Elhamdu lillahi rabbil alemin,rabbi salli ala muhammed'in ve al-i muhammed.
''Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler. '' Allah'ın hizbi mutlaka galip gelecektir ve yeter ki sabırla ve Allah'a olan imanımızla yürümesini bilelim.Allah'a yardımeden yardım bulur;Allah'a sırt çevirene sırt çevrilir.İslama gönül bağlayanlar mutlaka bilirler ki şehadet arzusuyla yandıkları sürece Allah yakın bir fetih verecektir;kuluna ve resulüne yardım eden Allah,dini uğruna düşen canlara yardım etmez miki
.O Allah tüm kusur ve noksan sıfatlardan münezzeh ve arıdır.Resulullah(s.a.a) buyurdular ki:''Allah yolunda tozlanan ayaklara cehennem ateşi dokunmaz.''
İbadet bilinci yerleştiği zaman gönüllere aşkla,o zaman o gönül çelik gibi olur;ama o gönül geceleri teheccüde durduğu zaman öğle yumuşar ki secdeler ıslanır ve aşık maşukla olmakla mahcup olmaz,alemler aradan kalkar ve reku-secdeler bir farz olmaktan çıkar ve sevgiliye varma arzusu olur.Gökleri ve yeri yaratan, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size her türlü meyveler çıkaran, izniyle denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri de size akıtan ancak Allah'tır . Adetleri üzere seyreden güneşi ve ayı size faydalı kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren yine Allah'tır. O, size istediğiniz her şeyden verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olursanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zâlim, çok nankördür. Allah'ını unutan kul, şeytana kulolur ve ibadetlerinde riya yer alır,tefekkür etmez,secdeleri bir kargaya benzer -yeri eşelemek gibi-
Çok ibadet etmek demek fazla namaz eda etmek ya da oruç tutmak değildir;çok ibadet etmek azda olsa tefekkürle yapılan ibadettir ve Allah katında kabulolan birşey nasıl az olabilir ki
.
Derin düşünceye dalanlar Allah ile başbaşadır,heran rabbiyle münacat ederler ve feyz alırlar bundan,yorulmazlar ve uslanmazlar ve heran rabbiyle başbaşa kalmak isterler ve Allah yolunda cihadı sadece savaş meydanlarında bilmezler;hayatın her yerinde cihad yaparlar.'' Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir. ''
Aşk sarhoşu olan kullar bilirler rabblerini,onlar rablerini geceleri yaptıkları secdelerde ve döktükleri gözyaşlarında bulurlar.Bu aşk kor olur ve yakar yürekleri ve ehli bunu anlamaz;''bizim sırlarımızı ehli olmayanlara açmayın'' demezmi ehl-i beyt aleyhimüs selam
.Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: Allaha Onu görüyormuşçasına ibadet et.Sen Onu göremezsen de O seni görüyor.
Akıllar idrak edemez hale geliyor bazen ilahi mucizeleri gördükçe;aslında mucizeyede gerek yoktur,çünkü Allah'a gönül bağlayan birisi mucizeler aramaz ki
.Hak ve batıl kavramlarını bilen ve hayatını ilahi aşk ile ve tevhid yolunda şehadet bilinci oldukça kulda ve kulluk sırrına erdikçe artık aradaki perdeler ister istemez kalkar."Hayatınızın bazı günlerinde (ilahi) rüzgarlar eser. O rahmet rüzgarlarına kendinizi vermekten gafil olmayın." Gaflet uykusunda olan kula gökten sofrada inse artık göremez onu
.
Allah'ın razı olduğu ibadet,nefsini arıtarak özündekine yönelmektir ve karşında Allah nurunu görmektir;aksi takdirde kendine yaptığın bir zulümdür.İmam Ali aleyhimüs selam'ın dediği gibi:''Görmediğim Allah'a ibadet etmem!"
''Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler. '' Allah'ın hizbi mutlaka galip gelecektir ve yeter ki sabırla ve Allah'a olan imanımızla yürümesini bilelim.Allah'a yardımeden yardım bulur;Allah'a sırt çevirene sırt çevrilir.İslama gönül bağlayanlar mutlaka bilirler ki şehadet arzusuyla yandıkları sürece Allah yakın bir fetih verecektir;kuluna ve resulüne yardım eden Allah,dini uğruna düşen canlara yardım etmez miki
İbadet bilinci yerleştiği zaman gönüllere aşkla,o zaman o gönül çelik gibi olur;ama o gönül geceleri teheccüde durduğu zaman öğle yumuşar ki secdeler ıslanır ve aşık maşukla olmakla mahcup olmaz,alemler aradan kalkar ve reku-secdeler bir farz olmaktan çıkar ve sevgiliye varma arzusu olur.Gökleri ve yeri yaratan, gökten suyu indirip onunla rızık olarak size her türlü meyveler çıkaran, izniyle denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize veren, nehirleri de size akıtan ancak Allah'tır . Adetleri üzere seyreden güneşi ve ayı size faydalı kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren yine Allah'tır. O, size istediğiniz her şeyden verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olursanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zâlim, çok nankördür. Allah'ını unutan kul, şeytana kulolur ve ibadetlerinde riya yer alır,tefekkür etmez,secdeleri bir kargaya benzer -yeri eşelemek gibi-
Çok ibadet etmek demek fazla namaz eda etmek ya da oruç tutmak değildir;çok ibadet etmek azda olsa tefekkürle yapılan ibadettir ve Allah katında kabulolan birşey nasıl az olabilir ki
Derin düşünceye dalanlar Allah ile başbaşadır,heran rabbiyle münacat ederler ve feyz alırlar bundan,yorulmazlar ve uslanmazlar ve heran rabbiyle başbaşa kalmak isterler ve Allah yolunda cihadı sadece savaş meydanlarında bilmezler;hayatın her yerinde cihad yaparlar.'' Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar, felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir. ''
Aşk sarhoşu olan kullar bilirler rabblerini,onlar rablerini geceleri yaptıkları secdelerde ve döktükleri gözyaşlarında bulurlar.Bu aşk kor olur ve yakar yürekleri ve ehli bunu anlamaz;''bizim sırlarımızı ehli olmayanlara açmayın'' demezmi ehl-i beyt aleyhimüs selam
Akıllar idrak edemez hale geliyor bazen ilahi mucizeleri gördükçe;aslında mucizeyede gerek yoktur,çünkü Allah'a gönül bağlayan birisi mucizeler aramaz ki
Allah'ın razı olduğu ibadet,nefsini arıtarak özündekine yönelmektir ve karşında Allah nurunu görmektir;aksi takdirde kendine yaptığın bir zulümdür.İmam Ali aleyhimüs selam'ın dediği gibi:''Görmediğim Allah'a ibadet etmem!"
