Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
KİTABIN TANITIMI:
Soluk soluğa okunacak bir politik kurgu ABD-Türkiye SavaşıTarih, 23 Mayıs 2007.
Metal Fırtınanın en ilginç yanlarından biri de kahramanların; R. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, George W. Bush, Condeleezza Rice, Donald Rumsfeld gibi gerçek karakterlerden oluşması. Kitabın özellikle bu yanı, romanın etkileyici gücünü ve oluşturduğu gerçeklik algısını daha da güçlendiriyor.
ÖN OKUMA:
23 Mayıs 2007 Saat: 00.10
KERKÜKÜN KUZEYDOĞUSU
Karanlık, doğanın örtüsü haline gelmişti. Sessizliğin içinde, böcek çığlıkları bile duyulmuyordu. Irakın
dağlık kuzey bölgesinin sınırındaydı burası. Çölün sona erdiği topraklarda düzlükler ve yükseltiler
birbirine karışmaya başlıyordu, ufuk çizgisindeki dağlık alan, karanlığın içinde ancak bir gölge olarak
beliriyordu. Geniş düzlük alanları ara ara tepeler kesiyordu. Zor bir coğrafyaydı; hem toprak, hem de
insan olarak. Çok şeylere gebe bir dünyanın manzarasıydı, geleceğin karmaşasını içinde beslediğini belli
etmiyordu pek.
Bu donmuş an, önce hafif bir titreşimle bozuldu. Ardından o düzlüklerden birisinin sınırındaki kayalık
alanda tas parçalarının toprak üzerinden aşağı doğru yuvarlanma sesi ve hemen ardından bot sesleri duyuldu. Askerler koşarak kayadaki yarığın içinden çıktılar ve hızla tepeden aşağı indiler. Üniformaları
dışındaki her yerleri siyah çamurla kapatılmıştı. Yorgundular, neredeyse iki gündür en alt seviyede
öğünle yasamaya çalışıyorlardı ve simdi de uzun bir mesafeyi, üzerlerindeki kırk kiloya varan yükle
koşmak zorundaydılar. Tek şansları, yokuş aşağı koşacak olmalarıydı ama yaklaşık iki kilometre ötedeki
yabancı askeri birliğe görünmeden bu mesafeyi almak gibi zor bir durum ile yüz yüzeydiler.
On iki askerden oluşan öncü gözetleme timinin basındaki Üsteğmen Alper en önde hızla aşağıya doğru
koşmaya başlamış, hemen pesinden de erler büyük bir hızla ileri atılmışlardı. Değil iki kilometreden, yüz
metreden bile fark edilmeleri neredeyse imkansızdı. Karanlığın içindeki gölgeler hızla tepeden aşağı
kaydı, koşu bir süre düzlükte de devam etti. Çok güçlü bir askeri birliğin karargah merkezine bakan bir
tepeden gözlem yapmışlardı, fark edilmeleri halinde vurulmamalarına imkan yoktu. Yirmi dakika süren
koşunun ardından büyük bir kayanın arkasına sıralandılar. Takımın en irisi ve makineli tüfekçisi Serdar,
kayanın biraz açığında siper alıp nişangahını, geldikleri istikamete yöneltti. Üsteğmen Alper tek dizinin
üzerine çökmüştü. Telsiz eri hemen yanına geldi ve kriptolu mesaj modunu açtı:
Sahinden Baykuşa, tamam.
Telsizden gelen cızırtıyı dinlediler bir süre:
Sahinden Baykus-şa, tamam.
Üsteğmen sabırsızlanmaya başlamıştı:
Baykuştan Şahine. Devam edin. Tamam.
Baykuş, Kerkükün on bes kilometre kuzeydoğusunda 101. Piyade Tümenine bağlı olduğunu
sandığımız, tugay büyüklüğünde bir birliğin merkez karargah koordinatları belirlendi. Olağanüstü bir
askeri hareketlilik var. Bildiriyorum .
Baykuştan Şahine. Sağ olun. Tamam.
Anlaşıldı. Tamam.
KİTABIN ÖZETİ:
Orkun Uçar ve Burak Turna tarafından kaleme alınan Metal Fırtına, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırmıştı. Kitapta, Türk-Amerikan Savaşı ele alınmaktadır. 23 Mayıs 2007 günü Kuzey Iraktaki Türk askerî birliği, müttefik ABDnin saldırısına uğrar. Amerikan 101. Hava İndirme Tümeni, Irakın kuzeyindeki Türk Deniz Piyade Tugayına saldırmıştır.
Saldırının yapıldığı saatlerde, ABDde Metal Fırtına operasyonunun ayrıntıları görüşülmektedir. Operasyonun hedefi İstanbul ve Ankarayı ele geçirmektir. Türkiyeye yönelik operasyonun arkasında bir madencilik ve enerji şirketinin ortaklarından olan Lynam adında bir işadamı vardır. Saldırı haberi üzerine Ankarada Genelkurmay Başkanlığındaki harekât merkezinde toplantılar yapılır. Öncelikle diplomatik yolların kullanılması düşünülmektedir. Bu sırada Iraktaki Türk birliklerine yönelik saldırılar ise devam etmektedir. Bunun üzerine Başbakan, ABDnin saldırıları ve Türkiye üzerindeki emelleri hakkında basına açıklamalar yapar. Bu sırada Türk istihbaratının başına yeni atanmış olan Çetin Kutlu elinde bir dosya ile Başbakanı beklemektedir.
Türk istihbarat timi Gri Tim üyesi olan ve görevi gereği Fransada yaşayan Gökhan Birdağ, aldığı bir emir ile Ermeni asıllı bir silah tüccarının bürosuna girer ve bir dosya bulur. Dosyada, Türkiyedeki bor, uranyum ve toryum madenlerinin işletme hakkının 2007 Aralık ayından itibaren bir madencilik şirketine ABD tarafından satıldığı yazmaktadır. İşte MİT Müsteşarının elindeki dosya bu dosyadır ve Amerikan saldırısından dört ay önce ele geçmiştir. Ancak dosya aylarca hasır altı edilmiştir. Amerikan saldırısının ana hedefi Türkiyedeki zengin maden yataklarını ele geçirmektir.
Amerikan saldırıları tüm şiddetiyle devam etmektedir ve diplomatik yollardan da bir sonuç alınamamıştır. Amerikanın Türkiyeye saldıracağını dört ay önceden öğrenen Gökhan Birdağ yanındaki atom bombasıyla bir çiftlikte uygun zamanı beklemektedir. Eğer saldırılar sona erdirilmezse New York ve Washingtonda bombaları patlatacaktır.
Amerikan Ordusu, Anıtkabiri bombalamış ve İstanbula hava saldırısına başlamıştır. Gökhan Birdağ Washingtonda merkezî bir yere atom bombasını yerleştirir. Bombanın patlamasıyla Washingtondaki bir çok önemli merkez yok olur. Amerikan istihbarat elemanları Gökhan Birdağın saklandığı yeri tespit eder ve yakalamak için harekete geçerler. Savaşı Floridadaki bir merkezden takip eden ABD Başkanı Türkiyeye tehditler yağdırır.
Türk ve Amerikan orduları arasındaki savaş tüm şiddetiyle sürerken, Türkiyenin Rusya, Çin, Almanya ve Fransa ile görüşmeleri de devam etmektedir. Rusya Devlet Başkanı Başbakana, bor, uranyum ve toryum madenlerinin işletiminde bu ülkelere pay verilmesi durumunda yardım edeceklerini bildirir. Anlaşma sağlaması üzerine dört ülkenin temsilcileri Birleşmiş Milletler binasında ABDye ültimatom verirler. ABD bu ültimatom karşısında çaresiz kalır. ABD Başkanı istifaya zorlanır ve böylece savaş sona erer.
Amerikan istihbaratının elinden bir Alman ajanın yardımıyla kurtulan Gökhan Birdağ hasta yatağında savaşın bittiği haberini alır. Birdağa yardım eden Alman ona bazı fotoğraflar gösterir. Fotoğraflarda yer alan kişi, savaşın arka planındaki isim olan Adrian Lynamdır. Bunu öğrenen Gökhan Birdağ intikam yemini eder.
Soluk soluğa okunacak bir politik kurgu ABD-Türkiye SavaşıTarih, 23 Mayıs 2007.
Metal Fırtınanın en ilginç yanlarından biri de kahramanların; R. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, George W. Bush, Condeleezza Rice, Donald Rumsfeld gibi gerçek karakterlerden oluşması. Kitabın özellikle bu yanı, romanın etkileyici gücünü ve oluşturduğu gerçeklik algısını daha da güçlendiriyor.
ÖN OKUMA:
23 Mayıs 2007 Saat: 00.10
KERKÜKÜN KUZEYDOĞUSU
Karanlık, doğanın örtüsü haline gelmişti. Sessizliğin içinde, böcek çığlıkları bile duyulmuyordu. Irakın
dağlık kuzey bölgesinin sınırındaydı burası. Çölün sona erdiği topraklarda düzlükler ve yükseltiler
birbirine karışmaya başlıyordu, ufuk çizgisindeki dağlık alan, karanlığın içinde ancak bir gölge olarak
beliriyordu. Geniş düzlük alanları ara ara tepeler kesiyordu. Zor bir coğrafyaydı; hem toprak, hem de
insan olarak. Çok şeylere gebe bir dünyanın manzarasıydı, geleceğin karmaşasını içinde beslediğini belli
etmiyordu pek.
Bu donmuş an, önce hafif bir titreşimle bozuldu. Ardından o düzlüklerden birisinin sınırındaki kayalık
alanda tas parçalarının toprak üzerinden aşağı doğru yuvarlanma sesi ve hemen ardından bot sesleri duyuldu. Askerler koşarak kayadaki yarığın içinden çıktılar ve hızla tepeden aşağı indiler. Üniformaları
dışındaki her yerleri siyah çamurla kapatılmıştı. Yorgundular, neredeyse iki gündür en alt seviyede
öğünle yasamaya çalışıyorlardı ve simdi de uzun bir mesafeyi, üzerlerindeki kırk kiloya varan yükle
koşmak zorundaydılar. Tek şansları, yokuş aşağı koşacak olmalarıydı ama yaklaşık iki kilometre ötedeki
yabancı askeri birliğe görünmeden bu mesafeyi almak gibi zor bir durum ile yüz yüzeydiler.
On iki askerden oluşan öncü gözetleme timinin basındaki Üsteğmen Alper en önde hızla aşağıya doğru
koşmaya başlamış, hemen pesinden de erler büyük bir hızla ileri atılmışlardı. Değil iki kilometreden, yüz
metreden bile fark edilmeleri neredeyse imkansızdı. Karanlığın içindeki gölgeler hızla tepeden aşağı
kaydı, koşu bir süre düzlükte de devam etti. Çok güçlü bir askeri birliğin karargah merkezine bakan bir
tepeden gözlem yapmışlardı, fark edilmeleri halinde vurulmamalarına imkan yoktu. Yirmi dakika süren
koşunun ardından büyük bir kayanın arkasına sıralandılar. Takımın en irisi ve makineli tüfekçisi Serdar,
kayanın biraz açığında siper alıp nişangahını, geldikleri istikamete yöneltti. Üsteğmen Alper tek dizinin
üzerine çökmüştü. Telsiz eri hemen yanına geldi ve kriptolu mesaj modunu açtı:
Sahinden Baykuşa, tamam.
Telsizden gelen cızırtıyı dinlediler bir süre:
Sahinden Baykus-şa, tamam.
Üsteğmen sabırsızlanmaya başlamıştı:
Baykuştan Şahine. Devam edin. Tamam.
Baykuş, Kerkükün on bes kilometre kuzeydoğusunda 101. Piyade Tümenine bağlı olduğunu
sandığımız, tugay büyüklüğünde bir birliğin merkez karargah koordinatları belirlendi. Olağanüstü bir
askeri hareketlilik var. Bildiriyorum .
Baykuştan Şahine. Sağ olun. Tamam.
Anlaşıldı. Tamam.
KİTABIN ÖZETİ:
Orkun Uçar ve Burak Turna tarafından kaleme alınan Metal Fırtına, yayımlandığı dönemde büyük yankı uyandırmıştı. Kitapta, Türk-Amerikan Savaşı ele alınmaktadır. 23 Mayıs 2007 günü Kuzey Iraktaki Türk askerî birliği, müttefik ABDnin saldırısına uğrar. Amerikan 101. Hava İndirme Tümeni, Irakın kuzeyindeki Türk Deniz Piyade Tugayına saldırmıştır.
Saldırının yapıldığı saatlerde, ABDde Metal Fırtına operasyonunun ayrıntıları görüşülmektedir. Operasyonun hedefi İstanbul ve Ankarayı ele geçirmektir. Türkiyeye yönelik operasyonun arkasında bir madencilik ve enerji şirketinin ortaklarından olan Lynam adında bir işadamı vardır. Saldırı haberi üzerine Ankarada Genelkurmay Başkanlığındaki harekât merkezinde toplantılar yapılır. Öncelikle diplomatik yolların kullanılması düşünülmektedir. Bu sırada Iraktaki Türk birliklerine yönelik saldırılar ise devam etmektedir. Bunun üzerine Başbakan, ABDnin saldırıları ve Türkiye üzerindeki emelleri hakkında basına açıklamalar yapar. Bu sırada Türk istihbaratının başına yeni atanmış olan Çetin Kutlu elinde bir dosya ile Başbakanı beklemektedir.
Türk istihbarat timi Gri Tim üyesi olan ve görevi gereği Fransada yaşayan Gökhan Birdağ, aldığı bir emir ile Ermeni asıllı bir silah tüccarının bürosuna girer ve bir dosya bulur. Dosyada, Türkiyedeki bor, uranyum ve toryum madenlerinin işletme hakkının 2007 Aralık ayından itibaren bir madencilik şirketine ABD tarafından satıldığı yazmaktadır. İşte MİT Müsteşarının elindeki dosya bu dosyadır ve Amerikan saldırısından dört ay önce ele geçmiştir. Ancak dosya aylarca hasır altı edilmiştir. Amerikan saldırısının ana hedefi Türkiyedeki zengin maden yataklarını ele geçirmektir.
Amerikan saldırıları tüm şiddetiyle devam etmektedir ve diplomatik yollardan da bir sonuç alınamamıştır. Amerikanın Türkiyeye saldıracağını dört ay önceden öğrenen Gökhan Birdağ yanındaki atom bombasıyla bir çiftlikte uygun zamanı beklemektedir. Eğer saldırılar sona erdirilmezse New York ve Washingtonda bombaları patlatacaktır.
Amerikan Ordusu, Anıtkabiri bombalamış ve İstanbula hava saldırısına başlamıştır. Gökhan Birdağ Washingtonda merkezî bir yere atom bombasını yerleştirir. Bombanın patlamasıyla Washingtondaki bir çok önemli merkez yok olur. Amerikan istihbarat elemanları Gökhan Birdağın saklandığı yeri tespit eder ve yakalamak için harekete geçerler. Savaşı Floridadaki bir merkezden takip eden ABD Başkanı Türkiyeye tehditler yağdırır.
Türk ve Amerikan orduları arasındaki savaş tüm şiddetiyle sürerken, Türkiyenin Rusya, Çin, Almanya ve Fransa ile görüşmeleri de devam etmektedir. Rusya Devlet Başkanı Başbakana, bor, uranyum ve toryum madenlerinin işletiminde bu ülkelere pay verilmesi durumunda yardım edeceklerini bildirir. Anlaşma sağlaması üzerine dört ülkenin temsilcileri Birleşmiş Milletler binasında ABDye ültimatom verirler. ABD bu ültimatom karşısında çaresiz kalır. ABD Başkanı istifaya zorlanır ve böylece savaş sona erer.
Amerikan istihbaratının elinden bir Alman ajanın yardımıyla kurtulan Gökhan Birdağ hasta yatağında savaşın bittiği haberini alır. Birdağa yardım eden Alman ona bazı fotoğraflar gösterir. Fotoğraflarda yer alan kişi, savaşın arka planındaki isim olan Adrian Lynamdır. Bunu öğrenen Gökhan Birdağ intikam yemini eder.