Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

I. Selim

Berkay Karsli

Level 5
TM Üye
Katılım
24 Haz 2014
Konular
172
Mesajlar
704
Reaksiyon Skoru
24
Altın Konu
0
Başarım Puanı
90
TM Yaşı
11 Yıl 10 Ay 2 Gün
MmoLira
0
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

I. Selim bilinen adıyla Yavuz Sultan Selim[SUP] [/SUP], Hâdim'ul-Harameyn'uş-Şerifeyn (Mekke ve Medine'nin Hizmetkârı)[SUP] [/SUP] ( : سليم الأول) (d. 10 Ekim 1470 – ö. 21/22 Eylül 1520[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP]), 9. , 74. ve ilk Osmanlı halifesidir.
Babası , anası , eşi 'dır. Tahtı devraldığında 2.375.000 km[SUP]2[/SUP] olan Osmanlı topraklarını sekiz yıl gibi kısa bir sürede 2,5 kat büyütmüş ve ölümünde imparatorluk topraklarının 1.702.000 km[SUP]2[/SUP]'si 'da, 1.905.000 km[SUP]2[/SUP]'si 'da, 2.905.000 km[SUP]2[/SUP]'si 'da olmak üzere toplam 6.557.000 km[SUP]2[/SUP]'ye çıkarmıştır. Padişahlığı döneminde 'da birlik sağlanmış; halifelik geçmiştir. Ayrıca devrin en önemli iki ticaret yolu olan ve 'nu ele geçiren Osmanlı, bu sayede doğu ticaret yollarını tamamen kontrolü altına almıştır.
Selim, tahta, babası 'e karşı darbe yaparak çıkmıştır. Şehzade Selim, tahta çıkmadan önce vali olarak 'da görev yapmıştır. Yavuz Sultan Selim'e kızını vermiş olan , ona askeri destek sağlayarak tahta geçmesine yardım etmiştir. 1512'de tahta çıkan Sultan Selim, Eylül 1520'de hastalığına bağlı olarak Aslan Pençesi (Şirpençe) denilen bir çıban yüzünden henüz 49 yaşında iken vefat etmiştir.

[h=2]Padişahlık öncesi[/h]

Osmanlı döneminde 'yı gösteren bir fotoğraf​

Sert mizacından dolayı Yavuz ve şehzâdeliğinden beri Selim Şah olarak anılan Sultan Selim, hicri 875/rumi 10 Eylül 1470 tarihinde babası Şehzade Bayezid'ın görevi nedeniyle 'da dünyaya geldi. Babası , annesi ise kimi kaynaklara göre Beyi 'in kızı , bazılarına göre Beyi 'in kızı Ayşe Hatun[SUP] [/SUP], bazı kaynaklara göre ise Zulkadiroğlu Alâüddevle'nin kızı Ayşe Hâtun'dur. Osmanlı'nın, daha küçük yaşlarda devlet tecrübesi kazanması için şehzadeleri sancaklara gönderme gereği Şehzade Selim de 'a vali olarak atandı.
[h=3]Trabzon valiliği[/h] zamanında, Vilâyetinin Sancağında, büyük oğlu (sonradan II. Bayezid) iken; yine Sivas Vilayetine bağlı Sancağında da Şehzâde Bâyezid’in en büyük oğlu Abdullah, olarak bulunmaktadır. ’da İçkale Camii Sancakbeyi Abdullah’ın 875/1470 tarihli bir kitâbesi bulunmuştur. Şehzâde Abdullah’ın Trabzon Sancakbeyi olarak 886/1481 yılına kadar bu görevde kaldığı anlaşılmaktadır.[SUP] [/SUP]
Trabzon'da Şehzade Abdullah'tan sonra, Trabzon olan ikinci ve son şehzade Yavuz Sultan Selim'dir. ’in vefatı ile (1481-1512), tahtına padişah olarak cülûs ettiği zaman, oğlu Şehzade Selim’i 886/1481 yılında Trabzon Sancakbeyi olarak tayin etmişti. Şehzade Selim, gemi ile Kefe’ye oğlu 'ın yanına gidişine kadar, 886-915/1481-1510 yılları arasında yaklaşık olarak 29 yıl, Trabzon’da valilik yapmıştır.[SUP] [/SUP]
Valiliği sırasında devlet işleri yanında ilimle de uğraşmış ve alim 'nin derslerini takip etmiştir. Daha o zamanlarda Şehzade Selim, devletin bel kemiği devletten duyduğu memnnuniyetsizliği ve 'ne yönelmelerini fark etmiştir.[SUP] [/SUP] Türkmenleri devlete bağlamak için Şehzade Selim, yönetiminden izin almaksızın üzerine sefer yapmış ve bu seferlerin en önemlisi olan Kütayis seferinde , , illeri ile birçok yeri fethederek Osmanlı topraklarına katmıştır (1508).[SUP] [/SUP] Hatta devlet töresine göre elde edilen ganimetin beşte birini 'a katması gerekirken onu da mücahid Türkmenlere bırakmıştır.[SUP] [/SUP]
[h=3]II. Bayezid'ın son seneleri ve şehzadeler meselesi[/h]

I. Selim'in babası ve Osmanlı padişahı (1447-1512)​

II. Bayezid'ın 8 oğlu olmuştu; oğulları yaş sırası ile Abdullah, , , , , Selim, , 'dur. Ahmed, Korkud ve Selim dışındakiler babalarının sağlığında ölmüşlerdi. Selim , Korkud , Ahmed illerinde vali olarak görev yapıyordu. Selim'in oğlu Süleyman ; Ahmed'in oğlu olarak görev yapıyordu. valisi Şehzade Şehenşah'ın ölümü üzerine, Beyşehri'nde bulunan oğlu Mehmed 'ya tayin edildi; Şehzade Alemşah'ın oğlu Osman ise sancak beyi olarak görevdeydi. Şehzade Mahmud'un oğlu Orhan babasının Manisa'ya nakli ile beyliğine atanmış, Mahmud'un diğer oğlu ise Beyi olmuştu. Şehzade Mahmud'un en küçük oğlu Emirhan ise, çok küçük olduğundan henüz ataması yapılmamıştı.[SUP] [/SUP]
Şehzade Selim, Trabzon valiliği sırasında ve askeri başarıları münasebetiyle de desteğini arkasına almıştı. Ancak Osmanlı bürokrasisi, 'in tahta çıkmasını desteklemekte idi.[SUP] [/SUP] sancağındaki 'un erkek çocuğu olmadığından tahta çıkma şansı az olarak görülmekteydi. 'daki 2 Temmuz 1511'de -babasından 6 ay evvel- vefat ettiğinden taht kavgasına dahil olamamıştı.[SUP] [/SUP]
Şehzade Selim, uzun zamandır kötü giden devlet işlerinden ötürü artık saltanatı terk edeceğini haber almıştı. 'ne göre hükümdar olan şehzade diğer kardeşlerini öldürecekti; bunun için kardeşleri ve 'in hareketlerini yakından takip ediyordu. Selim saltanatı ele geçirmek için kardeşleri gibi o da hazırlık yapmış, kendi askerlerine ek olarak kuvvetlerinden de istifade etmiştir. 'ye geçtiğinde yanında 'nın küçük oğlunun komutasında 350 kadar asker de vardı. Ayrıca taraftarları sayesinde 'nın desteğini de elde etmişti.
Şehzade Selim'in oğlu evvela Şarkı Karahisar'a tayin edilmiş, ancak 'in kendisine yakınlığı sebebiyle itiraz ettiğinden 'ya naklolunmuş, Şehzade Ahmed bu sefer de kendisi ile arasında rakibi Selim'in oğlunun bulunmasını istemediğinden buna da itiraz etmiş ve bu itirazı da kabul edilmiştir. Bu defa da Şehzade Selim, oğlu Süleyman'a kendi sancağı olan Trabzon'a uzak yerlerden sancak gösterildiğinden bu yerlere karşı çıkmış ve oğlunun kendi yakınında olmasını ısrarla talep etmiş, Şarkı Karahisar yahut Kefe sancaklarından birinin verilmesini istemiştir. Tüm bunların sonucunda Süleyman Kefe sancağına atanmıştı.
Kendisi İstanbul'a uzak olduğundan çabuk ve muntazam haber alamıyordu. Bu nedenle devlet merkezine yakın bir yere nakledilmek istiyordu. Bu maksada uygun olarak Rumeli'de bir sancak istedi ve hemen Kefe'den, 'dan 'ya doğru yürüdü; kendisine 'a ilaveten verildi ise de bunu kabul etmedi. Şehzade Selim'e nasihat vermesi amacıyla kişiler yollansa da Selim bunları geri çevirdi; Anadolu'da nereyi istersen verelim önerisi gelse de istediği gibi bir cevap alamayınca derhal 'ndan aldığı kuvvetle yoluyla Rumeli'ye (Balkanlara) geldi. Ulemalar tekrar yollansa da, Selim buna da kesin olarak red cevabı vermiştir. Ayrıca Şehzade Selim bu hareketinden önce, da babasından izin almaksızın Antalya'dan kalkıp Manisa'ya gitmişti. Bu hareketleri doğru bulmayan ; babası II. Bayezid'dan Korkud ve Selim'i öldürtmek için izin istemiş ise de Bayezid bunu kabul etmemiştir.
Şehzade Selim'in Rumeli'ye geçişi İstanbul'da duyulunca, Selim üzerine asker sevkedilmesi gündeme gelmişti. Bunu haber alan Selim asi olmadığını, babasına saygılarını arz etmek için geldiğini beyan etmiş ve kendisine nasihat için babası tarafından yollanan elçiye itibar etmiş, bunun üzerine İstanbul'a dönen elçi şehzadenin babasının elini öpmek için geldiğini söylemiştir. Selim karşıtları bu oyunu kabul etmeyerek Selim'in üzerine Rumeli Hasan Paşa'yı göndermişler, ancak Hasan Paşa savaşmaksızın Edirne'ye dönmüştür. Bunun üzerine padişah II. Bayezid bizzat Selim'e karşı harekete geçmiştir.[SUP] [/SUP]


Padişah Bayezid yaşlı olduğundan arabayla hareket etmiş ve Çukurçayır'da Selim'in ordugahının karşısına gelmişti. Selim karşı taraftan taarruz olmadıkça, kesinlikle saldırılmamasını emretmiştir. Bayezid'e binmiş olduğu arabanın penceresinden elini öpmeye gelen oğlunun kuvvetleri gösterilince Bayezid duygulanmış, Rumeli ve de etkisiyle, savaştan vazgeçilerek taraflar arasında bir anlaşma yapılmıştır. Buna göre; veliaht yapılacağı dedikoduları olan 'in veliaht yapılmayacağı temin edildi ve Bayezid tarafından şehzadelerinden hiçbirini diğerine tercih edip veliaht yapmayacağına dair ahidname yazdırıldı. Ayrıca Selim'e Rumeli'den istediği Sancağı verilmiş, bununla beraber bu sancağa Alacahisar ve İzvorvik Sancakları da ilave edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine babasına yazdığı mektupta; Selim'in askeriyle padişah babasının üzerine yürüdüğünü, buna rağmen 3 ve buna ek olarak 500.000 verilmesini eleştirmiş; sadece 3 olsa da bunun Rumeli'nin tamamen verilmesi demek olduğunu, hükümdarlığına sadece bir ve bir de kaldığını; hâlbuki kendisinin babasını asla incitmediğini de belirtmiştir. Ayrıca babası sağ oldukça saltanatta kesinlikle gözü olmadığını ancak asi kardeşi üzerine gitmesine izin verilmesini istemiştir. Böylece, veliaht tayini işini de önleyen Selim, komutasındaki askerlerle 'ye gitmeyip, Eski Zağra ve Filibe taraflarında kalmış ve Semendire'ye bir vekil gönderdi.[SUP] [/SUP]
[h=2]Tahta çıkışı[/h][h=3]Baba-oğul mücadelesi[/h]Şehzade Selim, 'ye gitmeyip yolda oyalanırken, merkezden sancağa gitmesi emredilirken; meselesinin sonuçlanmasını beklediğini arz ediyordu. Sonuçta Şahkulu ile savaşılmış, bu savaşta hayatını kaybetmişti. ise asileri takip etmek yerine Amasya'ya dönmesi, askerlerin Ahmed'e olan desteğini azalmıştı. Hadım Ali Paşa'nın vefat ettiğini öğrenen Beyazid, yine aynı zamanlarda Karaman Valisi oğlu 'ın da ölüm haberini de alınca; saltanattan kati surette çekilmeye karar verdi. Devlet ileri gelenlerini davet edip görüştü ve çoğunluk Şehzade Ahmed'in hükümdar olmasını destekledi. 'nın yerine olan , bu karara katılmadı; padişahın çekilmemesi, Şehzade Selim'in Semendire'de kalması, Şehzade Ahmed'in ise Karaman eyaletine nakledilmesi gerektiğini savunsa da başta padişah olmak üzere çoğunluk Şehzade Ahmed'in hükümdar olmasını istediğinden kendisine haber gönderdi. Karar verildikten sonra padişah , Rumeli beylerini çağırarak onlardan Şehzade Ahmed'e itiraz etmeyeceklerine dair söz aldı. Rumeli beyleri gibi Selim'i destekleyen yeniçeriler ise Ahmed'in hükümdarlığını önlemek için "Senin sağlığında biz başkasını padişah istemeyiz" diye teminat vermişti. Filibe'de bulunan Şehzade Selim ise tüm bunları adamları vasıtasıyla öğreniyordu.
Bayezid'ın verdiği ahidname'ye uymadığını anlayan Şehzade Selim, 40.000 kişilik kuvvetle, 'da babasının bulunan kuvvetlerinin olduğu ovaya girdi. Ağustos 1511 tarihinde vuku bulan savaş sonunda Selim kuvvetleri yenildi. Şehzade takip edenlerin elinden zorla kurtularak Karadeniz sahiline geldi ve kendisine katılanlarla İğne Ada (İnada)'dan gemiyle Kefe'ye gitti. Selim'in bu mağlubiyeti üzerine, Ahmed'e derhal İstanbul'a gelmesi yazıldı.[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP][SUP] [/SUP]
, daha önce verilen ahidnameye sadık kalınması, hiçbirinin bir diğerine tercih edilmemesini savundu. Ayrıca askerin Selim'den taraf olduğunu, 'nın Ahmed tarafına çevirdikten sonra saltanatı terketmesini ve Ahmed'i İstanbul'a getirtmeyerek Karaman'da alıkoymasını padişaha arz ettiyse de bu sözü dinlenmedi. Şehzade Ahmed İstanbul'a vardığının ertesi günü padişah ilan edildi.[SUP] [/SUP]
[h=3]Yeniçerilerin ayaklanması ve Sultan Selim'in cülusü[/h]

I. Selim'in gösteren bir

'in hükümdarlığını tanımayan , bununla kalmayıp içlerinde devlet ileri gelenlerinin evlerinin de olduğu birçok evi talan etti. Yeniçeriler, Selim'e sadakat göstererek onun gelmesi ve veliaht olması gerektiğinde ısrar etti. Bunu haber alan Ahmed Anadolu'ya döndü. Selim karşıtları bunun üzerine 'u hükümdar yapma düşüncesiyle kendisini acele İstanbul'a davet ettiklerine dair haber yolladılar. Bunun üzerine İstanbul'a gelen Korkud'a hürmet gösterse de, Selim'den başkasını istemediklerini söylediler (Yenibahçe ayaklanması 6 Mart-24 Nisan 1512).[SUP] [/SUP] Bu durum üzerine zor duruma düşen ve artık hükmü ve nüfuzu kalmayan Selim'i İstanbul'a davet etti. Bayezid başlangıçta saltanattan çekilmeye yanaşmayarak Selim'e, üzerine yapılacak sefere tayin etmeyi teklif etsede; Selim ordunun başında hükümdarın bulunması gerektiğini söylerek bu teklifi reddetti. Bayezid oğlunun hükümdar olma isteği ve asker ile bazı devlet adamlarının Selim'den taraf olduğunu görünce saltanatı Selim'e terketti (Safer 918/Nisan 1512).[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP] Selim'in cülusu da 23 Mayıs'ta gerçekleştirilmiştir.[SUP] [/SUP][SUP] [/SUP]
Bayezid tahttan çekilip istirahat edeceği 'ya gitmek üzere yola çıksa da Dimetoka'ya varamadan civarında ansızın vefat etti. Bu konuda kayıtlar Bayezid'ın; yolda giderken hastalandığından ya da ihtiyarlığından ötürü eceliyle öldüğünü söylese de, 'te zehirlenmek suretiyle öldüğünden bahsedilmektedir. Ayrıca Şehzade Ahmed, Sultanı'na yazdığı mektupta babası Bayezid'ın hastalanarak vefat ettiği duyurulduktan sonra halk arasında vefatının kardeşi Selim tarafından yapıldığı görüşünün yaygın olduğunu yazmıştır.[SUP] [/SUP]
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst