Sultan Alaaddin Keykubat, 1221 yılında Alanyayı fethettikten sonra devamlılığı sağlayacak bir binanın yapılmasını emreder. Kızıl Kule ismini alt ve üst kısımlardaki kızılımsı taşlardan almıştır. Bugün bile çok sağlam ayakta duran yapının alt kısmındaki kesme taşların Dim Boğazının doğusunda getirildiği bilinmektedir. Kızıl Kulenin bulunduğu yer itibariyle doğu cephesi arasında 2 m.lik bir yükseklik farkı vardır. Doğu cephesi 35 m. Batı cephesi ise 33 m.dir. Sekizgen şeklindeki kule 5 katlıdır. Üzerindeki kitabeye göre 1226 yılında yapılmıştır.
Zemin katın ortasında yukarı doğru, 5. Kata kadar yükselen bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölüm kulenin omurgası durumundadır. Ancak su sarnıcı görevini de üstlenmiştir. Zemin kat etnografik müze olarak hizmet vermektedir. 2. Kat zemin kattaki omurga bölümüne 18 kemerle bağlanmış durumdadır. Bu katın, kendine has mimarisi ile, birde asma katı mevcuttur. 3. Katta planda biraz değişim yapılmıştır. Kemerler, mazgal delikleri, zift ve haşlama delikleri göze çarpar. Daha sonraki katta kule muhafızları gözetleme görevlerini büyük bir özenle yerine getiriyorlardı.
Kulenin Güneybatı yönüne düşen 50x50 cm. boyutlarında çerçeveli mermer bir kitabe bulunmaktadır. Kitabe Selçuklu sülüsü ile yazılı olup, kitabenin Türkçesi aynen şöyledir : Bu Ketanizade Eb-Ür Rahaoğlu Halepli Ebu Ali yaptırdı. Tanrı kendisini yargılasın.
Selçuklu Tersanesi
Bu tersane , Kızılkuleden iki yıl sonra, 1228 yılında Sultan Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Sultanın amacı doğrudan gelecek tehlikelere karşı koyacak Sultan Ül Bahreyn (İki Denizin Sultanı) arzusunu gerçekleştirmekti.
Tersane 56.5 m. Uzunluğunda 44 m. Derinliğinde ve beş gözlüdür. Her göz 7.70 m. Genişliğinde, 42.30 m. Derinliğindedir. Derinlikteki 1.70 m.lik fark duvarların kalınlığından meydana gelmektedir.
Tersane güneyden gelebilecek tehlikelere karşı tersane kulesi ile güçlendirilmiştir. Kule iki katlı ve iki odalıdır.
Zemin katın ortasında yukarı doğru, 5. Kata kadar yükselen bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölüm kulenin omurgası durumundadır. Ancak su sarnıcı görevini de üstlenmiştir. Zemin kat etnografik müze olarak hizmet vermektedir. 2. Kat zemin kattaki omurga bölümüne 18 kemerle bağlanmış durumdadır. Bu katın, kendine has mimarisi ile, birde asma katı mevcuttur. 3. Katta planda biraz değişim yapılmıştır. Kemerler, mazgal delikleri, zift ve haşlama delikleri göze çarpar. Daha sonraki katta kule muhafızları gözetleme görevlerini büyük bir özenle yerine getiriyorlardı.
Kulenin Güneybatı yönüne düşen 50x50 cm. boyutlarında çerçeveli mermer bir kitabe bulunmaktadır. Kitabe Selçuklu sülüsü ile yazılı olup, kitabenin Türkçesi aynen şöyledir : Bu Ketanizade Eb-Ür Rahaoğlu Halepli Ebu Ali yaptırdı. Tanrı kendisini yargılasın.
Selçuklu Tersanesi
Bu tersane , Kızılkuleden iki yıl sonra, 1228 yılında Sultan Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Sultanın amacı doğrudan gelecek tehlikelere karşı koyacak Sultan Ül Bahreyn (İki Denizin Sultanı) arzusunu gerçekleştirmekti.
Tersane 56.5 m. Uzunluğunda 44 m. Derinliğinde ve beş gözlüdür. Her göz 7.70 m. Genişliğinde, 42.30 m. Derinliğindedir. Derinlikteki 1.70 m.lik fark duvarların kalınlığından meydana gelmektedir.
Tersane güneyden gelebilecek tehlikelere karşı tersane kulesi ile güçlendirilmiştir. Kule iki katlı ve iki odalıdır.
