Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Korku ve kaygı zaman zaman
birbirine karıştırılan iki kavramdır.
Bunların dışında bir de fobiler
vardır. Korku; dışardan gelen
tehlikeye karşı duyduğumuz
duygusal tepkidir. Fobi de bir çeşit
korkudur. Normalde korkulmayacak
belli durum ve nesnelere karşı ortaya
çıkan korkuya fobi diyoruz. Aslında
korkumuzun olay ya da nesneyle
orantılı olmadığını biliriz.
Anlamsızlığına, gereksizliğine de
inanırız. Ama korkumuzla baş
edemez ve korktuğumuz durumla
karşılaşınca, karşılaşma olasılığı
olunca uzaklaşmaya çalışırız.
Fobi duyulan şey bir nesne
olabileceği gibi, bir olay da olabilir.
En tipik olan hayvanlara karşı
duyulan fobilerdir. Hayvanlara
duyulan fobiler genellikle çocuklukta
başlar. Duruma bağlı olanlar ise
fırtına, deprem gibi doğal olaylar
olabileceği gibi, uçağa binmek, iğne
yapılması gibi olaylar da olabilir. Kan
görme, iğne yapılmasından korkma
gibi fobiler genellikle aileseldir.
Uçağa, otobüse binememe, köprüden
geçememe, araba kullanma, kapalı
yerde kalma gibi fobiler çocukluk ve
gençlik dönemlerinde daha sık
görülür. Bazen çocuklara özgü fobiler
olabilir. Bunlardan en sık
rastlananlar yüksek seslerden ve özel
giysili kahramanlardan korkmaktır.
Fobi belirtileri nelerdir?
Korku yaratan obje, durum ya da
aktivite ile karşılaşıldığında kaygı
belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta
görülen belirtilerin hemen hepsi
fobik durumla karşılaşıldığında
ortaya çıkabilir. Çarpıntı, yüz
kızarması, titreme, bulanık görme,
nefes darlığı, ağız kuruluğu gibi
belirtiler görülebilir.
FOBİ NEDEN OLUR?
Fobilerin oluş nedenlerini açıklayan
farklı görüşler vardır. Bazı
durumlarda biri, bazen biri neden
olarak saptanabilir. Kaygıya karşı
bilinçaltımız savunmaya geçer. Bazen
başka nedenlerle oluşan kaygılar,
özellikle dile gelmesi zor olanlar,
nesnelere ya da durumlara
yönlendirilir. Çünkü nesnelerden ve
durumlardan kaçınılabilir ve
kaygıdan uzak durulabilir. Bazen fobi
öğrenilmiş bir davranıştır. Fobi
oluşan durum ya da nesneyle
karşılaşmada olan acı, endişe verici
bir olay fobinin kaynağını
oluşturabilir. Küçükken bir hayvanla
ilişkili yaşanmış bir olay, başka olay
olmasa da fobiye dönebilir.
Davranışcı terapiler bu durumda
yararlı olur. Fobilerin oluşumunda
kalıtımın ve bazı biyokimyasal
değişimlerin de etkili olduğu
bilinmektedir.
TEDAVİ EDİLİR Mİ?
Genellikle fobi tedavisine, korku
kişinin yaşamını etkilemeye başladığı
zaman başvurulur. Birçok insan
yılandan korkar ve yılan fobisi vardır.
Ama yılanla karşılaşma olasılığının
düşük olduğu bir yerde insanlar
bunun için tedavi ihtiyacı duymazlar.
Ama devamlı köpek olan bir yerde
yaşayacaksanız, işiniz gereği sık
uçağa binmeniz gerekiyorsa, fırtına
çıkacak korkusuyla sosyal ve iş
yaşamınız engelleniyorsa tedavi
aramaya başlarsınız. Tedavi için
duruma göre yöntem seçilir. Sosyal
fobilerin ve agorafobinin tedavisi
ayrıdır. Özgül fobilerde ilaç tedavisi
nadir kullanılır. Sistemik
duyarsızlaştırma, üstüne gitme gibi
davranışcı yöntemler kullanılabilir.
Korkunun kaynağını bulmaya yönelik
terapiler uygulanabilir. Yükseklik
korkunuz, gökdelen camı silmeniz
gerekmiyorsa sorun olmayabilir.
Uçmuyorsanız; uçmak korkusuyla
uğraşmayabilirsiniz. Ama sokağa
çıkmak, köprüler geçmek, köpeklerle
karşılaşmak günlük yaşamın bir
parçasıdır. İşte yaşamınız
engelleniyorsa, yardım isteme
zamanı olabilir.
KAYGI
Korku ile ilintili olmakla beraber
ondan farklıdır. Korku hemen şimdi
ortaya çıkacak bir tehlikeye karşı iken
kaygı daha çok gelecek yönelimlidir,
yani gelecekte olacak tehlikeye karşı
bir savunma ya da kaçıştır. KAYGI
daha yaygın, daha yavaş ortaya çıkan
ve daha uzun süren bir duygudur.
Başka bir deyişle, kaygı, açık olmayan
korku veya bir temel ihtiyacın
karşılanmaması durumunda meydana
gelen huzursuz edici ve gerginlik
yaratan duygudur. Kaygımız
yükseldiği anda bedenimiz bazı
sinyaller gönderilir, kalp atışları
hızlanır, terleme, üşüme, yorgunluk
solunum güçlüğü, titreme, mide
ağrısı ve baş ağrısı gibi fizyolojik
değişimler yaşanır. Bunun yanında
normal düzeyde bir kaygı, kişiye istek
duyma, karar alma, alınan kararlar
doğrultusunda enerji üretme ve bu
enerjiyi kullanarak performansını
yükseltmek açısından yardımcı olur.
Kaygı/Korkunun Nedenleri
YATKINLAŞTIRICI ETKENLER
Özgül fobilerin ilk belirtileri
genellikle çocukluk döneminde veya
ergenlik döneminin başlarında
ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklere
oranla daha yaşlarda ortaya çıkabilir.
1. Kişinin kendi başına gelen
örseleyici olaylar ( bir hayvan
tarafından saldırıya uğrama ya da
kapalı bir yerde kilitli kalmış olma
gibi)
2. Korku duyulacak durumlarda
beklenmedik panik atakları yaşamış
olma
3. Başkalarının başına gelen
örseleyici bir olayı ya da başkalarının
korktuğunu görme
4. Bilgi aktarımı ( ebeveynlerin
sürekli uyarıları veya medyada çıkan
haberler )
Korkunun ve kaygının ana nedeni söz
konusu nesnenin ya da durumun bir
yönüyle kötü bir sonuç
doğurabileceği beklentisidir. Bu
nedenler:
1. Doğuştan kaygı ve korkuya
eğilimli olma – bilimsel
araştırmalara göre bu durum
genler aracılığıyla kalıtsal
olarak aktarılmıştır.
2. Korkunun diğer bir nedeni de
örnek almadır. Çocukluk
çağımızda anne babamızın
özgül fobisi varsa biz anne
babamızı örnek alırken onların
bu korkularını da örnek alırız.
Bu da bizde benzer bir
durumun ortaya çıkmasına
neden olur.
3. Çeşitli baskılara tabi tutularak
yapay veya doğal oluşan
korkular.
4. Bazı kaygı ve korkular da sık-sık
tüketilen uyarıcı maddelere
bağlı olabilir. Örnek olarak,
aşırı tüketilen kahvede
bulunan uyarıcı madde kafein
bile buna neden olabilir.
5. Kişinin hayatında değişiklikler
de fizyolojik uyumuna etki edip
korku ve kaygıyı ortaya
çıkarabilir. Hamile kadınların
hayatındaki gelişim ve
hormonal değişimler buna
örnektir.
birbirine karıştırılan iki kavramdır.
Bunların dışında bir de fobiler
vardır. Korku; dışardan gelen
tehlikeye karşı duyduğumuz
duygusal tepkidir. Fobi de bir çeşit
korkudur. Normalde korkulmayacak
belli durum ve nesnelere karşı ortaya
çıkan korkuya fobi diyoruz. Aslında
korkumuzun olay ya da nesneyle
orantılı olmadığını biliriz.
Anlamsızlığına, gereksizliğine de
inanırız. Ama korkumuzla baş
edemez ve korktuğumuz durumla
karşılaşınca, karşılaşma olasılığı
olunca uzaklaşmaya çalışırız.
Fobi duyulan şey bir nesne
olabileceği gibi, bir olay da olabilir.
En tipik olan hayvanlara karşı
duyulan fobilerdir. Hayvanlara
duyulan fobiler genellikle çocuklukta
başlar. Duruma bağlı olanlar ise
fırtına, deprem gibi doğal olaylar
olabileceği gibi, uçağa binmek, iğne
yapılması gibi olaylar da olabilir. Kan
görme, iğne yapılmasından korkma
gibi fobiler genellikle aileseldir.
Uçağa, otobüse binememe, köprüden
geçememe, araba kullanma, kapalı
yerde kalma gibi fobiler çocukluk ve
gençlik dönemlerinde daha sık
görülür. Bazen çocuklara özgü fobiler
olabilir. Bunlardan en sık
rastlananlar yüksek seslerden ve özel
giysili kahramanlardan korkmaktır.
Fobi belirtileri nelerdir?
Korku yaratan obje, durum ya da
aktivite ile karşılaşıldığında kaygı
belirtileri ortaya çıkar. Panik atakta
görülen belirtilerin hemen hepsi
fobik durumla karşılaşıldığında
ortaya çıkabilir. Çarpıntı, yüz
kızarması, titreme, bulanık görme,
nefes darlığı, ağız kuruluğu gibi
belirtiler görülebilir.
FOBİ NEDEN OLUR?
Fobilerin oluş nedenlerini açıklayan
farklı görüşler vardır. Bazı
durumlarda biri, bazen biri neden
olarak saptanabilir. Kaygıya karşı
bilinçaltımız savunmaya geçer. Bazen
başka nedenlerle oluşan kaygılar,
özellikle dile gelmesi zor olanlar,
nesnelere ya da durumlara
yönlendirilir. Çünkü nesnelerden ve
durumlardan kaçınılabilir ve
kaygıdan uzak durulabilir. Bazen fobi
öğrenilmiş bir davranıştır. Fobi
oluşan durum ya da nesneyle
karşılaşmada olan acı, endişe verici
bir olay fobinin kaynağını
oluşturabilir. Küçükken bir hayvanla
ilişkili yaşanmış bir olay, başka olay
olmasa da fobiye dönebilir.
Davranışcı terapiler bu durumda
yararlı olur. Fobilerin oluşumunda
kalıtımın ve bazı biyokimyasal
değişimlerin de etkili olduğu
bilinmektedir.
TEDAVİ EDİLİR Mİ?
Genellikle fobi tedavisine, korku
kişinin yaşamını etkilemeye başladığı
zaman başvurulur. Birçok insan
yılandan korkar ve yılan fobisi vardır.
Ama yılanla karşılaşma olasılığının
düşük olduğu bir yerde insanlar
bunun için tedavi ihtiyacı duymazlar.
Ama devamlı köpek olan bir yerde
yaşayacaksanız, işiniz gereği sık
uçağa binmeniz gerekiyorsa, fırtına
çıkacak korkusuyla sosyal ve iş
yaşamınız engelleniyorsa tedavi
aramaya başlarsınız. Tedavi için
duruma göre yöntem seçilir. Sosyal
fobilerin ve agorafobinin tedavisi
ayrıdır. Özgül fobilerde ilaç tedavisi
nadir kullanılır. Sistemik
duyarsızlaştırma, üstüne gitme gibi
davranışcı yöntemler kullanılabilir.
Korkunun kaynağını bulmaya yönelik
terapiler uygulanabilir. Yükseklik
korkunuz, gökdelen camı silmeniz
gerekmiyorsa sorun olmayabilir.
Uçmuyorsanız; uçmak korkusuyla
uğraşmayabilirsiniz. Ama sokağa
çıkmak, köprüler geçmek, köpeklerle
karşılaşmak günlük yaşamın bir
parçasıdır. İşte yaşamınız
engelleniyorsa, yardım isteme
zamanı olabilir.
KAYGI
Korku ile ilintili olmakla beraber
ondan farklıdır. Korku hemen şimdi
ortaya çıkacak bir tehlikeye karşı iken
kaygı daha çok gelecek yönelimlidir,
yani gelecekte olacak tehlikeye karşı
bir savunma ya da kaçıştır. KAYGI
daha yaygın, daha yavaş ortaya çıkan
ve daha uzun süren bir duygudur.
Başka bir deyişle, kaygı, açık olmayan
korku veya bir temel ihtiyacın
karşılanmaması durumunda meydana
gelen huzursuz edici ve gerginlik
yaratan duygudur. Kaygımız
yükseldiği anda bedenimiz bazı
sinyaller gönderilir, kalp atışları
hızlanır, terleme, üşüme, yorgunluk
solunum güçlüğü, titreme, mide
ağrısı ve baş ağrısı gibi fizyolojik
değişimler yaşanır. Bunun yanında
normal düzeyde bir kaygı, kişiye istek
duyma, karar alma, alınan kararlar
doğrultusunda enerji üretme ve bu
enerjiyi kullanarak performansını
yükseltmek açısından yardımcı olur.
Kaygı/Korkunun Nedenleri
YATKINLAŞTIRICI ETKENLER
Özgül fobilerin ilk belirtileri
genellikle çocukluk döneminde veya
ergenlik döneminin başlarında
ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklere
oranla daha yaşlarda ortaya çıkabilir.
1. Kişinin kendi başına gelen
örseleyici olaylar ( bir hayvan
tarafından saldırıya uğrama ya da
kapalı bir yerde kilitli kalmış olma
gibi)
2. Korku duyulacak durumlarda
beklenmedik panik atakları yaşamış
olma
3. Başkalarının başına gelen
örseleyici bir olayı ya da başkalarının
korktuğunu görme
4. Bilgi aktarımı ( ebeveynlerin
sürekli uyarıları veya medyada çıkan
haberler )
Korkunun ve kaygının ana nedeni söz
konusu nesnenin ya da durumun bir
yönüyle kötü bir sonuç
doğurabileceği beklentisidir. Bu
nedenler:
1. Doğuştan kaygı ve korkuya
eğilimli olma – bilimsel
araştırmalara göre bu durum
genler aracılığıyla kalıtsal
olarak aktarılmıştır.
2. Korkunun diğer bir nedeni de
örnek almadır. Çocukluk
çağımızda anne babamızın
özgül fobisi varsa biz anne
babamızı örnek alırken onların
bu korkularını da örnek alırız.
Bu da bizde benzer bir
durumun ortaya çıkmasına
neden olur.
3. Çeşitli baskılara tabi tutularak
yapay veya doğal oluşan
korkular.
4. Bazı kaygı ve korkular da sık-sık
tüketilen uyarıcı maddelere
bağlı olabilir. Örnek olarak,
aşırı tüketilen kahvede
bulunan uyarıcı madde kafein
bile buna neden olabilir.
5. Kişinin hayatında değişiklikler
de fizyolojik uyumuna etki edip
korku ve kaygıyı ortaya
çıkarabilir. Hamile kadınların
hayatındaki gelişim ve
hormonal değişimler buna
örnektir.
