HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
IP: 78.135.87.121
Sürüm: BETA
Minecraft Sürüm: 1.7.2
Durum: Kapalı
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ÖRNEK BAŞVURU FORMU(Örnek başvuruyu karakter başvurusunda kullanmaya çalışmayın, Başvurunuz kabul edilmez)
Karakter ismi: Irawan_Walendra
Minecraft ID: dickrid
Şifre: 42dickrid12q
E-Posta: dickrid@email.com
Hikaye:
Irawan... Ailesi bu ismi ona layık görmüş, Uzun zamandır bu isim kullanılmıyordu..
Cesur,Korkusuz!
Çocukluğunda ona Irawan'ın hikayelerini anlatıyorlardı
Kafasında hep bir soru vardır Bu hikayeler Gerçek mi? Değilmi?
Büyüdüğünde kardeşi ile bir dükkan açıp oradan gelen para ile kendilerine ve Ailesine bakıyordu, Annesi ve Babası ölünce artık bir karar vermeleri gerekti
Ya devam ediceklerdi yada Ailesinin yasını tutcaklardı..
Örnek Rol:
Irawan *Belinde asılı olan keseyi çıkarır ve kesenin ağzını açar.*
Irawan *içinde 2 adet altın çıkarır ve karşıdaki adama uzatır.*
Adam *Sağ elini uzatır ve Altınları alır, Tezgahın altında bulunan ekmeği alır ve Irawan'a uzatır.*
Irawan: Teşekkür ederim bayım..
Adam *Yüzü asıktır.*
Adam : *hıgıh*
Irawan *sağ elini uzatır ve ekmeği kavrar.*
Irawan: İyi günler..
Adam *Mırıldanarak*
Adam: İyi günler..
...
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Görüntülemek için foruma üye olmalısınız.
​
Walendra Krallığı'nda sıradan,güneşli bir gündü.Kral Otwin henüz seferden dönmüştü.Şehrinin sokaklarından atıyla ilerlerken,halkını selamlıyordu.Sarayına vardığında ilk işi odasına çıkıp üzerini değiştirmek oldu.Üzerini değiştirirken aynada bir şey dikkatini çekti.Kendi yüzüne uzun zaman sonra ilk kez dikkat ediyordu.Artık yaşlanmıştı ve işler eskisi kadar kolay yürümüyordu.Bunu aynaya baktığında bir kez daha anlamıştı.Artık onun için yolun sonu geliyordu.
Tam 2 ay sonra Otwin ağır bir hastalığa yakalandı.Onun için yolun sonu tahmin ettiğinden daha da erken gelmişti.Otwin son gecesinde yanına iki oğlunu çağırdı: Belogall ve Irawan.Ölmeden önce söylediği son sözler şunlardı:
"Belogall ve Irawan...İkinizde benim için bugüne kadar gurur kaynağı oldunuz.Sizinle birlikte bu krallığı bugünkü harika haline kadar getirmeyi başardık.Fakat buradan sonrasında sizinle birlikte olamayacağım.Bu krallığı daha ileriye taşıyacak olanlar sizlersiniz.Irawan...Kardeşini ve krallığı sana emanet ediyorum.Ne pahasına olursa olsun krallığımızı yaşatmaya devam et."
Kral Otwin konuşmasından tam 4 saat sonra sabaha karşı öldü.Ama yüzünde mutlu bir gülümseme vardı.Çünkü krallığını emanet ettiği çocuklarının krallığa harika günler yaşatacağına emindi.Keşke öyle olsaydı...
Belogall hala babasının son sözlerini düşünüyordu.Onun kardeşinden neyi eksikti? O neden kardeşine emanet olacaktı ki? Aklından bu soruları geçirdikçe daha da sinirleniyordu.Yavaş yavaş kıskançlığı onu ele geçiriyordu.Babası öleli henüz 1 hafta olmuştu ve şuan tahtta karşısında kardeşi Irawan oturuyordu.Buna daha fazla katlanamazdı.Belogall zırhını giydi,kılıcını kuşandı ve şehiri terketti.
Belogall şehirden oldukça uzaklaşmıştı.Güneş ağır ağır batmaya başlamış,Ay kendini göstermeye başlamıştı.Belogall ise sorularıyla baş başa kalmış,amaçsızca yürüyordu.Öyle bir ruh haline bürünmüştü ki Irawan'ı artık kardeşi olarak görmüyordu.Yoluna devam ederken öylesine dalmıştı ki nerede olduğunun farkına çok geç varmıştı.Fralith Ormanı...Ama artık her şey için çok geçti.
Fralith Ormanı geceleri adeta bir ork cehennemiydi.Bir krallık bile gece bu ormanda dolaşmaya cesaret edemezken,farkında olmadan da olsa Belogall şuan ormandaydı.Şuanda aklındaki tüm soruları bir kenara bırakıp oradan kaçmak istiyordu.Tam arkasını dönüp koşmak üzereyken korktuğu şey başına geldi.Bir orkla burun burunaydı.Belogall irkilerek geriye doğru sıçradı.Karşısındaki grup yaklaşık 50 kişiydi.Grubun önündeki ork konuşmaya başladı.Belli ki insanların dilini az da olsa biliyordu.
"Gecenin bu saatinde burada tek başına gezebildiğine göre cesur olmalısın.Şuanda seni anında parçalara ayırabilirdim.Ama cesaretin bunu yapmama engel oluyor." diyerek kahkaha attı."Seninle adaletsiz savaşmak istemem insan.Kılıcını çek ve dövüş benimle!"Belogall ne yapacağını bilemiyordu.Henüz yaşadıklarının şokunu atlatamamışken orkun üzerine doğru baltasıyla koştuğunun farkına vardı.Son anda kendini kenara doğru atarak kendisini ikiye ayırabilecek balta darbesinden kurtuldu.Şuanda savaşmaktan başka çaresinin olmadığını anlamıştı.
Belogall belinden kılıcını çekti ve orkun ona saldırmasını bekledi.Hala yaşadığı olayların etkisinden dolayı saldıracak durumda değildi.Ork ısrarla baltasını savuruyor,Belogall kendisini savunmaktan başka bir şey yapmıyordu.Savaşın galibi çoktan belli gibiydi.Belogall umutsuz bir durumdayken gözünün önüne babasının son anları geldi.Babasının ölümü,kardeşinin tahta geçişi,Irawan'ın krallığın başına geçmesi...Hepsi adeta bir film gibi gözünün önünden geçiyordu.Belogall diz çökmüş haldeydi.Suratı kıpkırmızı olmuştu.Belogall yerde duran kılıcını eline aldı ve yavaşça yerden kalktı.Yüksek bir savaş narası attı ve konuşmaya başladı."Irawan'a ondan daha iyi olduğumu kanıtlamadan ölmememe imkan yok!Ne burada ne de başka bir yerde!".Karşısındaki ork bir süre duraksadı,fakat Belogall'ın konuştuğu konu hakkında en ufak bir fikri yoktu,tabii olacaklardan da.
Belogall adeta tanrılar tarafından yeniden canlandırılmıştı.Öylesine delirmişti ki karşısındaki orka tüm gücüyle saldırıyordu.Orkun bu saldırılara dayanması pekte mümkün değildi.Belogall son darbeyi orkun boynuna doğru savurdu.Orkun başı gövdesinden ayrılmıştı.Etraftaki orklar ise şaşkın gözlerle yerdeki cesede bakıyorlardı.Belogall yerdeki kelleyi eline aldı ve havaya kaldırdı.Orklara doğru bakıyordu.Orkların hepsi teker teker ellerindeki silahları yere atmaya başladı.Hepsi Belogall'ın karşısında diz çöktü.Nede olsa liderleri karşılarında vahşice katledilmişti.Fakat artık başlarında daha güçlü bir liderleri vardı.Bu lider Belogall'dan başkası değildi.
Belogall'ın yeni lider olmasının üzerinden 1 yıl geçmişti.Belogall bu 1 yıl içerisinde tamamen değişmişti.Artık oda orklardan farksız davranmaya başlamıştı.Ve tek amacı Walendra'yı yıkmaktı.Ve artık bunun için o gün gelmişti.Belogall emrindeki tüm orkları topladı ve yola koyuldu.Walendra ve Irawan ise olacaklardan habersizdi.
Orkların şehire varmaları uzun sürmedi.O gece hava her zamankinden daha karanlıktı.Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.Orklar kalenin kapısının önüne kadar gelmişti.Muhafızlar orkları farketsede bu devasa orduya karşı pek şanslarının olmayacağının farkındaydılar.Gözcüler daha içeriye haber veremeden orklar kalenin kapısını çoktan yıkmıştı.Liderleri Belogall önderliğinde önüne gelen herkesi katletmeye başladılar.Belogall adeta bir ölüm makinesine dönüşmüştü.Küçüklüğünden beri birlikte yaşadığı insanları şimdi vahşice öldürüyordu.Belogall'ın birlikleri sarayın kapısına kadar ilerlemişti.Bütün krallık kızıla boyanmıştı.Yağmurunda etkisiyle etraf adeta kan gölüne dönmüştü.Orklar saraydan içeriye girdiklerinde şaşkınlardı.Çünkü etrafta Irawan'a dair en ufak bir iz bile yoktu.Belogall adeta deliye dönmüştü.Tam saraydan ayrılacakken yerde gördüğü bir kağıt parçası dikkatini çekti.Kağıtta yazılanlar belli ki aceleyle yazılmıştı.Kağıtta aynen şunlar yazılıydı:
"Şuanda senin ne kadar çıldırdığını biliyorum kardeşim.Ama beni bu kadar kolay ele geçirmeyi ummuyordun umarım.Seninle bir gün tekrar karşılaşacağız.Ama o gün bu gün olmayacak... Sevgili kardeşin Irawan"
Belogall notu okuduktan sonra daha da sinirlendi ve notu yırtıp attı.Ağzından ise sadece şu üç kelime çıktı: "Çok yakında kardeşim..."
SUNUCU HAKKINDA
Öncelikle Aurora RPG'ye hoşgeldiniz. Sunucumuz henüz hazırlık aşamasındadır.
Bunun sebebi diğer sunucuların aksine farklı bir rol planı içinde olacak olmamızdır.
Farklılık yaratacağımız konuyu kısaca özetleyecek olursak:
Sunucudaki roller tamamen sıfırdan başlayıp,hikaye oyuncuların yaptığı roller doğrultusunda ilerleyecektir.
Yani oyuncular bir senaryoya bağlı kalmak yerine,kendi senaryolarını yazacaklar.
Kimse istediği rolü yapamayacak diye üzülmesin. Sunucumuzda her türlü rol için gerekli ortam sağlanacaktır.
Size sadece yaptığınız rolün hakkını vermek kalıyor. Destek konusunda hiçbir tereddütünüz olmasın.
Sunucumuz bahsettiğimiz gibi rollere göre şekilleneceğinden size yani oyuncularımıza büyük iş düşüyor. Unutmayın,rollerde hiçbir sınır yok.
Her an her şey olabilir ve bunların hepsi size bağlı.(Kim bilir belki ileride yeni ırklar bile görebiliriz.)
​
EKRAN GÖRÜNTÜLERİ
