OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
Hikaye Ekle

Dikkat Eksikliği

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan azrailkadir27
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 255

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Çocukta dikkat kusuru özellikle
eğitim hayatının başlamasıyla
belirgin hale gelir. Okul öncesi
dönemde de her şeyden çabuk
sıkılan ve bıkan bu çocuklar,
oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir
süre sonra onları parçalamayı tercih
ederler. Okulun başlamasıyla birlikte
öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev
yapmayı sevmez, anne/baba ve
öğretmenin zoruyla ödev yaparlar.
Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar.
Masanın başına oturamaz, otursalar
dahi çeşitli bahaneler uydurarak
(tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık
masa başından kalkarlar. Anne /
babayı ders çalışırken sürekli
yanlarında isterler. Üzerine aldıkları
bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir
işi bitirmeden hemen diğerine
geçerler. Kendileriyle
konuşulduğunda sanki konuşanı
dinlemiyormuş görüntüsü verirler.
Bir komutu birkaç defa söyledikten
sonra yerine getirirler.
Sınıfta dersi takip etmedikleri
gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla
hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı
işlerle fazlaca ilgilenir, elindeki
kalem, defter ve oyuncak gibi
malzemeyle uğraşır, dersi takip
edemezler. Derste sıkılmaları
nedeniyle sınıfın dikkatini ve
huzurunu bozacak davranışlar
sergileyebilirler. (derste konuşma,
arkadaşlarına laf atma ve garip asker
çıkarma gibi).
Okuma ve yazma kaliteleri
yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve
yazıları bozuk olabilir. Okurken sık
hata yapabilir ve cümlenin sonunda
kelime uydurmalarına rastlanabilir.
Unutkandırlar. Sınıfta sık eşya
kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini
düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk
unutabilirler. Kendilerine uygun bir
çalışma düzeni ve sistemi
geliştiremezler. Okuma ve yazmayı
genellikle sevmezler. Ders kitabı
okumanın yanında hikaye ve roman
türü kitapları okumaya karşı da
isteksizdirler.
Yaşanan tüm bu öğrenme
zorluklarına sınavlarda dikkatsizce
yapılan hatalar eklenir. Sabırsızlıkları
nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam
okumama ve yanlış okumalara sık
rastlanır. Bu nedenle çok iyi
bildikleri bir soruyu dahi yanlış
cevaplayabilirler. Test sınavlarında
çeldiricilere kolaylıkla kanarlar.
Özellikle ilkokula başladığı yıllarda
sınav kağıdını öncelikle vermeyi
marifet sayarlar. Sonunda bilgileri ve
bildiklerinden daha azı oranında not
alırlar.
Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde
pek fark edilmeyebilir. Ancak bu
çocukların bir kısmı ders dışı işlerde
de çabuk sıkılma belirtileri
gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve ek
olarak özel öğrenme güçlüğü
olmayan çocuklar ilkokulun 3.ve
4.sınıflarına kadar derslerde sorun
yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve
dersi iyi takip etmedikleri halde
notları kötü olmayabilir. Derslerin
ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi
düşüşler yaşanmaya başlanır.
Ev içinde günlük yapmaları gereken
işler konusunda sorumluluk almak
istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve
kurallardan hoşlanmazlar.
BELİRTİLERİ
Davranışları ortama ve sonuçlarına
göre düzenlemek ve yönlendirmekle
ilgili bir sorundur.
Bir şey yapmadan önce sonucunu
düşünmezler (“Bunu yaparsam ceza
alırım“).
Bir şey yapmadan önce o davranışın
o ortam için uygun olup olmadığını
düşünmezler (“Burada bu davranış
yapılmaz“).
Söyleyecekleri şeyin karşısındaki
kişide nasıl bir etki yapacağını
düşünmezler ( “Bunu söylersem bana
kırılır“)
Aslında ne yapmaları ya da
yapmamaları gerektiğini bilirler ama
o bildikleri şeyi uygulayamazlar.
Bir kuralı biliyorlardır, sorarsanız
uygun bir biçimde açıklayabilirler
ama düşünmeden hareket ettikleri
için o kuralı yine bozabilirler.
Bu durum gerek anne baba gerekse
öğretmeni daha çok öfkelendirir. Bu
davranışlar bilerek yapılan, ya da
kurallar önemsenmediği için yapılan
davranışlar olarak nitelendirilirler.
Bu nedenle de daha acımasız
yöntemlerle ele alınırlar.
ANNE-BABA VE ÖĞRETMENLERİN BU
ÇOCUKLARI TANIMLAMALARI
“ 10 yaşına geldi hala söz
kesmemeyi öğrenemedi “
“ Düşünmeden hareket eder “ “
Sabırsızdır, istekleri hemen olsun
ister “
“ Asla sırasını bekleyemez “
“ Daha soruyu tamamlamadan
cevabını vermeye kalkıyor “
“ Aklına geleni hemen yapıyor “
NEDENLERİ
Son 15-20 yılda yapılan araştırmalar
DEHB`nun organik kökenli olduğu
görüşünü hakim kılmıştır. Yeni
araştırmalar beyin glikoz
metabolizmasındaki bozukluklar
üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu
çocukların özgeçmişlerinde
hamilelikte ilaca maruz kalma ve
intra uterin infeksiyonlar, zor doğum,
düşük doğum ağırlığı,geçirilmiş
M.S.S infeksiyonları dikkat çekmiştir.
Bozukluğun genetik geçişi üzerinde
durulmuş ve bu çocukların
1.dereceden akrabalarında DEHB
oranı daha yüksek bulunmuştur.
Kaotik alie yapısında yetişen ve ağır
ihmal ve tacize maruz kalan
çocuklarda da DEHB belirtileri
gözlenebilmektedir.
TEDAVİ
Tedavinin ilk şartı, aile okul ve hekim
arasında sıkı işbirliğidir. Çünkü
DEHB evde olduğu kadar okulda da
sorun yaşanmasına neden olur.
Öğrenmeyle ilgili sorunlar yanında
arkadaş ilişkilerinde yaşanan
sorunlar ve kurallara uyma güçlüğü
aile ve okulun ortak ve sağlıklı
yaklaşımlarıyla aşılabilir.
Öncelikle ailenin hiperaktivite
hakkında bilgi sahibi olması gerekir.
Çünkü çocukta var olan sorunların
nedenlerini başka yerlerde aramak,
çözüm üretmeyi engellediği gibi,
telafisi mümkün olmayan yanlış
yaklaşımlar sergilenmesine neden
olacaktır. Çocukla olan ilişkimizi
düzenleyebilmek için DEHB
belirtilerini yanlış yorumlamamak
gerekir. Çocuğun davranışlarını ya da
derslerle ilgili zorluğunu yaramazlık
ya da tembellik olarak yorumlayan
anne-babalar çocukla ilişkilerinin
bozacak derecede sürekli ceza verme
eğilimindedirler. Oysa bu çocukların
cezalardan pek anlamadıkları kısa
süre içinde görülecektir. Tedavide
çocukla yeniden sağlıklı ilişki
kurabilmenin yolları aranır. Ailenin
çocuğa yönelik tutumları gözden
geçirilerek yanlışlar ayıklanmaya
çalışılır.
DEHB`nun tedavisinde ilaçlar önemli
yer tutarlar. Dikkat arttırmaya ve
davranışların kontrol edilmesine
yönelik ilaç tedavisi uzun yıllardır
kullanılmaktadır. Stimülanların
bulunmasıyla ilaç tedavisinde ciddi
gelişmeler olmuştur. Günümüzde
DEHB`nun tedavisinde Metylfenidat,
dextroamfetamin ve pemolin gibi
stimülanların yanında bazı
antidepresan ve karbamezapin`den
yarar görüldüğü bilinmektedir.
Medikal tedaviden elde edilen
sonuçlar çocuğun yaşı, zeka düzeyi,
ailenin tedaviye uyumu ve sebatı
gibi faktörlerden etkilenmektedir.
Stimülanların devreye girmesiyle
tedaviden elde edilen başarı oranı
oldukça artmıştır. Stimülanlar;
tedavideki başarıları yanındı,
güvenilir ilaç olmaları, çocuklarda
bağımlılık yapmamaları ve yan
etkilerinin az olması nedeniyle tercih
edilirler.
Ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanımı
konusundaki yanlış bilgilenmeler
DEHB olan çocukların gerektiğinde
ilaç kullanmalarını da
engellemektedir. Ailenin yan
etkilerden korkarak ilaç reddetmesi,
tedaviyi geciktirmekte ve sonradan
geri dönüşümü olmayan sonuçlar
doğurabilmektedir.
Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda
özel eğitim programlarının
uygulanması gerekebilir. Kalabalık
sınıflarda dikkatlerinin dağılması
nedeniyle öğrenemeyen çocuklara
bireysel eğitim öğrenemeyen
çocuklara bireysel eğitim desteği
verilmelidir. Olumsuz davranışların
düzeltilmesi ve yerine olumlu
davranışların konulması için çeşitli
destekleyici ve davranışçı tedavi
teknikleri uygulanabilir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst