Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
ROMANIN KONUSU :
Türk istihbaratçıları ve Alman ajanları arasında geçen bir casusluk öyküsü.
ROMANIN ÖZETİ:
Türk ordusunun gözüpek istihbarat subaylarından Binbaşı Seyfi ile, Alman ajanları arasında İstanbul-Ankara hattında geçen bir casusluk öyküsü bu. Dönemin güçlü devleti Almanya, Türkiyeyi de istila etmek istemektedir. Bu amaçla, aralarında çok güzel bir kadın olan Frolein Hildanın da bulunduğu en gözde elemanlarıyla İstanbula gelirler. Harekatın başlama parolası Ankara Ekspresidir.
Seyfinin görevi Almanyanın faaliyetlerini durdurmaktır. Seyfi ile Frolein Hilda ilk defe Alman hastahanesinde karşılaşırlar. Seyfi hastahanenin bir cephane yeri olduğu haberini doğrulamak için doğum yapmak üzere olan bir kadınla hastahaneye yerleşmiştir. Hilda ise bir kadın doğum uzmanı olarak hastahanede bulunmaktadır.
Seyfi normal çevrede havaalanı yapan bir muteahhit olarak tanınmaktadır ve birçok ingiliz ile de tanışıklığı vardır.Alman ajanlarının başında olan albay Seyfinin bir ajan olduğunu düşünüyor ve düşüncesinin doğrulanması görevini Hildaya veriyor. Albay, Hilda ile Seyfiyi Ankara Palas Otelde buluşturuyor. Hilda gördüğü adamın hastahanede ğördüğü kişi olduğunu anlayınca albayın düşüncelerinin doğruluğu ortaya çıkıyor.
Bu arada almanlar kendi kamplarında yetiştirdiği askerlerini gizlice Türkiyeye sokmaya çalışmaktadır. Seyfi bu faaliyetleri engellemek için bir ihbar üzerine Karadenizde bir alman şilebini durduruyor ve askerlerin arasında Frolein Hiladanın da olduğunu fark ediyor. Askerleri gemiyle tekrar Almanyaya gönderiyor fakat Frolein Hildayı esir alıyor. Amacı daha önce Almanlar tarafından esir alınan bir ingiliz ajanını kurtarmaktır. İngiliz ajanının karşılığında Hildayı serbest bırakır. Bu arada Hilda Seyfiye delice aşık olmuştur.
Takas bittikten sonra bütün Alman ajanları yakalanır ve Almanyaya geri gönderilmek üzere bir tren tahsis edilir. Alman albayı işlerinin bozulmasından dolayı Seyfiye büyük bir kin beslemektedir. Almanyaya gönderilmeden önce Hildadan Seyfiyi öldürmesini ister. Hilda gidecekleri akşam Seyfiye kendisini son bir kez görmek istediğini söyler ve Seyfi de bu teklifi kabul eder. Hilda o gece Seyfiyi öldürmek için eve gider fakat aşkından dolayı onu öldürmeyi birtürlü başaramaz ve Seyfiden kendisini karılığa kabul etmesini ister. Çünkü geri döndüğünde kendisinin öldürtüleceğinin düşünmektedir.
Seyfi de Hildanın güzelliğinden etkilenmiş ve ona aşık olmuştur. Hildanın teklifini kabul eder ve onunla evlenir..
ROMANDAKİ OLAYLARIN ve ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Seyfi cok iyi Almanca bilen kültürlü ,zeki bir türk zabitidir ve çok yakışıklıdır
Hilda asil bir aileden gelen idealist ülkesine bağlı güzelliği göz kamaştırar bir bayandır
ROMANIN ANA FİKRİ:
Türklerin inatçı, cesur şerefine düşkün bir millet oluşu.
ROMANIN HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Kitap, tasvirlerle süslenmiş olay örgüleri çok iyi düzenlenmiş ve aynı zamanda ilk casusluk romanı olmasından dolayı herkes tarafından zevkle onunacak bir kitap..
YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:
Esat Mahmut Karakurt, birbiri ardına yazdığı aşk ve macera konulu romanlarıyla, yaşadığı dönemin en çok okunan yazarlarından biriydi. 1902 İstanbul doğumlu yazarın, iyi bir eğitim aldığını görüyoruz. 1924 yılında Diş Hekimliği Okulunu, 1930 yılında ise Hukuk Fakültesini bitiren yazar, gazetecilik, öğretmenlik, milletvekilliği ve senatörlük görevlerinde bulunduktan sonra, 1977 yılında bir beyin kanaması sonucunda aramızdan ayrıldı.
Esat Mahmut Karakurtun yazdığı yı
Türk istihbaratçıları ve Alman ajanları arasında geçen bir casusluk öyküsü.
ROMANIN ÖZETİ:
Türk ordusunun gözüpek istihbarat subaylarından Binbaşı Seyfi ile, Alman ajanları arasında İstanbul-Ankara hattında geçen bir casusluk öyküsü bu. Dönemin güçlü devleti Almanya, Türkiyeyi de istila etmek istemektedir. Bu amaçla, aralarında çok güzel bir kadın olan Frolein Hildanın da bulunduğu en gözde elemanlarıyla İstanbula gelirler. Harekatın başlama parolası Ankara Ekspresidir.
Seyfinin görevi Almanyanın faaliyetlerini durdurmaktır. Seyfi ile Frolein Hilda ilk defe Alman hastahanesinde karşılaşırlar. Seyfi hastahanenin bir cephane yeri olduğu haberini doğrulamak için doğum yapmak üzere olan bir kadınla hastahaneye yerleşmiştir. Hilda ise bir kadın doğum uzmanı olarak hastahanede bulunmaktadır.
Seyfi normal çevrede havaalanı yapan bir muteahhit olarak tanınmaktadır ve birçok ingiliz ile de tanışıklığı vardır.Alman ajanlarının başında olan albay Seyfinin bir ajan olduğunu düşünüyor ve düşüncesinin doğrulanması görevini Hildaya veriyor. Albay, Hilda ile Seyfiyi Ankara Palas Otelde buluşturuyor. Hilda gördüğü adamın hastahanede ğördüğü kişi olduğunu anlayınca albayın düşüncelerinin doğruluğu ortaya çıkıyor.
Bu arada almanlar kendi kamplarında yetiştirdiği askerlerini gizlice Türkiyeye sokmaya çalışmaktadır. Seyfi bu faaliyetleri engellemek için bir ihbar üzerine Karadenizde bir alman şilebini durduruyor ve askerlerin arasında Frolein Hiladanın da olduğunu fark ediyor. Askerleri gemiyle tekrar Almanyaya gönderiyor fakat Frolein Hildayı esir alıyor. Amacı daha önce Almanlar tarafından esir alınan bir ingiliz ajanını kurtarmaktır. İngiliz ajanının karşılığında Hildayı serbest bırakır. Bu arada Hilda Seyfiye delice aşık olmuştur.
Takas bittikten sonra bütün Alman ajanları yakalanır ve Almanyaya geri gönderilmek üzere bir tren tahsis edilir. Alman albayı işlerinin bozulmasından dolayı Seyfiye büyük bir kin beslemektedir. Almanyaya gönderilmeden önce Hildadan Seyfiyi öldürmesini ister. Hilda gidecekleri akşam Seyfiye kendisini son bir kez görmek istediğini söyler ve Seyfi de bu teklifi kabul eder. Hilda o gece Seyfiyi öldürmek için eve gider fakat aşkından dolayı onu öldürmeyi birtürlü başaramaz ve Seyfiden kendisini karılığa kabul etmesini ister. Çünkü geri döndüğünde kendisinin öldürtüleceğinin düşünmektedir.
Seyfi de Hildanın güzelliğinden etkilenmiş ve ona aşık olmuştur. Hildanın teklifini kabul eder ve onunla evlenir..
ROMANDAKİ OLAYLARIN ve ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Seyfi cok iyi Almanca bilen kültürlü ,zeki bir türk zabitidir ve çok yakışıklıdır
Hilda asil bir aileden gelen idealist ülkesine bağlı güzelliği göz kamaştırar bir bayandır
ROMANIN ANA FİKRİ:
Türklerin inatçı, cesur şerefine düşkün bir millet oluşu.
ROMANIN HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Kitap, tasvirlerle süslenmiş olay örgüleri çok iyi düzenlenmiş ve aynı zamanda ilk casusluk romanı olmasından dolayı herkes tarafından zevkle onunacak bir kitap..
YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:
Esat Mahmut Karakurt, birbiri ardına yazdığı aşk ve macera konulu romanlarıyla, yaşadığı dönemin en çok okunan yazarlarından biriydi. 1902 İstanbul doğumlu yazarın, iyi bir eğitim aldığını görüyoruz. 1924 yılında Diş Hekimliği Okulunu, 1930 yılında ise Hukuk Fakültesini bitiren yazar, gazetecilik, öğretmenlik, milletvekilliği ve senatörlük görevlerinde bulunduktan sonra, 1977 yılında bir beyin kanaması sonucunda aramızdan ayrıldı.
Esat Mahmut Karakurtun yazdığı yı
- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 32
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 50
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 53
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 47