HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
[h=2]Borcu dağ gibi, kadrosu olabildiğince mütevazı... En büyük yıldızı Manuel Fernandes küskün, takımın bankoları sürekli sakat... Üstüne üstlük bir stadı bile yok... İşte bu şartlar altında ikinciliğe yükseldi Beşiktaş[/h]
Beşiktaş, Akhisarı farklı geçti; puan cetvelini alt üst etti. Hafta içi Chelsea, hafta sonu Kayserispora teslim olan Galatasarayı geride bırakan Siyah-Beyazlılar, liderlik koltuğunda oturan Fenerbahçeye de yalnız değilsin mesajını gönderdi. Elbette şampiyonluğun keyfi bir başka, ancak bu sezon ikinci olmak da çok önemli! Çünkü Avrupa yasağı süren Fenerbahçe şampiyonluğa uzanırsa; Süper Ligi ikinci bitiren ekip Şampiyonlar Ligine direkt katılacak. Bu hem prestij hem de en kötümser tahminle 20 milyon Euroluk gelir anlamına geliyor. Peki, Beşiktaşın ikinciliği neden bu kadar değerli? Madde madde anlatalım...
1- En mütevazı takım
Ne forvetlerinde Drogba, Emenike; ne orta sahalarında Mehmet Topal, Felipe Melo; ne de savunmalarında Bruno Alves, Semih Kaya gibi yıldızları var. Masa üstünde isimleri yanyana yazarsanız; İstanbul devleri arasında en mütevazı kadronun Beşiktaşta olduğunu görürsünüz. Dünya Futbolunun önemli sitelerinden biri olan transfermarkt.com sitesindeki takım değerleri de bu durumun bir kanıtı... Orada Galatasaray 350 milyon TL, Fenerbahçe 315 milyon TL, Beşiktaş ise sadece 240 milyon TL gözüküyor. Kara Kartallar hem genç hem de şöhrete uzak bir takım...
2- Statları bile yok!
Galatasaray için Arena, Fenerbahçe için Saracoğlu ne ise Beşiktaş için de İnönü oydu. Ancak yeni stat yapımına başlayan Siyah-Beyazlılar, bu sezon en önemli kozundan, mabedinden yoksun kaldı. 5 maçta Kasımpaşa, 9 maçta Olimpiyat ev sahipliği yaptı Beşiktaşa... Olimpiyata gitmesi bir olay dönmesi başka bir olay... RTE Stadını ise asla evi gibi görmedi Kartallar. Sonuç mu? Bu sezon Fenerbahçe evinde 12 galibiyet, 1 beraberlik (2 puan kayıp); Galatasaray 10 galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi almış (7 puan kayıp). Beşiktaş ise tam 11 puan kaybetmiş.
3- Fernandes krizi...
Kadrolardan bahsederken, Beşiktaşın çok mütevazı bir takım olduğundan bahsetmiştik. Bu noktada bir ekleme yapmak şart... Siyah-Beyazlıların Hugo Almeida ile birlikte en büyük markası, şüphesiz Manuel Fernandes... Fakat Etiler performansı, Ümraniye performansından çok daha üst düzey olan Portekizli; bunun üstüne bir de sözleşme uzatma krizi ekleyerek futbolu unuttu! Takım arkadaşları saha içinde birçok sorunla boğuşurken, Fernandes topu topu 2 gol, 8 asiste imza attı. Süper Ligde 7, Türkiye Kupasında da 1 maçta kadroya bile alınmadı.
4- Her yer sakatlık...
Son maçta Mustafa Pektemekin başına gelenler hepimizin malumu! Fakat sezon boyunca Beşiktaşın başına gelenler de çok farklı değil ki! Kaptan Sivok haftalardır yok, sezonu kapattı. Sivokun partneri Escudeye bel fıtığı teşhisi konuldu, Fransız futbolu bıraktı. Ömer, Almeida ve Mustafanın sezon içinde yaşadığı sakatlıklar ortadayken; geçen hafta içi Gökhan Töre bıçak altına yattı. Kartalın en formda ismiyken, ameliyat oldu. Son kötü haber Holoskodan, o da sezonu erken kapattı. Tolganın, Ersanın sakat sakat oynadıkları da unutulmamalı.
5- Borçlar zorluyor
Tarihin en talihsiz yönetimi belki de şu an görevde olan... 585 milyon TL borçla devraldı Beşiktaşı Fikret Orman ve ekibi... Bankalar, kulüp binası önünde sıraya girmiş, alacaklılar dört bir yandan sıkıştırıyordu Siyah-Beyazlıları... Bir yandan ekonomik tabloyla boğuşan yönetim; diğer taraftan stat için izin koparmak amacıyla resmen savaşıyor, bir başka taraftan da her şartta zirveye oynayacak bir takım yaratmak için didiniyordu. Gelinen noktada borç yaklaşık 100 milyon TL azaldı, stat Ağustosta bitti bitiyor, şampiyonluk iddiası ise sürüyor.
6- Ve elbette Bilic!
Başkan Fikret Ormanın elini kolunu bağlayan bir madde de Avrupa yasağıydı. Bu şartlar altında hedefe ulaşmak için attığı her adımı hesaplamak zorundaydı. İşe, Halkın Takımı Beşiktaşın başına Halktan Birini getirmekle başladı; Slaven Bilic... Hırvat hoca ile camianın kaynaşması hiç de uzun sürmedi. Taraftarın büyük sempatisini kazanan Bilic, forma adaleti ve dürüstlüğü nedeniyle takım içinde de kısa sürede kendini kabul ettirdi. İşte bu zorluklar altında ikinciliğe yükseldi Beşiktaş... Şampiyonluk gelir mi? Onu kalan 8 hafta gösterecek.
Beşiktaş, Akhisarı farklı geçti; puan cetvelini alt üst etti. Hafta içi Chelsea, hafta sonu Kayserispora teslim olan Galatasarayı geride bırakan Siyah-Beyazlılar, liderlik koltuğunda oturan Fenerbahçeye de yalnız değilsin mesajını gönderdi. Elbette şampiyonluğun keyfi bir başka, ancak bu sezon ikinci olmak da çok önemli! Çünkü Avrupa yasağı süren Fenerbahçe şampiyonluğa uzanırsa; Süper Ligi ikinci bitiren ekip Şampiyonlar Ligine direkt katılacak. Bu hem prestij hem de en kötümser tahminle 20 milyon Euroluk gelir anlamına geliyor. Peki, Beşiktaşın ikinciliği neden bu kadar değerli? Madde madde anlatalım...
1- En mütevazı takım
Ne forvetlerinde Drogba, Emenike; ne orta sahalarında Mehmet Topal, Felipe Melo; ne de savunmalarında Bruno Alves, Semih Kaya gibi yıldızları var. Masa üstünde isimleri yanyana yazarsanız; İstanbul devleri arasında en mütevazı kadronun Beşiktaşta olduğunu görürsünüz. Dünya Futbolunun önemli sitelerinden biri olan transfermarkt.com sitesindeki takım değerleri de bu durumun bir kanıtı... Orada Galatasaray 350 milyon TL, Fenerbahçe 315 milyon TL, Beşiktaş ise sadece 240 milyon TL gözüküyor. Kara Kartallar hem genç hem de şöhrete uzak bir takım...
2- Statları bile yok!
Galatasaray için Arena, Fenerbahçe için Saracoğlu ne ise Beşiktaş için de İnönü oydu. Ancak yeni stat yapımına başlayan Siyah-Beyazlılar, bu sezon en önemli kozundan, mabedinden yoksun kaldı. 5 maçta Kasımpaşa, 9 maçta Olimpiyat ev sahipliği yaptı Beşiktaşa... Olimpiyata gitmesi bir olay dönmesi başka bir olay... RTE Stadını ise asla evi gibi görmedi Kartallar. Sonuç mu? Bu sezon Fenerbahçe evinde 12 galibiyet, 1 beraberlik (2 puan kayıp); Galatasaray 10 galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi almış (7 puan kayıp). Beşiktaş ise tam 11 puan kaybetmiş.
3- Fernandes krizi...
Kadrolardan bahsederken, Beşiktaşın çok mütevazı bir takım olduğundan bahsetmiştik. Bu noktada bir ekleme yapmak şart... Siyah-Beyazlıların Hugo Almeida ile birlikte en büyük markası, şüphesiz Manuel Fernandes... Fakat Etiler performansı, Ümraniye performansından çok daha üst düzey olan Portekizli; bunun üstüne bir de sözleşme uzatma krizi ekleyerek futbolu unuttu! Takım arkadaşları saha içinde birçok sorunla boğuşurken, Fernandes topu topu 2 gol, 8 asiste imza attı. Süper Ligde 7, Türkiye Kupasında da 1 maçta kadroya bile alınmadı.
4- Her yer sakatlık...
Son maçta Mustafa Pektemekin başına gelenler hepimizin malumu! Fakat sezon boyunca Beşiktaşın başına gelenler de çok farklı değil ki! Kaptan Sivok haftalardır yok, sezonu kapattı. Sivokun partneri Escudeye bel fıtığı teşhisi konuldu, Fransız futbolu bıraktı. Ömer, Almeida ve Mustafanın sezon içinde yaşadığı sakatlıklar ortadayken; geçen hafta içi Gökhan Töre bıçak altına yattı. Kartalın en formda ismiyken, ameliyat oldu. Son kötü haber Holoskodan, o da sezonu erken kapattı. Tolganın, Ersanın sakat sakat oynadıkları da unutulmamalı.
5- Borçlar zorluyor
Tarihin en talihsiz yönetimi belki de şu an görevde olan... 585 milyon TL borçla devraldı Beşiktaşı Fikret Orman ve ekibi... Bankalar, kulüp binası önünde sıraya girmiş, alacaklılar dört bir yandan sıkıştırıyordu Siyah-Beyazlıları... Bir yandan ekonomik tabloyla boğuşan yönetim; diğer taraftan stat için izin koparmak amacıyla resmen savaşıyor, bir başka taraftan da her şartta zirveye oynayacak bir takım yaratmak için didiniyordu. Gelinen noktada borç yaklaşık 100 milyon TL azaldı, stat Ağustosta bitti bitiyor, şampiyonluk iddiası ise sürüyor.
6- Ve elbette Bilic!
Başkan Fikret Ormanın elini kolunu bağlayan bir madde de Avrupa yasağıydı. Bu şartlar altında hedefe ulaşmak için attığı her adımı hesaplamak zorundaydı. İşe, Halkın Takımı Beşiktaşın başına Halktan Birini getirmekle başladı; Slaven Bilic... Hırvat hoca ile camianın kaynaşması hiç de uzun sürmedi. Taraftarın büyük sempatisini kazanan Bilic, forma adaleti ve dürüstlüğü nedeniyle takım içinde de kısa sürede kendini kabul ettirdi. İşte bu zorluklar altında ikinciliğe yükseldi Beşiktaş... Şampiyonluk gelir mi? Onu kalan 8 hafta gösterecek.
