Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Freudun Kuramına Yapılan İtirazlar
Yeni Freudcu Özellik Yaklaşımı
Değerlendirme Kişilik Ölçekleri ve Kişilik Profilleri
Kendi Kendini değerlendirme ve Başkalarının değerlendirilmesinin Karşılaştırılması
Kaç Tane Kişilik Özelliği Vardır ?
Kişilik özelliği Yaklaşımının Karşılaştığı Diğer Sorunlar
Rotterin İ-D ( İçten-Dıştan Denetimliliği ) Ölçeği
Eysenckin İçedönük-Dışadönük ve Oturmuş-Uçarı Boyutlar
FREUDUN KURAMINA YAPILAN ELEŞTİRİLER
Psikoloji biliminin temel kişilerinden olan Freud bugünün modern psikologlarınca birçok yönden eleştirilmiştir. Bu eleştiriler dört başlık altında toplanabilir.
1. Deneysel yöntemin uygulanamaması : Freudun kavramları kuramsaldır. Bu kuramları destekleyen ya da karşı çıkan veri yoktur. Freud kavramları kabul edilmesi için bir psikoloğun klinik verileri başka bir deyişle vaka çalışmaları sırasında elde edilen gözlemleri Freudun kullanması gerekir. Bu yaklaşım bu nedenle çoğu psikoloğa göre bilimsel değildir. Bilimsel yaklaşımın en önemli özelliği ise deneye açık olması ölçülebilen değişkenlerin birbirini nasıl etkilediklerinin denetim altında saptanmasıdır.
2. Cinselliğin aşırı vurgulanması : Bu eleştiriyi yapanlar şu gözlerden hareket ederler: Bugünkü modern toplumların çocuk yetiştirmelerinde ve yaşamlarında cinsel tabular az rol oynar. Daha geniş ve rahatlamış bir cinsel ilişkiler ortamı içinde yetişen bu toplumun üyeleri akıl hastalığına daha mı az yakalanırlar? İstatistiklere göre modern toplumda geleneksel topluma göre daha fazla akıl hastalıklarına rastlanmıştır. Bu yaklaşım bu nedenle hastalıkların nedenini oluşturmaz.
3. Nörotik kişilerin gözlemine dayalı bir kuram olması : Bazı psikologlar Freudun kuramında kullandığı nörotik kişiler olan kendi hastalarının davranışlarında yaptığı gözlemlere dayandırarak geliştirdiğini ileri sürerler. Yine bu eleştiriciler Psikoanalitik kuramın bütün insanlara geçerli olabilmesi için hem nörotik hem normal insanlar üzerinde yapılan gözlemlere dayandırılması gerektiğini ileri sürerler.
4. Her şeyi açıklayabilen gücü sınırsız olan bir kuram olması : Bu kuram her insan davranışını nörotik bir davranış olarak yorumlar. Kuramın yanlış olduğunu göstermek mümkün değildir. Örneğin insan ilişkilerinde saldırgan ve terbiyesiz bir kişiyse birey Freudun kuramına göre kişi kuvvetli saldırganlık dürtüleri altında bulunduğunu ve bu şekilde davrandığını söyler. Ancak birey saldırganlık duygusunu açıkça davranışlarında göstermekten korktuğu için savunma mekanizmalarını kullanarak saldırganlığını nezaket ve terbiyelilik maskesi altında sakladığını söyler.
Bu türlü sınamaya kapalı yanlışları ispat edilmeyen hipotez ve kuramlar gerçeği keşfetmek için bilimsel bir araç olmaktan çıkar. Bir siyasal ideoloji ya da din konusu olurlar. Bu kuram Psikoanalitik yaklaşımın temelini oluşturur ve birçok klinik psikolog tarafından kullanılır.
YENİ FREUDCULAR
Freudu izleyen tanınmış psikologlar onun temel kavramlarını ve yaklaşım biçimini benimsedikleri halde bazı önceliklerde ondan ayrılmışlardır. Bunlardan Carl Cung ve Alfred Adleri kısaca tanıyacağız.
Carl Cung :
Cung cinsel dürtülerin psikonalitik yaklaşımda fazla abartıldığını düşünmüştür. Diğer dürtülerinde önemli olduğunu söylemiştir. Cung cinsel dürtülerden çok insanın amaçlarının olmasına ve bu amaçlara ulaşmak için bireyin yaşamında çaba göstermesine önem vermiştir.
İlk defa içe ve dışa dönüklük kavramlarını Curl Cung kullanmıştır. İçe dönük kimselerin düşünceleri ve ilgileri iç dünyalarına yöneliktir. Böyle bireyler diğer insanlarla da az birlikte olurlar. Dışa dönük insan ise sürekli başkaları ile birlikte olmak ister hiç yalnız kalmak istemezler. Bireyin etkin bir yaşam sürdürmesi için bu iki yönü dengede tutabilmelidir. Kişilik sorunları bu iki yön arası dengesizlikten doğar.
Cung Freudun bilinçaltı kuramını kabul etmiş fakat bilinçaltının iki tür olduğunu savunmuştur:
1. Bireye özgü bilinçaltı
2.Bireyin daha önceki insanlığın duygularının korkularının ve çabalarının saklandığı ortak bilinçaltı.
Her insanda bu iki bilinçaltı vardır. Davranışları etkiler. Sanat eserleri ve rüyalar ortak bilinç altını ifade eder.
Alred Adler :
Freudden ayrıldığı en önemli nokta üstünlük çabasına verdiği önemdir. Adlere göre üstünlük (superiority) çabası insanların esas ulaşmak istediği güçtür. Bu duygu bireyin diğer insanlar arasında kendini üstün ya da aşağı görmesine neden olur. Temel aşağılık duygusu bireyin bebeklik döneminde gerçekten aciz ve yardıma muhtaçken oluşur ve yerleşir. Bireyin yaşamının geri kalanı bu duygudan kurtulma çabası içinde geçer.
Freudun biyolojik dürtü ve güdülere çok önem verdiğini düşünen ve insanların biyolojik güçlerin elinde oyuncak olmadığını savunan ancak kuramsal açıdan Freud gibi düşünenler arasında Karen Horney Harry Stack Sullivan ve Eric Fromm sayılabilir. Bu düşünürler bireyin sosyal önüne önem verirler.
Bireyde id egodan öndedir. Onlara göre ego idle üst-ben arasında aracı olmanın ötesinde kendi başına bir güçtür. Ve sosyal tanınma ister. Olumlu amaçları gerçekleştirmeyi çabalar ve kendisi için bağımsız bir yaşam geliştirir. Kişiliğin özelliklerini (personality traits) inceleyerek kişiliğin yapısını araştıran bir psikoloji koludur.
ÖZELLİK YAKLAŞIMI
Bu akımı izleyen psikologlara göre bireyin temel özeliklerinin bir sentezidir. Bu özellikler bilinirse bireyin kişiliği de öğrenilmiş olur.
Vücut Yapısı : Vücut yapısı ile kişilik özelliklerinin bağlantılı olduğu şişman insanlar neşeli olur ya da gözlüklü ve uzun zayıf insanlar entelektüel olurlar gibi halk arasında yaygın olan kalıp yargılar da ortaya çıkar.
Özellik yaklaşımı vücut yapılarına göre tipleri üçe ayırır:
Endomorf : Kısa boylu ve tombul kişilerdir. Daha rahat ve yumuşak huyludurlar.
Ektomorf : Zayıf kişilerdir. Sakin ve kontrollü olma, yalnızlıktan hoşlanma, sıkılgan olma gibi özelliklere sahiptir.
Mezomorf : Kasları gelişmiş iri yapılı insanlardır. Gürültülü saldırgan özelliklere sahip insanlardır.
Ancak vücut yapısı ile belli kişilik özellikleri arasında bağıntı kurma çabaları genelde çok düşük kolerasyonlar verir ve çoğu psikolog bu sınıflandırmayı yararlı görmezler. İnsanların vücut ağırlığı ve kas gücü yaşla yeme alışkanlıklarıyla ve egzersizle değişir.
Bu ölçek üzerinde kendimizi değerlendirebiliriz. Örneğin kendinizi cana yakın bir kişi olarak görüyorsunuz. Fakat derecesini bilmek istiyorsunuz.
Kendinizi çok cana yakın buluyorsanız 1nolu basamağı, oldukça cana yakın buluyorsanız 2 nolu biraz cana yakın buluyorsanız 3 nolu ne soğuk ne cana yakın buluyorsanız ya da hiçbir fikriniz yoksa 4 nolu basamağı işaretleyin. Aynı biçimde soğuk kişilik için de geçerlidir.
KENDİ KENDİNİ DEĞERLENDİRME VE BAŞKALARININ DEĞERLENDİRMESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Kişilik ölçekleri üzerindeki değerler bazen bireyin kendisinden de elde edilir. Baskın Altkın ölçeği üzerinde hangi basamakta görüyorsunuz şeklinde bir soru yöneltilerek bireyin her ölçek üzerinde kendini değerlendirmesi istenir.
Buna dayanılarak bireyin kişilik profili çıkartılır. Böyle bir değerlendirme tam olarak gerçeği göstermez.
Yöntemin bu eksiğini gidermek için psikologlar bireyi tanıyan bir başkasını değerlendirici olarak kullanırlar. Değerlendirenin o kişiyi iyi tanıdığı varsayılır. Bu varsayım ne kadar geçerlidir? İşte bu noktada değerlendirici yanlı davranabilir.
Belki de en geçerli yol iki değerlendirmeyi yaptırmak ve sonra bu ikisini karşılaştırıp tutarlılığını araştırmaktır. Bu uygulama sonunda iki gözlemin birbiriyle uyuştuğu yönleri geçerli veri olarak kabul etmek gerçeğe daha yatkın olur.
KAÇ TANE KİŞİLİK ÖZELLİĞİ VARDIR ?
Bu konuda kesin bir sayı verilemez. Ancak 10 15 binin üzerinde olduğu kesindir. Bu kadar özelliğin her biri için bir değerlendirme ölçeği geliştirirsek altından kalkamayacağımız bir işin içine girmiş oluruz.
Psikologlar istiksel yöntemi kullanmışlardır.Kişilik özellikleri üzerinde üzerinde çalışan psikologlar şunu fark etmişlerdir: Bu özelliklerin bir kısmı bir arada bulunur. Tıpkı bir ölçek demeti oluştururlar. Örneğin atılgan - çekinden ölçeği üzerinde düşük değer alan bir kişi faal durgun, kuvvetli zayıf ve cesur korkak ölçek değerlerinde de düşük değer alır.Ölçekler arasında bu tip değerler demeti ilişkilerini gösteren istatiksel yönteme faktör analizi (FA) denir.
Yeni Freudcu Özellik Yaklaşımı
Değerlendirme Kişilik Ölçekleri ve Kişilik Profilleri
Kendi Kendini değerlendirme ve Başkalarının değerlendirilmesinin Karşılaştırılması
Kaç Tane Kişilik Özelliği Vardır ?
Kişilik özelliği Yaklaşımının Karşılaştığı Diğer Sorunlar
Rotterin İ-D ( İçten-Dıştan Denetimliliği ) Ölçeği
Eysenckin İçedönük-Dışadönük ve Oturmuş-Uçarı Boyutlar
FREUDUN KURAMINA YAPILAN ELEŞTİRİLER
Psikoloji biliminin temel kişilerinden olan Freud bugünün modern psikologlarınca birçok yönden eleştirilmiştir. Bu eleştiriler dört başlık altında toplanabilir.
1. Deneysel yöntemin uygulanamaması : Freudun kavramları kuramsaldır. Bu kuramları destekleyen ya da karşı çıkan veri yoktur. Freud kavramları kabul edilmesi için bir psikoloğun klinik verileri başka bir deyişle vaka çalışmaları sırasında elde edilen gözlemleri Freudun kullanması gerekir. Bu yaklaşım bu nedenle çoğu psikoloğa göre bilimsel değildir. Bilimsel yaklaşımın en önemli özelliği ise deneye açık olması ölçülebilen değişkenlerin birbirini nasıl etkilediklerinin denetim altında saptanmasıdır.
2. Cinselliğin aşırı vurgulanması : Bu eleştiriyi yapanlar şu gözlerden hareket ederler: Bugünkü modern toplumların çocuk yetiştirmelerinde ve yaşamlarında cinsel tabular az rol oynar. Daha geniş ve rahatlamış bir cinsel ilişkiler ortamı içinde yetişen bu toplumun üyeleri akıl hastalığına daha mı az yakalanırlar? İstatistiklere göre modern toplumda geleneksel topluma göre daha fazla akıl hastalıklarına rastlanmıştır. Bu yaklaşım bu nedenle hastalıkların nedenini oluşturmaz.
3. Nörotik kişilerin gözlemine dayalı bir kuram olması : Bazı psikologlar Freudun kuramında kullandığı nörotik kişiler olan kendi hastalarının davranışlarında yaptığı gözlemlere dayandırarak geliştirdiğini ileri sürerler. Yine bu eleştiriciler Psikoanalitik kuramın bütün insanlara geçerli olabilmesi için hem nörotik hem normal insanlar üzerinde yapılan gözlemlere dayandırılması gerektiğini ileri sürerler.
4. Her şeyi açıklayabilen gücü sınırsız olan bir kuram olması : Bu kuram her insan davranışını nörotik bir davranış olarak yorumlar. Kuramın yanlış olduğunu göstermek mümkün değildir. Örneğin insan ilişkilerinde saldırgan ve terbiyesiz bir kişiyse birey Freudun kuramına göre kişi kuvvetli saldırganlık dürtüleri altında bulunduğunu ve bu şekilde davrandığını söyler. Ancak birey saldırganlık duygusunu açıkça davranışlarında göstermekten korktuğu için savunma mekanizmalarını kullanarak saldırganlığını nezaket ve terbiyelilik maskesi altında sakladığını söyler.
Bu türlü sınamaya kapalı yanlışları ispat edilmeyen hipotez ve kuramlar gerçeği keşfetmek için bilimsel bir araç olmaktan çıkar. Bir siyasal ideoloji ya da din konusu olurlar. Bu kuram Psikoanalitik yaklaşımın temelini oluşturur ve birçok klinik psikolog tarafından kullanılır.
YENİ FREUDCULAR
Freudu izleyen tanınmış psikologlar onun temel kavramlarını ve yaklaşım biçimini benimsedikleri halde bazı önceliklerde ondan ayrılmışlardır. Bunlardan Carl Cung ve Alfred Adleri kısaca tanıyacağız.
Carl Cung :
Cung cinsel dürtülerin psikonalitik yaklaşımda fazla abartıldığını düşünmüştür. Diğer dürtülerinde önemli olduğunu söylemiştir. Cung cinsel dürtülerden çok insanın amaçlarının olmasına ve bu amaçlara ulaşmak için bireyin yaşamında çaba göstermesine önem vermiştir.
İlk defa içe ve dışa dönüklük kavramlarını Curl Cung kullanmıştır. İçe dönük kimselerin düşünceleri ve ilgileri iç dünyalarına yöneliktir. Böyle bireyler diğer insanlarla da az birlikte olurlar. Dışa dönük insan ise sürekli başkaları ile birlikte olmak ister hiç yalnız kalmak istemezler. Bireyin etkin bir yaşam sürdürmesi için bu iki yönü dengede tutabilmelidir. Kişilik sorunları bu iki yön arası dengesizlikten doğar.
Cung Freudun bilinçaltı kuramını kabul etmiş fakat bilinçaltının iki tür olduğunu savunmuştur:
1. Bireye özgü bilinçaltı
2.Bireyin daha önceki insanlığın duygularının korkularının ve çabalarının saklandığı ortak bilinçaltı.
Her insanda bu iki bilinçaltı vardır. Davranışları etkiler. Sanat eserleri ve rüyalar ortak bilinç altını ifade eder.
Alred Adler :
Freudden ayrıldığı en önemli nokta üstünlük çabasına verdiği önemdir. Adlere göre üstünlük (superiority) çabası insanların esas ulaşmak istediği güçtür. Bu duygu bireyin diğer insanlar arasında kendini üstün ya da aşağı görmesine neden olur. Temel aşağılık duygusu bireyin bebeklik döneminde gerçekten aciz ve yardıma muhtaçken oluşur ve yerleşir. Bireyin yaşamının geri kalanı bu duygudan kurtulma çabası içinde geçer.
Freudun biyolojik dürtü ve güdülere çok önem verdiğini düşünen ve insanların biyolojik güçlerin elinde oyuncak olmadığını savunan ancak kuramsal açıdan Freud gibi düşünenler arasında Karen Horney Harry Stack Sullivan ve Eric Fromm sayılabilir. Bu düşünürler bireyin sosyal önüne önem verirler.
Bireyde id egodan öndedir. Onlara göre ego idle üst-ben arasında aracı olmanın ötesinde kendi başına bir güçtür. Ve sosyal tanınma ister. Olumlu amaçları gerçekleştirmeyi çabalar ve kendisi için bağımsız bir yaşam geliştirir. Kişiliğin özelliklerini (personality traits) inceleyerek kişiliğin yapısını araştıran bir psikoloji koludur.
ÖZELLİK YAKLAŞIMI
Bu akımı izleyen psikologlara göre bireyin temel özeliklerinin bir sentezidir. Bu özellikler bilinirse bireyin kişiliği de öğrenilmiş olur.
Vücut Yapısı : Vücut yapısı ile kişilik özelliklerinin bağlantılı olduğu şişman insanlar neşeli olur ya da gözlüklü ve uzun zayıf insanlar entelektüel olurlar gibi halk arasında yaygın olan kalıp yargılar da ortaya çıkar.
Özellik yaklaşımı vücut yapılarına göre tipleri üçe ayırır:
Endomorf : Kısa boylu ve tombul kişilerdir. Daha rahat ve yumuşak huyludurlar.
Ektomorf : Zayıf kişilerdir. Sakin ve kontrollü olma, yalnızlıktan hoşlanma, sıkılgan olma gibi özelliklere sahiptir.
Mezomorf : Kasları gelişmiş iri yapılı insanlardır. Gürültülü saldırgan özelliklere sahip insanlardır.
Ancak vücut yapısı ile belli kişilik özellikleri arasında bağıntı kurma çabaları genelde çok düşük kolerasyonlar verir ve çoğu psikolog bu sınıflandırmayı yararlı görmezler. İnsanların vücut ağırlığı ve kas gücü yaşla yeme alışkanlıklarıyla ve egzersizle değişir.
Bu ölçek üzerinde kendimizi değerlendirebiliriz. Örneğin kendinizi cana yakın bir kişi olarak görüyorsunuz. Fakat derecesini bilmek istiyorsunuz.
Kendinizi çok cana yakın buluyorsanız 1nolu basamağı, oldukça cana yakın buluyorsanız 2 nolu biraz cana yakın buluyorsanız 3 nolu ne soğuk ne cana yakın buluyorsanız ya da hiçbir fikriniz yoksa 4 nolu basamağı işaretleyin. Aynı biçimde soğuk kişilik için de geçerlidir.
KENDİ KENDİNİ DEĞERLENDİRME VE BAŞKALARININ DEĞERLENDİRMESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Kişilik ölçekleri üzerindeki değerler bazen bireyin kendisinden de elde edilir. Baskın Altkın ölçeği üzerinde hangi basamakta görüyorsunuz şeklinde bir soru yöneltilerek bireyin her ölçek üzerinde kendini değerlendirmesi istenir.
Buna dayanılarak bireyin kişilik profili çıkartılır. Böyle bir değerlendirme tam olarak gerçeği göstermez.
Yöntemin bu eksiğini gidermek için psikologlar bireyi tanıyan bir başkasını değerlendirici olarak kullanırlar. Değerlendirenin o kişiyi iyi tanıdığı varsayılır. Bu varsayım ne kadar geçerlidir? İşte bu noktada değerlendirici yanlı davranabilir.
Belki de en geçerli yol iki değerlendirmeyi yaptırmak ve sonra bu ikisini karşılaştırıp tutarlılığını araştırmaktır. Bu uygulama sonunda iki gözlemin birbiriyle uyuştuğu yönleri geçerli veri olarak kabul etmek gerçeğe daha yatkın olur.
KAÇ TANE KİŞİLİK ÖZELLİĞİ VARDIR ?
Bu konuda kesin bir sayı verilemez. Ancak 10 15 binin üzerinde olduğu kesindir. Bu kadar özelliğin her biri için bir değerlendirme ölçeği geliştirirsek altından kalkamayacağımız bir işin içine girmiş oluruz.
Psikologlar istiksel yöntemi kullanmışlardır.Kişilik özellikleri üzerinde üzerinde çalışan psikologlar şunu fark etmişlerdir: Bu özelliklerin bir kısmı bir arada bulunur. Tıpkı bir ölçek demeti oluştururlar. Örneğin atılgan - çekinden ölçeği üzerinde düşük değer alan bir kişi faal durgun, kuvvetli zayıf ve cesur korkak ölçek değerlerinde de düşük değer alır.Ölçekler arasında bu tip değerler demeti ilişkilerini gösteren istatiksel yönteme faktör analizi (FA) denir.
