OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
Hikaye Ekle

Yeme bozukluklari

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan azrailkadir27
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 235

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Çocuklarda görülen beslenme ve
yeme bozuklukları DSM-4 Tanı
dizgesine göre 3`e ayrılır. Bunlar:
1. Pika
2. Ruminasyon bozukluğu
3. Beslenme bozukluğu
Ruminasyon Bozukluğu
Besin yutulduktan ve kısmen
sindirildikten sonra, tiksinme ya da
bulantı gibi bir neden olmaksızın
yemeği tekrar ağzına getirmesi ve
yeniden çiğnemesi olarak tarif
edilmiştir. En az 1 ay süreyle böyle
davranma durumunda
şüphelenilmelidir. Çocukta
hareketsizlik yanında rahatlama, haz
alma gözlenir. Bu bozukluk sindirim
sisteminden kaynaklanan
hastalıklardan ayırt edilmelidir. Kötü
beslenme, gelişme geriliği, susuz
kalma, mide bozuklukları zaman
içinde gelişebilir. Genelde 3. aydan
sonra başlar ve ergenlikte azalır.
Daha çok 3-12 aylar arasında, zeka
geriliği olan çocuklarda ortaya çıkar.
Erkek çocuklarda kızlardan 5 kat
fazladır.
Nedenleri hakkında birçok görüş
vardır. Evliliğinde sorun yaşayan ve
bebeğine gerekli sevgiyi bakımı ve
güveni göstermeyen annelerin
çocukluklarında sıklıkla görülür.
Psikososyal çevredeki yetersizliklerin
de ruminasyona yol açtığı
görüşlerden biridir. Bilinçli veya
bilinçsiz çocuğu yetiştirmeye hazır
olmama, ayrılık, anne ve babanın
psikiyatrik, duygusal rahatsızlığı
olması risk faktörüdür. Anne bebek
ilişkinin bozulmasıyla paraleldir.
Öğrenme teorisi ruminasyonun
ortaya çıkışını ve sürekli hal alışını
işlemsel şartlanma ile açıklar.
Ruminasyon ile çocuğun içsel
uyarımdan haz alması ve annenin
dikkatini çekmesi olumlu pekiştirici,
anksiyeteyi ortadan kaldırması
olumsuz pekiştirici olarak işlev görür.
Bazı tiplerinde ise zekâ geriliği
olabilir. Sorun ciddi sürerse gelişme
geriliği halsizlik hatta çocuğun kaybı
söz konusu olur. Mide çıkışındaki
doğuştan aşırı darlık, beyin
zedelenmeleri, doğuştan kas
hastalıkları, ilaca bağlı bulantı gibi
durumlar muayene sırasında ayırt
edilir.
Tedavide ebeveyn-bebek ilişki
dinamikleri, bebeğin bu belirtiyi
nasıl kullandığı değerlendirilerek
uygun yaklaşım sağlanmalıdır. Terapi
çocuğun psiko-sosyal çevresinin
düzenlenmesi, bakım verenin şefkatli
ilgisi, annenin tek ya da baba ile
birlikte psikoterapiye alınmasını
içerir. Tedavide anne çocuk
etkileşiminin düzeltilmesi, davranışçı
yöntemler, duyarsızlaştırma terapisi
yanında sedatif ve antispozmatik
ilaçlar da kullanılır.
Pika Besin özelliği olmayan ve
yenilebilir olmayan maddeleri ısrarlı
olarak yeme davranışı gösterme
sorunudur. Tanı koyulabilmesi için 1
aydan fazla bu şekilde davranma ve
çocukta zekâ geriliği, otizm, çocukluk
şizofrenisi gibi bazı hastalıklar
olmaması gerekir. Pikanın çeşitli
türleri vardır en yaygın olanı kum,
kil, toprak, plastik, bez, kireç, kâğıt,
saç, kibrit ucu, ip yemektir. 12–24
aylıkta başlar, okul öncesi sonlanır.
Kansızlık, demir, çinko, kalsiyum
eksikliği ile ilişkilendirilse de tam bir
bağlantı bulunamamıştır. Bu
bozukluğun ortaya çıkma nedenleri
çok boyutludur. Çocuklar gelişim
dönemlerine özgü olarak dünyayı
tanımak için o dönemlerde her şeyi
ağızlarına götürürler. Bu yüzden bu
durumun pikayla ayrıştırılması
gerekir. Pika görülen çocuklarda oral
aktivite fazlalaşır ve bununla birlikte
tırnak yeme, parmak emme görülür.
Bu çocuklarda bağımlılık
gereksinimleri ve agresif duyguları
fazladır. Pika`nın görülme sıklığı %10
dur.
Ağır duygusal yoksunluk yaşayan ya
da terkedilmiş çocuklarda daha sık
görülüyor. Sıkıntı, anksiyete ve
depresyonun pikayı alevlendirdiği
bulunmuş. Mental retarde bireylerde
pika çocukluk çağında başlar ve orta
yaştan sonra azalabilir. Bu grupta
pika mental retardasyonun ağırlığı
ile ilişkilidir. Anoreksia nervoza ve
bulimia nervoza görülen kişilerin
çocukluklarında sıkça pika görülür.
Pika tedavi edilmezse kurşun
zehirlenmesi, barsak tıkanması,
sindirim sisteminde delinme,
enfeksiyonlara neden olabilir.
Nadiren acil cerrahi girişim; daha
çokta aile tedavisi, davranışçı
yöntemler kullanılır.
Beslenme Bozukluğu
Beslenme bozukluğu en az 1 ay
süreyle başka bir rahatsızlığa bağlı
olmadan belirgin kilo kaybı veya kilo
alımının uzun süreli durması ve boy
uzamasının da etkilendiği, sürekli
olarak yemek yemiyor olma ile
kendini gösteren bozukluktur. 6
yaşından önce oluşur. Zamanında
anne sütünden katı yiyeceklere
geçmemek, ebeveynlerin beslenme
hakkında yanlış, ısrarcı ve
müdahaleci tutumu nedenleri
arasındadır. Çocuklukta görülen
depresyon ve aşırı kaygı durumu da
beslenme bozukluğunu tetikleyebilir.
Çocukta huzursuzluk, ilgisizlik, içe
kapanma, ısrarcı tutturan mızıl mızıl
olma davranışları görülebilir.
Tablo uzun sürerse gelişme geriliği,
zihinsel olgunlukta gecikme
gelişebilir. Mutlaka sebebi
araştırılmalıdır.Tedaviden önce
değerlendirme yapılırken çocuğun
aile ile ilişkisine, uyku düzenine ve
oyun etkileşimine dikkat edilmelidir.
Bunlardan başka; DSM-4`te yer
almayıp psikolojik nedenlerden veya
yanlış ana-baba tutumlarının
sonucunda oluşan rahatsızlıklarda
vardır.
Post-Travmatik Yeme Bozukluğu
Ağzı hedef alan bir travmanın
ardından veya tıbbi girişim
sonrasında ortaya çıkar. Büyük
çocuklarda yeme bozukluğuna,
yemekle ilgili yoğun kaygı, boğulma
ve tıkanma korkusu, boğulma ve
ölüme ilişkin kâbuslar ve panik
duyguları eşlik etmektedir.
Ailede benzer tepkilerin varlığı,
çocukta anksiyeteye eğilim olması,
geçmişte yaşanmış sorunlar
hastalığın ciddiyetini ve seyrini
etkiler. Yemeye yönelik korkunun
duyarsızlaştırılması için terapiye
almak, yeme davranışında
değişiklikler planlamak, ayrıca oyun
tedavisi, aile tedavisi kullanılır.
Dirençli olgularda kilo kaybı ve
gelişme geriliği başlarsa ilaç tedavisi
kullanılır.
Annede yaygın anksiyete bozukluğu,
obsesif-kompulsif bozukluk gibi
bebeğine kötü bir şey olacağı,
tıkanacağı korkularının olması uygun
gelişim seviyesine paralel beslenme
şekline geçişi engelliyecektir. Katı
gıda alımı, kaşık-çatal kullanımı,
yemeğe dokunma elleme
engellenmeye çalışabilir. Çocuk kadar
annenin de tedavi konusunda ele
alınması gerekecektir.
Aşırı Beslenme
Bebeği gereğinden çok ve bebeğin
isteği dışında zorla yedirme şeklinde
görülür. Nadirde olsa kliniklere,
çocuk çok kustuğu ya da anne çocuk
ilişkisi bozulduğu için başvurulur.
Burada anne bebeğin her ağlamasını
açlığa yormakta ve çocuğunu
yeterince büyütüp büyütemediği ile
ilgili kaygılar yaşamaktadır. Her
soruna yaklaşımı beslemek
şeklindedir.
Bebek Anoreksiya Nervozası
Yiyecek reddi, aşırı seçicilik gözlenir.
6 ay ile 2 yaş arası ortaya çıkar.
Bebeğin isteklerine annenin tutarsız
ve uygunsuz yanıtlarının bebekteki
ayırt ediciliği ketlediği, ilişkilerinde
ikili çatışmaların gözlendiği,
karşılıklılığın az olduğu, duygusal
yoksunluk yaşandığı ve negatif
duygulanımın yoğun olduğu
çalışmalarda gösterilmiştir.
Seçici Gıda Reddi
Bebek belirgin şekilde ve sürekli bazı
besinleri almayı reddeder. Sık
rastlanan bir durumdur. Anoreksia
nervoza gelişimi için risk faktörüdür.
Davranışçı yöntem kullanılır.
Kolik
Beslenme bozukluğu olmasa da açlık
ve beslenme ile ilişkilidir. Doğumu
izleyen 2. 3. haftadan itibaren bebek
sıklıkla ve ısrarla ağlar. Bağırsak
kramplarından acı çeker gibidir.
Bacaklarını karnına doğru çeker,
kıvranır, sürekli ağlar. Anne çocuğun
aç olduğunu düşünerek yeniden
beslemeye başlar. Kolik tekrarlar,
anne-çocuk bir kısır döngü içine
girer. Anne gerginleştikçe bebek
ağlar, bebek ağladıkça anne daha
fazla gerilir. Anne-bebek ilişkisindeki
gerilim, belirsizlik, ikircikli
duyguların tabloyu arttırıcı ve uzatıcı
etkisi vardır.
Çeşitli pozisyonlar, aralıklı emzirme,
çeşitli bitki çayları, rezene, barsak
düzenleyici-gaz gidericiler halk
arasında kullanılsa da pek değişiklik
olmaz. Aile bebek ilişkisi ve ailenin
bilgilenmesine yönelik tedaviler
yararlı bulunmuştur.
Bebek Obesitesi
Bebeğin aşırı kilolu olması yani
beklenen normal kilo değerinin % 20
üstüne çıkmasıdır. Genetik yapı ile
ilişki kurulsa da daha çok kalori alımı
ile ilgilidir. Annenin bebeğin
beslenmesine ilişkin kaygıları,
bebekten gelen her uyaranın açlık
olarak algılanması, çocuğun kilosu
normalken bebeğin vücudunu bozuk
beden algılaması olarak zayıf görme
bozuklukları ile ilişkilidir. Sık ve bol
beslenen çocuk açlığı ve tokluğu
tanımayıp her sıkıldığı ve ruhsal
doyum ihtiyacını yemek yiyerek
karşılamaya başlar. Tedavisi güçtür.
Annenin durumu kabul edip düzenli
ve dengeli beslemeye gönüllü olması
gerekir. Uygun egzersiz ve diyet
gerekebilir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst