlıyor. 15 yıl önce toprağa verilen Atatürk mışıl mışıl uyuyormuş gibi duruyor. İşlemler geç saatlere kadar sürüyor. Ata yeni yapılan tabuta yerleştiriliyor.
SON BİR KEZ GÖREYİM
Ve büyük gün geliyor. Cafer Tanyeri yanında öğretmen arkadaşı Ömer Er olduğu halde önce evinden imamı alıyor. Ardından Numune Hastanesinden iki yardımcı ile birlikte müzenin yolunu tutuyor. Müze girişindeki birinci hole iki masa konuluyor. Atatürk tabuttan çıkarılıp diğer masaya konuluyor. İmam kefenleme işini bitirmeden önce o an görevli 5 kişi Atatürkün yüzünü son kez görmek için açıyor. İmam, iki yardımcısı ve iki öğretmen gözyaşlarıyla Atayı seyrederken sütunların arasından bir kadın geliyor: Ben de görmek istiyorum, ne olur; son bir kez göreyim, ne olur? diyerek ekibin arasına giriyor. İmamın Olmaz, namahremdir sözleri duyulmuyor bile. Ve Atatürkün yüzü ebediyete kadar örtülüyor.
Çalışanlardan biri miydi
PEKİ Atatürkün son gördüğü 6 kişi içindeki o Türk kadını kimdi? Cafer Tanyeri notlarında bu anı Ne büyük rastlantıdır ki Atatürkün son gördüğü 6 kişi içinde onun çok değer verdiği bir de Türk kadını vardı sözleriyle anlatıyor. İsim vermiyor. Oğlu Yücel Tanyeri şu yorumda bulunuyor: Herhalde orada çalışanlardan biri, müstahdem bile olabilir yani. O cesareti kendinde bulup atıldığına göre ortaya... Önemli birisi olsaydı babam zaten zikrederdi onu. Bazı kaynaklarda müzede asistan olan Halide İntepenin de Atatürkü son görenler arasında olduğu yazıyor. İntepe bir röportajında şunları söylüyor: Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 34
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 21
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 28
