C 1
chengdu
xranzei 1
xranzei
zendor2 1
zendor2
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Almira2 1
Almira2
romegames 1
romegames
D 1
delimuratt
melankolıa18 1
melankolıa18
shrpnl 1
shrpnl
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Türk Mitolojisi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan CitadeL
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 542

CitadeL

Level 7
TM Üye
Katılım
9 Şub 2013
Konular
330
Mesajlar
1,650
Online süresi
39m 21s
Reaksiyon Skoru
161
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 3 Ay 29 Gün
Başarım Puanı
162
MmoLira
31
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

[h=1]Türk mitolojisi[/h]
Türk mitolojisi, tarihi inanmış oldukları bütüne verilen isimdir. Eski efsaneler, Türk halklarının eski ortak inancı öğeler taşımaktan ziyade sosyal ve kültürel tema'larla doludur. Bunların bazıları sonradan öğeler ile değiştirilmiştir. Dünyanın en eski Edebi belgelerinden biri olarak geçen Destanlarının orijinal Yapıtları, Vatikan ve Dresden Kütüphanelerinde bulunmaktadır. Ege ve Anadolu Uygarlığı mitolojisi ile benzerlikler taşımaktadır
Türk mitolojisi, birçok araştırmacıya göre aynı 'te de olduğu gibi bir temelden, zamanla bir biçime doğru gelişmiştir. Ayrıca tarihi Türk halklarının temasa geldikleri , ve de 'in mitolojisinden izler devralmıştır. Bu yüzden genel bir tanım olan Türk mitolojisine, farklı unsurlar göz önünde tutulursa "Türk Mitolojileri" demek daha doğru olabili
’nin ifadesine göre eski kendi dinî reislerine “Tuyuk” , dinlerine ise kullanılan “Namus” ve “En-Nevâmis-i İlâhiye” kelimesinin ilk kökü olan “Nom” ismini vermişlerdi. “Numus – Havus” şeklinde geçen bu kelime “ezelî irâde ve mukaddesât” manâsında, dilinde ise “Tanrı” kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyordu. kendi ruhânîlerine “Tüyun/Tuyon,” ve ise “ ” adını veriyorlardı.[SUP] [/SUP] Ayrıca , dinî kitaplarına da “Nom”, Tüyunlara da “Nomiler” derlerdi. ’ten sonra ise “Ozan” adını verdiler. “ ” kelimesi ise bunun Avrupalılar tarafından bozulmuş haliydi. , toplumda “doktorluk,” “ ” ve “ ” olmak üzere üç ayrı mesleği birlikte icrâ etmekteydiler. Büyük Türk düşünürü ’e göre Avrupalılar tarafından yanlış olarak “ ” olarak adlandırılan ’in eski dinlerinin asıl doğru isminin “Tuyonizm” olması gerekir.[SUP] [/SUP] Yine ’in savunduğu fikirlere göre, ’in dinî bidâyette her ne kadar “ ” olarak algılanmaktaysa da gerçekte bu bazı rumuzlardan ibaret olan ve birtakım timsallere tapınılan “ ” anlamına gelir. Farklı şartlar altında yaşayan toplumlar arasına yayılmış olan bu sisteminde din ile birbirinden ayıracak olursak, bir tarafta bir nev’i ’den ibaret bir , öte tarafta da mâbudlar ve kâinat sistemine mâlik olan bir “Tuyonizm” görülür.


[h=3]Sünaiyet i’tikadı
Gökyüzünün en yüksek katında mukadderât-ı âlemi yöneten ve güneşi temsil eden en yüce tanrı “ ” ile yeraltında ki “Cehennem Mâbudları” yönetcisi olan “ ” – ’da ise “ ” – adındaki iki büyük tanrıya inanılıyordu. Yeryüzü düzenini sağlayan ve bütün Türk aşîretlerinin idaresine bakan “ ” adı verilen daha birtakım mâbudlara da inanılmaktaydı.[/h]

[h=3]Türk kozmogonisi[/h]“ ” semânı on yedi tabakadan oluştuğuna ve en üst katın bütün mâbutların babası sayılan “ ” tarafından mesken tutulduğuna ederlerdi. Bu mabuttan tecelli etmek suretiyle üç mabut daha ortaya çıkmıştı. Bu mâbutların birincisi göğün altıncı tabakasında altın bir taht üzerinde oturan “ ” idi. İkincisi dokuzuncu katta ikâmet eden “ ” ve üçüncüsü de yedinci katı kendine yurt edinmiş olan “ ” adındaki “ ” idi. Ayrıca bu tabakada yeri ve göğü aydınlatan “ ” adındaki “ ” da ikâmet etmekteydi. Beşinci tabakada ise “Yaradanlar Yaradanı” olarak adlandırılan “ ” ( ) sâkindi.


[h=4]Diğer bazı tanrılar[/h]Türk mitolojisinde asıl yaratıcı güçtür. Şeytan yeraltının hakimidir. ise gökyüzünün 16. katında oturur, ’ın oğludur. Eski 'in dininde, 'dan sonra gelen tartışmasız en güçlü olduğuna edilir ve tüm canlıların anası olduğu düşünülürdü. " " ise Moğol ve Türk Mitolojilerinde 'ın türediği varsayılan köpek başlı yaratığa verilen addır, "Nokay Eçege" olarak da bilinir. " " doğurganlığı ve bereketi simgeler. Üç boynuzu vardır, beyazlar içindedir ve doğacak çocukları o seçer. , ve daha sonraları tanrılaştırılmışlardır. Türkî toplumlarda fikrini simgeler. ise suların tanrısıdır. olan ise etkisi ile 'e dönüşmüştür.


[h=3]Güneşe tapınma ve Tûrânî akideler[/h] ’da ise “Art Tuyon Ağa” adı verilen, yıldırım sesiyle konuşan, güneşi temsil eden, hayâtın kaynağı ve varlığın tek mutlak sahibi olan bir mabudun mevcûdiyetine innılmaktaydı. ve da güneşe taptıkları ve çadır kapılarının hep güneşe doğru açıldıkları Çinli yazarlar tarafından tesbit edilmişti.[SUP] [/SUP] Zamanla “ ” Avrupa ve Asya’daki dinî inaçlardan bir ruh-û ulvî tasavvuru gibi gelişmiş devirlerde ortaya çıkan birçok akideleri de ihtivâ etmeğe başladı. Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.
[h=2]Türk mistisizmi[/h]Kökleri Orta Asya kadar dayanmaktadır. ’dan ’ya kadar yayılan geniş bir alan üzerinde yaşayan birçok Türk-Moğol kavimleri, hattâ ve arasında yaygın olan ortak bir “sihrî dîn” sistemidir. ve tam olarak nüfuz etmeyi başaramadığı yörelerde halâ hâkim olan bu din, onların sonradan girdiği bölgelerde bile ikinci plânda yaşamaktadır. Milâdî Sekizinci yüzyıldan beri Türkler arasında yayılmağa başlayan , , İslâm ve Hristiyanlık etkilerine rağmen , bütün bir dinî Panthéon’a sahip olan dinler gibi yabancı i’tikatları bünyesine toplayan geniş bir kayıtsızlık hali göstermesi nedeniyle, kuvvetinden pek bir şey kaybetmemiştir. Bu nedenle de ’e “Türk paganizmi” adını vermek hiç te mübağalalı olmaz. Onda en belirgin surette görünen nitelik gök tabakaları, ve mabûdlar âlemi ile zenginleştirilen bir “ ” yanında, yine aynı zenginliğe hâiz olan bir ’in süregelmesidir. Gerek gerekse dînşeklinde Türk izlerinine aşağıda yeniden gözden geçirilen da rastlamak mümkündür:

  • insanın ölümünden sonraki kaderi hakkında pek müphem bir fikre sahiptir. Böyle bir soru onları kesinlikle alâkadar etmez. Cennet ve cehennem hakkında her hangi bir fikre sahip değildir. Öte âlem ile alâkalı görüşleri veya gibi “réel – şe’ni” ve mahsus unsurlardan oluşmaktadır.[SUP] [/SUP] Aralarından çoğu hayâtını bile düşünmezler.
  • Bütün gibi ruhların tekrar yaşadıkları eski topraklar etrafında dolaştığına ve insanları rahatsız edeceğine inanırlar. Ruh hakkındaki tasavvurları tamamıyla maddî ve mahsus eşya tasavvuruna bağlıdır. Ruh, insandan ayrı olup ağırlığa ve mekâna sahip olan bir mevcudattır. Bu ferdî ruhların üstünde yukarı ve aşağı göklerde büyük cetlerin mâbutlaşmış olan ruhları vardır. Onlarda her şeyden önce maddî bir varlığa sahiptir. Yerler, içerler, kızarlar ve tüm beşerî ihriraslara sahiptirler. Onlarla insanlar arasında bazen dostça bazen de düşmanca ilişkiler mevcuttur.
Ayrıca bakınız: , , ile
[h=3]Şâmânlar[/h] hayâtlarını mağara ve gizli hücrelerde münzevi bir şekilde geçiren, "Sihrî – Tıbbî" niteliklere sahip olan ve toplumda " – " görevlerini üstlenen din adamlarıdır. Bu zühd yaşantısı içerisinde devam eden ve istiğrak temrinleriyle kendindeki “extatique – aşk ile kendinden geçerek mest olma” hassaları kuvvetlendirirler. Görünmez âlemle teması sağlayabilecek vaziyeti kabullenen , titreme, bayılma, kendinden geçme şekillerinde kendini dışa vuran bu “hypérmotivité” yetenekleri sayesinde“sihrî” ve “sırrî” güçlerini kazanmaktadırlar. bu niteliklerini çok yorucu ve uzun süren bir dinî minsek sayesinde âyinleri aracılığıyla edinmişlerdir. Bu esnasında bir nev’i istiğrak hâline giren, ihtilâç hâlinde köpürerek suratı kararan ve bitâp düşünceye kadar dönen, nihâyetinde de kendinden geçen eşya ve mahsus âlemle olan tüm teması kaybolmaktadır. Samoyetler ve Ostyaklar’da ırsî husûsî bir yeteneğe bağlı olan bu görev Tunguzlar, ve ’da yarı ırsî, yarı kazanılmış bir niteliktir. Tıpkı ve ’da olduğu gibi aşağı ve yukarı âlemler arasında elçilik görevi üstlenen “illuminé adamlar” yani “ ” için kullanılan tâbiri çeşitli yörelerde değişik adlar almaktadır. Görevleri hemem hemen birbirinin ayni olan bu , Sibir Türkleri’nde Soyok, ’da Angakok, ’da Noïde, ’de Tadibca, diğer bazı Türk kâvimleri arasındaysa “ ” ismi verilir. “ ” ise ’in kabulünden sonra kendi ’larına Ozan adını vermişlerdir. Tabiî âlemle olan temasları sayesinde diğer insanlardan farklılaşan, yüksek bir ruh haline sahip olmaları nedeniyle de son derece kuvvetli ve diğer insanlar arasında hâkimiyet elde etmiş olan , umumî ve adak kurban törenlerinde hazır bulunmakla yükümlüdürler.


[h=3]Şâmânî âyinler[/h]Bazen ırsî ve bazan da kisbî olarak sürdürülen “ ” müessesesinin yürüttüğü âyinler ise açıklanması gayet karmaşık olan bazı kaideler içermekteydi. “ , ve oldukları gibi aynı zamanda hastalıkları tedavi eden doktorlardı. Bunlardan başka arasında “Otacı” ve “Atasagon” adı verilen, maddî tedâvî yöntemleriyle hastalıkları iyleştiren bir sınıf ta mevcuttu. Şâmân şiir ve mûsiki eşliğinde raksetmekte, kendi özel merasim elbisesini giymekte ve birtakım çıngırdaklar takınmaktaydı. Kadınların katılmadığı bu âyinler genellikle “Hoş Ağacı” ile dolu olan bir ormanlıkta kurulan yurtlarda yapılmaktaydı. “Üveysî” adı verilen çok benzeyen ve aslen sinir hastalıklarına yakalanmış “nevrozlu adamlar” vehbî Şamânlık için en yetenekli şahıslardı. Günümüzde hâlen “Uçak” olarak adlandırılan bazı ailelerin bütün aile üyelerinin tedavi etme yeteneklerine ait i’tikatlar ile vehbî Şâmânîlik arasında tam bir benzerlik vardır. Âyinlerde istiğrak halinde yapılan duaları ise başka kimsenin anlaması mümkün değildir. için birer “ ” manâsına gelen âyinleri esnasında tam bir “ulvî sarhoşluk” içine düşen , bazen bu âyinler esnasında oluşan aşırı taşkınlıklar sonucu öldükleri bile olmuştur. ve istiğrak halinde yukarı âlemlerle kurdukları iletişim ’daki “Eleusis” misterlerini anımsatmaktadır.Akdeniz temeli olarak gösterilen bu misterleri gibi “ Âyinleri” de “Orta Asya” gelişimindeki temel yapı taşını oluşturmuştur. Âyin esnasında taşkınlığı arttıran en önemli araç davuldur. Davulların üzerine gökyüzüne çıkaran hayvanların ve sandalların resimleri ile mâbudların timsalleri yapılmıştır. “Barak” adını verdiği hayvan ile ’teki hayvanı olan “ ” arasındaki benzerlik kayda değerdir. İslâmiyet’in kabulünden sonra da Türkler “ ” hâdisesi ile alâkalı yaptıkları minyatürlerde benzer resimleri çizmeğe devam ettiler.


[h=3]Doğu kaynaklarına göre Şâmânîzm[/h]İslâm kaynaklarında Şâmânizm Dini Şemen’îyye (Semenniye) şeklinde geçmektedir. Fihrist’inde ahâlisinin çoğunluğunun Semeniyye dininde olduğunu kaydediyor.[SUP] [/SUP] Daha ayrıntılı mâlûmat ise El-Birunî’nin Kitâb-ı Malil’Hind adlı eserinde verilmektedir.[SUP] [/SUP] ’ye göre bu kitabında “Budasef” olarak zikrettiği ’dan çıkma olup, ondan önceki din ise “Şemânîlik” idi. ’da kendi dinlerine “Şemenan” adını vermekteydiler. ’in kabulünden önce ise Sarayı’nın resmî dini de idi. Orada büyük bir nüfuz sahibiydiler.[SUP] [/SUP] Kazvinîye göre “ ” âyininin kaynağı ilkel “ ” ve “ ” merâsimidir.[SUP] [/SUP] görülen ilkel ile Anadolu tarikât ve mezheplerindeki ilkel arasında bazı benzerlikler mevcuttur. Örneğin, ’daki “Sahip ve Âyini” ilkel topluluklardaki “Dühûl” merasiminin devamıdır.[SUP] [/SUP] Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, -ı Âliyye’de kezzâptır. Yol haini ve imân uğrusu olur. Aman kardeş gühahını saklamayıp derdini söyle. Karanlık kabre koma, burada söyle.”[SUP] [/SUP] ’in kendilerinde bulunduğunu kabul ettikleri üç çeşit ruh, ’ın “İşşi,” “ ” ve “ ” adını verdikleri ruhları çağrıştırmaktadır.[SUP] [/SUP] ’e göre yatırların bulunduğu dağ, tepe ve ormanlar kutsaldır. Eski ’da , , , gibi şeyler birer olarak addedilirdi. ’ın bir kısmı , , bir kısmı da parçalarına taparlardı.[SUP] [/SUP] Günümüzde ’nde ayı kutsal bir hayvan olarak kabul edilmektedir. Aynı şekilde, ’nde de ağaç ve ayı mukaddes addedilmektedir. eski Anadolu akvâmı, ve kaynaklı çeşitli tesirler altında kalmıştır. “ Divânı”, “ ” ve “Erenler Meydânı” bu mistik tesirlerin sonucu olup, doğrudan doğruya “Şâmânizm” ile mukayese edilmesi mümkün değildir. Bütün bu karşılaştırmalar, eski Türk dininde mevcut olan ilkel sonrasında da gizli ve halinde yaşamakta olduğunu göstermektedir. Bedr’ed-Dîn Mahmud Aynî, “ ” ile “Aybek Baba,” “ ” ve “Geyikli Baba” gibi bazı babaları hakkında karşılaştırmalar yapılmasına yardımcı olacak ayrıntılı malûmat vermektedir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst