Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Scarlet 1
Scarlet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

İsmail Hakkı Tonguç

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan DifficuLty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 176

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

İsmail Hakkı Tonguç ( - ), eğitimbilimci, mimarı ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü.
İsmail Hakkı Tonguç, bugünkü 'ın bağlı ilçesinin bugünkü adı olan köyünde dünyaya geldi. Babası Kırım göçmenlerinden Hacı Velioğlu İdris, annesi ise Dobrucalı bir Türk olan Vesile Hanım'dı. Biri kız 8 kardeşin en büyüğü olan İsmail Hakkı Tonguç, eğitim hayatına kendi köyünde başladı ve 4 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra Silistre'de rüştüye'ye devam etti. Oradaki öğrenimi sırasında aynı zamanda köyün değişik işlerinde çalıştı ve tarımla uğraştı.
yılında öğrenimine devam etmek üzere tek başına 'a gitti, sıkıntı çekti, ardından Maarif Nazırı (Eğitim Bakanı) Şükrü Bey tarafından leyli meccani (parasız yatılı)öğrenci olarak 'ne gönderildi. 'da naklen 'ne gelerek öğrenciliğine orada devam etti. Muallim Mektebi'nde öğrenciliği, 'nın güç yaşam koşullarını dayattığı yıllara rastlamaktadır. Okulu bitirdikten sonra 'de 'ya daha üst öğrenim için gönderildi. - yıllarında 'nın kentindeki Öğretmen Okulu'nda sekiz aylık bir programa devam etti. 'da Anadolu'ya dönerek, 'nde Resim ve Elişi ile Beden Eğitimi öğretmeni olarak göreve başladı. 'de Yunan işgalinden hemen önce 'ya atandı, 'de yeniden öğrenim görmek üzere 'ya gönderildi.
sonundan başlayarak Nisan'ına değin 'nde, aynı yılın güzüne değin ise 'nde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Daha sonra kısa bir süre 'nde öğretmenlik yaptıktan sonra, 'te beş aylığına mesleki eğitim kurumlarında incelemeler yapmak üzere yeniden 'ya gitti. 'te 'nde öğretmenlik yaptı, 'da 'ne atanarak artık merkezdeki yöneticilerden biri oldu. ile tarihleri arasında, ilköğretim müfettişleri ve ilkokul öğretmenleri için Ankara'da açılan "İş İlkesine Dayalı Öğretim Kursu"nda, yabancı öğretim üyeleri ile birlikte çalışarak, daha sonra Köy Enstitülerinin temel ilkesi, sloganı (Osmanlıca'da "şiar", İng. "motto") durumuna gelecek "iş için iş içinde işle eğitim" anlayışını geliştirdi.
'de ilkokul öğretmeni ile evlendi. Aynı yıl, 'ta ve 'da ilköğretim müfettişleri için açılan kurslarda öğretmenlik yaptı ve 'da uluslararası ders araç-gereçleri sergisini açtı.
'de ilk çocuğu olan , 'da ikinci çocuğu dünyaya geldi.
- yıllarında, diğer görevlerinin yanı sıra, 'nde de etkin görevlerde bulundu. Orada hem öğretmenlik yaptı, hem de Resim-İş Bölümü'nü kurdu. 'te 'yla Tonguç soyadını aldı. - yıllarında 'nde vekil olarak müdürlük yaptı.
'te kurmasına yarayacak görevine vekaleten getirildi. Dönemin Kültür Bakanı 'a, temelini oluşturacak bir rapor sundu.
'da , ve illerini kapsayan bir geziyle, buralarda eğitmen kurslarının açılabilirliğini araştırdı. Temmuz 'da da 'nin önceli sayılan ilk 'nu iline bağlı 'de açtı.
'ün desteği ile o dönem 'deki okuryazar oranı %10'dan az olduğundan, okuryazar sayısını artırmak için eğitmen kurslarında altı aylık bir eğitimle, askerliğini okuma yazma bilen çavuş olarak yapmış gençler eğitmen olarak yetiştirildi ve köylerine eğitmen olarak gönderildi.
'de çıktıktan sonra, 'de 'da (bugünkü ), 'de ilk köy öğretmen okulları açıldı. 'de ilköğretim kurumlarını incelemek üzere 'da, 'da ve 'da bulundu. 'de Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra, vekaleten yürüttüğü İlköğretim Genel Müdürlüğü görevine asaleten atandı.
'ta çıktıktan sonra açılmaya başlayan enstitülerle çok yakından ilgilendi. 'da görevden alınışına değin, enstitüler için canla başla çalıştı. Öyle ki, kendi ailesiyle bile yeterince ilgilenemedi; ikinci oğlu , 'te öldü. Kendisini ve bölgelerinde inançla görev yapmakta olan ekibini karanlıkları aydınlağa çevirme yolunda büyük engeller beklemekte idi. Tonguç özellikle kız çocuklarının alınması ve öğretmenliğe kazandırılması için büyük çaba içindeydi ama bunlar yerine getirilemiyordu. O sıralarda Bartın yöresinde müfettiş olup daha sonra 'nde görev alacak olan M. Ali Eren bugünleri ve eserleri ile ve videolarında şöyle aktarmaktadır : ".. Çaycuma’ya vardığım zaman kaymakamı makamında buldum. Kendisine Çaycuma’ya ilk defa geldiğimi, hiçbir yerde tanıdığımın olmadığını, ama yarım saat sonra Çaycuma’nın batı yönünde yaya olarak gideceğimi, ilk rastladığım köyden iki kız çocuğu, daha sonraki günlerde de, her gittiğim köyden iki kız çocuğu göndereceğimi söyledim. Yaya giderken bir köye yaklaştığımda, dört tane ihtiyar kadının, topladıkları odunları ipe bağlayıp şelek yaparak sırtlarına kaldırmakta olduklarını gördüm. Selam verdim, kendimi tanıttım ve şunları söyledim: “Devlet köy okullarına kendi köyünden bayan öğretmen yetiştirmek istiyor, devlet ona bahçe verecek, koyun verecek, inek verecek. Onların gelirleri öğretmenin olacak. Ayrıca maaş da verecek. Köyünüze öğretmen yetiştirmek için iki tane kız öğrenciyi devlet okutmak istiyor. Sebep olup da öğretmen olacak bu kız öğrencileri sağlarsanız, öldüğünüzde nur içinde yatarsınız. Peygamberimizin yardımıyla Yüce Tanrı sizi cennetinde mükâfatlandırır.” Din içerikli konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden anlıyordum. Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar. Falanın öksüz kızı var, onu göndersek nasıl olur ki, filanın şusu var diye yorumlarda bulundular. Hâsılı köye vardığımızda, iki kız çocuğu bularak, köy bekçisi ile kaymakamlığa gönderdim. Her gittiğim köyden de ikişer kız öğrenci bulup gönderdim."
İkinci Cumhurbaşkanı çalışmalarından dolayı kendisini takdir ettiğhalde, seçimleri kaybetmemek için, çok desteklediği sevdasından vazgeçen İnönü, O'nu, 'da görevinden alarak, üyeliğine getirdi. Ardından Türkiye'nin değişik yerlerinde sürgün olarak öğretmenlik yaptı. 'te kendi isteğiyle emekli oldu.
'da 'yı gezdi ve 'deki 'nü inceledi. 'de hastalanan İsmail Hakkı Tonguç, 'ta çoktan kapatılan 'ne yıllar sonra ilk kez gitti. 'ta yaşama gözlerini yumdu. Arkasından hakkında birçok kitap yazıldı ve adını taşıyan okullar açıldı.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst