HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Günümüzde alkol ve uyuşturucu
bağımlılığı çocukluğun sonlarında ve
ergenliğin başlarında başlamaktadır.
Bu bağımlılık ruhsal veya fiziksel
olabilir. Ruhsal bağımlılık, keyif
verici bir uyaranı kullanmaya
alışmak, onu arzu etmek ve olmadığı
zaman da gerginlik ve kaygı
yaşamaktır. Fiziksel bağımlılık, ruhsal
bağımlılığın tersine uyarana
bağlanma durumudur. Uyaranın
yoksunluğunda vücutta titreme,
terleme, kusma, kasılma gibi fiziksel
değişiklikler görülür (Kulaksızoğlu,
2006).
Peki bir bireyin bağımlı olduğunu
nasıl anlarız? DSM-IV (Diagnostic
and Statistical Manual of Mental
Disorders)ün ölçütlerine göre
aşağıda belirtilenlerin en az üçünün
olması bireyin madde bağımlısı
olarak tanımlanması için yeterlidir:
*Bağımlı olunan maddeye karşı son
1 yıl içinde bir tolerans geliştirilmiş
olması
*Yoksunluk belirtileri göstermek ve
bundan kurtulmak için bağımlı
olunan maddeyi veya benzerlerini
almak
*Düşündüğünden yüksek dozlarda ve
uzun dönemlerde maddeyi
kullanmak
*Madde kullanımından kurtulmak
veya kontrol altına almak için
devamlı çaba içinde olmak
*Maddeyi bulmak, kullanmak ve
etkilerinden kurtulmak için çok fazla
zaman harcamak
*Maddeyi kullanmaktan dolayı
sosyal, mesleki ve serbest zaman
etkinliklerinde azalma veya bu
etkinlikleri terk etmek
*Kullanılan maddeden dolayı fiziksel
veya psikolojik sorunların varlığına
rağmen madde kullanımına devam
etmek (Kulaksızoğlu, 206).
BAĞIMLILIĞIN NEDENLERİ:
Ergenin aktivitelere katılmaması,
destekleyici bir ailesinin ve sosyal
çevresinin olmaması onun içinde
gerilim yaratır. Ergen bu gerilimden
kaçma yolları arar. Alkol ve
uyuşturucu kullanımı bu kaçış
yollarından biridir. Eğer bunlar onu
rahatlatırsa daha sık kullanmak
isteyecek ve bu da bağımlılığa yol
açacaktır.
Ergenleri bağımlılığa iten olaylar risk
faktörleri diye adlandırılırlar. Bu
faktörler depresyon, heyecanlılık,
rahatsız aile ortamı ve ezilme
duygusu gibi duygusal
problemlerdir. Bunlar bencillik,
güçsüzlük, umutsuzluk ve güvensizlik
gibi duygular yaratırlar.
bağımlılığı çocukluğun sonlarında ve
ergenliğin başlarında başlamaktadır.
Bu bağımlılık ruhsal veya fiziksel
olabilir. Ruhsal bağımlılık, keyif
verici bir uyaranı kullanmaya
alışmak, onu arzu etmek ve olmadığı
zaman da gerginlik ve kaygı
yaşamaktır. Fiziksel bağımlılık, ruhsal
bağımlılığın tersine uyarana
bağlanma durumudur. Uyaranın
yoksunluğunda vücutta titreme,
terleme, kusma, kasılma gibi fiziksel
değişiklikler görülür (Kulaksızoğlu,
2006).
Peki bir bireyin bağımlı olduğunu
nasıl anlarız? DSM-IV (Diagnostic
and Statistical Manual of Mental
Disorders)ün ölçütlerine göre
aşağıda belirtilenlerin en az üçünün
olması bireyin madde bağımlısı
olarak tanımlanması için yeterlidir:
*Bağımlı olunan maddeye karşı son
1 yıl içinde bir tolerans geliştirilmiş
olması
*Yoksunluk belirtileri göstermek ve
bundan kurtulmak için bağımlı
olunan maddeyi veya benzerlerini
almak
*Düşündüğünden yüksek dozlarda ve
uzun dönemlerde maddeyi
kullanmak
*Madde kullanımından kurtulmak
veya kontrol altına almak için
devamlı çaba içinde olmak
*Maddeyi bulmak, kullanmak ve
etkilerinden kurtulmak için çok fazla
zaman harcamak
*Maddeyi kullanmaktan dolayı
sosyal, mesleki ve serbest zaman
etkinliklerinde azalma veya bu
etkinlikleri terk etmek
*Kullanılan maddeden dolayı fiziksel
veya psikolojik sorunların varlığına
rağmen madde kullanımına devam
etmek (Kulaksızoğlu, 206).
BAĞIMLILIĞIN NEDENLERİ:
Ergenin aktivitelere katılmaması,
destekleyici bir ailesinin ve sosyal
çevresinin olmaması onun içinde
gerilim yaratır. Ergen bu gerilimden
kaçma yolları arar. Alkol ve
uyuşturucu kullanımı bu kaçış
yollarından biridir. Eğer bunlar onu
rahatlatırsa daha sık kullanmak
isteyecek ve bu da bağımlılığa yol
açacaktır.
Ergenleri bağımlılığa iten olaylar risk
faktörleri diye adlandırılırlar. Bu
faktörler depresyon, heyecanlılık,
rahatsız aile ortamı ve ezilme
duygusu gibi duygusal
problemlerdir. Bunlar bencillik,
güçsüzlük, umutsuzluk ve güvensizlik
gibi duygular yaratırlar.
